Loca ne demek? | Loca anlamı nedir? | Loca

Loca anlamı nedir?

Loca ne demek?

Loca anlamı nedir?

Loca | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: loca

Türkçe Sözlük

(i.) (İ.loggia). 1.Küçük bölme, hücre, küçük kamara. 2.Tiyatroda birkaç seyirci alan hücre: Loca tutmak; hususî locası vardır. 3.(galatı: lonca) Eskiden esnafın kendi kethudâlarının idaresinde işlerini müzakere etmek üzere toplandıkları yer: Kuyumcular, sarraflar locası. 4.Masonların toplantı yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.i.denizcilik). Geminin başının iki tarafında demir zencirinin geçmesine mahsus delikler. (İtalyanca occhio isim) (Denizcilik). Gemilerin baş bodoslamalarının her iki yanında, çıpayı içine alabilen ve güverteye açılan demir zincirin geçtiği delik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lodge. box. family circle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box. masonic lodge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Masonic lodge. box seat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Abbreviation for loss of coolant accident, a system malfunction associated with nuclear generating stations. 'Loss of coolant accident' A system malfunction associated with nuclear generating stations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tahsis etmek, yerini tayin etmek. alloca'tion (i). tahsis etme, yerini tayin etme, tahsisat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yan yana koymak veya oturtmak; sıraya koymak, düzenlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sıraya koyma, düzenleme, sözdizimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yerinden çıkarmak; (tıb).. mafsaldan çıkarmak; bozmak. disloca'tion (i)., (tıb). çıkık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sesin yankılanmasından faydalanarak bir cismin bulunduğu yön ve uzaklığı saptama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özellikle yangın yüzünden birçok kimse ve şeyin mahvolması; ateşte yakılan kurban. the Holocaust Nazilerin yaptıklan Musevi Katliamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .bin kalori.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mevzii, mevkii, mahalli, yöresel; belirli bir yere ait; mec. dar, sınırlı; i. her istasyonda duran tren; banliyö treni; gazetede mahalli haber. local authority huk. mahallin en yüksek sivil makamı, mahalli idare. local color sanatta ve edebiyat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mahal, yer, yöre, özellikle belirli bir olayın geçtiği yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mahalli şive veya adet; belirli bir yer için beslenilen sevgi; yerli şeye rağbet; belirli bir yere bağlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yer, mevki, mahal, mevzi, mekan; bir şeyin bulunduğu yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. belirli bir yere sınırlamak; yerini bulup belirtmek. localiz'able s. sınırlanabilir. localiza'tion i. sınırlama, yerini belirtme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir yerde iskân etmek, yerleştirmek; yerini tayin etmek; tam yerini keşfetmek; k.dili sakin olmak, oturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yer, mahal, mekân, mevki; iskân, sakin olma; huk. kiraya verme. on location stüdyo dışında yapılan filim veya televizyon çalışması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. bazı kaynaşık dillerde yer gösteren isim hali, ismin -de hali; s. bu şekildeki isimlere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. radar ile bulma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kablosuz yerel ağ.

Teknolojik Terim by