Lutf-ıla | Lutf-ıla ne demek? | Lutf-ıla anlamı nedir?

Lutf-ıla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: lutf ila

Genel Bilgi

Düşünün ki, asansörünüz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hızla düşüyor. Siz de son saniyede yukarı zıplıyorsunuz. Yukarı zıplamanız olsa olsa saniyede 4-5 metre hızla olabilir. Yani siz yine de yaklaşık saniyede 13-14 metre hızla yere düşmeye devam ediyorsunuz.

İster saniyede 18 metre, isterse 13 metre hızla yere düşün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kazımak zorunda kalabilirler. Lütfen panik yapmayın, asansörü tutan tek bir kablo değildir, en azından 5 veya 6 kablo vardır. Bu kabloların her biri tek başına asansörün ağırlığım taşıyabilir.

Diyelim ki, bu kabloların hiçbiri görevini yapmadı, asansörü durduracak bir başka fren donanımı daha vardır. Hatta bazı asansör boşluklarında ilaveten yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi Önleyecek özel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hiçbiri çalışmazsa yine de iyimser olmaya çalışın, hiç olmazsa hayatınızda bir kere, hiçbir katta durmadan doğrudan zemine inmiş oluyorsunuz!

Genel Bilgi

Düşünün ki, asansörünüz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hızla düşüyor. Siz de son saniyede yukarı zıplıyorsunuz. Yukarı zıplamanız olsa olsa saniyede 4-5 metre hızla olabilir. Yani siz yine de yaklaşık saniyede 13-14 metre hızla yere düşmeye devam ediyorsunuz.

İşter saniyede 18 metre, isterse 13 metre hızla yere düşün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kazımak zorunda kalabilirler. Lütfen panik yapmayın, asansörü tutan tek bir kablo değildir, en azından 5 veya 6 kablo vardır. Bu kabloların her biri tek başına asansörün ağırlığını taşıyabilir.

Diyelim ki, bu kabloların hiçbiri görevini yapmadı, asansörü durduracak bir başka fren donanımı daha vardır. Hatta bazı asansör boşluklarında ilaveten yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi önleyecek özel sistemler de bulunur.

Bu sistemlerin hiçbiri çalışmazsa yine de iyimser olmaya çalışın, hiç olmazsa hayatınızda bir kere, hiçbir katta durmadan doğrudan zemine inmiş oluyorsunuz.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Birleşik isim. - Allah’ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü. Ataullah Efendi. (Arapzade). Osmanlı Şeyhülislamı (1719-1785) Şam, Mekke, İstanbul kadılıklarında bulundu.

Türkçe Sözlük

(b = harf-i cer, lutuf = kerem, hi = onun). Tanrı’nın lutuf ve keremiyle: Bilutfihi Taâlâ bir çocuğum dünyaya geldi.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın lütfü, bağışı.

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Feyzi, bereketi, lûtfu deniz gibi sonsuz olan.

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = gönül, sâhten = yapmak). Gönül yapan, lutf ile muamele eden.

Türkçe Sözlük

(I. A.). Pek kerîm, lutuf, kerem, iyilik ve cömertlik sahibi olan bir kimseye mensup ve ait. Lutf-nâme-l ekremîleri vâsıl oldu = Mektubunu aldım yerine kullanılan eski nezaket tâbiri.

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. lutf). Lutuflar. (bk.) Lutuf.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın fazlı, erdemi, lütfü.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ünlem iyilik, güzellik; erdem, mükemmellik; cömertlik, ne- zaket; fazilet; faydalı kısım; ünlem Allah! Goodness knows! Allah bilir! For good ness' sake! Allah aşkına ! Thank good ness! Allaha şükür! have the goodness to lütfen, nezaketen . I wis

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Diriltme, diriltilme, canlandırma. 2.Taze can verircesine iyilik lütfetme. 3.Yeniden kuvvetlendirme. 4.Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. 5.Allah’ın sıfatlarından. - İsim olarak kullanılmaz.

Türkçe Sözlük

(İ’LA) (I. A. «ulv» den masdar). 1. Yükseltme, yukarıya kaldırma: llâ-yı IIvâ, tlâ-yı savt. 2. Şan ve şöhretini arttırma, yüceltme, Ar. iclâl: llâ-yı şân ve şevket, tlâ-yı kelimetiilaah.

Türkçe Sözlük

(e. A.). Nihayet bildirir: -Ye, -ye kadar, -ye değin, -ye dek, tâ (bazı Arapça terkiplerde tesadüf olunur). III Ihlre = Sonuna dek. İli mtaşallah = Allah’ın istediği vakte dek. III gayri nlhlye = Sonu olmayan vakte kadar, ebediyyen. Ilelebed = Aynı mânâ. Mln evvele III Ahır = Başından sonuna kadar. Minelbtb, llel-mlhrlb = Kapıdan mihrâba kadar, başlangıçtan sonuna kadar. Uç III beş = Uç İle beş, üçten beşe kadar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

from-to. between-and.

Türkçe - İngilizce Sözlük

In-Line Amplifier At ILA sites on Interoute's i-21 network, the optical signals are amplified using EDFAs so they can reach the next site without electrical regeneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Integrated Logic Analysis. [Ved ]: the goddess of the Truth-vision; a faculty of the rtam representing truth-vision or revelation; the highest Word, premier energy of the Truth-Consciousness; she who is the direct revealing vision in knowledge and becomes

Türkçe - İngilizce Sözlük

Individual Learning Account.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الی] –e kadar.

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Lütfeden, yardım eden, lutuf ve kerem sahibi. Osm. kerem ve muavenet eden.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lutuf ve keremle, lütfen: Inâyeten bu ricamı kabul buyrun.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın lütfü. Allah’ın ihsanı. İnayetullah Kenbu: Şah Cihan dönemini anlatan, Şahcihanname isimli yapıtın sahibi. Hintli tarihçi, yazar.

Türkçe Sözlük

(i. A. «avn» dan masdar) (c. istiânât). Yardım isteme: Tanrı’nın lutfundan istiâne ederim.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Birine karşı ikramda bulunmak. 2.Allah’ın bir kimseye cömertliği, lütfü, himayesi ve yardımı olarak ele alınır.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kerem sahibi, cömert, verimcil. 2.Ulu, büyük. 3.Lütfü, ihsanı bol, ihsan yönünden ulu. 4.Allah’ın isimlerinden, “abd” takısı alarak kullanılır, (bkz.Abdülkerim).

Türkçe Sözlük

(I ince) (aslı: LâTIYF) (i. A. «lutf» tan smüş.) (mü. latîfe). 1. Yumuşak, nâzik, hoş: Latif muamele. 2. Güzel, hoşa gidecek tatlı, şirin: Latif bir manzara, latif bir ses. 3. Cismânî olmayan, rûhânî. Cism-i latif = Melekler gibi cisimsiz varlıklar. 4. Esmây-ı Hüsnâ’dan yani Tanrı’nın 99 adından biridir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ لطف] iyilik, lütuf. 2.güzellik.

Türkçe Sözlük

(bk.) Lütfen.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Lütfı).

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın lütfü. Allah’ın iyi, hoş ve letafet sahibi kıldığı kişi demektir.

Türkçe Sözlük

(LUTF) (i. A.) (c. eltâf). 1. İyilik ve yumuşaklıkla davranış: Lutfile muamele etti. 2. İyilik: Çok lutfunu gördüm. 3. Müsaade, izin: Lutuf buyurun.

Türkçe Sözlük

(i. A. «vâd» den imef.) (mü. mev’Üde). 1. Vâdolunmuş, söz verilmiş: Mev’Üd olan lutfunuzu bekliyorum. 2. Vâdeli, belirli. Ecel-i mev’ud = Tabiî ölüm.

Türkçe Sözlük

(I. A. «lutf» tan masdar). 1. Lutf ile muamele. 2. Latife söyleşme, şakalaşma: Mülâtafa yoluyla bir şey söyledi.

Türkçe Sözlük

(i. A. «lutf» tan if.) (mü. mülâttıfa) (c. mülattıfât) (tıp). Yumuşatıcı.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Vasiyet edilmiş. Vasi nasbolunmuş, vasiyeti yerine getirmekle vazifelendirilmiş. Tavsiye olunmuş. Sina yarımadısında, Eymen vadisinde Tur dağında Allah’ın lütfuna mazhar olarak, kavmine “on emir” adı altında Allah’ın şeriatını bildiren peygamb(Erkek İsmi) Büyük kitaplardan Tevrat ona indirilmiştir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Please turn over. Lütfen sayfayı çeviriniz.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sevindirmek, hoşnut etmek, memnun etmek; hoşuna gitmek; memnun edici olmak; istemek. Please give me the salt Please pass the salt (Lütfen) tuzu verir misiniz? please oneself canının istediği gibi hareket etmek hoşuna gideni yapmak. please the eye g

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. zevk, sefa, haz, lezzet sevinç, keyif, memnuniyet; emir, irade; f., (eski) zevk vermek; zevk almak. at pleasure isteğe göre. do (one) the pleasure of lütfunda bulunmak. It is a pleasure Benim için bir zevktir. take pleasure in -den zevk almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

( ünlem), (eski) lütfen, rica ederim.

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). Allah’ın inayeti,,ihsanı ve lutfu üzerine kurulmuş felsefe.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Allahtan, Allahın lütfuna bağlı. providentially z. Allahtan; talihli olarak, kısmetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Repondez s'il vous plait. Lütfen cevap veriniz.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bedelsiz, karşılıksız, bedava. 2. mec. Bol: Lutfunuzun râyegân buyurulması.

Genel Bilgi

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi hiç de yabana atılır cinsten değil. Her ne kadar ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’dense de uzmanların elde ettikleri dikkat çekici sonuçların bu tartışmanın yapılmasında gecikildiğini açıkça gösteriyor.

Renkler, kendi dilleriyle karşınızdakine, muhattabınıza sizin karakterinizi sizden önce anlatıyor. İşte renklerin yadsınamaz etkisini farkeden batılı şirketler, bunu iş hayatında sıklıkla kullanmaya başlamış ve çok da başarılı olmuşlar.

Hayatımızı şekillendiren, bizi kimi zaman neşeli, kimi zaman da düşünceli yapan renkler ve marifetleri saymakla bitmez. İşte renklerin dünyası, şirketlerin bunu nasıl kullandıkları ve bizle nasıl olnadıkları:

KAHVERENGİ

Kansas Üniversitesi Sanat Müzesi’nde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar; duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun süre kalıp, daha fazla alanda dolaşmışlar. Arka fon kahverengiye döndüğünde ise, insanlar müzede çok daha hızlı hareket edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi çok daha kısa sürede terketmişler.

Dikkat ederseniz dünyadaki fast-food restaurantlarının hepsinin sandalyeleri ve masaları kahverengi, duvar boyaları ise kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Hiçbir fast-foodcunun duvarını beyaz göremezsiniz. Burger King, Kentucky Fried Chicken ve benzer fast-foodlar yıllardır bilinçli olarak tüm duvarlarını baştan aşağıya kahverengi ağaç kaplama yaparlar.

KIRMIZI

Kırmızı, iştah açar. Dünyadaki ünlü gıda firmalarının hepsinin logosunun kırmızı olduğunu hayretle farkedeceksiniz; Coca Cola, Pizza Hut, McDonald’s, Ülker, Burger King. Bu listeyi binlere çıkarabilirsiniz.

Kırmızı tansiyonu yükseltir ve kan akışını hızlandırır. ‘Peki boğalar niye kırmızı renge saldırıyor?’cevabı ise ilginç; maymunların dışında, araştırılan hayvanların hemen hepsi siyah-beyaz görmektedir. Yani boğalar da renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırırlar.

YEİİL

Yeşil, güven verir. O yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten biridir. Yatak odası için de rahatlatıcı bir renktir. Batı’da büyük otellerin mutfaklarında duvar renginin, aşçıların yeniliklerini arttırmak için yeşile boyandığı söylenir.

Hastaneler de logo ve iç dizaynlarında yeşili tercih eder. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Tabiatı en çok hatırlatan renktir. Yeşil alanlarda insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiş. Sakız paketlerinde ve sebze satılan yerlerde de yeşil en çok tercih edilen renktir.

SİYAH

Siyah, gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da bir ifadesidir. Bizde ve Batı’da siyah, matemi simgelerken Japonya’da mutluluğun simgesidir. Fonda kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Işığı yok eder. Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein’in konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girip ve bu şekilde düşündüğü söylenir.

MAVİ

Freud, maviyi sakin diye niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Araplar ise mavi taşların kanın akışını yavaşlattığına inanırlar. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır.

Sakinleştirici bir renktir, Batı’da bu etkisi yüzünden intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyarlar. Mavi ve özellikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. Uluslararası toplantılarda tüm devlet başkanları lacivert takım elbise giyerler.

Dünyadaki firmaların yarısından fazlası logolarında maviyi kullanırlar. Aynı şekilde Bill Clinton, büyük jüriye ifade vermesinden önce mavi kravat takarak, altın bronz karışımı bir şekil ve rengi kullandığını hatırlayın. Daha çok altını ve parayı çağrıştırır çünkü.

MOR

Mor, nevrotik duyguları açığa çıkardığı, insanları bilinçaltında korkuttuğu tespit edilen bir renk.

PEMBE

Pembe giyenlere, hizmetlerinden dolayı ödeme yaparken kendimizi daha rahat hissettiğimizi tespit etmişler. İngiltere’de Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgahtarların pembe gömlek giydiği bilinir.

SARI

Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden tüm dünyada taksiler sarıdır. Dikkat çeksin ve geçici olduğu bilinsin diye.

Araba kiralama firmaları logolarında hep sarıyı kullanırlar. ‘Ürün geçici, lütfen geri getirin’ demek istiyorlar. O yüzden dünyada hiçbir banka ambleminde bildiğimiz sarıyı kullanmaz. (Portakal ve bronz ya da bakır kimi zaman yer alabilir) Paranın geçici değil, kalıcı olmasını isterler. Türkiye’de sarıyı logosunda baskın bir renk olarak kullanan tek banka, devlet bankası Vakıfbank’tır.

BEYAZ

Beyaz, istikrarı, devamlılığı ve temizliği simgeler. Bu yüzden üzerinde fazla şaibeler olanların, beyaz ağırlıklı kıyafetleri seçmelerinde yarar var. Beyaz elbiseler, sizin temiz olduğunuz imajını verir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. s'il vous plait lütfen.

Türkçe Sözlük

(TAHDİD) (i. A. «hadd»den mas.). 1. Sınır koyma, hudut belirtme. 2. Tarif ve tayin etme: Lutfunu yalnız birtakım adamlara tahdid ediyor.

Türkçe Sözlük

(i. A. «lutf» tan masdar) (c. taltîfât). 1. Lutf etme, bir iyilik ederek gönlünü alma. 2. (tıp) Yumuşatma, yumuşatacak bir ilâç kullanma.

Türkçe Sözlük

(i. A. «celâ» dan masdar) (c. tecelliyyât). 1. Görünme, açığa çıkma. 2. İlâhî kudret eserlerinin görünmesi, açığa çıkması. 3. İlâhî lutfa erişme. 4. Talih, kader: Benim tecellim böyle imiş.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Görünme, belirme. 2.Kader, talih. 3.Allah’ın lütfuna erişme.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. lütfetmek, ihsan etmek.