Mahz ne demek? | Mahz anlamı nedir? | Mahz

Mahz anlamı nedir?

Mahz ne demek?

Mahz anlamı nedir?

Mahz | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mahz ve mahzâ). Sırf, öz, hâlis, sade, sâfi: Mahz-i hikmet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محض] sırf, sade, tam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ancak, yalnız, sade, tek, mücerret: Mahzâ sizi görmek için geldim; mahzâ kendi eğlencesi için yazıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «huzûr» dan).

1.Huzur yeri, bir büyük zâtın yanı.

2.Hazır olma, huzur, görünme, gösteriş. Nik-mahzar = Huzuru ve görünüşü güzel, güzel gösterişli. 3.Birçok adam tarafından ortaklaşa imza olunarak yüksek bir makama sunulan dilekçe («arz-ı mahzar» da denilir). Birini mahzar etmek = Biri aleyhinde şikâyet bulunan bir dilekçe sunmak.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ محضر] huzur, kat. 2.görünüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazen» den im.) (c. mehâzin).

1.Mal ve eşya koymaya mahsus kapalı yer, kiler, anbar.

2.Türkçe. Yeraltı, bodrum: İçilecek şeyler soğuk durmak için mahzene konmalıdır (Fr. magasin, bu kelimeden gelir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cellar. cistern. repository. vault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cellar. granary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cellar. underground storeroom or depository. cistern. repository. vault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazf» ten imef.) (mü. mahzûfe). Hazfolunmuş, yerinden kaldırılmış, silinmiş (harf vesaire): Bu kelimede a harfi mahzûftur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hüzn» den İmef.) (mü. mahzûne). Tasalı, kaygılı, kederli, gamlı, dertli, hazin, isteğine erişememekten müteessir: Kendisini çok mahzûn gördüm; mahzûn mahzûn dönüp gitti; şu yetimi mahzûn etmeyin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. droopy. downcast. chapfallen. languishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dejected. doleful. downcast. forlorn. funereal. gloomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. dejected. depressed. doleful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محزون] hüzünlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hüzünlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hüzünlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Tasa ve kaygı ile, gam ve kederle: Mahzunâne yüzüme baktı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [محزونانه] hüzünlü bir halde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tasa, kaygı, keder, gam, dert, hüzün: Bu kadar mahzûniyyete sebep yoktur: Yüzünde mahzûniyyet eserleri görünüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. dejection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. dejection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAHZUR) (i. A. «hazer»

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazer» den imef.) (mü. mahzûre). Yakınlaşması yasak, yanına varılması doğru olmayan, harâm (yukarıdaki «mahzur» kelimesi ile karıştırılmamalıdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenience. objection. disability. handicap. rub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawback. objection. obstacle. snag. disadvantage. disadvantageousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محذور] sakınca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sakıncalı bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (fıkh). Yasak ve haram şeyler: Zaruret mahzûrâtı ortadan kaldırır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazz» dan imef.) (mü. mahzûza). Hazzeden, hoşlanan, memnun, hoşnut: Bu haberden çok mahzûz oldum.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محظوظات] hoşa gidecek şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Memnuniyet, hoşnutluk: Okuduğu kitap çok mahzûziyyet verdi.

Türkçe Sözlük by