Luga ne demek? | Luga anlamı nedir? | Luga

Luga anlamı nedir?

Luga ne demek?

Luga anlamı nedir?

Luga | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: luga

Türkçe Sözlük

(bk.) Lügat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. lugaat) (Arapça terkiplerde: luga). 1. Dil, bir kavmin konuştuğu dil: Lugat-i Arab, lugat-i Fars. 2. Bir dili yapan kelimelerin her biri, kelime, söz. Mânâsını anlamadığım bir lügat işittim. 3. Bir dilin kelimeleriyle mânâları ve türemeleri ilmi, Fr. lexicologie: İlm-i lügatte büyük bilgi sahibidir; ulemây-ı lügat. 4. Bir dilin kelimelerini belirli bir düzende içine alan ve mânâlarını gösteren kitap, sözlük, Ar. kamûs: Lugat-i Arabiyye, lugat-ı Farisiyye, Arapça’dan Türkçe’ye lügat kitabı. 5. Terim olmayan kelime: Bu kelime lügatte şu ve terim olarak bu mânâya gelir. Ehl-i lügat = Lügat Alimi, Ar. lugaviyyûn, Fr. lexicographes, lexicologues.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. c.) (m. lügat). Lugatlar, kelimeler, bk. Lügat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dictionary. lexicon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ لغات] sözlük. 2.kelimeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ لغت] söz. 2.sözlük. 3.kelime.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Küçük sözlük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocabulary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. lugaviyye). 1. Lugata ait, lügat ilmine dair: Te’lîf-i lugavî; tahkıykaat-ı lugaviyye. 2. Terim olmayıp konuşulan dile ait olan: Bu kelimenin lugavî mânâsı. 3. (i. A. c.) Lugaviyyûn. Lügat ilmi mütehassısı veya sözlük yazarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. elgaaz). Anlaşılması ve halli müşkül olacak surette uydurulmuş söz, bilmece; edebî bilgilerdendir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لغز] bilmece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tembellikten geç kalkan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i,). Az bir hareketle nefesi darlaşan, bir çeşit nefes darlığı hastalığına uğramış: Soluğan adam; soluğan at. Deniz soluğanı = Fırtınadan sonra, seyrek ve soluk alırcasına sahile gelip çarpan dalga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of breath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by