Long-play ne demek? | Long-play anlamı nedir? | Long-play

Long-play anlamı nedir?

Long-play ne demek?

Long-play anlamı nedir?

Long-play | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: long play

Türkçe Sözlük

(i. İng.) (musiki). Ağır dönen plak ki, uzun parçaların kaydedilmesi mümkündür ve son çeyrek asırda yavaş yavaş hızlı dönen Adî plağın yerini almıştır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. long-play

müz. uzunçalar

1. Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak. 2. Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., edat boyunca, müddetince; yanı sıra, yakın. alongside (z)., edat yanına , yanında, bordasında, bordasına. alongshore (z). kıyı boyunca. along about esnasında, sularında. be along varmak, vasıl olmak. all along öteden beri; hep böyle, h

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ait olmak, mensup olmak. It belongs to me Benimdir. belongings i., çoğ. (bir kimsenin) şahsi eşyası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özellikle sahnede asıl oyunun yanı sıra yapılan hareket veya konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

şezlong.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çok uzun bacaklı bir örümcek, (zool). Phalangis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). bütün gün boyunca devam eden; (z). bütün gün boyunca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Örneğin CD çalar gibi aygıtlarda belirli parçaların tekrar çalınmasını önleyen bir programlama işlevi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Belirli parçaların, karışık çalma dizisinden çıkartılmasını sağlayan bir CD çalar özelliği.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). gösterme, teşhir, sergileme, arz, izhar, gösteriş; (f). göstermek, teşhir etmek, göz önüne sermek, izhar etmek, arz etmek; (matb). iri harflerle teşhir etmek. make a display gösteriş yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s. uzatmak, sürdürmek; s. uzamış; uzatılmış. elonga'tion i. uzatma, sürdürme; uzama, devam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. uzunluğuna; dik, dikine. end man (eski), A.B.D., tiyatro komedyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. fair play

sp. dürüst oyun

Kurallara ve karşılıklı hoşgörüye bağlı kalınarak oynanan oyun.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

Fairplay DRM (Dijital Haklar Yönetimi), iTunes® dosyalarının başka bir formatta kopyalanmasını sınırlayan bir erişim kontrol teknolojisidir. Bu şekilde kontrol edilen dosyalar arasında AAC, M4V ve M4P formatları sayılabilir. Fairplay DRM ile kodlanan bir dosya, Apple iPod® dışındaki hiçbir cihazda oynatılamaz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i bir milin sekizde biri, iki yüz metrelik mesafe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.), (s.) başı önde; paldır küldür; önünü ardını düşünmeden; (s.) baş kısmı önde; kayıtsız .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eşek şakası; hoyratlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) karşılıklı etkileme; (f.) karşılıklı etkilemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Kaplayan, çeviren, örten. 2. Kaplamacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaplamak işi, tarz ve usûlü. bk. Kaplamak.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Düz panel teknolojisinde likit kristaller iki cam tabaka arasında toplanır. Geçen elektrik akımı, küçük kristallerin ışığın geçmeyecek biçimde dizilmesini sağlar. Bu küçük likit kristallerin her biri bir pikseli yaratır ve görüntü oluşur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün ömründe, ömür boyu, bir ömür devam eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bitmez tükenmez, bütün, tekmil. all the livelong night hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece boyunca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çok istemek, arzulamak, hasretini çekmek, özlemek. long for özlemek, arzulamak. long after a friend bir dostun özlemini çekmek. long for freedom hürriyet hasreti çekmek. I long to go Gitmeyi çok istiyorum. longing i. hasret, özlem. longingly z. has

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. çok, pek: geç; müddetince, müddetine kadar, çok vakit, çoktan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. uzun; uzun süren, yorucu;mesafece uzun; alışılmıştan uzun; şümullü, uzak (tarih); i., (şiir) uzun hece. long division bak. division. long dozen on üç. Long Island New York eyaletinde bir adanın ismi. long johns A.B.D., k.dili uzun paçalı don.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.) (musiki). Ağır dönen plak ki, uzun parçaların kaydedilmesi mümkündür ve son çeyrek asırda yavaş yavaş hızlı dönen Adî plağın yerini almıştır.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. long-play

müz. uzunçalar

1. Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak. 2. Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Romence) (musiki). Türk musikisinde Nİm Sofyân usûlü ile yapılan hareketli bir oyun havası (saz eseridir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yelkenli geminin en büyük sandalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzun yay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iyi cins pamuklu kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun mesafeli; şehir dışı (telefon konuşması).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun süren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitap veya piyeste fazla uzun ve sıkıcı kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ömür uzunluğu, uzun ömürlülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. profesör tipinde; klasik müziğe düşkün; i. profesör tipli kimse; bilgin; klasik müzik; hippi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el yazısı (stenografinin aksi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düsünüşünde uzağı görme kabiliyeti olan, önsezi sahibi; akıllı, zeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boylam; astr. tul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzunluğuna, uzunlamasına; boylama ait. longitudinally z. boydan boya uzanarak, uzunlamasına olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun ömürlü. longlivedness i. uzun ömürlülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun devirli (plak), dakikada 331/3 devir yapan (büyük plak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun menzilli (top). long-range plans uzun vadeli planlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemi yükletme ve boşaltma gibi liman işlerinde kullanılan işçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzağı gören, ilerisini düşünen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. istenilmeyen bir duruma mani olan kimse veya şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tahammüllü, sabırlı, azap çeken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun vadeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıdemli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz veya ırmakların birdenbire derinleşen yerleri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. uzunluğuna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sözü bitmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. muskellunge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dört kata varan depolama süresi sağlayan, MiniDisc için bir uzun oynatma/kayıt modu; örneğin standart 60 dakikalık boş diske, 240 dakikaya varan ses kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.yanlış oyun, hatalı oyun .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.), (s.) gece boyunca (süren).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) dik dörtgen şeklinde olan, uzunca, boyu eninden fazla; (bot.) yaprakları yumurta biçiminde; (i.) dik dörtgen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güzel kokulu bir çeşit siyah çay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. büyütmek, abartmak, mübalağa etmek; çok iyi oynamak. over play one's hand kendi olanaklarına fazla güvenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. filme alınan sahne oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .oynamak; eğlenmek; hareket etmek, sallanmak, kımıldanmak; çalgı çalmak; rol yapmak, temsil etmek, canlandırmak; kumar oynamak; su fışkırtmak (flskıye); hortumla fışkırtmak; ateş etmek (top); hareket ettirmek, gezdirmek; oyuna iştirak etmek. play at k

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyun, eğlence; sahne oyunu, piyes; şaka, latife; fiil, hareket; oynama, faaliyet; davranış; işleme; ilgi; hareket serbestliği. a play on words kelime oyunu. at play oynamakta, oyunda. child's play çocuk oyunu; çok kolay iş. come into play meydana ç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dakikası dakikasına veren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. play-off

sp. üst küme

İçinde bulunulan lig maçlarının bir üst ligi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. oynanabilir; çalınabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. playback

söylemseme

Söylemsemek işi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. banda aldıktan sonra sesi tekrarlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tiyatro afişi; oyun programı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ciddi bir işi olmayan ve zevk peşinde koşan erkek; mirasyedi erkek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyuncu; aktör; çalgı çalan kimse, çalgıcı; eğlence ile vakit geçiren kimse; kumarbaz; (ing), (spor) profesyonel oyuncu; müzik aletini çalmak için kullanılan otomatik cihaz. player piano otomatik tertibatı bulunan piyano.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyun arkadaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. oynamayı seven; şen, şakacı, latifeci. playfully z. şenlikle; şaka olarak. playfulness i. şen oluş, oyunculuk; şakacılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tiyatro meraklısı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .oyun sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tiyatro; çocukların içinde oynadıkları kuçük ev

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

oyun kâğıdı, iskambil kâğıdı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçuk piyes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. playmaker

sp. oyun kurucu

Karşılaşmada oyuna yön veren oyuncu.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyun arkadaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (spor) rovanş maçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük çocuklar için etrafı parmaklıklı oyun yeri, park.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Microsoft’un online müzik mağazası’ servisinin genel udi. Üzerinde ‘plays for sure’ logosu taşıyan cihazlar bu servisten çekilen herhangi bir içeriği oynatabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PLAYSTATION®3, Sony tarafından sunulan gelecek nesil eğlence sistemidir. Sizi kristal netliğinde görüntüler ve cesur renklerle dolu, sinema kalitesinde bir film deneyiminin tam ortasına sokmak için Blu-ray Disc™ teknolojisine sahiptir. Gerçeğe yakın grafikler ve çarpıcı seslerle, teknoloji harikası oyunlar inanılmaz bir deneyim yaşatıyor. High Definition filmler izlemek, tüm sevdiğiniz şarkıları ve fotoğrafları depolamak ve PLAYSTATION®Network ile İnternet’e bağlanmak için PS3™’ünüzü kullanın. Sabit Disk Sürücü tüm dijital video dosyalarınızı tek bir güvenli yerde tutmak için idealdir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyuncak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyun zamanı, tatil saati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piyes yazarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. uzatmak, sürdürmek. prolongation i. uzatma, sürdürme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Oyuncuların oynadıkları karakterlerin rollerine bürünerek birleşik bir hikaye yarattıkları oyun türü.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., sin. senaryo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Uzun, üzerine uzanılabilecek şekilde yapılmış iskemle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deck-chair. settee. chaise longue. lounge chair. lounge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaise-longue. deckchair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chaise longue. day bed. deck chair. easy chair. lounge. lounge chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yan, yandan; s. meyilli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., s. dışa doğru meyletmek, meyil yapmak; yayılmak; meyilli olmak; atın omuzunu yerinden çıkarmak; i. yayvanlık; mim. (çerçevede) meyilli kısım, pah, şataf; s. geniş ve yayvan; pahlı; kaba; acayip; eğri büğrü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enli ve yayvan ayak, taraklı ayak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyük ve biçimsiz ağız, yayvan ağız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskrim, kılıç oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevle, her parçanın başlangıcı kısaca çalınarak dinleyicilere kısa bir önizleme sağlanır. Oynatma zamanı, 10, 20 ve 30 saniye arasından seçilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. incelikle oynamak; bir rolü eksik oynamak; ehemmiyet vermemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

USB Media Player ile birçok USB aygıtını doğrudan BRAVIA TV’nize bağlayabilirsiniz. WALKMAN® mp3 çalar, Cyber-shot fotoğraf makinesi, VAIO dizüstü bilgisayar, Handycam® Video Kamera veya USB Memory Stick™ fark etmez; multimedya dosyalarınızın keyfini büyük ekranda çıkarmak için bağlamanız yeter. USB aygıtınızın içeriği doğrudan BRAVIA TV’ye aktarılır; böylece zahmet çekmeden müzik dinleyebilir (MP3), en sevdiğiniz fotoğrafların slayt gösterisini (JPEG) veya son çektiğiniz ev videolarını izleyebilirsiniz (MPEG1).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

USB Music Player, en sevdiğiniz şarkıları veya şarkı listelerini BRAVIA TV’nizde dinlemenizi sağlar. VAIO, WALKMAN® mp3 çalar veya USB Memory Stick™ gibi birçok USB aygıtı TV’nize kolayca bağlanabilir ve MP3 müzik dosyalarınız doğrudan büyük ekrana aktarılır; bu sayede tek bir hareketle odanızı en sevdiğiniz müzikle doldurabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sene boyunca devam eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by