Malümat-fürüş ne demek? | Malümat-fürüş anlamı nedir? | Malümat-fürüş

Malümat-fürüş anlamı nedir?

Malümat-fürüş ne demek?

Malümat-fürüş anlamı nedir?

Malümat-fürüş | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Bilgi satan, bilgiçlik taslayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عقيده فروش] inanç tüccarı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Azamet taslayan, çalım satan, kurum satan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap satan, meyhâneci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [برای معلومات] bilgi edinmek için, bilgi vermek için, bilgi sahibi olmak için.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. cevher = kıymetli taş, F. fürûhten = satmak). Cevâhir satan, cevâhirci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapı saçak ve tavanlarına doğramadan yapılan oymalı süsler: Saçak furuşları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürûhten fiilinden imas.). Satan, Osm. bey’ eden: Mey-fürûş = Şarap satan. Hod-fürüş = Egoist (kelime mânâsı: kendini satan). Mâlûmat-fürûş = Bilgili görünmek isteyen, malûmat satan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Furûsiyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İyi binici, ata iyi binen, iyi süvari.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). At yetiştirip terbiye etmek ve binmek işi (ferâset de denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cevâhirci, kuyumcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Cevher satan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گهرفروش] mücevheratçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev, hâne, satan, ev tellâlı, ev komisyoncusu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حلوا فروش] helvacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hikmet satan, hikmetli bir söz söylediğini sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hürde = ufak tefek şeyler, fürûhten = satmak). Ufak tefek şeyler satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). İffet satan, namusluluk taslayan, daima iffet ve şereftin bahseden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.).

1.Bilinen şeyler, öğrenilmiş hakikatler: O adamın çok malûmatı vardır.

2.Biliş, haber, vukuf: Bu bahiste malûmatım yoktur; filâna da malûmat veriniz.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معلومات] bilgi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Bilgi satan, bilgiçlik taslayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [معلومات فروش] bilgiçlik taslayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) bilgiçlik taslama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bilgiçlik taslamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgili: Çok malûmatlı adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilgisiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. tafra, Fars. furûhten = satmak). Tafra satan, üst perdeden atıp tutan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طفده فروش] atıp tutan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Tafra satma, üst perdeden atıp tutma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) atıp tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by