Mala ne demek? | Mala anlamı nedir? | Mala

Mala anlamı nedir?

Mala ne demek?

Mala anlamı nedir?

Mala | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F.). Harç alıp sürmeye mahsus demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı Aleti, sürgü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trowel. float. spatula. spud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Evils; wrongs; offenses against right and law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A wool cord with knots used as an aid to prayer or meditation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Garland; also rosary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rosary with 108 beads.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A string of beads used as an aid for mantra repetition Also, such a string of beads worn as a token of one's guru Some believe that a mala can also protect the one who wears it. vt: must, to be obliged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mala. the arch of bone beneath the eye that forms the prominence of the cheek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sıtmaya karşı kullanılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

(The Bahamas) Coğrafi Verileri

Konum: Karayipler’de Kuzey Atlas Okyanusunda adalar grubu Florida eyaletinin güneydoğu kıyısı açıklarında Küba ve Hispaniola`nın kuzeyinde yer alır.

Coğrafi konumu: 24 15 Kuzey enlemi 76 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Orta Amerika ve Karayipler.

Yüzölçümü: toplam: 13940 km².

Kara: 10070 km².

Su: 3870 km².

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 3542 km.

İklim: İki mevsimli yumuşak astropik iklimi büyük ölçüde Stream Körfezi Akıntısı ile Atlas Okyanusu meltemlerinin etkisi altındadır. Kasırga mevsimi Temmuz ortalarından kasım ortalarına kadar sürer.

Arazi yapısı: Bahamalar güney ve batısındaki karalardan derin kanallarla ayrılan bir denizaltı yükseltisinin su üstüne çıkmış uzantılarından oluşur. Adaların kıyıları mercan kayalıklarıyla çevrilidir.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Atlas Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Alvernia dağı 63 m.

Doğal kaynakları: tuz kereste tarıma elverişli topraklar.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %1.

Otlaklar: %0.

Ormanlık arazi: %32.

Diğer: %67 (2005 verileri).

Doğal afetler: Tropikal kasırgalar su baskınlarına neden olarak zarar vermektedir.

Nüfus Bilgileri

NüfuSu: 303770 (2006).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %27.5 (erkek 41799; kadın 41733).

15-64 yaş: %66.1 (erkek 98847; kadın 102074).

65 yaş ve üzeri: %6.4 (erkek 7891; kadın 11426) (2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.64 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -2.17 mülteci/1000 nüfus (2006 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.02 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 0.97 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.69 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.96 erkek/kadın (2006 verileri).

Bebek ölüm oranı: 24.68 ölüm/1000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 65.6 yıl.

Erkeklerde: 62.24 yıl.

Kadınlarda: 69.03 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.18 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %3 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıkları taşıyan insan sayısı: 5600 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 200 (2003 verileri).

Ulus: Bahama.

Nüfusun etnik dağılımı: Siyah ırk %85 beyaz ırk %12 Asyalılar ve Hispaniola’lılar.

Din: Baptistler %32 Anglikanlar %20 Roma Katolikleri %19 Methodistler %6 diğer %23.

Dil: İngilizce(resmi) Creole (hem Avrupa hem de Asya soyundan gelen kişilerin konuştuğu dil).

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler.

Toplam nüfus: %95.6.

Erkek: %94.7.

Kadın: %96.5 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Bahama.

ingilizce: Bahamas The.

Yönetim Biçimi: meşruti monarşi.

Başkent: Nassau.

İdari bölümler: 21 bölge; Acklins ve Crooked Adaları Bimini Cat Adaları Exuma Freeport Fresh Creek Governor›s Limanı Green Turtle Cay Harbour Adası High Rock Inagua Kemps Bay Long Adası Marsh Limanı Mayaguana New Providence Nicholls Şehri ve Berry Adaları Ragged Adası Rock Sound Sandy Burunu San Salvador ve Rum Cay.

Bağımsızlık günü: 10 Temmuz 1973.

Milli bayram: Kur


Ülke by

Sağlık Bilgisi

Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve kalp hastalıklarıdır. Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır. Ayrıca aşağıdaki reçeteleden biri de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Tuzlu su, havlu.

Hazırlanışı : Küçük bir havlu, tuzlu suya batırılır ve hastanın alnına konur. Sık sık değiştirilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

El ve ayak bilekleri herhangi bir kaza sonucu burkulabilir. Bu gibi durumlarda, bilekte ağrı ve şişme görülür. Yapılacak ilk iş, burkulan yeri rahat bir duruma sokmaktır. Sonra aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana

Hazırlanışı : Burkulan yere çiğ lahana yaprağı sarılır. 15 dakikada bir değiştirilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.(botanik) Asklı mantarlardan bir bitki, yer mantarı (tuber melanosporum).

2.Yumru çıban, veba çıbanı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trüffel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Üşümenin en ağır şekline donma denir. Donan kişiyi birdenbire ısıtmamak gerekir. Böyle durumlarda yapılacak ilk iş; vücuda bir battaniye sarıp, ılık bir yere taşımak; orada başı hafif geriye doğru olmak üzere sırtüstü yatırmak, kol ve bacaklarını soğuk su ile iyice ovmaktır. Limonsuyu ile masaj yapılabilir. Aşağıdaki reçeteler de aynı amaçla kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Ceviz yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 3 tutam ceviz yaprağı konur. Kaynatılır. Ilıdıktan sonra, vücut bu suyla iyice ovulur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shellac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Mühür mumu imaline yarar bir cins zamk. Fransızca: gommelaque.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Lastik gibi çeşitli şeyler imaline yarayan bir çeşit zamk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a republic in Central America; achieved independence from Spain in 1821; noted for low per capita income and illiteracy; politically unstable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Guatemala.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a republic in Central America; achieved independence from Spain in 1821; noted for low per capita income and illiteracy; politically unstable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Guatemala.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Coğrafi verileri

Konum: Orta Amerika, Karayip Denizi’nin kıyısında, Honduras ve Belize arasında ve Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, El Salvador ve Meksika arasında yer almaktadır.

Coğrafi konumu: 15 30 Kuzey enlemi, 90 15 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Orta Amerika ve Karayipler.

Yüzölçümü: 108,890 km².

Sınırları: toplam: 1,687 km.

sınır komşuları: Belize 266 km, El Salvador 203 km, Honduras 256 km, Meksika 962 km.

Sahil şeridi: 400 km.

İklimi: tropikal; mevsimler alçak bölgelerde sıcak ve nemli, yüksek arazilerde serin yaşanır.

Arazi yapısı: Arazi çoğunlukla dar kıyı ovaları olan dağlık bölgelerden ve engebeli kireçtaşı platolarından oluşmaktadır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Pasifik Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Tajumulco yanardağı 4,211 m.

Doğal kaynakları: petrol, nikel, seyrek ağaçlar, hidro enerji.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %13.22.

daimi ekinler: %5.6.

Diğer: %81.18 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 1,300 km² (2003 verileri).

Doğal afetler: Dağlarda sayısız yanardağlar, arada sırada ser depremler ortaya çıkmaktadır. Karayip sahilleri kasırga ve tropikal fırtınalara meyillidirler.

Coğrafi Not: Batı kıyısında hiçbir doğal korunak yoktur.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 12,293,545 (temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %2.27 (2006 verileri).

Mülteci oranı: -1.94 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 30.94 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: Toplam nüfus: 69.38 yıl.

Erkeklerde: 67.65 yıl.

Kadınlarda: 71.18 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 3.82 çocuk/1 kadın (2006 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %1.1 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 78,000 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 5,800 (2003 verileri).

Ulus: Guatemalalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Melezler, yaklaşık %55, Amerika yerlileri, yaklaşık %43, beyazlar ve diğer %2.

Din: Roma Katolikleri, Protestanlar, yerel Maya inançları.

Diller: İspanyolca %60, Amerika dilleri %40 (Quiche, Cakchiquel, Kekchi, Mam, Garifuna ve Xinca’yı da içine alan 20 den fazla Kızılderili dili).

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %70.6.

erkekler: %78.

kadınlar: %63.3 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Guatemala Cumhuriyeti.

kısa şekli : Guatemala.

Yerel tam adı: Republica de Guatemala.

yerel kısa şekli: Guatemala.

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.

Başkent: Guatemala.

İdari bölümler: 22 bölge; Alta Verapaz, Baja Verapaz, Chimaltenango, Chiquimula, El Progreso, Escuintla, Guatemala, Huehuetenango, Izabal, Jalapa, Jutiapa, Peten, Quetzaltenango, Quiche, Retalhuleu, Sacatepequez, San Marcos, Santa Rosa, Solola, Suchitepequez, Totonicapan, Zacapa.

Bağımsızlık günü: 15 Eylül 1821 (İspanya’dan).

Milli bayram: Bağımsızlık günü, 15 Eylül (1821).

Anayasa: 31 Mayıs 1985.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: BCIE, CACM (Orta Amerika Ortak Pazar


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Guatemala .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Guatemalan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Himalaya dağları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi hurma ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [احتمالات] olasılıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabrication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabrication. manufactured goods. production.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

production. manufactured goods. products. confection. manufacturing. manufacture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabricator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manufacturer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker. manufacturer. producer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mill. factory. workshop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shop. small factory. mill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stab. to split with a wedge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kemâl). Kemâller, olgunluklar, bk. Kemâl.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İnsanın bilgi ve ahlak güzelliği bakımından olgunluğu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ufaltmak, doğramak.

2.Elbise, kâğıt vesaireye kırmalar yapmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gomalağa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ear splitting. harsh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Napolyon savaşlarına kadar, askeri üniformalar çok renkli ve gösterişli idi. Ancak savaş teknolojisi geliştikçe bunun da bazı sakıncaları ortaya çıkmaya başladı. Kılıç ve kalkanla yapılan savaşlarda gösterişli üniformalar düşmanda moral bozukluğu yaratıyordu ama ateşli silahlar bulununca, bu parlak ve renkli giysiler uzaktan iyi bir hedef olmaya başladı. Bugün askerler savaşa en uygun sadelikte giyinerek giderler ve sadece gerekli teçhizatı taşırlar.

Üniformalardaki haki renk ise ilk kez İngilizler tarafından 1850’li yıllarda Hindistan’da kullanılmaya başlanmıştır. Britanya ordusundan Hary Lumsden İngiliz askerlerinin beyaz üniformaları nedeni ile kolay hedef olduklarını fark edince, üniformaların üzerine toz ve çamur sürerek ve biraz da çay ile boyayarak renklerini gölgeli kahverengine dönüştürmüş ve giysilerin rengini araziye uydurmaya çalışmıştır. Toprak rengine benzeyen bu üniformalara Hintçe toprak rengi anlamına gelen ‘Khaki’ adı verilmiş ve Türkçe’ye de ‘haki’ olarak geçmiştir.

Khaki 20. yüzyılın başlarında günün standartlarına göre değiştirildi. Bu model Amerikan özel timleri tarafından tehlikeli görevlerde kullanılmaya başlanıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda da kullanılan bu renkteki kumaşlar çok sert oldukları için askerlerin hareket kabiliyetlerini azaltıyor ve ıslandıkça daralıyorlardı. 1932 yılında pamuktan üretilen ‘cramerton’ ordu elbisesi dayanıklı olması ve içinde kolayca hareket edilebilmesi açısından İkinci Dünya Savaşı’nda ordunun kullandığı en yaygın arazi elbisesi haline geldi.

Bir sonraki aşama ise askerlerin düşman tarafından görülmemesini sağlayacak kadar araziye uygun ama aynı zamanda aynı tarafın askerlerinin birbirlerini vurmamasını sağlayacak şekilde ayırt edilebilir kumaş renk ve desenini yaratmaktı.

Aslında kamuflaja ilk olarak askerler tarafından değil, hayvanların kendilerini fark etmelerini önlemek için avcılar tarafından başvurulmuştu. Kamuflaj desenlerini yaratabilmek için İngiliz ve Fransız orduları ressamlarla işbirliği yapmıştır. Hatta Picasso’nun ordu giysilerini görünce, ‘Bunlar benim desenlerim’ diye bağırdığı bile rivayet edilir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. kötü maksatla, kötü niyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bakır taşı, malakit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. intibak edemeyiş, uyumsuzluk. maladjusted s. intibak edemeyen, uyumsuz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kötü idare.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. beceriksiz, eli işe yakışmaz, sakar

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hastalık, illet, dert.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ispanya'nın Akdeniz kıyısmda bir liman şehri; burada yapılan beyaz şarap; buraya mahsus tatlı misket üzümü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Madagaskarlı kimse; Madagaskar dili; s. Madagaskar ahalisine veya diline ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kırıklık, keyifsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Manda yavrusu, buzağısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Tatlı yeşil renkte tabiî bakır karbonat, bakır taşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mala sürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dolu, dopdolu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مالامال] dopdolu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. atlarda dizin iç taraflnda meydana gelen çatlak veya yara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. arsız, küstah (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Sheridan'mThe Rivals,, adlı piyesinde uygunsuz sözleriyle ünlü kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sözcükleri uygunsuzca kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. münasebetsiz, yersiz, yakışıksız, uygunsuz; z. uygunsuzca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. elmacık kemiğine ait; i. elmacık kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıtma. malarial s. sıtmalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Sıtma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. malaria

tıp sıtma

Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. iyi özümlenmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Malawi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Malaya yarımadası veya ahalisine ait; i. Malayall; Malaya dili; bir çeşit iri tavuk Malay'an s., i. Malayalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Malayı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). «Malezya» ve şimdi «Malaysia» da denen Güneydoğu Asya’da Çinhindi’nin Indonezya’ya doğru inen yarımadası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Malezya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sürülmüş toprak.

2.Su baskınına uğrayan tarla.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. portakal reçeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Dolu olma, doluluk, zıddı: halâ.

2.Kalabalık, topluluk, Ar. cemâat, cem’İyyet, içtimâ. Alâmele-in-nâs = Halk nazarında, halkın önünde.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nemâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nemâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accumulate interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kink. come off it!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drivel. glossolalia. knock it off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Saçma sapan söylemek, boş söz etmek, münasebetsiz sözler söylemek, hezeyân etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talk through one's hat. talk nonsense. twaddle. drivel. bullshit. blah-blah. talk wild. blather. blether. drool. flap. gab. gas. piffle. rave. rot. waffle. yap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rave. to talk or act unreasonably. to talk nonsense. to piffle. to blather. to drivel. to babble. to prate. to twaddle. to talk tripe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk nonsense. to talk rot. babble. to pluck a crow. gas. to talk through one's hat. to be right off it. piffle. twaddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sarmak, zarf içine almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tuck up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envelop. wrap. to wrap up. to envelop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrap tightly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be wrapped up tightly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sesli Açıklamalar kör ya da görme engelli kişilerin TV deneyimini geliştiren, filme dair açıklamaların yer aldığı bir ses kaydıdır. İzleyiciler için ekranda olup bitenleri açıklar ve sağır ya da işitme konusunda zorluklar yaşayan kişiler için altyazıların gördüğü işlevi görür. Şu ana kadar, AD özelliği sadece ayrı bir alıcı kutu ya da uydu alıcısı ile kullanılabiliyordu. TV’yi herkes için erişilebilir kılmak için, BRAVIA yelpazesi belirli TV kanalları tarafından yapılan açıklamalı ses kayıt yayınlarına kolayca erişim sağlayan tümleşik AD özelliğine sahip ilk üründür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laceration. scrabble. scramble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tırnakla kazımak, çizmek, yaralamak: Kedi ellerimi tırmaladı.

2.Yeri tırmıkla kazıyıp kabartmak.

3.Rahatsız etmek, gıcıklamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scratch. claw. scrabble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

claw. lacerate. maul. scratch. to scratch. to offend. to claw. to irritate. to jar on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to scratch. to claw. lacerate. scrabble. scramble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be scratched. to be clawed. scrabble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despoil. forage. foray. harry. loot. maraud. pillage. pirate. pluck. plunder. prey on. prey upon. raven. reave. sack. put to the sack. spoliate. sweep down on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loot. pillage. plunder. ransack. ravage. sack. to loot. to plunder. to sack. to pillage. to ravage. to ransack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to loot. to plunder. to sack. to pillage. to pilfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yamalı, yama vurulmuş, ekli. Yarım yamalak = Tamam olmayan, noksan, kusurlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yama vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to patch. vamp. vamp up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Boyuna kesmek, biçmek.

Türkçe Sözlük by