Lisan ne demek? | Lisan anlamı nedir? | Lisan

Lisan anlamı nedir?

Lisan ne demek?

Lisan anlamı nedir?

Lisan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lisan

Türkçe Sözlük

(LİSAN) (i. A.) (c. elsine). 1. Ağzın içinde bulunan organ ki, insanda konuşmaya yarar; dil, Fars. zebân. 2. Bir kavmin konuştuğu dil (bu mânâda Türkçe «dil» kelimesi son zamanlarda yerleşmiştir; asıl Türkçe’de «dil» yalnız 1. mânâda yani bildiğimiz organ içindir): Türk, Arap, Fars, İngiliz, Alman, Fransız dilleri. Lisan bilir = Bir yabancı dil bilir, kendi dilinden başka diller bilen adam. 3. Söyleme, söz, nutuk: Bu adamın lisanı yok mu? Lisânında kabalık var. Fasîhü’l-lisân = Düzgün konuşan veya yazan, sözü fasih. Lisân-Aşnâ = Dil bilir, dilmaç. Lisân-ı hâl = Bir şahıs veya şeyin hâlinden ve duruşundan anlaşılan şey: Yorulup kalmış olan deve lisân-ı hâl ile yolun uzunluğundan şikâyet ediyordu. Ilm-i lisân = Mukayeseli diller ilmi, Fr. Iinguistique. Lisâna gelmek = 1. Dile gelmek. 2. Aleyhinde söz söylenmek, hakkında söz söylenmesine sebebiyet vermek, (botanik) Dile benzer bazı yapraklara denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

language. tongue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

language. tongue. language dil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a language. speech. tongue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لسان] dil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Dil. 2.Konuşulan dil. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عالی شان] şanı yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Şan ve şerefi yüce ve yüksek olan çok değerli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Temizlik, doğrulukla, bir maksat altında olmayarak: Hâlisâne fikrimi söyledim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خالصانه] içtenlikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şeytana lâyık, şeytanca (iblis-kârâne daha doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ابليسانه] şeytanca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağızdan, şifâhen: Lisânen söyledim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. lisâniyye). 1. (anatomi) Dil organına ait. 2. Konuşulan dile ait. Lisâniyyûn = Dil bilgileri, Fr. linguistes.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لسانی] dil ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dil ilmi, Fr. linguistique.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لسانيات] dilbilim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Üniversite veya yüksek okul diploması. 2. (ticaret) Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undergraduate. licence. degree. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bachelor's degree. licence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

license. licence. license. certificate of approval. letter of approbation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licence agreement. lincence contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licence agreement. lincence contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

registered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hulûs ile, sadakatle: Sizi muhlisâne severim; onun namazı muhlisânedir.

Türkçe Sözlük by