Lise ne demek? | Lise anlamı nedir? | Lise

Lise anlamı nedir?

Lise ne demek?

Lise anlamı nedir?

Lise | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lise

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi). Diş eti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Orta öğretimin ortaokuldan sonra gelen ikinci devresi ve bu devre öğretimini yapan okul: Kabataş Lisesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high school. senior high school. high.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high school. lyceum. secondary grammer school. senior high school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لثه] diş eti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Farsça terkib). Sağduyu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عقل سليم] sağduyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Roma'da eski bir amfiteatr; k.h herhangi büyük bir stadyum veya açık hava tiyatrosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MP3 çalarınızla müzik dinlerken ses düzeyinin şarkılar arasında değişmesi keyfinizi kaçırabilir. Dynamic normaliser, WALKMAN® MP3 ve MP4 çalarlarda bulunan ve ses düzeyini otomatik olarak dengeleyip eşit ses kalitesi sağlayan bir Sony teknolojisidir. Böylece bir şarkıdan diğerine geçerken sesi ayarlamaya gerek kalmaz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. iblis). İblisler, şeytanlar, (bk.) İblis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Herbirine veya her defasında elli: Hepsine ellişer lira verdiler. Arabalara ellişer tahta koyarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fifty each.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. giyerine). Tatlımsı yumuşatıcı bir sıvı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerine. glycerol. glycerin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glycerine. glycerol. glyceryl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Halis).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.’dan Fars. kenîsâ). 1. Hıristiyanlarin ibadet yeri, Hıristiyan mâbedi. 2. Hıristiyan mezhebi: Şark kilisesi = Ortodoks mezhebi ve Ortodoks cihan patrlki’nin rûhânt dairesi. Garp kilisesi = Katolik mezhebi ve Papa’nın rûhânl dairesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

church. parish. church. fane. fold. meeting house. public worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

church.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

church.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

church bell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canon law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steeple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steeple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tipografik baskıda kullanılmak maksadıyla üzerine kabartma resim veya yazılar çıkartılmış madenî levha. Dişi klişe = Üzerine çıkartılan resim ve yazıları oyma olan klişe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cliche.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platitude. cliché. plate. commonplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cliché. plate. trite phrase. trite. hackneyed. block. cut. face mould. pattern plate. printing block. printing plate. stereo plate. stereotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plater. electro type. stereotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photoengraving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become stereotyped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chapel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lise talebesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high-school student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high-school student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مجلس افروز] meclisi aydınlatan, meclisi şenlendiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Muhlis).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleat. pleated. plait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaiting. tuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Eskiden mülkt rütbelerin üçüncüsü. 2. Saniyenin altmışta biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Üçüncü. 2.Saniyenin altmışta biri. 3.Binbaşılık derecesinde mülki rütbe.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(sl. A.). Üçüncü olarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثالثا] üçüncüsü, üçüncü olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. boşuna ümit vermek, hayal kırıklığına uğratmak, bir şeyi gösterip vermemek, colloq. kuyruk sallamak .tantaliza'tion i. boşuna ümit verme, kuyruk sallama. tantalizingly z. hayal kırıklığına uğratarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. faydalı kılmak; kullanmak; yararlanmak, istifade etmek. utilizable s. kullanılır, yararlanılabilir. utiliza'tion i. kullanım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük el bavulu, valiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by