Lop Yumurta ne demek? | Lop Yumurta anlamı nedir? | Lop Yumurta

Lop Yumurta anlamı nedir?

Lop Yumurta ne demek?

Lop Yumurta anlamı nedir?

Lop Yumurta | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lop yumurta

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). zıt tedavi usulüne ait. al,lopath, allop'athist (i). bu usulü uygulayan doktor. allopathically (z). bu usule göre. allop'athy (i). zıt tedavi usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (dilb). alofon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ingiliz hayranı ve taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ingiliz düşmanı; ingiliz aleyhtarı. Anglopho'bia (i). ingiliz aleyhtarlığı, ingiliz düşmanlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). İngilizce konuşan (Afrikada devlet veya şahıs).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir sahadaki bilgileri veya bütün bilgileri sistemli veya alfabetik bir tarzda sıralayan eser.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encyclopaedia. encyclopedia. cyclopaedia. cyclopedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encyclopedia. enyclopedia. encyclopaedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cyclopaedia. encyclopedia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encyclopaedic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encyclopedic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encyclopedic dictionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). antilop; ceylan, gazal, ahu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Y. zooloji). Geviş getirenlerin boynuzlu cinsinden olan bir hayvan türü (Anthilopus). Sıcak ülkelerde yaşayan ceylân, bir antilop türüdür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antelope. impala. buck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antelope. buck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). meyilli, yatyk, eğri; (z). meyilli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fish eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishpool fish return. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.

Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.

Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.

Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.

Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş.

Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.

Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.

Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., eski zürafa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Zürafa takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). selofan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). kafadanbacaklı. Cephalopoda (i)., (çoğ)., (zool)., kafadanbacaklılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). , (f). atın ayaklarının çIkardlğn ses; (f). böyle ses çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük bir et dilimi; ufak parça veya dilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden kitabın sonuna konan ve başlığı, basımcının adını ve tarihini gösteren yazı; yayınevinin amblemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). siyah çamsakızı, reçine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ses taklidi). Ağır cisimlerin suya düşmesi veya atılmasıyle çıkardığı sesi ifade eder.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Cyclopic (s). iri; büyük taşlarla harç kullanılmadan yapılmış (yapı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ansiklopedi. cyclopedic (s). geniş (bilgi, malumat).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (,coğ Cyclopes) eski Yunan efsanelerinde tek gözlü dev, Kiklops, Tepegöz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). geliştirmek, tekâmül ettirmek, inkişaf ettirmek; genişletmek, açmak; harekete geçirmek, husule getirmek; (foto). develope etmek, banyo etmek, yıkamak; gelişmek, tekâmül etmek, inkişaf etmek; genişlemek; olgunlaşmak; hâsıl olmak, meydana çıkmak;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. developer

yıkamaç

Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). geliştiren şey veya kimse, tekâmül ettiren şey veya kimse; (foto). develope eden ilaç, revelatör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gelişme, inkişaf, tekâmül, ilerleme, terakki; meydana çıkma, zuhur; (biyol). açılma, gelişme; (A.B.D). site. developmen'tal (s). gelişim ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb).. gözün tek cisimleri çift görmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., k.dili topak, ufak parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. evlenmek için evden kaçmak, aşığıyla kaçmak; iş veya vazifeden kaçmak. elopement i. bu suretle kaçma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ansiklopedi. encyclopedic s. ansiklopedik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ansiklopediyi yazan veya derleyen veya bu işe katılan kimse; ansiklopedik bilgisi olan kimse. the Encyclopedists on sekizinci yüzyılın büyük Fransız Ansiklopedisini yazmış olan âlimler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sarmak; kuşatmak,örtmek. envelopment i. sarma; örtme; ask. kuşatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zarf, mektup zarfı; biyol. zar, torba; bot. örtü

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) scallop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(anat.) döl yatağı borusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (ped, ping) (i). çırpınmak; çöküvermek, dönüvermek; devrilmek; birden düşürmek; argo uyumak; (k).dili başaramamak: (i). çarpma, çarpma sesi; (k).dili başarısız teşebbüs (eser, icat); başarısızlık; çökme, devrilme; argo uyuyacak yer veya fırsat. flop

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tavuk pençesi, (bot). Biyophyllum pinnatum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital görüntü depolaması için hem floppy disket hem de Memory Stick™ kullanılabilir. Resimler, floppy disketten Memory Stick™’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f i dörtnala gitmek, koş mak, segirtmek; dortnala koşturmak (at); i dortnala gidiş; acele gidiş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of lively dance, in 2-4 time; also, the music to the dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fast 19th-century ballroom dance in 2/4 time, used frequently by the Strauss family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hungary seems to take credit as the birthplace of the Galop It was an old time dance, often introduced at the Country dances or following a Volte and Contra Danse as a contrast to their slow and somewhat monotonous steps In 2/4 time, it was a springy step

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually done with partner, slide one foot forward bring other foot up in a scissor action.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i süratli bir dans, galop dansı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabuğu içinde suda pişip katılaşmış yumurta. Sıfat gibi de kullanılıp: Hazırlop yumurta denilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) başkasının işine karışmak, tecavüz etmek. interloper (i.) başkasının işine burnunu sokan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, argo külüstür otomobil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lob.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. iri ve yuvarlak. Birden yutulacak hâl ve şekilde olan. Lop yumurta, hazırlop = Kabuğu ile beraber suda pişmiş. 2. Yumuşak ve kalın. Lop et = Tamamı buttan ibaret. Lop incir = Bir cins yumuşak incir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lop.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut off as the top or extreme part of anything; to shoorten by cutting off the extremities; to cut off, or remove, as superfluous parts; as, to lop a tree or its branches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut partly off and bend down; as, to lop bushes in a hedge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which is lopped from anything, as branches from a tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To hang downward; to be pendent; to lean to one side.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To let hang down; as, to lop the head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hanging down; as, lop ears; used also in compound adjectives; as, lopeared; lopsided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big. soft. and round. hard boiled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Loss of Pointer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Loss of Pointer: A condition at the receiver or a maintenance signal transmitted in the PHY overhead indicating that the receiving equipment has lost the pointer to the start of cell in the payload This is used to monitor the performance of the PHY layer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In TL1, LOP generally refers to a loss of pointer event - the manifestation of a fault such as a circuitry failure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut off one of more branches of a tree, whether standing, felled or fallen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Loss of pointer Failure state in the SONET signal where a receiving network cannot identify or lock on the pointer value of the header one and two bytes to show the location of synchronous payload envelope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut limbs from standing trees. Local Oversight Program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A line of bearing to a known origin or reference, upon which a vessel is assumed to be located An LOP is determined by observation or measurement An LOP is assumed to be a straight line for visual bearings, or an arc of a circle. cut off from a whole; 'Hi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ped, -ping) ufak dal, ağacın budanmış kısmı; f. ağacın dallarını kesmek, budamak; kesip düşürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped,- ping) sarkmak, asılı olmak; sarkıtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Küçük lob.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. uzun ve rahat adımlarla koşmak; i. uzun ve rahat adım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi kelime). 1. Yumuşak ve kalın bir şeyin düştüğünü ve düşerken çıkardığı sesi taklit ve tasvir eder: Et loppadak yere düştü. 2. Hız, acele ve hırsla yutmayı tasvir eder:

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir tarafa meyilli; orantısız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi kelime), iri parçanın birden, sür’at ve hırsla yutulduğunu tasvir eder.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birleşik şehirler, nüfus artışıyle büyük şehirlerin yayılarak birbirine bitişmesiyle meydana gelen yerleşme sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. geminin en alt güvertesi, kontra tavlun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., foto. aşırı derecede develope etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Mora Yarım adası Peloponnesian s. Moralı, Mora'ya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içi çift çıkan yemiş üzerine oynanan bir çeşit lâdes oyunu; lades oyununu kazanana verilen hediye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çocuk sevgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. yaprak ayaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) i., z. ,'plof diye ses çıkararak düşmek; i. taş gibi bir cismin suya düşerken çıkardığı ses; z. ,'plof'' diye ses çıkararak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (denizcilik, Fr. chaloupe). Osmanlılar tarafından kullanılan iki direkli hafif tekne.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tarak, zool. Pecten; tarak kabuğu şeklindeki tabak veya tava; tarak kabuğu şeklinde işlenmiş oya; f. tarak kabuğu şeklinde kesmek veya yapmak; tencerede yemeğin üstüne ekmek kırıntıları serpip sos katarak fırında pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. kırkayak familyasmdan bir hayvan. scolopendrine s. kırkayağa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kayık, sandal, şalopa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoğurtlu yumurta.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. sulu tatsız yemek; dil hatası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (slopped, -ping) sulu çamur, yarı erimiş kar; yere dökülmüş sulu madde; sulu hayvan yemi; çoğ. adi veya fena cins yemek; çoğ. bulaşık suyu; f. dökülmek, sıçramak; sulu çamurda yürümek; dökmek,sıçratmak; A.B.D. hayvana sulu yem vermek. slop pail

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. meyilli yüzey veya hat; bayır yokuş; f. meyletmek, meyilli olmak veya kılmak. slope angle meyil açısı. slop'ing s. meyleden. slop'ingly z. meyilli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zifoslu, çamurlu, sulu; kirli su ile lekelenmiş veya ıslatılmış; şapşal, çapaçul, dökük saçık; dikkatsiz, dikkatsizce yapılmış; k.dili. fazla hissi. sloppily z. şapşalca. sloppiness i. şapşallık, dökük saçıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (bot.) tallıbitki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pasaklı kadın; fahişe orospu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., foto. eksik develope etmek; güdük yıkamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. az gelişmiş; geri kalmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gelişmemiş; foto banyo edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., k.dili. dayak atmak, dövmek, pataklamak; i., k.dili. dayak. wallopinst s., i., k.dili. çok büyük (miktar). pack a wallop çok etkili olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tahtayı kemiren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. ksilefon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuşlar, böcekler, sürüngenler gibi yumurtlayan hayvanların doğurdukları tane ki, uygun şartları bulunca yavru hâline gelir: Yumurta sarısı, aki. 2. Erkeklik bezi: Koç yumurtası. 3. Tavuk yumurtası. 4. Çorap yamarken kullanılan tavuk yumurtası biçiminde kalıp. Balık yumurtası = Havyar. Yumurta patlıcanı = Yumurtaya benzer meyveler veren beyaz bir nevi patlıcan ki, yenmeyip, bahçe süsü olarak yetiştirilir. Kırmızı yumurta = Paskalya yumurtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovular. egg. ovi-. ovo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curry. egg. ovum. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg. egg flip eggnog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

albumen. white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white. glair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow. yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Canlılarda dişinin çıkardığı üreme hücresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Canlılarda ve bitkilerde dişi üreme hücrelerini veren organ. 2. Rafadan yumurtayı içine oturtmaya yarar fincanımsı kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovarian. bursa. eggcup. gonad. ovary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovary. anat. eggcup. egg cup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eggcup. gonad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by