Lob ne demek? | Lob anlamı nedir? | Lob

Lob anlamı nedir?

Lob ne demek?

Lob anlamı nedir?

Lob | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lob

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir organın birbirinden ayrı ve yuvarlakça parçalarının her biri: Akciğer, beyin lobları.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-bed,- bing) i. ağır ağır atmak; tenis kortunun arka tarafına düşsün diye topu havaya vurmak; (kriket) topu aşağıdan ve ağır ağır atmak; yavaş yavaş ve salınarak gitmek; i. havaya vurulan top; ağır ağır ve aşağıdan atılan top.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. salya bulaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki loplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su kabarcığı; damla; leke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (ABD)., (argo). kıyasıya dövmek; yenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (s). küre şekline sokmak; (s). küre şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamma globulin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. damla; topak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. global

1. küresel, 2. toptan

1. Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen. 2. Toplu bir biçimde olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involving the entire earth; not limited or provincial in scope; 'global war'; 'global monetary policy'; 'neither national nor continental but planetary'; 'a world crisis'; 'of worldwide significance'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

global.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to anything in computing that extends over the whole system For example, a 'global search and replace' means that any occurrence of a specified word will be found, and replaced by another specified word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to an entire entity, such as a Windows NT domain or a collection of trusted/trusting domains Windows NT distinguishes global groups from local groups; local groups have permissions only for objects on the server in which the local group exists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In programming languages, pertaining to information defined in one subdivision of a program and used in at least one other subdivision of the program; pertaining to information available to more than one program or subroutine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

As distinct from 'Global Coordination,' a 'Global' organization is simply one which has sales internationally, but doesn't necessarily coordinate work globally The company isn't a multinational company either, in that it doesn't have a big presence in mul

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variable, configuration section, procedure etc having a scope which is unlimited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This defines the scope of a variable or procedure If they are made global they can be accessed from anywhere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basic search on the Library catalogue which searches all fields of the record.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A global variable is one that is outside every set of braces and is available in every scope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Global means the whole world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to or governing all of the operations of an instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A setting that effects everything.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to information available to more than one program or subroutine IBM. pertaining to the CCSDS sphere of influence [610 0-G-5] [620 0-B-1].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Either refers to status given on a bot/eggdrop to mean all or another word for global is worldwide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variable or function that is accessible from any NewtonScript code Source: NPG.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The whole output sound may be EQ-ed The tone controls on a hifi amplifier are, therefore, global EQ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Learners who like to have the big picture and plug new information into this picture They want all of the information first.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term meaning throughout the data To update cost rates 'Globally' just means that all employees will be updated at once by a set percentage rather than having to be amended individually. paging/browsing through page by page.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Worldwide, including the U S.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An object that has been created with the GLOBAL attribute and exported to all nodes in a multiprocessor system. the international dimension is completely integrated in these teaching materials Different terms and theories are discussed in an originally gl

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

across the board , global , globally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün dünyayı kapsayan; küresel, cihanşümul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. küre, top, yuvarlak; arz küresi, dünya; yetkisini belirtmek üzere hükümdarların taşıdığı altın top; dünya küresi modeli; f. küre haline koymak, küre şeklini almak. globefish i. kirpi balığı. globe flower i., bot. altın top. globetrotter i. durm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küre şeklinde; küre şeklini andıran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küre şeklinde, küresel, kürevi; yuvarlardan meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük yuvarlak, kürecik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An albuminous body, insoluble in water, but soluble in dilute solutions of salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is also found in the crystalline lens of the eye, and in blood serum, and is sometimes called crystallin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the plural the word is applied to a group of proteid substances such as vitellin, myosin, fibrinogen, etc., all insoluble in water, but soluble in dilute salt solutions. a family of proteins found in blood and milk and muscle and in plant seed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a blood protein See also immunoglobulin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type of protein found in the blood Certain globulins contain disease-fighting antibodies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Globulin is the group of proteins in your blood that helps to fight infections It is actually comprised of about 60 different important proteins Some of the proteins in this group play an important role in blood clotting If your globulin level is abnormal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An important protein group present in barley and in beer It is the prime component in chill haze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A family of proteins found in abundance in plasma They include the gamma globulins, which in turn include the various antibody molecules produced by the immune system. a family of proteins found in blood and milk and muscle and in plant seed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol., kim. globulin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Düzenli olarak kodlanmış bilgi yollayan bir uydu ağıdır ve uydularla aramızdaki mesafeyi ölçerek yeryüzündeki kesin yerimizi tespit etmemezi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Global yer belirleme sisteminin kısa yazımı. Uydular aracılığıyla anlık yerinizi bulmanıza olanak sağlayan bir sistem.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. biyoloji). Alyuvarların en önemli cevheri. Birleşiminde demir, azot, oksijen, kömür ve kükürt vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hemoglobin. haemoglobin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The normal coloring matter of the red blood corpuscles of vertebrate animals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In arterial blood, it is always combined with oxygen, and is then called oxyhemoglobin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Blood crystal, under Blood. a hemoprotein composed of globin and heme that gives red blood cells their characteristic color; function primarily to transport oxygen from the lungs to the body tissues; 'fish have simpler hemoglobin than mammals'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the iron-protein component in the red blood cells that carries oxygen to body tissues. substance in the red blood cells that supplies oxygen to the cells of the body. iron-containing, oxygen-carrying pigment in red blood cells.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The iron-containing pigment of the red blood cells which carries oxygen from the lungs to the tissues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A substance contained within red blood cells that carries oxygen from the lungs throughout the body Hemoglobin is responsible for the color of red blood cells.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hemoglobin is a substance contained within the red blood cells and is responsible for their color It has the unique property of combining reversibly with oxygen and is the medium by which oxygen is transported within the body It takes up oxygen as blood p

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The oxygen-carrying part of the red blood cell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The molecule in the red blood cell that carries oxygen Hemoglobin combines with oxygen in the lungs and releases it in the tissues It is what makes blood red.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A protein in red blood cells that transports oxygen from the lungs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the red blood cells that carries oxygen to all parts of the body Hemoglobin is measured in grams per deciliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A protein inside your red blood cells It is the part of the red blood cell that carries oxygen from your lungs to the rest of your body Hemoglobin also carries sugar, because sugars can stick to all kinds of proteins in your body. a type of protein in the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The protein found in red blood cells that transports oxygen from the lungs to the tissues where the oxygen is readily released and CO2 from the tissues to the lungs where it is released. the iron-containing pigment of the red blood cells.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An iron-containing conjugated protein or respiratory pigment occurring in the red blood cells of vertebrates.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A respiratory protein contained in red blood cells that transports oxygen from the lungs to the tissues of the body Its structure consists of two pairs of globin chains and a heme group that binds the oxygen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This protein carries oxygen in the blood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the red blood cells that carries oxygen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Iron-containing pigment of the red blood cells that carries oxygen from the lungs to the tissues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A protein in red blood cells that transports oxygen and carbon dioxide and gives blood its red color.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The component of red blood cells that carries oxygen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The protein found in red blood cells that carries oxygen Hemoglobin gives blood its red colour. an iron-containing respitory pigment of red blood cells that is made up of a globin composed of four subunits Each subunit is linked to a heme molecule that fu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The oxygen-carrying pigment of red blood cells, it is manufactured in bone marrow, and composed of iron-containing heme and the protein globin Many types of hemoglobin have been identified, however adult and fetal types are considered to be normal Tests t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hemoglobin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. toparlak kısma ait, lopa ait, loplu. lobar pneumonia akciğer lopu zatürreesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot., zool. yuvarlak kısımları olan, loplu; kenarları sarkık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. dehliz, koridor, geçit; antre; bekleme odası; senatör veya milletvekilleri ile görüşmek üzere bekleme salonunda bekleyen kimseler; kulis faaliyeti; f., A.B.D. oylarını kazanmak amacıyle meclis üyeleriyle görüşmek. lobbyist i. böyle görüşmelerde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlakça kısım; kulak memesi; ciğerin yuvarlak ucu, lop; mak. yuvarlak olmayan çarkın çıkıntılı tarafı; jeol. karada bulunan geniş bir buz tabakasının çıkıntılı ucu. lobed s. yuvarlak uçlu, loplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bir bitki cinsi (lobelia).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. lobby

mim. dalan

Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby. pressure group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby. waiting room. political lobby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby. pressure group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lobby. waiting room. political lobby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. A.B.D kurt

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. beynin bir kısmını kesip çıkartma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ıstakoz, zool. Homarus vulgaris. lobster-eyed s. patlak gözlü. lobster pot ıstakoz tutma sepeti. lobster thermidor ıstakoz etiyle mantardan yapılmış yahni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlakça ufak çıkıntı, lopçuk. lobular s. böyle çıkıntılı, loplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısa ve kalın sopa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

club. cudgel. indian club.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gummed tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. aptal veya kılıkslz kimse; İrl. çamur. slob ice Kan yığın halinde yüzen buz parçaları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ağzından salya akıtmak, üzerine salya akıtıp bulaştırmak; salya akmak, salya gibi akmak; abartmalı söz söylemek; i. salya; bir ağız dolusu. abartmalı hissi laf. slobbery s. Islak, nemli; ağzından salya akıtan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. sıra halindeki sütunların ortak tabanı, ortak sütun oturmalığı, ortak seki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç loplu, üç kısımlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bedeninde üç bölme bulunan ve şimdi soyları tükenmiş olan deniz böcekleri takımından bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by