Maın ne demek? | Maın anlamı nedir? | Maın

Maın anlamı nedir?

Maın ne demek?

Maın anlamı nedir?

Maın | Anlamı Nedir?


Türkçe Sözlük

(i. A. geometri). Dört kenarı müsavi ve paralel, karşılıklı açılarının ikisi dar, ikisi geniş ve birbirine eşit olan şekil, baklava biçimi: Eşkenar dörtgen. Şibih main = Yalnız ikişer kenarı müsavi ve paralel, açıları eşit olmayan şekil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hand or match at dice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stake played for at dice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The largest throw in a match at dice; a throw at dice within given limits, as in the game of hazard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A match at cockfighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A main-hamper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strength; force; might; violent effort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chief or principal part; the main or most important thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The great sea, as distinguished from an arm, bay, etc. ; the high sea; the ocean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The continent, as distinguished from an island; the mainland. principal duct or pipe, as distinguished from lesser ones; esp. , a principal pipe leading to or from a reservoir; as, a fire main.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Very or extremely strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Vast; huge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unqualified; absolute; entire; sheer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Principal; chief; first in size, rank, importance, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Important; necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Very; extremely; as, main heavy. a principal pipe in a system that distributes water or gas or electricity or that collects sewage any very large body of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any very large body of water. a principal pipe in a system that distributes water or gas or electricity or that collects sewage. most important element; 'the chief aim of living'; 'the main doors were of solid glass'; 'the principal rivers of America'; 't

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The primary parachute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A meal's main course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The primary artery of the supply or drain system to which all the branches connect Referred to as the Main Vent in the vent system Back to alphabetical list. A relatively large pipe in a distribution system for drinking water or in a collection system for

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The largest mast on a sailing vessel Many objects take part of their name from the mast they are connected to or affecting; e g , mainsail or main braces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indicates that a book or other material is located in the Main Library stacks on the third, fourth, or fifth floors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a one-pipe hydronic heating system, the section of the pipe that moves hot water from the boiler to the rooms being heated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The main method for testing of the WebsterSocket class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mid-America Interconnected Network, Inc is one of the ten electric reliability councils comprising the North American Electric Reliability Council The purpose of MAIN is to promote the reliable use of the interconnected electric systems with due regard fo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

History Glossary Higher Education Coursework Literature Research Employment Related Areas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Introduction F A Q Characters Glossary Sample Writing Gallery Shoppe Dedications Guestbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hand or match at dice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stake played for at dice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The largest throw in a match at dice; a throw at dice within given limits, as in the game of hazard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A match at cockfighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A main-hamper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strength; force; might; violent effort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chief or principal part; the main or most important thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The great sea, as distinguished from an arm, bay, etc. ; the high sea; the ocean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The continent, as distinguished from an island; the mainland. principal duct or pipe, as distinguished from lesser ones; esp. , a principal pipe leading to or from a reservoir; as, a fire main.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Very or extremely strong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Vast; huge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unqualified; absolute; entire; sheer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Principal; chief; first in size, rank, importance, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Important; necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Very; extremely; as, main heavy. a principal pipe in a system that distributes water or gas or electricity or that collects sewage any very large body of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any very large body of water. a principal pipe in a system that distributes water or gas or electricity or that collects sewage. most important element; 'the chief aim of living'; 'the main doors were of solid glass'; 'the principal rivers of America'; 't

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The primary parachute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A meal's main course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The primary artery of the supply or drain system to which all the branches connect Referred to as the Main Vent in the vent system Back to alphabetical list. A relatively large pipe in a distribution system for drinking water or in a collection system for

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The largest mast on a sailing vessel Many objects take part of their name from the mast they are connected to or affecting; e g , mainsail or main braces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indicates that a book or other material is located in the Main Library stacks on the third, fourth, or fifth floors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a one-pipe hydronic heating system, the section of the pipe that moves hot water from the boiler to the rooms being heated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The main method for testing of the WebsterSocket class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mid-America Interconnected Network, Inc is one of the ten electric reliability councils comprising the North American Electric Reliability Council The purpose of MAIN is to promote the reliable use of the interconnected electric systems with due regard fo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

History Glossary Higher Education Coursework Literature Research Employment Related Areas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Introduction F A Q Characters Glossary Sample Writing Gallery Shoppe Dedications Guestbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. asıl, esas, başlıca, ana main bearing ana yatak. main body ask. asll kuvvet. main deck den. baş güverte. main reasons huk. mucip sebepler, gerektiren sebepler. Main Street bir kasabanın çarşı caddesi; taşra gelenekleri. main yard den. mayistra sere

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). şiddetle, tam kuvvetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mülk, mal, arazi; memleket, üIke; nüfuz sahası, nüfuz bölgesi; saha, alan, ihtisas; (huk). yüce hakimiyet. right of eminent domain istimlâk hakkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Cümlesi, hepsi: Radyallahü anhüm ecmaîn (yalnız böyle dua tâbirlerinde kullanılır).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el çabukluğu, el marifeti, gözbağcılık, hokkabazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ana kara, ada olmayan toprak parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. ana direk, geminin ortada bulunan büyük direği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. mayistra yelkeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. mayistra yelkenini idare eden uskuta halatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyük zemberek, ana yay; asıl sebep, baş sebep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. grandi çanaklarını pruva direğinin alt tarafına bağlayan payanda; başlıca dayanak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orta; ana görüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sürdürmek; korumak, muhafaza etmek; beslemek, bakmak; bakımını sağlamak; iddia etmek, teyit etmek. maintain a family aile geçindirmek. main tain a railroad demiryolunu işletip iyi halde muhafaza etmek. maintain one's reputation şöhretini muhafaza et

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bakım işi; idame, muhafaza; iddia, teyit; himaye; maişet, nafaka, yiyecek; huk. taraflardan birine yardım suretiyle davaya fuzuli müdahale.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. grandi çanaklığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. meşruta sahipliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tam’an» den if.) (mü. mutmaine). Zihnini bir şeye yatırıp rahatlamış, şüphesi kalmamış, kanmış, Osm. imtînân hâsıl etmiş: Siz, bunu yapanın o adam olduğuna mutmain misiniz?

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. bitkisel veya hayvansal proteinden elde edilen azotlu bileşik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MiniDisc ya da DAT üzerinde kalan zamanı gösterir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kalmak, durmak; baki kalmak; geri kalmak, gitmemek; değişmeyip olduğu gibi kalmak, mevcut kalmak, zail olmamak; fazla kalmak, elde kalmak. remains i., çoğ. bakaya, kalıntılar; ceset, cenaze; bir kimsenin ölümünden sonra basılan eserleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bakıye, kalıntı, artan şey; mat. artan; f. (kitap, kumaş) değerini kaybetmiş diye ucuza satmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by