Loğ ne demek? | Loğ anlamı nedir? | Loğ

Loğ anlamı nedir?

Loğ ne demek?

Loğ anlamı nedir?

Loğ | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: log

Türkçe Sözlük

(i.). Yolları veya toprak damları bastırmak, tarlalarda toprakları ezmek için gezdirilen taş silindir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kütük, ağaç gövdesi; kütük gibi şey veya adam; den. parakete, geminin süratini ölçme aleti; den. jurnal, gemi jurnalı. log cabin kütükten yapılmış kulübe. log chip den. parakete. log line den. parakete savlosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ged, -ging) ağaç kesmek, bir ormanın ağaçlarını kesmek. log'ger i. ağaç kesicisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. logaritma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ged,- ging) seyir defterine kaydetmek; belirli bir mesafe katetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hava ilmi, aeroloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). toprakları inceleyen ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alphabetical catalogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. allogamie

bit. b. tozlaşma

Erkek organlardaki çiçek tozunun, rüzgâr veya böceklerin aracılığıyla çiçeklerin tepeciğine konması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb).. konuşamazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir cümlenin iki anlama gelmesi; belirsiz anlam, belirsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analogue. analogous. analog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Analog refers to electronic transmission accomplished by adding signals of varying frequency or amplitude to carrier waves of a given frequency of alternating electromagnetic current Broadcast and phone transmission have conventionally used analog technol

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mode of transmission in which information is represented by a continuously variable electrical signal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Describes any device that represents changing values by a continuously variable physical property such as voltage in a circuit, fluid pressure, liquid level, and son on An analog device can handle an infinite number of values within its range By contrast,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information presented in the form of a continuously varying signal See Digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A continuously varying electronic signal Audio and video analog signals stored on tape deteriorate with each copy or generation In contrast see digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The simple way to transmit speech, which is translated into electronic signals of different frequency and/or amplitude The first networks for mobile phones, as well as broadcast transmissions, were analog Due to being longer established in some countries,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adjective referring to the use of information in a continuous, rather than discrete , form For example, an analog telephone transmits and receives voice as a continuous voltage wave form See Digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information represented continuously Because computers require digital information, analog-to-digital converters are available to 'condition' analog data before it is sent to a computer A watch with hands is usually analog One with only numbers is digital

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Electronic signals based on a variable that move up and down continuously and are found in products such as analog radios and clocks Analog products are not as common as digital because the mathematical description is more complex, as opposed to digital s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A format in which information is transmitted by modulating a continuous signal, such as a radio wave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to continuous values As opposed to digital or discrete quantities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The traditional method of modulating radio signals so that they can carry information AM and FM are the two most common methods of analog modulation Is a Circuit-Switched system that divides geographic areas into small areas called cells A cellular tower

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A way of sending data in which the signal is similar, or analogous, to the original signal Analog signals are continuos expressions of electricity, as opposed to digital signals in which there is an alternating absence and presence of signal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Is the traditional method of telecommunications A transmission method employing a continuous electrical signal that varies in amplitude or frequency in response to changes in sound impressed on a transducer in the sending device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

As used in the National Ocean Service, a continuous measurement or a continuous graphic display of data See ADR gauge and marigram. is a continuous signal that constantly varies In contrast, digital transmission has specific intervals or values that are u

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In sound system applications, an analog electrical signal represents the measured sound level in its exact continuous form Likewise, an analog device is an electronic device that processes analog signals in their continuous form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An analog voltage or signal refers to the continuous nature of valid voltage potentials in analog circuits An analogy of the difference between digital and analog signals is like the difference between real numbers and integers; real numbers are continuou

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In telecommunications, analog refers to a transmission standard that uses variable frequencies and amplitudes of electrical impulses to emulate the audio wave form of sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The transmission of sound and visual information in the form of waves in the frequency spectrum For example, in an analog telephone transmission the human voice is transmitted as sound waves that can be detected by the ear 'Analog' transmission is now bei

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A method that uses variations in frequency to carry signals Analog means 'analagous' or 'copy of' Analog technology transmits voice signals in the form of electrical signals whose frequency and amplitude are proportional to the vibrations in the voice Tra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Quantities or representations that are variable over a continuous range such as output of an amplitude-modulated, single-sideband transmitter The amplitude as such a signal fluctuates over a continuous range from zero to the maximum, or peak, output.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A transmission mode in which data is represented by a continuously varying electrical signal. something having the property of being analogous to something else. of a circuit or device having an output that is proportional to the input; 'analogue device';

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analogical , analogous , analogue , analog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir HD15 konektör kullanılarak PC’den standart çıkış

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mukayese edilebilen herhangi bir şey, benzeyen herhangi bir şey. analog computer aralıksız olarak, ortaya konulan problemin değerlerine benzer nicelikler (gerilim, direnç v.b.) veren elektronik hesap makinesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kıyaslanabilen,münasebeti olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). benzer, paralel, muvazi; (biyol). kuş ve böcek kanatları gibi aynı vazifeyi gören analogously (z). benzer şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). benzerlik, benzeşme; karşılaştırma, mukayese, kıyas; benzeyen şey. analogous (s) benzer, paralel, muvazi; (biyol). kuş ve böcek kanatları gibi aynı vazifeyi gören. analogously (z). benzer şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., meteor. rüzgâr bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). narkozcu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). damarlar bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). seçme edebi parçalardan derlenmiş eser, antoloji. antholog'ical (s). antolojiye ait. anthologist (i). antoloji düzenleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). antropoloji, beşeriyet, insanbilim. anthropolog'ical (s). antropolojiye ait. anthropologist (i). antropoloji bilgini veya uzmanı, antropolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mat). Logaritma oranında olan sayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşıtlık, tezat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (tıb). iltihabı azaltan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. anthropologue

insan bilimci

İnsan bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özür dileme. apologetic (s). özür dileyen, af talep eden, itizar beyan eden; savunma şeklinde olan. apologetically (z). özür diler gibi; mazeret beyan ederek. apologetics (i) dini inançları savunan ilahiyat dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kendini mazur göstermek için yazılan yazı, savunma, müdafaa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yazılı veya sözlü olarak bir şahıs veya fikri savunan kimse, müdafi, apolojist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). özür dilemek, tarziye vermek, itizar etmek, mazeret beyan etmek; yazılı veya sözlü olarak savunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ahlâki hikâye, içinden kıssadan hisse çıkarılan hikâye; alegori.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özür, tarziye, itizar; mazeret; savunma, müdafaa; yetersiz bir örnek veya taklit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). archeology.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arkeoloji. archeological (s).arkeoloji ile ilgili. archeolog-ically (z). arkeoloji ile ilgili olarak. archeol'ogist (i). arkeolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i Y.). Arkeoloji uzmanı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. archéologue

kazı bilimci

Arkeoloji ile uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

archaeologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

archaeologist. archaeologist kazıbilimci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

archaeologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( i) astrobiyoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. astrologue

gök. b. yıldız falcısı

Yıldızların durum ve hareketlerinden anlam çıkararak falcılık yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologer. stargazer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astrologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) muneccim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). astroloji, muneccimlik ; yıldız falcılığı; (eski zamanda)yıldızlar ilmi. astrolog'ical (s) astrolojiye ait, astrologically (z) astrolojik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). işitme duyusunu inceleyen bilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fels). moral, estetik, (din). gibi değer sistemlerinin incelenmesi, değer kuramı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ABD ocakta arka tarafa konan iri kütük; destek veya yedek vazifesi gören herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bakteriyoloji, bakterileri tetkik ilmi, mikrop ilmi, bakteri bilgisi. bacteriolog'ical (s). bakteriyoloji ilmine ait. bacteriolog'ically (z). bakteriyolojiyle ilgili olarak. bacteriol'ogist (i). bakteriyoloji uzmanı, bakteriyolog

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Bakteriyoloji dalında ihtisas yapmış hekim.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., tıb. banyo ile tedavi etme ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitki ve hayvanların çevre ile olan ilişkileriyle uğrasan ekoloji dalı biog. kıs biographer, biographical, biography

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. biyoloji ilmine ait, biyolojik biological warfare biyolojik savaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyoloji bilgini, biyolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyoloji, hayat ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Biyoloji bilgini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

içinde çeşitli etler bulunan iri bir cins salam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. botaniğin yosunlar kısmı, yosun bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çan bilgisi, çan ilmi; san dökme veya çalma usul ve tekniği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kalpten ve kalbin görevlerinden bahseden ilim, kalp bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). meyva bilimi ile uğraşan uzman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). meyva bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). katalog yapmak, kataloğunu hazırlamak; bir kitap hakkında bibliyografik veya teknik bilgi vermek; kitabı tanltmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). katalog, alfabe sırasına göre yapılmış eşya listesi. cataloger, catalogist (i). katalog şeklinde düzenleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). renkler ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kronolojik tarih sırasına göre düzenlenmiş. ehronologically (z). tarih sırasına göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kronoloji, olaylan tarih sırasına göre düzenleme ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). klimatoloji, iklimler ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mania, engel; köstek; tahta ayakkabı, takunya, nalın. elog dance tahta ayakkabı ile oynanan dans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i)., (ing)., (leh). gizlice konuşmak, entrika hazırlamak; (i). gizli konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kolonya; (b.h). Kolonya şehri, Köln.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). konkoloji, yumuşak çalarla uğraşan zooloji dalı. conchologist (i). konkoloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kozmoloji, evren bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). kranyoloji, kafabilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kriminoloji, kıya bilimi. criminologist (i). kriminoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kristallerin şekillerini veya yapılışını tetkik eden bilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sistoloji, hücreleri inceleyen bilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). parmak izlerini inceleyen bilim dalı. dactyl'ogram (i). parmak izi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sağırların el işaretleri ile konuşma sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yazı makinesiyle yazma işi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). On Emir, Evamir-i Aşere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cin ve şeytanların varlığına olan itikadı tetkik eden ilim dalı, demonoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ağaçlar ve çalılar ile uğraşan biyoloji dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deontoloji, ahlak bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dermatologue

tıp cildiyeci

Cilt hastalıkları uzmanı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dermatologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dermatologist cildiyeci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cildiye, dermatoloji, ciltten ve deri hastalıklarından bahseden ilim. dermatologist (i). cilt hastalıkları mütehassısı dermatolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diyalog; karşılıklı konuşma ve tartışma; diyalog tarzında edebi eser.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Piyes, roman, hikâye gibi eserlerde iki yahut daha fazla kimsenin konuşması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dialog. dialogue. script. duologue. colloquy. interlocution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dialogue. dialog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dialogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Stereo sinyalleri, dört kanal (2 ön, 1 orta, 1 arka mono) kullanılan analog surround sese kodlama/çözme olanağı sunar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Pro Logic® II, Dolby® Pro Logic®’in gelişmiş halidir ve ön (sol/sağ) ve arka (sol/sağ) sinyalleri tam frekans aralığı performansında ve gelişmiş kanal ayrımıyla çözer.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Pro Logic® II x dekoder, sizde bulunan stereo – ya da 6.1- veya 7.1 için 5.1 kanal ses – kanal oynatımını genişleten ilk ve tek teknolojidir. Bu, dinleyicinin kendisini eğlence deneyiminin içinde bulmasını sağlayan, kusursuz, doğal surround ses ortamı oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Üç boyutlu ses efektlerinin oluşturulmasını sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dolby® Surround şarkı üretildiğinde dört ses bilgisi kanalı iki ses parçasına kodlanır. Daha sonra bu iki parça, evdeki video kasetleri ve TV yayımları gibi stereo program kaynaklarına getirilerek burada orijinal dört kanallı surround ses deneyimi oluşturmak üzere Dolby® Pro Logic® Dolby® Digital tarafından şifresi çözülür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hamt ve şükran duası, hamt ilahisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iki kişi ile oynanan piyes; diyalog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). beğenmeyen, eleştiren, tenkit eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kilise mimarisi ve kilise süsleme sanatı çalışması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşılıklı konuşma şeklinde pastoral şiir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). organizmaların çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen biyoloji dalı, çevre bilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski Mısır uygarlığını inceleyen ilim kolu. Egyptologist (i). bu uygarlığı inceleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyot. embriyoloji. embryologist i. embriyoloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zoolojinin böcekler ilmi. entomolog'ical s. böcekler ilmine ait. entomol'ogist i. böcekler bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) salgın hastalıklardan bahseden ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. épilogue

ed. son söz

Bazı edebî eserlerde yer alan son söz niteliğindeki bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epilogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epilogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a short speech addressed directly to the audience by an actor at the end of a play. a short passage added at the end of a literary work; 'the epilogue told what eventually happened to the main characters'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epilog , epilogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sonsöz, hatime, son; nutkun son kısmı; tiyatro oyun sonuna ilâveedilen kısa söylev veya şiir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (fels.) epistemoloji, bilgi kuramı, bilginin esas ve sınırlarından bahseden bilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (man.) astasım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (ilah.) eskatologya,ölümden sonraki hayata ait bahis dünya ve hayatın sonu bahsi eschatolog'ical (s.) böylebahis ve doktrinlere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) etnoloji, budunbilim. ethnoloq'ical (s.) etnolojik. ethnolosl'ically (z.) etnolojik olarak. ethnologist (i.) etnolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. étymologue

köken bilimci

Köken bilimi ile uğraşan dil bilimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sebepler bilgisi, sebep tayin etme; (tıb.) hastalıkların sebeplerini arama ilmi; sebepler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ethnologue

ırk bilimci

Irk bilimi ile uğraşan kimse, budun bilimci.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (krs etym) etimoloji, kelimelerde asıl şekil; türeme, iştikak;türem, iştikak ilmi; kelime kökü bilgisi. etymolog'ical (s.) etimolojik istikaka ait etymolog'ically (z.) türeme ile ilgili olarak iştikaken etymol'ogist (i.) turem bilgini, iştikak âlimi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) övmek, methetmek, sena etmek, sitayişle bahsetmek. eulogist (i.) methiye yazan ve söyleyen kimse, kaside yazarı. eulogistic(al) (s.) öven, övücü, övme kabilinden. eulogistically (z.) överek, methederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) methiye, sena, sitayiş, kaside.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. phylogenèse

biy. soy oluş

Türlerin, ortaya çıktıkları zamandan bulundukları zamana kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin tümü.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Filoloji ile uğraşan bilgin.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. philolugue

dil bilimci

Dil bilimiyle uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (ged, ging) dövmek dayak atmak kamçılamak. flogging (i). dayak kötek, kamçı ile dövme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. phonologue

ses bilimci

Ses bilimi ile uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

İlk kaset sürücülerde, kaset mekanizmasını fiziksel olarak hareket ettirmek için çalıştırma anahtarları kullanılırdır. Full logic kontrol ile tuşlar elektronik işlevleri kontrol ederek daha yumuşak dokunmaya duyarlı çalıştırma sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. gastro-entérologue

sindirim bilimci

Sindirim sistemi hastalıkları hekimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. gastroloji, mide bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. soy veya şecereye ait, şecereli. genealogical tree şecere. genealogically z. nesep şeceresi bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nesep, şecere, silsile, soy; nesep tetkiki. genealogist i. nesep mütehassısı, şecereci. genealogize f. nesep tetkiki ile meşgul olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. jeoloji, yerbilim. geo

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. glaciologue

buzul bilimci

Buzul bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dilbilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kadın doğum hastalıkları bilgisi, nisaiye, jinekoloji. gynceolog' ical (s.) kadın hastalıklanna ait . gyneeol'ogist (i.) kadın doğum hastaIıkları mütehassısı, nisaiyeci, jinekolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) azizlerin hayatı ile ilgili edebiyat .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hematoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). sürüngenler ilmi. herpetologist (i). sürüngenler uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mikroskopik anatomi, histoloji, dokubilim. histologist (i). histoloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). biri etkilenmiş ve diğeri tabii olan iki laser ışınının çarpıştırılması sonucu meydana gelen ve üç boyutlu resim verebilen negatif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Hologram AF (Otomatik Odaklama), zayıf aydınlatma koşullarında odaklamanın yapılması için lazer hologramı kullanır ve odaklamanın daha doğru yapılmasını sağlar. Sistem Lazer Sınıf 1 şartnamesinin gereklerini yerine getirdiğinden, insan gözü için yüksek düzeyde güvenlik sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hologram AF (Otomatik Odaklama), zayıf aydınlatma koşullarında odaklamanın yapılması için lazer hologramı kullanır ve odaklamanın daha doğru yapılmasını sağlar. Sistem Lazer Sınıf 1 şartnamesinin gereklerini yerine getirdiğinden, insan gözü için yüksek düzeyde güvenlik sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). tamamı imza sahibinin eliyle yazılmış (belge).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sinir iletilerinin beynin bütünü tarafından algılandığı kuramı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir dönüşümde birbirine karşılık tutulan (elemanlar).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homologous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 One of a pair of chromosomes that segregate from one another during the first meiotic division 2 A gene related to a second gene by descent from a common ancestral DNA sequence The term, homolog, may apply to the relationship between genes separated by

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A member of a chromosome pair in diploid organisms or a gene that has the same origin and functions in two or more species. 1 One member of a chromosome pair 2 A gene similar in structure and evolutionary origin to a gene in another species.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This term is used by geneticists in two different senses: one member of a chromosome pair in diploid organisms, and a gene from one species, for example the mouse, that has a common origin and functions the same as a gene from another species, for example

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Elements in the same periodic table group that tend to exhibit similar, but not identical, chemical properties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is a gene or morphological character that shares a common ancestry with a different gene or morphological character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birbirine benzer veya birbirine eşit homolog'ical s. birbirine eşit, müsavi; birbirine benzer, benzeş, müşabih homology i. benzeşim, benzeyiş; eşitlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yapı, değer veya durum itibarıyle aynı olan, homolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vakti gösteren alet, saat. horol'oger i. saatçi, usta saatçi. horol'ogy i. vakit ölçme ilmi; vakit ölçen aletler yapma sanatı. horolog'ica1 s. bu sanata ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hidroloji, su bilimi hydrolog'ic(al) s. hidrolojik, su bilimi ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilahi besteleme veya tetkik etme sanatı; ilahiler. hymnologist i. ilahi besteleyen veya düzenleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zoolojinin balıklar bahsi. ichthyologist i. balık bilgisi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ikonları inceleme sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. felsefe), ideoloji taraftarı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. herhangi bir kuramın dayandığı düşüncelerin tümü, ideoloji ideolog'ical s. ideolojik ideol'ogist i. ideolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıksız, mantığa aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Jeoloji mütehassısı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. géologue

yer bilimci

Yer bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geologist yerbilimci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. géomorphologue

yüzey bilimci

Yüzey bilimi ile uğraşan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gynaecologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gynecologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cardiologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cardiologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Belli bir tertibe göre yapılmış eşya listesi: Kitap kataloğu. Otomobil kataloğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalogue. catalog. beadroll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalog. catalogue. catalog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catalogue , catalog , newsletter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk masallarının çoğunda geçen ve ilkin silik bir kişi iken yavaş yavaş birçok faziletleri beliren ve sonunda zekâsı ve yiğitliğiyle murâdına eren bir kahramanın adı olup bir ailenin himayesine veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocukları anlatmak üzere bir okşama sözü gibi de kullanılır: Bizim keloğlanı incitmeyin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir desimetre küb damıtılmış suyun ağırlığına eşit ağırlık birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram. kilogramme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measure of weight, being a thousand grams, equal to 2.2046 pounds avoirdupois.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kilogram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One kilogram is equivalent to 1,000 grams or 2 2 pounds; the mass of a liter of water. one kilogram is equivalent to 1,000 grams or 2 2 pounds; the mass of a liter of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The kilogram is a unit of mass, equal to 2 2 pounds, or 1,000 grams.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One kilogram is equivalent to 1,000 grams; the mass of a liter of water. unit of mass in the metric system. the standard for unit of mass and weight in the metric system; equivalent to 1000 grams ; symbol kg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The unit of mass in the metric system; the mass of the International Prototype Kilogram, a cylinder of platinum-iridium alloy, stored at Seures, France, by the International Bureau of Weights and Measures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric unit of mass Equals 1000 grams Also equals about 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Metric unit of weight; about 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of mass in the metric system; one of the seven fundamental units.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A unit of weight in the metric system equivalent to 1,000 grams or 2 2046 lbs Knockdown Flange Body hook and cover hook in contact, but not tucked in. A weight of measure equivalent to approximately 2 2 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One thousand grams. : A metric unit of measurement One kilogram is equal to 1000 grams or 2 2 pounds. one thousand grams. kill-o-jool A unit for measuring mass There are 1000 g in 1 kg. n kilogram. one thousand grams; the basic unit of mass adopted under

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilogram, kilo .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). 1 kilogram ağırlığındaki bir kitlenin yere doğru çekilme kuvvetine eşit enerji birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Bir kilo ağırlığındaki bir cismi bir metre yükseğe kaldırmak için sarfedilen kuvvete karşılık olan enerji ve iş birimi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. climatologue

iklim bilimci

İklim bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (k.dili) Rus yöneticilerinin davranışlarını inceleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tıbbın boğaz ve boğaz hastalıkları bölümü, larengoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lexicologue

sözlük bilimci

Sözlük bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. leksikoloji, kelimelerin anlam ve kullanışlarından bahseden ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i tatlı suların fiziksel ve biyolojik durumlarını inceleyen bilgi dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşbilim, litoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. jeolojiye ait. geolog'ically z. jeolojik olarak geol'ogist i. jeolog. geol'o gize f. jeoloji ile meşgul olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

mat. logaritma. logarith'mic(al) s. logaritmaya ait. logarith'mically z. logaritma usulü ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik). Büyük bölme, çarpma, kök ve kuvvet almaları yapabilmek için bulunmuş usul. Logoritma aritmetik ve geometrik iki sayı dizisinden meydana gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

log. logarithm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithmic tables.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithmic tables.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Logaritmayı ilk kez 1730 – 1790 yılları arası yaşayan bir Türk bilgini olan Gelenbevi İsmail Efendi bulmuştu. Gelenbevi İsmail Efendi matematikle uğraşırken sayı değerlerini ondalık bölümlere göre düzenleyip hesapları son derece kolaylaştıran bir sistemi kendiliğinden bulmuş, ancak bunu pratik bir uygulama sayıp fazla önemsemediğinden kimseye bahsetmemişti. Bu, Batı’da kullanılan “logaritma” idi.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemi jurnalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. loca, tiyatro locası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Atlantik Okyanusuna mahsus çok iri deniz kaplumbağası; Amerika'ya mahsus bir çeşit örümcekkuşu. at loggerheads with biri ile kavgalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantık ilmi, mantık, eseme; mantıklı düşünüş; muhakeme kuvveti; yargılama gücü. the logic of events olayların gerektirdiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıki, mantıka ait; makul; uygun; mantıklı, esemeli. logically z. mantığa göre, mantıklı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantıkçı, mantıkla uğraşan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. orduları yığma ve hareket ettirme ile besleme sanatı, lojistik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bıçkı fabrikasına giden kütüklerin nehirde meydana getirdiği tıkanıklık; engel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Üzerinde loğ gezdirip bastırmak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. logo

imlek

Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo. logotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a company emblem or device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo. emblem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A combination of characters and/or graphics creating a single design used to identify a company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Logo is an interpreted language designed by Papert in 1966 to be a tool for helping people learn computer programming concepts In addition to being used for that purpose, it is often used as a language for controlling mechanical robots and other similar d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A visual image used as a company trade mark or instead of the company name. an identifying symbol used to advertise and promote an organization, event, product or service Usually, such symbols combine pictorial and textual elements in a distinctive manner

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company or product mark lightly inked on the back of the face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A symbolic form, frequently composed of letter shapes, that identifies organizations such as businesses, companies, teams, or schools.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Always make sure your style guide has information about proper use of your company's logo and/or your site logo, including all variations and approved methods of rendering in techniques such as Flash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The trademarked symbol of a business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A logo containing the name of a company or store has a tremendous effect on a site's overall look Paying for a graphic designer to make a professional looking logo is well worth the money On the Web, logos should generally be saved in gif format, unless t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company, partnership or corporate creation that denotes a unique entity A possible combination of letters and art work to create a 'sole' entity symbol of that specific unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An often-stylized group of letters, words or symbols used to represent a business or product The use of a company's logo is regulated by the federal government.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An often stylized group of letters, words or symbols used to represent a business or product.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually the following text printed in four lines centered at the bottom of the verso: Printed in the United States of America from author submitted camera ready copy by: The Gregath Publishing Company P O Box 505 - Wyandotte, OK 74370 http://www gregathco

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In popular usage any image used as a sign for a company, brand, and so forth Logos are often descended from heraldry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Name, symbol, or trademark of a company or organization Short for logotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A language developed at MIT by Seymore Papert that features commands that move a 'turtle' on the CRT screen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Logotype; A distinctive mark that identifies the company, product or brand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Identification image.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company, partnership or corporate creation that denotes a unique entity A possible combination of letters and art work to create a 'sole' entity symbol of that specific unit. symbol that represents a person, firm, or organization. a company emblem or de

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo. logotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a company emblem or device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logo. emblem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A combination of characters and/or graphics creating a single design used to identify a company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Logo is an interpreted language designed by Papert in 1966 to be a tool for helping people learn computer programming concepts In addition to being used for that purpose, it is often used as a language for controlling mechanical robots and other similar d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A visual image used as a company trade mark or instead of the company name. an identifying symbol used to advertise and promote an organization, event, product or service Usually, such symbols combine pictorial and textual elements in a distinctive manner

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company or product mark lightly inked on the back of the face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A symbolic form, frequently composed of letter shapes, that identifies organizations such as businesses, companies, teams, or schools.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Always make sure your style guide has information about proper use of your company's logo and/or your site logo, including all variations and approved methods of rendering in techniques such as Flash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The trademarked symbol of a business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A logo containing the name of a company or store has a tremendous effect on a site's overall look Paying for a graphic designer to make a professional looking logo is well worth the money On the Web, logos should generally be saved in gif format, unless t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company, partnership or corporate creation that denotes a unique entity A possible combination of letters and art work to create a 'sole' entity symbol of that specific unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An often-stylized group of letters, words or symbols used to represent a business or product The use of a company's logo is regulated by the federal government.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An often stylized group of letters, words or symbols used to represent a business or product.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually the following text printed in four lines centered at the bottom of the verso: Printed in the United States of America from author submitted camera ready copy by: The Gregath Publishing Company P O Box 505 - Wyandotte, OK 74370 http://www gregathco

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In popular usage any image used as a sign for a company, brand, and so forth Logos are often descended from heraldry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Name, symbol, or trademark of a company or organization Short for logotype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A language developed at MIT by Seymore Papert that features commands that move a 'turtle' on the CRT screen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Logotype; A distinctive mark that identifies the company, product or brand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Identification image.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A company, partnership or corporate creation that denotes a unique entity A possible combination of letters and art work to create a 'sole' entity symbol of that specific unit. symbol that represents a person, firm, or organization. a company emblem or de

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. logotype.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

BRAVIA TV’niz açıldığında, logo da hafifçe aydınlatılır. Logo aydınlatması adı verilen bu rahatsız edici olmayan zarif özellik, BRAVIA menü sisteminden kolayca kapatılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (Yunanca = nutuk söyleyen). Rum patrikhanesinde rûhânî olmayan bir memur ki, hükümetle patrikler arasında vasıtalık yapardı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir kelime ifade eden işaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kelime üzerinde yapılan münakaşa; kelime teşkil etme oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çenesi düşüklük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Yun.

dil b. ve fel. deyi

1. dil b. Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü. 2. fel. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A word; reason; speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The divine Word; Christ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

God The Cosmic Being Who ensouls a planet , a solar system , a galaxy and so on to infinity. the impersonal, discriminating factor that characterizes male psychology and a woman's animus See Eros.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Greek for 'word', associated in Hellenistic Jewish thought with divine wisdom, as God's creative presence In Stoic thought, logos was understood as the ordering principle of the universe In the prologue of John's Gospel, the Logos is made incarnate. A sym

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Recommended CCACC logos to use on Official Pages OR on Unofficial Pages only as a link to the CCACC Home Page. A symbol for Christ, the word incarnate, or 'word made Flesh:' which is also called 'the Word of God' Lord's Prayer The prayer taught by Christ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Greek for 'word,' a term that came to be applied particularly to Jesus Christ as the divine Word made flesh. a Greek word meaning intelligence, wisdom, God, spirit, fire, and order The Apostle John identified Jesus as the Logos in The Gospel of John. , 'w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Greek term meaning both 'word' and 'reason,' used by Greek philosophers to denote the rational principle that creates and informs the universe Amplified by Philo Judaeus of Alexandria, Egypt, to represent the mediator between God and his material creati

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Traditionally, the LOGOS in John 1 1 was translated as 'the Word,' but the Greek 'LOGOS' can also be translated as 'Reason' which is defined below.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Word, speech, account, ratio, reason; cognate with Greek legein to speak, tell, say, gather, choose. which is the appeal of the evidence or the reasoning process, involves finding good reasons, often expressed in because-clauses, for an argument Students

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Greek In debate, appealing to reason, a sense of logic. A symbol for Christ, the word incarnate, or 'word made Flesh:' which is also called 'the Word of God'. the divine word of God; the second person in the Trinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Yu. Kelâm, logos, deyi; kâinatın nizamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. işaret olarak kullanılan desen, harf veya kelime; alameti farika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. politikada karşılıklı yardım yolu ile iki kişinin birbirini tutması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yeni çocuk doğurmuş olup, üreme organları henüz eski halini almamış kadın. Loğusa şekeri = Doğum dolayısıyla sunulması gelenek olan loğusa şerbetini yapmakta kullanılan kırmızı, baharatlı şeker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Loğusa olma hâli ve bu hâlin müddeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period of confinement after childbirth. childbed. confinement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, tırmanıcı bir bitki (aristolochia).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bakkam ağacı, bot. Haematoxylon campechianum; bu ağacın gayet sert kerestesi; bu ağaçtan çıkan kırmızı boya maddesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D., k.dili ağır, yavaş, bati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvanat ilminin memeliler dalı. mammalogist i. memeliler uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şehitler listesi; şehitler menkıbesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metalografi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Maden ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini, billûrlaşma özelliklerini inceleyen ilim dalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. météorologue

hava tahmincisi

Havanın gelecek gün veya hafta içindeki durumunu birtakım verilere dayanıp yaklaşık olarak ortaya koyan ve bunu haber kanallarına ileten kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meteoroloji; belirli bir yerin hava şartları. meteorolog'ic(al) s. meteorolojik. meteorol'ogist i. meteoroloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metodoloji, yöntembilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ölçüler ve tartılar bilgisi veya sistemi. metrolog'ical s. bu sisteme ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. minéralogue

mineral bilimci

Mineral bilimi ile uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir kişi tarafından oynanan küçük komedi veya kalabalığa karşı söylenen güldürücü söz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monologue. soliloquy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monologue , monolog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. monolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. şekilbilim, morfoloji; dilb. şekilbilgisi, morfoloji. morpholog'ical s. morfolojik morphologist i. morfoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Musiki bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. musicologue

müzik bilimci

Müzik bilimi alanında araştırmalar yapan bilgin veya uzman.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantarları inceleyen bitki bilimi dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. kasbilim, anatomide adaleler konusu. myologist i. kasbilim uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mitolojik, esatiri. mythologically z. esatir kabilinden, mitolojiye göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mitoloji. mythologist i. mitoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir yer veya zamanda ölenlerin isim listesi; olmuş bir kimse hakkında yazılan yazı. necrological s. ölülerin isim listesine ait. necrologist i. ölmüş kimseler hakkında yazı yazan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeni anlam veya kelimeler bulan veya kullanan kimse; (özellikle tanrıbilimde) yeni bir öğretiyi benimseyen kimse. neolog'ic(al) s. yeni kelimeler veya ilkeler kullanmaya ait. neol'ogism neol'ogy i. yeni kelime, yeni uydurulmuş deyim; yeni kelimeler bu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinirbilim, nevroloji. neurolog'ical s. sinirbilime ait. neurol'ogist i. sinir mütehassısı, asabiyeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinir sistemi patolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hastalıkları sınıflandırma ilmi; hastalıkların sınıflandırılmış olduğu liste; belli bir hastalığın özellikleri. nosolog ical (s.) hastalıkları sınıflandırmayla ilgili. nosol'ogist (i.) hastalıkları sınıflandırma uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sayıların esrarlı etkisini açıklayan inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dişlerden ve dişlerin gelişmesinden bahseden ilim. odontologist (i.) diş ilmi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ophtalmologue

göz bilimci

Göz bilimiyle uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaratıklar bilgisi, yaratılış ilmi, ontoloji; gerçeğin asıl kendisini ve niteliğini inceleyen konu. ontologic(al) s. yaratıklar bilgisine ait, ontolojik. ontologist i. yaratıklar bilgisi alimi, ontolojist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. omitolojinin yumurtalar üzerine ilim yapan dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitki ve hayvan organlarının yapı ve görevleriyle uğraşan biyoloji dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. hayvanlar ilminin kuşlar bölümü, ornitoloji. ornitholog'ical s. kuşlar bilgisine ait, ornitolojik. ornithologist i. kuş uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ornithologue

kuş bilimci

Kuş bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dağlar bilgisi. orolog'ical s. dağlar ilmine ait. orologist i. dağlar bilgisi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektrik akımındaki titreşimleri kaydeden alet, osilograf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. ostéologue

kemik bilimci

Kemik bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. osteolojist, iskelet ve kemiklerin yapısıyle uğraşan uzman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. osteoloji, kemikbilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kulak ve kulak hastalıkları bilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tarihten evvelki zamanlara ait incelemeler, arkeoloji paleolog'ical s. arkeolojik. paleologist arkeolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskivarlıkbilim, paleontoloji. paleontolog'ical s. paleontoloji ile ilgili. paleontol'ogist ' paleontoloji bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., geom. paralelkenar, paralelogram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantığa aykırı düşünüş, yanlış ifade olunan muhakeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. parapsikoloji, telepati gibi tabiatustü ruh kuvvetlerini inceleyen araştırma dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patoloji, hastalıklar bilimi; bir hastalığın seyri. pathologist i. patolog, hastalıklar bilimi uzmanı. pathological s. patolojik. patholog'ically z. patolojik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pathologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pathologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pédologue

1. çocuk bilimci, 2. toprak bilimci

1. Çocuk bilimi uzmanı. 2. Toprak bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocuk bilimi, çocuk bilim, pedoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toprak ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suçlunun cezalandırılması ilmi; hapishane yönetimi bilimi. penologist i. ceza uzmam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. farmakoloji, eczacılık ilmi. pharmacologist i. farmakolog, eczacılık uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. kuşların göçmesi ve ağaçların tomurcuklanması gibi olaylar üzerindeki iklimsel etkilerden bahseden bilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğal olayları inceleme ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. filoloji ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. filoloji; dilbilim; klasik ilim. philologist i. dil bilgini, filoloji uzmanı, dilci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. simyacıların yanma olayının esası olarak kabul ettikleri uçucu madde. phlogistic s. bu madde ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fonoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ifade tarzına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cümle tertibi usulü, ifade tarzı, şive; terim veya deyim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. frenoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. botaniğin deniz yosunlarını inceleyen dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. bitki veya hayvan tipinin gelişim tarihi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fizyolojik, diriksel. physiologically z. fizyoloji kaidelerine göre, fizyolojik bakımdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fizyoloji. physiologist i. fizyolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) botanik, bitkibilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitki patolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meyva yetiştirme bilgisi veya sanatı. pomolog'ical s. meyva yetiştirme ilmine ait. pomol'ogist i. meyva yetiştiren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. prologue

ön deyiş

Bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce, geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Prologue. a computer language designed in Europe to support natural language processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of an XML document that precedes the XML data The prolog includes the declaration and an optional DTD. b The optional beginning portion of an XML document prior to the document's content.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Extraneous bytes at the beginning of a signal file that are not to be read as samples Signal files created using the WFDB library do not contain prologs, but signal files created using other means may contain prologs To read such a signal file using the W

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Programming language; name derived from 'Programming in Logic'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The original logic programming language. 12/97Progenitor logic programming language, 1977.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The beginning of the generated file, before the template.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Programming in Logic PROLOG was developed by A Colmerauer and P Roussel at the university of Aix-Marseille in 1971 It was designed for natural-language processing but has become one of the most widely used languages for artificial intelligence

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of a document that contains information about the document, most notably the DTD. a computer language designed in Europe to support natural language processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prologue , prolog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. başlangıç, giriş, önsöz; prolog, piyes girişi; f. önsöz olarak söylemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Ruh bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. psychologue

ruh bilimci

Ruh bilimi ile uğraşan uzman.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychologist ruhbilimci. psychologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

psychologist. shrink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ruhi, ruha ait; ruhbilimsel, psikolojik. psy- chologic moment en uygun zaman, en olumlu an. psychologically z. psikolojik bakımdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ruhbilim, psikoloji. psychologist i. ruh bilgini, psikolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl hastalıkları ilmi, psikopatoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. iskele kirişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

,-graph i. belirli bir mahlulü şırınga ettikten sonra böbrek ve idrar kanalının röntgenle alınan resmi. pyelography i. böyle resim alma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. humma ilmi, piretoloji, ateşli hastalıkları inceleyen tıp dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuyumcu lambası ile madenleri inceleme sanatı; ateş veya ısı ilmi. pyrologist i. madenleri sı- caklıkla inceleyen uzman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. radyoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Radyoloji, rönt gen mütehassısı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. radiologue

ışın bilimci

Işın bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maddenin sıvı halindeki özelliklerini inceleyen ilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gübre tetkik ilmi; müstehcen yazılar. scatological s. müstehcen, açık saçık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sismoloji, yersarsıntıları ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sexologue

cinsellik bilimci

Cinsellik bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. astronomide ay bilgisi. selenologist i. bu ilmin uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işaretlerle anlamları arasındaki ilişki ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. semiology.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işaretler ilmi; işaretlerle konuşulan dil; tıb. araz ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) serom ve tesirlerinden bahseden ilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) seksoloji, cinslik bilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital radyolar için analog radyolarda bulunan ayarlama düğmelerine benzer bir ayarlama sistemi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. salya akıtıcı ilâç veya madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sinologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sinolog, Çin dili ve kültürü uzmanı Sinology i. Çin dili ve kültürü ilmi, Sinoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sismologue

deprem bilimci

Deprem bilimiyle uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yemek bilgisi; pehriz ihtisası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (slogged, -ging) i. şiddetle ve rasgele vurmak (bilhassa boksta); ağır ağır ve zahmetle. yürümek veya çalışmak; i. şiddetli vuruş; ağır ve zor yürüyüş; uzun gayret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Kısa ve çarpıcı propaganda sözü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slogan. catcword. catch-phrase. battle-cry. cry. shibboleth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catchword. motto. slogan. watchword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The war cry, or gathering word, of a Highland clan in Scotland; hence, any rallying cry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slogan. catch phrase. catchword. rallying cry. tag live. watchword.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A memorable phrase that says something positive about the business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A short set of words to help you remember something. 'Do a good turn daily '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A catch phrase or small group of words that are combined in a special way to identify a product or company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is similar to a tie-breaker in that you have to create an original, apt and sometimes witty saying for a product or service There is usually a word limit so read the rules carefully For inspiration look at the company literature, logos, promotional m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. slogan, şiar, parola; harp nidası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Oynatma sırasında en iyi resim kalitesini garantileyen gelişmiş bir işleme sistemidir. Bu sistem, televizyon ekranında eşit düzeyde yüksek kalite görüntüyü garantilemek için kayıt kalitesi ve kaset koşuluna bağlı olarak aygıtın otomatik şekilde netliği ayarlamasına olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sosyolojiye ait. sociologically z. sosyoloji yönünden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sosyolog, toplumbilimci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sosyoloji, toplumbilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. somatoloji, insan vücudunu inceleyen ilim dalı; antropolojinin insanın fizik yapısı ile ilgilenen dalı. somatologic(al) s. somatoloji ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Sosyoloji bilgini.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sociologue

toplum bilimci

Toplum bilimi bilgini.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist. sociologist toplumbilimci.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist. social student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ilah. Hazreti İsa'ya itikat ederek kurtulma doktrini. soteriologic(al) s. bu doktrine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mağaralar ilmi; mağara keşfetme sporu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ağız ve ağız hastalıkları ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dolmakalem, stilo. stylograph'ic s. sivri uçlu aletle yazılmış. stylog'raphy i. sivri uçlu aletle yazı yazma usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., man. tasım, kıyas. syllogis'tic(al) s. tasımsal, kıyasla ilgili. syllogis'tically z. tasım yoluyla, kıyasla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tasım yoluyla bilinenden bilinmeyeni çıkarmak; kıyasla muhakeme etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lüzumsuz yere tekrarlayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gereksizce tekrarlanan ifade; lüzumsuz söz tekrarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teknolojiye ait technologist i teknoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sınai işler ilmi; sanat veya meslek terimleri; teknoloji. institute of technology teknik üniversite.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kozmolojinin son gayeler üzerinde çalışmalarını yürüten dalı; tabiatta hâkim olan yaratıcı düzeni inceleyen bir evrenbilim dalı; tabiatta belirli bir düzen bulunduğunu iddia eden öğreti. tell teleolog'ical s .tabiattaki düzene ait; ereksel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. théologue

tanrı bilimci

Tanrı bilimiyle uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.), (biyol.) teşekküldeki biçimsizlik ve anormallikleri inceleyen biyoloji ve tıp dalı. teratologist (i.) bu ilmin uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) teknik terimler; terminoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dram dörtlüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ilahiyat alimi, ilahiyatçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ilahiyata ait. theologically (z.) ilahiyat bakımından, tanrıbilimle ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ilahiyat, tanrıbilim, teoloji. theologist (i.) ilahiyat alimi, ilahiyatçı. theologize, (İng.) gise (f.) tanrıbilime uydurmak, tanrıbilimsel kuramlar meydana getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. ehli hayvan veya fidan üretme ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir sanat dalında ya da onun belirli bir alanındaki tüm yapıtların ya da yapıtı oluşturan ögelerin tek tek incelenerek, tiplerin belirlenip gerçek örneklerin bunlara göre sınıflanması işlemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toxicologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mat. geometrik şekillerin veya üc boyutlu cisimlerin bazı durumlarda değişmeyen özelliklerini inceleyen matematik dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i zehirbilim, ze hirler bilgisi, toksikoloji. toxicological s. zehirbilimsel. toxicologist i. zehirbilim uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir seyahat hakkında konferans veya filim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. teknolojide cisimlerin sürtünmelerini inceleyen dal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tümleşik video kaset kaydedici içeren Sony TV’lerde bulunur. Sinyali ölçüp, parazit gidermesi ve frekans tepkisini otomatik olarak ayarlayarak her türlü video kasetin oynatımını ve kaydını en iyi hale getirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Video kaset kaydı ve oynatımı için otomatik bir ayarlama yöntemi. Yalnızca 2,5 saniyede alınan ölçümler, parazit giderme ve frekans tepkisinin otomatik olarak düzeltilmesini sağlar. Her türlü VHS kasette kullanılabilen bu sistem, video kafalarının kullanım ömrünü önemli ölçüde artırmanın yanı sıra daha parlak görüntü, daha net resimler ve güçlü renkler sağlar. Tri Logic Plus, oynatma parametrelerinin daha iyi ayarlanması ve yeni parazit giderici sistemi sayesinde resim kalitesini önemli ölçüde geliştirir. Super Tri Logic ile Long Play kayıtlar bile en iyi görüntü kalitesinde izlenebilir. Tri Logic Digital, dijital bir devre kullanarak VHS sistemlerde genelde görüşen renk parazitini düzeltir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üçlü eser, triloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. Fr.). Türkoloji bilgini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Turcologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (tıkanmış boruyu) açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gök ve gökcisimleri ilmi; bu ilim hakkında eser.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. üroloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. virüslerle uğraşan tıb. dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. volkanik olaylardan bahseden ilim. volcanological s. bu ilme ait. volcanologist i. bu ilmin uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. içi su dolmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahta resim kalıbı. xylography i. tahta kalıptan resim basma sanatı, tahta üzerinde kalıpla renkli resim yapma sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. zoologue

hayvan bilimci

Hayvan bilimi uzmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvanlar ilimi, zoologist i. zoolog.

İngilizce - Türkçe Sözlük by