Lus ne demek? | Lus anlamı nedir? | Lus

Lus anlamı nedir?

Lus ne demek?

Lus anlamı nedir?

Lus | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lus

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. lusûs). Hırsız, uğru, haydut, harâmî (cem’i daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

100 Hz teknolojisinin, bir kareden diğerine daha yumuşak geçiş sağlayan gelişmiş hali; titreşimi de ortadan kaldırır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) kızarmış yüzlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mouthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full to the brim. mouthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Usûle göre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in due form. as a formality. duly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ima, kinaye, imleme, bahis, zikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naz veya kırgınlıktan yahut ima etmekten dolayı göz ucu ile bakma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat)., (zool). küçük çukur; diş çukuru; akciğer alveolu. alveolar (s). diş yuvasına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Endülüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Katoliklerin sabah, öğle ve akşam okudukları ''tecessüdü isa duası; bu duanın okunacağı zaman haber veren çan sesleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). halka, halka Seklinde olan şey. annulose (s). halka Seklinde, halka halka olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Financial Intermediary (Institution))

Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’nca yetkili kılınmış bankalar ve aracı kurumlardır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). topuk kemigi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu, Sony’nin daha fazla depolama ve MP3’ten daha iyi ses kalitesi sunan benzersiz ses sıkıştırma teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

ATRAC (Uyarlamalı Dönüşüm Akustik Kodlama-Adaptive Transform Acoustic Coding), MiniDisc’lerde kullanılmak üzere Sony tarafından geliştirilmiş bir veri sıkıştırma işlemidir. Yalnızca insan kulağı tarafından algılanabilecek ses bileşenleri kaydedilir; böylece ses verisi daha verimli biçimde kaydedilir. ATRAC3plus, daha hassas bilgiler elde etmek için ses sinyallerini daha uzun süreler analiz eder ve çok çeşitli ses sinyalleri için en iyi veri ayırımını sağlayan bir algoritma kullanır. Sonuçta, orijinal ses kaynağının 1/20’si gibi yüksek sıkıştırma seviyelerinde yüksek kaliteli ses elde edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handful. a lot of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ay’ın kütlesi Dünya’nın 81’de biri kadardır ve bir gezegen uydusu olabilmek için çok büyüktür. Güneş sistemimizde başka örneği yoktur. Gerçi Jüpiter, Satürn ve Neptün’ün de Ay’ın boyut ve kütlesine yakın uyduları vardır ama bu gezegenlerin kütleleri de dünyamızdan sırasıyla 318, 95 ve 12 kat daha çoktur. Bu durumda Ay’ın oluşumu özel bir problem niteliğini taşıyor. Dünyamızın tek doğal uydusu, uzaydaki en yakın komşumuz Ay, binlerce yıl önceki uygarlıklar tarafından Tanrıça olarak değerlendirilirken, zamanla düzenli hareketleri ile takvimin oluşmasını da sağlamıştır.

Yakınlığı nedeni ile gözlemlenmesi kolay olan Ay’ın 17. yüzyılın başından itibaren teleskopla incelenmesine de başlandı ve bu gelişim 1969 yılında Ay’a ilk defa bir insanın ayak basmasıyla son aşamasına geldi.

Bütün bu gelişmelere rağmen Ay’ın nasıl oluştuğu hala bilinmiyor. Yaşının diğer gezegenler gibi dört küsur milyar yıl olduğu, şu anda dışında ve içinde hiçbir faaliyet olmayan ölü bir gök cismi olduğu, Dünya ile karşılıklı çekim gücü sonucunda denizlerde gel-git olayını yarattığı ve Dünya’nın dönüşünü gittikçe yavaşlattığı biliniyor ama nereden geldi, nasıl oluştu halen meçhul. Ayın oluşumu hakkında üç teori vardır. Birincisi, dünyanın oluşumunun başlangıcında çok hızlı döndüğü ve bu nedenle bir parçasının koparak Ay’ı oluşturduğu şeklindedir. Yapılan hesaplamalara göre bu kopma olayının meydana gelebilmesi için Dünya’nın o zamanlar kendi ekseni etrafında iki saatte bir dönüş yapması gerekiyordu ki, bilimsel verilere göre, bu, mümkün değildir. Ayrıca Dünya’mn ve Ay’ın yapılarındaki kimyasal birleşimlerin çok farklı olması ve bunun Ay’dan getirilen aytaşlarının analizleri sonucunda ispatlanması birinci teorinin doğruluğunu mümkün kılmamaktadır.

İkinci teori ise Ay’ın dünyanın yakınlarından geçerken, çekim alanına takılan bir gök cismi olduğudur. Bu tez, birinci teorideki kimyasal birleşim farkını açıklar ama bu şekilde, ayın hızını frenleyerek, yakalamayı sağlayacak büyük enerji miktarını bugüne kadar bilinen hiç bir oluşumun sağlayamayacağı hesap edilmiştir.

Üçüncü teoriye göre, Ay Dünya çevresinde dolanan, gaz, toz ve küçük taşlardan meydana gelen parçacıkların zamanla bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Ancak bu da Ay’ın yörünge uzaklığını, neden büyük bir demir çekirdeğe sahip olmadığını ve kimyasal farklılığı açıklayamaz. Yani hiçbir teori ayın oluşumuna ait tutarlı bir açıklama getirememiştir.

Günümüzde Ay’ın tarihi çok iyi bilinmesine, 1969 ile 1972 yılları arasında Apollo projesi kapsamında üzerinde insanlar dolaşıp, dünyaya örnekler getirmelerine rağmen Ay’ın nasıl oluştuğu halen büyük bir sırdır.

Öyle görünüyor ki, günümüz bilimindeki tüm gelişmelere ve bu yoldaki gayretlere rağmen, biricik uydumuz Ay, sırlarını şimdilik bize açıklamak istemiyor. Ancak şurası mutlak ki, Ay genetik olarak dünyamızın yavrusu değil. Nereden geldi, kim bilir?


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). çubuk seklinde mikroskobik bakteri, basil; herhangi bir mikrop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merdiven veya taraçanın kenarındaki tırabzanı meydana getiren küçük direklerden her biri. balustered (s). parmakIıklı, korkuluklu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).. korkuluk, parmaklık, tırabzan parmaklığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kana susama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kızarmak, yüzü kızarmak; utanmak, mahcup olmak; pembeleşmek (çiçek,gök yüzü) ;kızartmak; i. kızarma; utanma; pembelik. at first blush ilk bakışta. blush rose pembe renkli bir çeşit gül; kırmızımsı bir renk. blusher i. yüzü kızaran kimse. blushful

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. şiddet ve gürültüyle esmek (rüzgar); yüksek sesle tehdit savurmak; patırtı etmek, yaygarayı basmak; i. gürültü, yaygara; yüksekten atma, martaval. blusterer i. gürültücü kimse blusteringly z gnrultnyle blusterous s. yaygaracı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. normalden daha büyük olan hap, kapsül; topak, top.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split. to share. to go shares.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to share sth. to divide it up among themselves. share. to go snacks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bölüşmek işini yaptırmak, paylaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divide. share out. split. apportion. portion out. portion. allocate. allot. lot. mete. serve out. whack up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to distribute. to divide sth among a group. split up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dividing. distribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Büyük İskender'in savaş atı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bulmak işi veya tarzı. 2. Yeni bir şey bulma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discovery. invention. creation. contrivance. finding. find. brain child. brainchild. breakthrough. detection. innovation. puberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discovery. find. innovation. invention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discovery. invention. original thought. brain child. find.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. date. rendezvous. meeting. assignation. tryst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date. meeting. rendezvous. venue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meeting. encounter. contact. rendezvous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meeting place. meet. rendezvous. tryst. trysting place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meet. get together. date. date up. happen on. happen upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convene. meet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to meet. to come together. forgather. get together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Tepenizde gördüğünüz orta büyüklükte, yaklaşık l kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l-5 milyon kilogram su vardır. Peki nasıl oluyor da bu kadar su başımıza kovadan dökülür gibi dökülmüyor, bu kadar tonlarca ağırlık havada durabiliyor? Gerçekten bulutlar gökyüzünün inanılmaz ve harika süsleridir.

Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.

Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlalar o kadar küçüktür ki, çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometredir.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.

Bulutların bu kadar ağırlığa rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Her ne kadar bir kilometre çapındaki bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu hacimdeki hava 1.000.000 tondur, yani bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar tepemizde gezinip dururlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmaz.

Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları o kadar küçüktür ki, üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar pamuk gibi beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar, bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünür. Gittikçe büyüyerek ağırlaşan bu damlalar bulutun altında toplandığından, bu tip bulutların tabanları üst taraflarına nazaran daha koyu renktedirler.

Havadaki sıcaklık yatay olarak genellikle aynıdır. Bu nedenle havanın içine suyu alabileceği yükseklik yatay olarak hemen hemen aynı olduğundan bulutların altları daha düzdür. Bulutun ortası ile üst kenarı arasındaki ısı farklı olduğu ve üst tarafında su damlası oluşumu devam ettiği için üst taraflar kıvrımlıdır.

Bulutlar şekillerine ve yüksekliklerine göre sınıflandırılırlar. Genelde üç ana grupta toplanırlar. Bu sınıflandırmaya göre, ince, tutam tutam, ufak bulutlara ‘sirüs’, kümeler halinde olanlara ‘kümülüs’, ufukta tabaka halinde görünenlere de ‘stratus’ deniliyor. Ayrıca iki tane de yükseklik kategorisi var. Bulutun tabanı yerden 2.000 - 6.000 metre yükseklikte ise ön ismi ‘alto’, 6.000 metreden daha yükseklikte ise de ‘sirro’ oluyor. Yağmur bulutlarına da diğerlerinden ayırmak için ‘nimbo, nimbus’ gibi isimler ekleniyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Tepenizde gördüğünüz orta büyüklükte, yaklaşık 1 kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde 1-5 milyon kilogram su vardır. Peki nasıl oluyor da bu kadar su başımıza kovadan dökülür gibi dökülmüyor, bu kadar tonlarca ağırlık havada durabiliyor? Gerçekten bulutlar gökyüzünün inanılmaz ve harika süsleridir.

Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.

Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlalar o kadar küçüktür ki, çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometredir.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.

Bulutların bu kadar ağarlığa rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Her ne kadar bir kilometre çapındaki bir bulutta en azından 1000 ton su varsa da bu hacimdeki hava 1 milyon tondur, yani bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar tepemizde gezinip dururlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmaz.

Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları o kadar küçüktür ki, üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar pamuk gibi beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar, bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünür. Gittikçe büyüyerek ağırlaşan bu damlalar bulutun altında toplandığından, bu tip bulutların tabanları üst taraflarına nazaran daha koyu renktedirler.

Havadaki sıcaklık yatay olarak genellikle aynıdır. Bu nedenle havanın içine suyu alabileceği yükseklik yatay olarak hemen hemen aynı olduğundan bulutların altları daha düzdür. Bulutun ortası ile üst kenarı arasındaki ısı farklı olduğu ve üst tarafında su damlası oluşumu devam ettiği için üst taraflar kıvrımlıdır.

Bulutlar şekillerine ve yüksekliklerine göre sınıflandırılırlar. Genelde üç ana grupta toplanırlar. Bu sınıflandırmaya göre, ince, tutam tutam, ufak bulutlara ‘sirüs’, kümeler halinde olanlara ‘kümülüs’, ufukta tabaka halinde görünenlere de ‘stratus’ deniliyor. Ayrıca iki tane de yükseklik kategorisi var. Bulutun tabanı yerden 2 bin-6 bin metre yükseklikte ise ön ismi ‘alto’, 6 bin metreden daha yükseklikte ise de ‘sirro’ oluyor. Yağmur bulutlarına da diğerlerinden ayırmak için ‘nimbo, nimbüs’ gibi isimler ekleniyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 çeşit tam dörtlünün ikincisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buyrulmak tarzı

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ-li,-lus.es) (tıb). safra kesesi veya böbrek taşı; (mat). hesap differential calculus diferansiyel hesap. integral calculus toplam hesap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. -luses) (f). nasır; kırık kemiğin etrafında hasıl olup kaynamasına yardım eden madde; (bot). yaraları onaran doku; (f). nasırlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). kanalcık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چاپلوس] dalkavuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F). Türk musikisinde basit makamları teşkile yarayan 6 çeşit dörtlünün Tincisi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Clear Photo LCD Plus, daha yüksek ekran çözünürlüğe ve daha yüksek kontrastlı çok sayıda renkle gelişmiş görüşe sahip bir LCD ekrandır. Bu, karanlık ya da aydınlık ortamlarda daha iyi film oluşturma ve odaklanmasına, oynatma sırasında daha net görüntüye olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony ClearVoice Plus teknolojisi, konuşma frekansı aralığının ses seviyesini yükseltir; sonuç olarak konuşma sesleri çok daha berrak hale gelir. Yavaş kayıt hızında bile hoparlörden çalınan ses mükemmelliğini korur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). salkım, hevenk; tutam, demet; küme, grup; (f). salkım haline getirmek; demet yapmak; bir araya toplanmak, salklm haline gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). son, nihayet, sonuç, netice; karar; son kısım; (gram). şart cümlesinde ikinci kısım, ceza; (man). vargı; (huk). iddia veya müdafaanın son hulâsası. in conclusion sözu bitirirken..., son söz olarak... try conclusions with bir kimse ile yarışmaya gi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kesin; kati, son, nihai; ikna edici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). kahkahaçiçeği; sarmaşık gibi sarılan birkaç çeşit fidan. wild convolvulus köpek pençesi, (bot). Calystegia sepium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözülmek işi ve tarzı, (bk.) Çözülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfastening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Oturma, Ar. kuûd. 2. Bir hükümdarın tahta geçmesi: Cülûs-ı hümâyûn-ı hazret-i pâdşâhî. 3. Padişahın cülûs gününe raslayan gün: Cülûs-ı hümâyûn donanması, şenliği.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

().i bulut yığını; yığın cumulo- önek yığın şeklinde (bulut).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جلوس] oturma. 2.tahta geçme. cülûs etmek tahta geçmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جلوسيه] tahta çıkan hükümdarın dağıttığı bahşiş. 2.tahta çıkan hükümdar için yazılan şiir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji) (uyd. k.). Yer kabuğu şekillerinin meydana geldiği devreye verilen ad.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hile, oyun; hayal, hulya, vehim, kuruntu; bir çeşit delilik. Iabor under a delusion bir durumu yanlış anlayarak hareket etmek. delusive, delusory (s). aldatıcı,asılsız, hayale dayanan, hayali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Benzersiz Sony algoritmalarını kullanan DRC, standart tanımlamalı bir TV sinyalinden yüksek tanımlamalı TV görüntüsü oluşturmaya çalışır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hayal kırıklığına uğratmak, gözünü açmak. disillusionment (i). hayal kırıklığı, gözü açılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dolmak işi. (bk.) Dolmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crowd into a place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand towel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kaçıp kurtulma, sıyrılma, bertaraf etme, sakınma. elusive -sory (ilu' siv, -sori) s. ele geçmez, kolay bulunmaz; anlaşılması zor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Andalusiya’dan). Güney İspanya ki, Araplar tarafından bütün İspanya ve Portekiz’e bu ad verilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Andalucia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Endülüsiyye). Endülüs’e mensup ve müteallik, Endülüslü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heaps. lots of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. evolution

gelişme

Gelişmek işi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ihraç, kabul etmeyiş,tart, ret, yoksun bırakma, mahrum etme. to the exclusion of hariç tutarak, dışında bırakarak, mahrum ederek, meydan vermeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) umuma açık olmayan; bir kimse veya zümreye has; tek, eşi olmayan; hariç tutan; of ile müstesna, -den gayri, hesaba katmadan; (i.) yalnız bir gazete veya mecmuanın temin edebildiği mülâkat. exclusively (z.) yalnız, münhasıran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Lat.

anat. erkeklik organı

Erkeğin çiftleşme organı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. li) (Lat.) bir âlimin veya sihirbazın uşağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. li) (i). yün yumağı gibi herhangi bir şey; (anat). beyinciğin bir kısmı: (astr). kalsiyum ile hidrojenden ibaret olup güneşin çevresinde bulunan ve buluta benzer şekil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). kanatlanıp uçmak, ürkmüş kuş gibi uçmak: ürkütüp kaçırmak (özellikle av kuşu): (i). birden ürkütüp kaçırılan kuşlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (f)., (z). dopdolu, taze: bol, mebzul, bereketli, cebinde çok para taşıyan: bir seviyede, düz: güvertesi baştan kıça kadar düz olan (gemi): (f). düzlemek bir seviyeye getirmek; boşluklarını doldurup düzeltmek (duvar); (z). düz bir şekilde, yüzeyde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., ; birden akmak, hücum etmek (kan); kızarmak; heyecanlandırmak: akıtmak, bol su ile temizlemek; kızartmak; (i). kızarma; ısınma, heyecan, galeyan, coşma, taşkınlık; kırmızılık, kızartı; ateş hararet, sıcaklık. Her face was flushed. Yüzü kıpkırmı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., iskambil floş, poker oyununda aynı renkten olan bir el kağıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). şaşırtmak, telâşa düşürmek şaşırmak, bocalamak,telâşlanmak; (i). heyecan, telâş, şaşkınlık, bocalama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. (m. füls). Fülsler, küçük değerde paralar, en düşük değerde para (para mânâsıyle tekil gibi de kullanılır). (bk.) Füls.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i (ço li) ince lif

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فلوس] mangırlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i (çog galluses) ABD, leh pantolon askısı galoot bak galloot

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanılan bir çok TV sinyal standardı 50 Hz (ya da saniyede 50 kez) resim tazeleme hızını temel almaktadır. Bu tazeleme hızında resimlerde titreşim meydana gelebilir. Gelişmiş 100 Hz Digital Plus, daha net, daha yumuşak bir görüntü sağlamak için tümleşik Dijital Sinyal İşlemcisini kullanır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. kılıç çiçeği, glayol, kuzgunkılıcı, kuzgun otu, keklik çiğdemi, bot. Gladiolus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laugh. laughter. smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. cackle. laugh. laughter. manner of laughing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laughter. smile. laugh. lauching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to laugh together. to laugh at each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to laugh together. to laugh at each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mental delusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. li) (i.) küçük kanca, çengelcik, kanca şeklinde çıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde basit makamlar teşkiline yarayan altı çeşit dörtlünün altıncısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Hâlislik, saflık, doğruluk, yalan ve hileden uzak olmak: Hulûs-i mahabbet, hulûs-i niyyet, hulûs-i kalb. 2. Samimiyet, samimî sevgi: Hulûsla namaz kılmaz; o adamda hulûs yoktur. 3. Çatma, yaranma, dalkavukluk, Ar. müdâhene: Yalnız hulûs için öyle söylüyor; hulûs çakmak. Arz-ı hulûs etmek = Samimî sevgi göstermek. Akran arasında selâm tâbiridir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلوص] içtenlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bir insana karşı samimî sevgisi olan, Osm. muhibb-i hâlis. 2. Hulûs çakan, dalkavukluk ve menfaat kasdiyle sevgi ve iyi muamele gösteren, Ar. müdâhin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hal). 1. Samimi sevgi ile. 2. Dalkavuklukla, ikiyüzlülükle, hulûs çakarak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Halis olan, saf, iç temizliği. 2.Samimi, candan. -(bkz.Halis).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خلوصکار] yağcı, dalkavuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Samimî sevgi gösterme. 2. İkiyüzlülük, dalkavukluk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. beyinde su toplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayal, kuruntu, hülya, aldanma; hile, yalan; yanlış görüş, hata; çok ince ipekli kumaş. optical illusion gözü aldatan görüntü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hokkabaz; kuruntu sahibi kimse, hayalperest kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aldatıcı, asılsız, hayal kabilinden. illusory s. aldatıcı, asılsız, hakikat olmayan, göz boyayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. illustration

resimleme

1. Resimlerle süsleme. 2. Kitap içindeki bir yazıyı açıklayan veya süsleyen resim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tanmlamak, tasvir et mek; anlatmak, izah etmek, tarif etmek; resim ile süslemek. illustrator i. tasvir eden kimse veya şey; kitap veya dergilere resim yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. örnek, misal, izah edici herhangi bir şey; resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarif eden, tanımlayan, tasvir edici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ünlü, meşhur, şöhretli; şanlı, şerefli. illustriously z. şanl şöhretli bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dahil etme, dahil olma, kapsama, hesaba katma veya katılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kapsayan, şümulü olan, ihtiva eden, dahil, belirli hudutlar dahilinde bulunan. inclusively z. şamil olmak üzere, hepsi içinde olarak, kapsayarak. inclusiveness i. şümullülük, kapsamlı olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir sonuca varmayan, neticesiz; ikna edici olmayan, kifayetsiz; tesirsiz, etkisiz. inconclusively z. kesin bir sonuç elde edemeden; kifayetsiz olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde bazı mürekkep makamların sonunda kullanılan bir dörtlü.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uluslararası tanınan standartları tanımlayan bir örgüt. Üyeleri çeşitli ülkelerden seçilen örgütün görevleri arasında, bilgisayar, fotoğrafçılık ve reporgrafinin çeşitli yönleriyle ilgili standartları belirlemek de bulunmaktadır. Örneğin ISO film hassasiyeti, fotoğraf emülsiyonlarının ışık hassasiyetini ve pozlama gereksinimlerini belirlemektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappearance. loss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

GPS sinyal kaybı sırasında bile hatasız rota yönlendirmesi için üç sensör konumlandırma, GPS, Hızlandırma Sensörü ve Basınç Sensörü

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an armful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eski, işe yafamaz, kullanıla kullanıla bozulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilapidated. junky looking. ramshackle. conk out. decrepit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. cumulus

küme bulut

Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(I ince) (i. L.). Küme hâlindeki bulutlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamların teşkiline yarıyan 6 çeşit dörtlüden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir tehlikeden uzaklaşma, Ar. halâs, rehâ, necât, selâmet: O hastalıktan kurtuluş yoktur. 2. Kaçma, firar, boşanma. 3. Kaçmak, kurtulmak sebep ve yolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escape. out. release. deliverance. salvation. let-out. liberation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliverance. escape. release. relief. rescue. salvation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salvation. liberation. release. escape. deliverance. delivery. rescue. riddance. safety. survival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kurtulmak fiili, kurtulma. 2.Tehlike, sıkıntı, zorluk veya esaretten, istiladan kurtulmuş olma hali, halas, necat, reha, selamet. 3.İstanbul’da bir semt adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kurulma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promotional. establishment. foundation. institution. institute. being set-up. set-up. body. concern. enterprise. organ. shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corporation. establishment. foundation. institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

installation. enterprise. establishment. institution. founding. organization. structure. construction. disposition. incorporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(İng.) tre (i.), (s.) donukluk; (s.) cansız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.- li)biyol. göze, göz, hücre. locular s. hücrevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Rodezya'nın başşehri, Lusaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pek tatlı, çok lezzetli; fazla tatlı; zevki okşayan lusciously z çok lezzetli olarak. lusciousness i. lezzetlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lisân» dan itas.) (anatomi, botanik). Küçük dil.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok sulu, çok özlü; bereketli, bol; lezzetli; cafcaflı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., (argo) ayyaş kimse; f. çok içki içirmek veya içmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. şehvet, şehvet düşkünlüğü; nefsaniyet; çok kuvvetli ve karşı konulamaz arzu; arzu, heves, düşkünlük; f. şehvetli olmak. lust for, lust after şehvetle arzu etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ing. -tre i., f. parlaklık, parıltı; cila; şaşaa, göz allalık, ihtişam; şamdan, avize, ışık veren şey; çok güzel olma; şöhret; f. cilalamak, parlaklık vermek. lusterware i. sırlı çanak çömlek. lusterless s. cilâsız, donuk, mat; zevksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şehvet düşkünü, şehvetli. lustfully z. şehvetli olarak. lustfulness i. şehvet düşkünlüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. arınmaya ait; arınmak için kullanılan; beş senede bir olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. törenle arıtmak, yıkayıp arıtmak (ayinde); şartlamak. lustra'tion i ayinde yıkayıp arıtma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. luster.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. parlak. lustrously z. parlak olarak. lustrousness i. parlaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. tra, trums) (eski) Roma'da beş senede bir yapılan nufus sayımı; bu zamanda yapılan genel arınma; beşsenelik müddet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vücudu kuvvetli, sağlam, dinç, canlı, gürbüz; kuvvetli. lustily z. kuvvetle, şiddetle. lustiness i. kuvvet, şiddet; şevk, iştah, zevk, canlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yapışma, yapışıklık (lüsuk gibi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). Yapışma, yapışıklık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., dişçi alt ve üst dişlerin kusurlu kapanlşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir CD çalardan MiniDisc kaydediciye, Başlangıç ID’leri de dahil olmak üzere kolay müzik kaydı sağlayan bir optik dijital ses arayüzü. Aynı zamanda MiniDisc kaydedicinin sabit bir birimden uzaktan kumanda edilmesini ve açılmasını da sağlar. Disk bilgileri, sabit birimde de görüntülenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. modül.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, mollusc i. yumuşakçalar sınıfından bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -luses, Lat. -li) kafadanbacaklı yumuşakçalar grubundan sedefli deniz helezonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde Nişâbûr makamında kullanılan üçlü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) şaşkınlık, hayret; (f.) şaşırtmak, hayrete düşürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supernormal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (bot.) tohum nüvesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. li) çekirdecik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) eski bir Yunan gümüş sikkesi; eski Yunan ağırlık birimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. li) (biyol.) basit göz; göz şeklinde leke. ocellate (s.) basit gözlü; göz şeklinde lekeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Olma tarzı. 2. Teşekkül, meydana geliş, varolma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ölmek işi ve tarzı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occurrence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being. existence. bring. genesis. formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming. coming into being. genesis. formation. event. happenings. occurence. entity. occurrence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forming. formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forming. formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take shape. be formed. consist. consist of. occur. comprise. grow out of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blossom. emanate. erupt. follow. form. reign. to take form. to come into existence/being. to be formed. to be constituted. to take shape. to consist of. to comprise. to be made up of. to arise. to originate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become into being. to be formed. to be constituted. to consist of. to be composed of. to be made up of. fall out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take shape. be formed. consist. consist of. occur. comprise. grow out of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blossom. emanate. erupt. follow. form. reign. to take form. to come into existence/being. to be formed. to be constituted. to take shape. to consist of. to comprise. to be made up of. to arise. to originate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become into being. to be formed. to be constituted. to consist of. to be composed of. to be made up of. fall out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. constitution. generation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. constitution. generation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

form. create. compose. carve out. constitute. effectuate. forge. generate. make up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build. compose. constitute. form. generate. to form. to constitute. to compose. to make up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to form. to constitute. call into being. compose. develop. make up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be formed. to be constituted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be formed. to be constituted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(y. k.) (i. jeoloji). Teşekkül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. creation. genesis. nascency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitution. formation. process.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. constitution. make up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fazlalık, artan şey, kalan miktar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

PALplus, Avrupa’da kullanılan PAL renkli TV standardının geliştirilmiş sürümüdür. 16:9 biçiminde yayın yapılan görüntülerin kalitesini görsel biçimde geliştirir. PALplus, tüm mevcut 4:3 TV’lerle uyumludur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

16:9 biçimindeki çözülmüş PALplus programlarının kaydedilebilmesini sağlayan bir bağlantı noktası.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DHR-1000’inizde PALplus sinyallerini kaydedebileceğinizi gösterir. Bu sistemde 16:9 geniş ekran TV’ler/Monitörler için yüksek kaliteli görüntü sağlanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plush.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bazı dinlerde erkek tenasül uzvunun timsali; biyol. erkeklik uzvu, kamış, penis; bızır; embriyonda cinsiyet yapısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

En ince detaylara kadar gelişmiş görüntü kalitesi veren teknoloji.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beach towel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat), s., i. ilavesiyle, fazlasıyle; ayrıca; s. fazla, ilave olan; k.dili den öte olan; i. sıfırdan yukarı, pozitif; pozitif cereyanlı; i. artı işareti ( +), artı; pozitif miktar; fazlalık . plus fours golf pantolonu. plus number sıfırdan yukarı sayı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. uzun tüylü kadife, pelüş; bu kumaştan yapılan pantolon; s. pelüşten yapılmış; (argo) lüks. plushy s. tüylü kadife gibi; (argo) lüks.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başlangıç olan. prelusively z. başlangıç olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önsöz olarak yazılmış yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çobansüzeği denilen bitki.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -li) zool. böcek ayağında ufak yastık gibi çıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. camcılıkta kullanılan manganez dioksid.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) düğünçiçeği, turnaayağı, (bot.) Ranunculus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamların teşkilinde kullanılan bir dörtlü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) münzevi, dünya işlerinden kendini çeken; (i.) münzevi kimse, dünyadan çekilmiş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) inziva, münzevilik, dünyadan çekilme. reclusive (s.) inziva kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Arslankalbi yıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. reguli) yan tasfiye edilmiş maden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. résolution

kim. çözünürlük

Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çözülme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Sabâ makamının tertibinde bulunan dörtlü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. -li) bak. saccule .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Depository Institution (Custodian))

Müşterisi adına menkul kıymetleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluşlardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mürâİ, riyakâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سالوس] iki yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Riyâ, riyâkârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

industrial establishment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins mazının zamkı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. inziva, köşeye çekilme; tenhalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalnızlık eğiliminde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Seçilen programların, genellikle gazeteler/TV program kılavuzlarında belirtilen numara kodlarını girerek kayıt zamanlayıcısının programlanmasını sağlayan bir yöntem.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sulu çamur; yarı erimiş kar; den. yağlı yemek artıkları; makina yağlamasında kullanılan yağlı karışım; beyaz kurşunla kireç karışımı makina boyası; abartmalı hissi söz veya yazı; f. yağlı maddeyle kaplamak, yağlı maddeyi sürmek; beyaz kurşunla kir

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( dişil) sola s., Lat. yalnız (özellikle sahnede yalnız bulunan oyuncu).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.-i) dürtü, uyarıcı şey, saik.stimulus and response uyarım ve tepke.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -li) stratokumulus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Cep telefonlarının ya da avuçiçi bılgısayarların dokunmatik ekranlarını kullanmaya yarayan özei plastik çubuk.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -luses, -li) sivri uçlu yazma veya işaretleme aleti; pikap iğnesi; plak yapımında sesi kaydeden iğne.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SÜLS) (i. A.). 1. Üçte bir. 2. Nesh yazısına benzeyen bir cins kalın yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a third.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.). İki süls, üçte iki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A ). Üçte bire ait.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. artan miktar, herhangi bir şeyin fazlası; ihtiyat akçesi; şirketin bütün masraflar ve tediyatından sonra elinde kalan para; s. fazla, artık, baki. surplusage i. fazla olan meblâğ; huk. aşan şey, mübalağa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gliding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hulûs» dan masdar) 1. Halâs olma, kurtulma. 2. Şiirde bir mahlas kullanma: Kanunî Sultan Süleyman «Muhibbi» tahallüs ederdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kulus» tan masdar). (c. takallüsât). (tıp) Bir organın çekilip toplanması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. aşık kemiği; jeol. tepe veya uçurum dibinde biriken kaya parçalan; meyil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Yumit kral Tantalus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kils» ten) (kimya). Kirece dönme, kireç hâline geçme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. li, luses) (bot.) tal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Halk rasında bu olay, organizmanın vitamin eksikliğine bağlanır. Oysa tırnaklar üzerinde zaman zaman beyaz lekelerin oluşmasının kesinlikle patolojik bir rahatsızlıkla ilgisi yoktur. Bu olayın nedeni, tırnağın altında küçük bir hava boşluğunun oluşmasıdır. Bu hava boşluğu zaman içinde büyür ve yukarı doğru çıkar. Daha sonra da kendiliğinden kaybolur. Ancak bu hava boşluğundan kaynaklanan beyaz lekeleri anımsatan mantar oluşumu tamamen farklı bir şeydir. “Lökonik hastalığı” adı verilen bu durum, tipik bir deri mantarı rahatsızlığıdır ve genellikle tırnaklarında mantar olan kişilerle el sıkışması yoluyla geçer. Bu hastalık, ağızdan alınan bazı ilaçlarla tedavi edilir.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Arap ülkelerinde iki büyük iskele ve şehir. Trablusgarp = Libya’nın başkenti. Trablusşam = Lübnan’ın en büyük limanı. Trablus hasırı = Trablusgarp’ta yapılan saz hasırı. Trablus şalı = Trablusşam’da yapılan ince ve ekseriya sarılı beyazlı ve kenarı püsküllü bir çeşit ipek şal ki, kuşak gibi kullanılır. Buna sadece «Trablus» da denir.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tümleşik video kaset kaydedici içeren Sony TV’lerde bulunur. Sinyali ölçüp, parazit gidermesi ve frekans tepkisini otomatik olarak ayarlayarak her türlü video kasetin oynatımını ve kaydını en iyi hale getirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Video kaset kaydı ve oynatımı için otomatik bir ayarlama yöntemi. Yalnızca 2,5 saniyede alınan ölçümler, parazit giderme ve frekans tepkisinin otomatik olarak düzeltilmesini sağlar. Her türlü VHS kasette kullanılabilen bu sistem, video kafalarının kullanım ömrünü önemli ölçüde artırmanın yanı sıra daha parlak görüntü, daha net resimler ve güçlü renkler sağlar. Tri Logic Plus, oynatma parametrelerinin daha iyi ayarlanması ve yeni parazit giderici sistemi sayesinde resim kalitesini önemli ölçüde geliştirir. Super Tri Logic ile Long Play kayıtlar bile en iyi görüntü kalitesinde izlenebilir. Tri Logic Digital, dijital bir devre kullanarak VHS sistemlerde genelde görüşen renk parazitini düzeltir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -li) bir çeşit yağmurkuşu; bir çeşit ötleğen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ., -li) höyük; çoğunlukla mezar üzerindeki toprak yığını. tumular s. yığın şeklinde. tumulous, tumulose s. tepeleri çok.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a.). Eski Türkler’de bir toplum. Oymakların (kabîle) birleşmesine il (aşîret), illerin birleşmesine ulus denirdi: Cuei Ulusu, Çağatay Ulusu (şimdi «millet» mânâsına kullanılıyorsa da bu mânâsı uydurmadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. people. commonwealth. commonweal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commonwealth. country. nation. nationality. people. people millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commonwealth. country. nation. people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Millet, halk, insan topluluğu. 2.Göçebe. 3.Oba, aşiret, kavim. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bölme, pay, kısmet, hisse.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ulu şahin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Milllî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national. public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national. public. national milli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(ISE National – 100 Index)

1986 yılında 40 şirketin hisse senedi ile başlayarak zamanla sayısı 100 şirketin hisse senedi ile sınırlanan Bileşik Endeks!in devamı niteliğindedir. Ulusal Pazar’da işlem gören, yatırım ortaklıkları hariç önceden belirlenmiş şartlar yanında sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilmiş hisse senetlerinden oluşmakta ve İMKB-30 hisse senetlerini otomatik olarak kapsamaktadır. Hisse Senetlerinin fiyatları ve her bir hisse senedinin; aynen saklamada bulunanlar hariç, Takasbank saklamasında bulunan hisse senedi sayısının toplam hisse senedi sayısına oranları, baz alınarak piyasa değeri ağırlıklı olarak hesaplanır ve hisse senetleri piyasasının genel bir göstergesidir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(National Market)

Borsa Yönetim Kurulu kararı ile pazarı açılmış, endekse dahil olan ve olmayan Borsa kotunda yer alan her şirket hisse senedi için alım satım işlemlerinin gerçekleştirildiği pazardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(ISE National – 30 Index)

Vadeli İşlemler Piyasası’nda kullanılmak üzere, yatırım ortaklıkları hariç Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerden önceden belirlenmiş şartlar yanında, piyasa değeri ve likiditesi yüksek olanlardan sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilen 30 hisse senedinden oluşan endekstir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Millîleştirmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Adı yüce tanınmış kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yüce şanlı kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Milliyetçilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nationalism. nationalism milliyetçilik. nasyonalizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçok ulusları ilgiiendiren, milletlerarası, beynelmilel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international. transnational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

international.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(International Market)

İMKB Uluslararası Menkul Kıymetler Serbest Bölgesi içinde “Serbest Bölgeler Mevzuatına” göre faaliyet gösterecek esas olarak eski Doğu Bloku Ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu ülkelerindeki şirketlere ait menkul kıymetlerin işlem göreceği pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). (köpekler) Birlikte ulumak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ulu, yüce, soylu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yüce, kutlu su.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Başkalarıyla bir şeyi paylaşan, hissedar (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kızarmak bilmez, utanmaz. unblushingly z. utanmadan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tanınmış soydan gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Türk musikisinde basit makamlarda kullanılan 6 dörtlüden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being. entity. existence. presence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existence. being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism. existentialism egzistansiyalizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

existentialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax payer. taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anat. bağırsak içindeki kılsı çıkıntı; bot. ülger, sebze veya meyva tüyü. villous s. kılsı çıkıntılı; ince tuylu, ülgerli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Yumurtada kabuk ve çekirdek dışındaki maddelerin bütünü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yumurta sarısı. vitelline s. yumurta sarısına ait; sönük sarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Vurma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seyahat tutkusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatına özgü bir terim olan yanılsama, resimsel yapıtta yer alan betilerin, gerçek dünyadaki nesne ve gerçeklikler olarak tanınabilmesi anlamına gelir. Betiler, gerçeklikle gönderme yapan sanatsal ögelerdir; onları gönderme yaptıkları gerçeklikler olarak kavramak, ancak yanılsamanın varlığı hâlinde olanaklıdır. Dolayısıyla yanılsama, gerçekliğin sanat yapıtında “yeniden üretilmesi” demektir ve çoğunlukla üç boyutlu olan gerçek varlıkların, iki boyutlu bir yüzey üzerinde betimlenebilmesini sağlar. Bu amaçla perspektif, ışık - gölge ve modle gibi yanılsama teknikleri kullanılır.

Türkçe Sözlük by