Mas ne demek? | Mas anlamı nedir? | Mas

Mas anlamı nedir?

Mas ne demek?

Mas anlamı nedir?

Mas | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(MASS) (I. A.). Emme, emerek, çekme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit börülce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Military Agency for Standardization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Military Agency for Standardization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Marker-Assisted Selection; genetic selection through DNA markers in segregating population to trace, and/or pyramid, favorable allele at target loci in a given genome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Multi-Agent Systems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Master of Arts in Theological Studies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Missionary Administrative Services.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Minimal Access Surgery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In CICSPlex, a managed application system. more; mas o menos, so-so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Designated industry title signifying that the holder has attained 17 certified education units by attending 170 hours of educational offerings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Main Aid Station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Microwave Atmospheric Sounder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Smartmaster set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجم عشيران] Türk mûsikisinde bir makam.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open-air cinema.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Açma düğmesine bastığınızda, disk otomatik olarak çıkartılacaktır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inaugural speech. opening speech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-hearted. pitiless. cruel. tyrannic. tyrannical. atrocious. brutal. coldhearted. cutthroat. dead. ferocious. fiendish. flinty. grim. harsh. implacable. inclement. inexorable. inhumane. merciless. outrageous. relentless. without remorse. ruthless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrocious. barbaric. barbarous. bestial. brutal. cruel. diabolical. ferocious. fiendish. fierce. grim. heartless. inhuman. inhumane. mean. merciless. punitive. relentless. remorseless. repressive. rough. ruthless. satanic. savage. stern. stony. uncharitab

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruthless. cruel. bitter. cutthroat. diabolical. dog- eat dog-. draconian. flinty. grim. harsh. heartless. implacable. inexorable. inhuman. merciless. pitiless. relentless. remorseless. repressive. satanic. truculent. tyrannical. uncharitable. unfeeling. u

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ill. mercilessly. without remorse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with a heavy hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introductory speech. opening discussion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Elma, Su

Hazırlanışı : 4 Bardak suya, kabukları soyulmamış 3 elma doğranır. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Yemeklerden sonra birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family planning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family planning. birth control. planned parenthood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Akrep; sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğuyla zehirli bir iğnesi olan böcektir. Akrep soktuğunda yapılacak ilk iş; soktuğu yerin altını ve üstünü sıkıca bağlamaktır. Sonra; iğnenin bulunduğu yer, iki parmak arasına alınıp, kan akıncaya kadar sıkılır ve üzerine amonyak sürülür.

Tedavi için gerekli malzeme : 1- Domates. 2- Sirke ve Sarımsak

Hazırlanışı : 1- Olgun bir domates, tam ortasından kesilir ve akrebin soktuğu yere temiz bir bezle bağlanır. 2- Sokulan yer steril bir jiletle kanatılıp, emilir. Sirke ile yıkanır. Sarmısak lapası bağlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

field survey. area study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternate. alternative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternate. used by taking turns.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yığmak, toplamak, biriktirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operating table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. animation

sin. ve <İ>TV canlandırma

1. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi. 2.Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lebhaftigkeit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Arabamızın motoru arabayı yürütecek gücü sağlarken bir yandan da ısı üretir. Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su ile motor soğutulur. Motordan aldığı ısı ile ısınan bu su da radyatörde havanın yardımıyla soğutulur.

Kapalı bir çevrimde ve ideal ısı dengelerinde devamlı oluşan bu olayın farkına biz ancak, herhangi bir arıza durumunda soğutma olayı yetersiz kaldığında, radyatörden buharlar çıktığında, yani bilinen tabiri ile arabamız hararet yaptığında varırız.

Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı önünde hareketsiz halde iken bu soğutma suyu da her su gibi donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla motor bloğunu çatlatabilir. Bu olayı önlemek için suyun içine, sıfırın çok altındaki derecelerde bile donmasına mani olacak ‘anti-firiz’ dediğimiz sıvı ilave edilir.

Motorun soğutma suyunun içine ne oranda antifiriz konulacağını, o bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler. O zaman şöyle düşünülebilir. Tam emniyetli olması bakımından, soğutma suyunun yerine niçin tamamen antifiriz doldurmuyoruz? Antifiriz oranı yüzde yüzü bulunca sıcaklık ne kadar düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış olmaz mı?

Hayır, olmuyor. Mantıken ters gelebilir ama belirli orandan fazla konulan antifiriz bu sefer de tamamen ters tepki veriyor. Suya yüzde 50 oranında katılmış antifiriz -37 derecede donarken, antifirizin kendisi yani saf antifiriz -12 derecede donuyor.

Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan donma noktasını düşürür. Yani donma derecesini düşürmek için suya toz şeker, şurup hatta aküdeki asit bile konulabilir. Hepsi de bir dereceye kadar aynı işlevi görür ancak hiçbiri diğer tehlikeli yan etkileri bakımından tavsiye edilmez.

İlk otomobillerde şeker ve balın antifiriz olarak kullanılmaları denendi, sonraları ise alkolde karar kılındı. Ancak bu sefer de alkolün kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken sorun çıkardı. O halde ideal antifirizin donmayı önlemesi ama aynı zamanda da suyun kaynamasına sebep olmaması gerekiyordu. Günümüzde bu amaçla ‘etilen glikol’ denilen renksiz kimyasal bir sıvı kullanılıyor.

Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları ve antifirizin bu yapılara olan etkisinden ileri geliyor. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi suda da moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar. Su donarken önce moleküllerinin hareketleri yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani kristalleşirler. İşte antifirizin buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına mani olmaktır.

Peki öyleyse ortada su yokken antifiriz kendi kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya katıldığında antifirizin su moleküllerine yaptığını su da antifiriz moleküllerine yapar. Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden fazla antifiriz konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kon).(san). bir kimsenin bir lakap veya unvanla teşhis edilmesi ;bir özel ismin benzer nitelikteki diğer şahıslar için genel olarak kullanılması. antonomastical (s). sıfatla tesmiye usulü ile yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Arı; bal ve balmumu yapan fakat, iğnesiyle sokan bir böcektir. Hassas bünyeli kimseleri soktukları zaman,onların şok geçirmelerine neden olabilirler. Eşek arıları ise; bal arılarına nazaran daha tehlikelidir. Arı sokmasında yapılacak ilk iş; arının iğnesini, ucu yakılmış bir iğne ile çıkarmaktır. Sonra arının soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca boğulur. Üzerine soğuk su dökülür.

Tedavi için gerekli malzeme : 1- Maydanoz. 2- Arpa unu, sirke.

Hazırlanışı : 1- Bir demet taze maydanoz iyice dövülür ve arının soktuğu yere sarılır. 2- Arpa unu, sirke ile karıştırılıp hamur yapılır. Arının soktuğu yere sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı görme arasındaki süre normaldir. Fakat kanama çoktur ve normal süresinden fazla devam eder. Nedenleri çeşitlidir: rahimde ur, rahim çarpıklığı, yorgunluk, sinir bozukluğu, ateşli hastalıklar veya evlilik hayatındaki uyuşmazlıklardan kaynaklanabilir. Aşağıdaki reçeteler aybaşı kanaması olduğu günler kullanılmaz.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, limon

Hazırlanışı : 2 Adet limon uzunlamasına kesilir. Suyu sıkılır üzerine üç kahve kaşığı süzme bal ilave edilir, içilir. Günde üç kere uygulanabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call-up of recruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «Uydurma» mânâsında kullanılan yakıştırma bir kelime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lie. story. big talk false. made up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liar. mendacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lunar eclipse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eclipse of the moon. lunar eclipse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.

Diz kapağından, ayak parmaklarına doğru sargı bezi dolanır. Ancak bu işlemi ayak şişmeden önce uygulamak gerekir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.

Tedavi için gerekli malzeme : İncir yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 su bardağı suya 4 adet taze incir yaprağı konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra süzülür. Günde üç kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir. Aybaşı yokluğunun nedeni gebelik değilse aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : Bir cezve suya bir kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp süzülür. Ilık ılık içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal olarak zamanı geldiği halde aybaşı kanaması başlamazsa; gebelik, kansızlık, tiroid veya karaciğer hastalıkları akla gelebilir. Ayrıca yorgunluk, sinirlilik veya adetten kesilme de düşünülebilir. Yorgunluk ve sinirlilikten kaynaklanan gecikmelerde aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Yumurta, elma kompostosu

Hazırlanışı : Hergün, 1 tane rafadan yumurta yenir. 3 su bardağı elma kompostosu içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Genel Bilgi

Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir. Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider. Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir.

İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi.

Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu.

Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu.

Bu batıl inanç,yüzyılda İtalya’da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.

Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin: aynanın kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın.

17. yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa’da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam ediyor.


Genel Bilgi by

Sağlık Bilgisi

Önemli bir hastalığın işareti olabilir. Önce kanamanın nedenini tespit ettirmek gerekir. Kısa sürede kesilmeyen kanamalarda mutlaka doktora başvurmak gerekir. Doktora başvuruncaya kadar aşağıdaki reçetelerden biri kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Havuç.

Hazırlanışı : 1 adet havuç, önce soğuk suyla yıkanır, sonra rendelenir. Suyu içilir.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). bando sefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kayın ağacının sertkabuklu meyvesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apoplexy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cerebral hemorrhage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

billiard table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Böceğin ısırdığı yerde şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve şişlik görülür. Böceğin zehirli olabileceğini düşünerek aşağıda tarif edilen işlem yapılır. Vakit kaybetmeden böceğin soktuğu yerin alt ve üstünden sıkıca bağlanır. Sonra böceğin soktuğu yer iki parmak arasına alınıp, sıkılır ve zehirli kanın akması sağlanır. Daha sonra aşağıdaki reçetelerden biri uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Pırasa

Hazırlanışı : 1 adet pırasa uzunlamasına yarılıp, böceğin soktuğu yere sarılır. 1 saat sonra yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Soğuk almaktan, boynun çarpık durumda bir süre kalmasından veya nezleden kaynaklanır. Aşağıdaki reçetelerden birini uygulayın. 2 gün içinde geçmezse doktora başvurun.

Tedavi için gerekli malzeme : Çilek

Hazırlanışı : Yarım kilogram çilek, iyice ezildikten sonra, temiz bir tülbente konup, boyuna sarılır. 6 saat sonra sargı açılıp, ılık suyla yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.Hollanda, Almanya veya Avusturya'da belediye başkanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çeşitli nedenlerden kaynaklanan burun kanamalarına tıp dilinde epistaksis denir. Genç erkeklerde genellikle ergenlik dönemlerinde, genç kızlarda ise, çoğunlukla aybaşı kanamaları sırasında görülür. Bir de; yüksek tansiyonun neden olduğu burun kanamaları vardır. Gençlerde görülen ve önemli olmayan burun kanamaları çok kolay durdurulur ve korkulacak bir şey yoktur. Tansiyon yüksekliğinden kaynaklanan ve genellikle orta yaşlarda görülen burun kanamalarını durdurmak ise biraz zordur. Yapılacak ilk iş hastayı hemen oturtmak, başını öne doğru hafifçe eğip, burnunun kanayan deliğini on dakika kadar bastırmak, bu sırada ağızdan nefes almasını ve yutkunmasını söylemektir. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden de faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Turşu suyu.

Hazırlanışı : 1 su bardağı turşu suyu az aralarla burna çekilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nosebleed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gigantic. large.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (F. câme-şûy’dan). Elbise altına giyilen gömlek, don vs.: Çamaşır yıkamak, temiz, kirli çamaşır, çamaşır teknesi, leğeni, kazanı, sepeti. Çamaşır ağası, ustası = Vaktiyle büyük dairelerde çamaşıra nezaret eden hizmetçi. Çamaşır makinesi = Çamaşır yıkamada kullanılan elektrikli makine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

washing. linen. clothes. laundry. washing. washings. linen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laundry. washing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linen. wash. washing. underwear. laundry. underclothing. garment. clothes. drier dryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laundry detergent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dresser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothesline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes line. wash line. drying line. drying rope. washing line. hang-clothes line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wash boiler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

washer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

washing machine. washer. yellow goods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

household soap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes basket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bleaching liquid. wash. chlorine water. wash-water. bleacher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çamaşır yıkamayı meslek edinen kimse: Çamaşırcı kadın = Dükkânda ve evlerde ücretle çamaşır yıkayan kadın veya büyük bir konakta yalnız çamaşır yıkamaya mahsus hizmetçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

washerman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çamaşır yıkama sanat ve meşguliyeti: Çamaşırcılık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çamaşır yıkamaya mahsus yer: Bu evin çamaşırhanesi yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laundry. launderette. coin-op.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

launderette. laundry. wash. washhouse. laundrette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laundry room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the cross.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentlemen's agreement. gentleman's agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). isa'nın doğumundan üç gün sonra kılıçtan geçirilen masum çocuklar yortusu, 28 Aralık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Noel, isa'nın doğumu yortusu (25 aralık). christmas eve noel arifesi. chrıstmas rose kara çöpleme, (bot). helleborus niger. chrıstmas tree noel ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Sinemaskop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(convolvulus sepium): Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir. Haziran - eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları kullanılır. 30 kadar türü vardır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typewriter table. typist's desk. typewriter desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hareli çizgilerle süslemek, kakma iş ile süslemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Şam; Şam çeliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s)., (f). Şam'da dokunan çiçekli ipek kumaş; damasko (kumaş); Şam çeliği; koyu pembe renk; (s). Şam çeliğinden yapılmış; Şam işi; gül renkli; (f).Şam işi gibi işlemek; damasko ile döşemek; gül rengi vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. Damasco = Dımışk, Şam). Eskiden Dımışk, yani Şam şehrinde yapılıp sonraları Avrupa’dan gelen iki yüzlü ipek veya yün ve keten karışık döşemelik kumaş. Bu kumaştan yapılmış: Damasko perdeler.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kaset hızında kısa süreli hız değişikliklerini önlemek için kaset sürücünün döner mekanizması, kayışlar yerine doğrudan motorlarla döndürülmektedir. Bu sayede daha güvenilir, doğru kaset hareketi ve en iyi ses kalitesi elde edilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utter nonsense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seasickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea sickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Deri bedeni bütünüyle sarar. Ağız, burun, anüs gibi doğal deliklerde mukoza adı verilen, yapısı deriye benzeyen ama daha ince bir tabaka ile birleşir. Dudaklarımızın renginin yüzümüzden farklı, biraz daha kırmızımsı olmasının da nedeni budur. Dudaklarımız yüzümüzdeki derimizin bir parçası değil sindirim ve solunum sistemimizin bir parçası olan ağzımızın dışa dönük devamıdır.

Vücudun hayati organlarını sayın deseler, derimiz pek akla gelmez. Halbuki derimiz vücudumuzun en hayati organlarının başında gelir. Derinin önemi o kadar büyüktür ki, yanma sonucunda üçte birinin yok olması hatta üçte birinin yağlıboya ile sıvanarak üzerindeki deliklerin kapatılması hayati sorun doğurabilir. Ayrıca derimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Yetişkin bir insanın derisi 4-5 kilogram ağırlığındadır ve yaklaşık 7 metrekare alan kaplar.

Derimiz diğer tüm organlarımızdan daha hızlı büyür ve insan hayatı boyunca sürekli kendini yeniler. Devamlı kendini yenileyen bu organın, insan yaşlandıkça kırışmasının nedeni kendisi değil, altındaki kasların etkinliklerini yitirmeleridir.

Derimiz o kadar mükemmel bir organdır ki, kesildiği ya da yaralandığı zaman çevresindeki sağlam dokunun hücreleri hızla çoğalarak bu yarayı ya da kesiği kapatır. Kesilen yerin iki kenarı dikişle birbirlerine yaklaştırılırsa, onarılması gereken açıklık daralacağından iyileşme daha da çabuk olur. Bazen bu açıklık ne kadar kapatılırsa kapatılsın aradaki doku yeterince kendini onaramadığı için derimizde kalan bu yara izini ömrümüz boyunca taşırız.

Derimizin kalınlığı l-4 milimetre arasında değişir. En kalın derimiz avuçiçlerinde ve topuklarımızın altındakilerdir. Elleriyle çalışan kimselerin ellerinde veya uygun ayakkabı giymeyenlerin ayaklarında nasırlar meydana gelir. Bunlar derinin fazla sertleşmiş biçiminden başka bir şey değillerdir. Göz kapakları üzerindeki deri ise vücudun en ince derişidir.

Eğer vücudumuz deri ile kaplanmış olmasaydı yaşamımız düşünülemezdi. Derimiz bizi yalnız sıcağa, soğuğa karşı değil, aynı zamanda çarpmalara, sürtünmelere, ıslaklığa, rüzgara, güneş ışınlarına, zararlı bakterilere ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı da korur. Derimizin bütünü üzerinde soğuk ve sıcaklığı duymamıza yardım eden dokunma cisimciklerinin sayısı 600,000’den fazladır.

Derimiz terleme yolu ile solunum yapar, toksinleri atar, vücudun ısı dengesini korur. Bir santimetrekarelik bir deri yüzeyinde binlerce ter deliği bulunur. Her gün buharlaşarak derimizden çıkan ter ortalama l litre kadardır.

Öteki organlarımızın aksine derimiz kısa zamanda aşınır. Yüzeydeki hücreler bir kaç hafta içinde ölür ve dökülürler ama aşınan derinin yerine sürekli yenisi gelir. Hiç başımızdaki kepeklerin nereden geldiklerini düşündünüz mü? Kepekler aslında derimizin küçük pulcuklar halinde ufalanıp düşmesinden başka bir şey değillerdir.


Genel Bilgi by

Yabancı Kelime

Fr. désinformation

bilgi çarpıtma

Kişiyi veya kurumu herhangi bir konuda bilinçli olarak gerçeği saptırarak yanlış bilgilendirme.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Diplomatlık, dış politika, dış siyaset.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having no diploma. without a license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). geminin direğini kırmak veya çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bacon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Dudaklar, güneş veya soğuk havanın tesiriyle çatlayabilir. Endişe edilecek bir durum yoktur. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri çatlakları gidermek amacıyla kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Cevizyağı, balmumu.

Hazırlanışı : 2 çay bardağı cevizyağına, 2 çorba kaşığı eritilmiş balmumu konur. Karıştırılarak soğutulur. Küçük bir şişeye doldurulur. Sabahları dudaklara sürülür.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esnek kerestesi olan bir cins Avrupa meşesi, (bot.) Quercus petraea.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wall creeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ivy): Sarmaşıkgiller familyasından; uzun ömürlü, 50 metre kadar boyunda, her zaman yapraklı, tırmanıcı bir bitkidir. Yaprakları tüysüz ve serttir. Üst yüzeyleri koyu, alt yüzeyleri ise açık yeşil renktedir. Meyvesi, siyahımsı mor renktedir. İçeriğinde “hederin” vardır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında kullanılmamalıdır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir. Kusturur ve aybaşı kanı söktürür. Haricen kullanılacak olursa, yaraları tedavi eder.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holograph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manuscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manuscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric shock. electrocution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Diskten okunan CD verileri, geçici bir tampon bellekte tutulur ve sürekli buradan okunur. Lazer pikap, bir darbe ya da titreşim sonucunda yerinden oynarsa, bu belleğe yazılı veriler, sesin kesilmesini önler. Yeni Sony CD tepsili cihazlarda bulunan gelişmiş G-PROTECTION™ teknolojisi, yalnızca 0,5 saniye içinde lazerin yeniden odaklanmasını sağlarken “alpha GEL®” sönümleyici düşük frekanslı titreşimleri emmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Yunanca’dan).

1.Billûrlaşmış saf karbondan ibaret parlak taş ki, en makbul cinsine pırlanta derler. Cevher, gevher.

2.Elmastan mamul veya elmasla süslü: Elmas yüzük, küpe. mec. Pek aziz ve değerli, pek parlak ve güzel: Elmasım, elmas yârim. Elmas parçası = Pek parlak ve güzel şahıs.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diamond. rock. glass cutter. diamond-cutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diamond. rock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Yun.i.) (Kadın İsmi) 1.Bilinen kıymetli taş. 2.Pek sevgili ve kıymetli. 3.Billurlaşmış saf ve şeffaf karbon. 4.Ucunda sivri bir elmas parçası bulunan ve cam kesmekte kullanılan alet.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Antik Çağ’da elmasın insanları görünmez yaptığına, kötü ruhları kovduğuna ve kadınları cinsel açıdan etkilediğine inanılıyordu. Günümüzde ise mücevherlerin bu kraliçesi, aşkın, çekiciliğin ve zenginliğin simgesidir.

Elmas aslında saf karbondan başka bir şey değildir. Elması yakabilecek yüksek ısıya çıkılabilse hiç kül bırakmadan yanar. Tamamen karbon olan yapısına rağmen mineraller içinde en sert olanıdır. Genelde renksizdir ama hafif sarımsı gri veya yeşilimsi de olabilir. Işığı kırma, yansıtma ve renk dağıtma özelliği kuvvetlidir. Bu özelliklerinden dolayı çok kıymetlidir. Elmasın değeri rengine, saflığına ve işleniş şekline de bağlıdır.

Peki elmas bu kadar değerli ve az bulunan bir mineral ise nasıl oluyor da canı kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor? Nasıl oluyor da en küçük bir parçası bile bir servet olan bu taş köşedeki camcının cam kesme bıçağının ucunda bulunabiliyor?

Aslında elması iki ayrı şekilde düşünmek gerekmektedir: Süs taşı olarak ve endüstride. Süs taşı olan elmasın değeri dört ‘C’ ile belirlenir. Bunlar; ‘Carat=ağırlık’, ‘Clarity=şeffaflık’, ‘Colour=renk’ ve ‘Cut=işleniş’dir. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üstündedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 621 gram gelen Cullian’dır.

Süs taşı üretimlerinin yan ürünleri ile süs eşyasına uygun olmayan doğal elmaslar endüstride değerlendirilmektedir. Piyasadaki elmas uçlar aslında elmas kumu olarak adlandırılan bulanık elmaslardır. ‘Karbonado’ denilen bu ince taneli, kok görünümlü elmaslar sondaj makinelerinde en sert taşları bile delmede kullanılabilirler.

Endüstrinin bu tür elmas uçlara olan talebi devamlı artarken, üretimin artmaması yapay elmas üretimini gündeme getirmiştir. Yapay elmas üretme tekniğinde prensip, yüksek basınç ve sıcaklıkta grafiti elmasa dönüştürmektir.

Daha düşük basınçta da, gaz fazındaki karbondan yapay elmas elde edilebilmiş olup lens ve cam kaplamalarında, hoparlör diyafram kaplamalarında (paraziti azaltmada), optik aletler ve transistor telleri üretiminde ve diğer bir çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Süs elması olarak da 0,2 gramın üstünde yapay elmaslar elde edilebilmiştir ama maliyeti doğal elmas fiyatından on kat daha pahalıya gelmektedir.

Peki, elmas ile pırlanta arasında ne fark var biliyor musunuz? İkisinin de aslı aynı, yani karbon kömüründen farksız taş parçaları. Çok yüksek basınç ve sıcaklıkta, yerin 150 - 200 kilometre derinliklerinde kristalleşmiş, daha sonra volkanik patlamalarla yeryüzüne itilmiş saf karbondan oluşmuşlardır.

İşte bu saf karbon, kesim veya şekline göre elmas ya da pırlantaya dönüşür. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibidir. Elmasın alt kısmı düz ve yüzey sayısı 12 ile 37 arasında değişirken, pırlantanın kesimi daha zordur ve yüzey sayısı 57’dir. Yani pırlanta elmastan daha değerlidir, daha ince işçiliktir. Renkli olanlarına ‘fantezi’ denilir ki fiyatları astronomiktir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (elmas, pâre = parça). Elmas parçası, mec. Pek güzel ve parlak kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elmas vesair mücevherat yapan ve satan adam, cevahirci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Donmuş et suyu ile şeker vesaireden yapılan billûr gibi parlak ve şeffâf bir tatlı: Elmâsiyye tabağı = Bu tatlıya mahsus tabak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Süleymaniye Camii’nin sağdaki küçük minaresi Cevahirli Minare olarak bilinir. Cevahir mücevher anlamına gelir. Bu muazzam caminin küçük minaresinin yapıtaşları arasında elmas madeni de vardır. Elmasların kullanılma nedeni İran İahı’nın, Kanuni Sultan Süleyman’a bir çekmece dolusu elmas yollayarak yaptığı jesttir. Elmaslar caminin yapımı sırasında para biterse kullanılması için gönderilmişti. Ancak Sultan Süleyman elmasların parasını karşılayacaklarını belirtti ve minarenin yapımında kullanılmalarını emretti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. K elmas, tırâşîden = yontmak). T. Camın en makbulu ki, elmasla veya elmas gibi yontulmuş zannolunur. Billûr, kristal.

2.Bu halde olan billûrdan yapılmış: Elmastıraş bardak.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s. hadım etmek, enemek, burmak; kuvvetten düşürmek; (bazı kısımları çıkarmak veya sansür etme yoluyla) edebi bir yazıyı hafifletmek; s. kuvvetten kesilmiş; efemine, erkekliği olmayan. emascula'tion i. hadım etme veya edilme; kuvvetten düşürme, kuv

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müfredi emsel kullanılmıyor, itaf.). Eşler, benzerler, akran: İftihâr-ül-emâsil-vel-akrân = Eskiden fermanlarda yazılan şeref unvanlarından.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. inflammation

tıp yangı

Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

toptan, hepsi birden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Diskten okunan CD verileri, geçici bir tampon bellekte tutulur ve sürekli buradan okunur. CD verisinin sonraki 10 saniyesi her zaman kayıtlıdır. Bir darbe ya da titreşim sonucunda veri akışı kesilirse, veriler hafızadan okunarak ses sinyalinin kesintisiz verilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. franc-mason).

1.İnsanlar arasında sevgiyi esas tutan milletlerarası bir cemiye’t. Esasları siyasî veya dinî olmayıp sırf usule ait olduğu halde sırra bağlıdır.

2.mec. Dinsiz, kâfir, inkârcı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemason. mason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Farmasonun sıfatı.

2.mec. Dinsizlik, kâfirlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free and accepted masons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turunçgillerden, Hindistan’da yetişen bir ağaç ve yemişi (feronia elephantum).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). baş direği, pruva direği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pruva gabya çubuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. formation

1. biçimlenme,

2.eğt. yetişim

1. İmlenmek işi. 2.Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formation. training education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mason.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gas mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gas mask. gaz mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD üzerindeki her parçanın başlangıcı çalınır.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde sulu zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına su toplanmıştır. Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak iltihaplarıdır. Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir. Bunlara bastırıldığı zaman ağrı şiddetlenir. Nefes darlığı vardır. Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Kantoron, bal.

Hazırlanışı : 250 gram süzme bala 3 tatlı kaşığı dövülmüş kantaron kökü konup, iyice karıştırılır. Günde 3 kere aç karnına birer tatlı kaşığı yenir.


Sağlık Bilgisi by

Teknolojik Terim

Görsel İndeks Taraması ekranı dokuz parçaya bölünmüştür. İndeks işareti konulmuş başlangıç sahneleri otomatik olarak bulunur ver fotoğraflar şeklinde gösterilir. Böylece kayıtlı kaset içeriğine kolayca bakılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flashy. glaring. meteoric. resplendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glaring. gorgeous. resplendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Göz kanlanması ile birlikte ağrı yoksa aşağıdaki reçeteler uygulanır. Kanlanma ile birlikte ağrı varsa; mutlaka göz doktoruna gitmek gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Çay, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı kaynak suya, 1 kahve kaşığı çay konur. 5 dakika bekletilip süzülür. Bu suya batırılan gazlı bez ile kompres yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Göze toz kaçması, çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora başvurmak gerekir. Aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Susam, su.

Hazırlanışı : 1 kahve kaşığı susamın üzerine 5 damla su dökülür. Karıştırılıp göz kapaklarının üzerine sürülür. Yarım saat sonra ılık su ile yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedazzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Uzun süre güneşte veya sıcakta kalmak sonucu; aşırı terleme, ağrılı kramplar ve kanın koyulaşması şeklinde kendini gösterir. Yapılacak ilk iş; hasta giyinikse, hemen elbiseleri gevşetilip, gölgeye taşınır. Yüzü, göğsü ve kolları soğuk su ile ıslatılır. Durumu ciddi ise, ıslak bir çarşafa sarılarak hastaneye götürülür. Mümkün değilse, aşağıdaki reçete uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sofra tuzu, su.

Hazırlanışı : İki bardak suya 1 tatlı kaşığı sofra tuzu konur. Karıştırılıp içirilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sunstroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heat stroke. heatstroke. insolation. sunstroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solar eclipse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solar eclipse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bayrağın yarıya indirilmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plebiscite. referendum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

referendum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حماسه] kahramanlık şiiri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yiğitlik, kahramanlık şiirleri, marşlar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yaratılıştan ve doğuştan cesaret ve kahramanlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حماست] kahramanlık şiiri, hamase.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Cesaret, kahramanlık, yiğitlik. 2.Kahramanca şiir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kahramanlığa ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hamâset anlatan şiirler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Iiman şefi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) özel okul müdürü .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [هم عصر] çağdaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tamarind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. yatılı okulda bir binayı idare eden öğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. humâsiyye).

1.(Arapça gramerde) Beş harften mürekkep (kelime): Fiil-i humâsî = Beşli fiil. Ef’Al-i humâsiyye = Beşli fiiller.

2.(botanik) Beş yaprağı, tanesi veya köşe vesairesi olan (bitki): Humâsî’l-varak vesaire.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undergarment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hosiery. underclothes. underwear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

underclothes. underwear. linen. body clothes. flannels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

işleri öyle veya böyle idare etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankrupt's estate. trustee of the bankrupt's estate. bankruptcy assets. insolvent estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İLTİMAS) (i. A. «lems»

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favoritism. favouritism. favor. favour. pull. pie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favour. favouritism. pull. protection. patronage. favor. favoritism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferential treatment. protection. patronage. favour. leverage. pull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [التماس] kayırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.), iltimas yapan, yaptıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favo u ritism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iltiması olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İndeks Araması, kaset üzerindeki işaretli noktaları bulmanızı sağlar. İndeks Taraması, tüm işaretli noktaların ilk birkaç saniyesini göstererek kasette neler bulunduğunu görmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İng.) demirci ustası, demirhane şefi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kalbin; dakikada 90’dan fazla atmasına, tıp dilinde taşikardi denir. Ancak bu sayı, yaş gruplarına göre değişir.

Normal Kalp Atışları :

0 - 1 yaşları arasında; dakikada 120-140

1 - 3 yaşları arasında; dakikada 90-120

3 - 7 yaşları arasında; dakikada 90- 100

7 - 20 yaşları arasında; dakikada 80 - 90

20 yaşından sonra; dakikada 60-80 arasında değişir.

Her yaş grubunda; normal atışın 1 fazlası; kalbin hızlı attığını gösterir. Kalbin atışları, göğüsten, köprücük kemiği üzerindeki nabızdan veya el bileğinin dış kısmında, kemikle kiriş arasındaki yerden sayılabilir. Taşikardi; her zaman kalp hastalığının belirtisi değildir. Çünkü koşmak, sindirilmesi güç şeyler yemek, heyecanlanmak, sigara, içki, çay, kahve içmek, zehirlenmek, bazı ilaçlar ve kadınların aybaşı halleri taşikardiye neden olabilir. Bu çeşit taşikardi, nedenin ortadan kalkmasıyla geçer. Ancak kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, ateşli hastalıklar ve zehirlenmeler de taşikardi yapar. Bu nedenle, doktora başvurmak gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Pekmez, üzüm sirkesi.

Hazırlanışı : 1 çay bardağı pekmeze 1 çorba kaşığı üzüm sirkesi konup, içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma, morarma, el ve ayaklarda üşüme ve yorgunluk görülür. Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir öncekki günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine uymaktır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Çilek

Hazırlanışı : Yemek aralarında 100’er gram çilek yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Genellikle şişmanlarda ortaya çıkan bir durumdur. Tedavi için zayıflamak ve aşağıdaki reçeteleri kullanmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Limonsuyu, su.

Hazırlanışı : 1 kahve fincanı limon suyu ile 1 kahve fincanı su karıştırılıp, aç karnına içilir. Aynı işlem sabah akşam tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.(diş) Ekşi bir şeyi ısırmaktan kesmez ve uyuşuk bir hâle gelmek: Bir erik yemekten dişlerim kamaştı.

2.(göz) Parlak bir şeye bakmaktan kararıp görmez olmak: Kara, güneşe bakmaktan gözlerim kamaştı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dazzled. to be set on edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dazzled. to be set on edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dazzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ekşi şeyle dişleri kesmez ve gıcıklatır bir hâle komak: Bir erik yedim dişlerimi kamaştırdı.

2.Işığın fazlalığı gözleri görmez etmek, vurmak: Kar gözlerimi kamaştırdı; gözleri kamaştıracak derecede parlak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dazzle. to set on edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dazzle. to set one's teeth on edge. blind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kayaları delmek işinde kullanılan siyah elmas, karbonado.

2.mec. Maden kömürü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black diamond. black diamonds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Aktif karbon kullanılarak yapılan soğurma veya adsorpsiyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.).

1.Karmaşık olma hali. 2.(psikoloji) Birçok tesirler altında meydana gelen ruh durumu, Osm. mûdile.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. complication. blight. higgledy-piggledy. hubbub. involution. moil. rag bag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muddle. welter. disorder. confusion. chaos. complex kompleks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Mûdil, birbirine girmiş, çetrefil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex. complicated. crazy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex. deep. garbled. involved. sophisticated. complicated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex number.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complexity. complicacy. intricacy. sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Gevelemek.

2.Çalkalatmak, altüst etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carnival mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kasılarak vücudun hareketlerini sağlamaya yarayan organlardan her birine ve bunların tersi olan dokularına, kas (adale) denir. Herhangi bir kaza sonucu, kas yırtılacak olursa; aşağıdaki reçeteler uygulanır ve doktora başvurulur.

Tedavi için gerekli malzeme : Kepek, sirke, sargı bezi, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı kepek üzerine azar azar su ve sirke dökülüp, hamur yapılır. Sonra, orta ateşte ısıtılır. Soğumadan sargı bezine konup, kasın üzerine sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Genel Bilgi

Osmanlı hazinesinin meşhur “Kaşıkçı Elması” IV. Mehmet zamanında fakir bir adam tarafından İstanbul Yenikapı’da bir çömleğin içinde bulundu. Adam Elmas’ı iki tahta kaşık karşılığı bir kaşıkçıya devretti. Kaşıkçı da Elması çok ucuz bir bedele kuyumcuya sattı. Hadise anlaşılınca Elmas, Sultan IV. Mehmet tarafından hazineye alındı.

Genel Bilgi by

Sağlık Bilgisi

Kemiklerin zamanla yumuşayıp, kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkan bu hastalığa tıp dilinde osteomalasi denir. Nedeni, kalsiyum veya D vitamini eksikliğidir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Turp yaprağı, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 avuç turp yaprağı konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty laundry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. confirmation

doğrulama, geçerleme, onaylama

1. Doğrulamak işi. 2.Geçerlemek işi. 3.Onaylamak işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Lokanta, gazino gibi yerlerde yenip içilen şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

credit agreement. loan pact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kulağa kaçan suyu çıkarmak için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tatlı bademyağı.

Hazırlanışı : Kulağa 3 damla tatlı bademyağı konur.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir. Basit kulak çınlamalarında aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sirke.

Hazırlanışı : 2 su bardağı sirke kaynatılır. Çıkan buhar kağıttan bir huni yardımıyla kulağa verilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. akmişe).

1.İpekten veya yün, keten vesaireden ağır dokuma: Avrupa, Şam, Hind kumaşı (Arapça’ da her çeşit dokuma için kullanılır).

2.Giyeceklerin dokunduğu dokuma cinsi: Bu ceketin biçimi güzel, ama kumaşı pek iyi değil; siz kumeşına bakmayın.

3.mec. Her şeyin aslı, mayası, içyüzü: Kumaşı aşağı adam; onun ne kumaş olduğunu siz bilmezsiniz. mec. Hindkumaşı = Ele geçmez şey, ganimet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabric. materials. cloth. material. stuff. contexture. drape. woof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth. drapery. fabric. material.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth. fabric. material.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قماش] kumaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wool l en drapery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz.

Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şişliğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz. Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excuses that don't hold water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birini oyalamak için ileri sürülen yersiz özürler, sözler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) lama manastırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

BRAVIA TV’niz açıldığında, logo da hafifçe aydınlatılır. Logo aydınlatması adı verilen bu rahatsız edici olmayan zarif özellik, BRAVIA menü sisteminden kolayca kapatılabilir.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Bazı loğusalarda görülen ciddi bir hastalıktır. Halk arasında albastı denir. Nedeni, üreme organı yollarında iltihaplanma, doğum esnasında temizliğe yeteri kadar önem verilmemesi veya idrar yollarının iltihaplanması olabilir. Doğumdan 3 veya 7 gün sonra ateş yükselir. Karnın alt bölümünde yumuşaklık hissedilir. Akıntı fazlalaşır ve loğusa genel bitkinlikten şikayet eder. Doktora başvurmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçete de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Civanperçemi, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam civanperçemi konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, yarım kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taxation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. ana direk, geminin ortada bulunan büyük direği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Japonya ve başka uzakdoğu memleketlerinde hanım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. mensa).

1.Yemek yemeye, çalışmaya mahsus sıra: Masa başına geçti; yemek için bir masa ısmarladım.

2.(ticaret) İflâs eden tâcirin malı, alacaklılar arasında bölünülecek mal.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Türk musikisinde bir çeşit kastanyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)

1.Ateş tutmeya veya ateşten bir şey çıkarmaya mahsus demir veya pirinçten çatal Alet: Mutfak, soba, mangal maşası.

2.Maşa şeklinde çeşitli Aletler: Saat maşası. Maşanın ucu ile tutmak = mec. İğrenmek, pis şeyden kaçınmak: O adam öyle berbattır ki, maşanın ucuyla bile tutulmaz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desk. table. console.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dough, usually referring to ground hominy, called nixtamal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spanish word meaning 'dough', as in tortilla masa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A flour made from dried corn kernels which have been cooked in limewater, then left to soak overnight The corn is ground while still wet The dough is used to make corn tortillas Recipe: Corn Tortillas. mud; the combination of ingredients for the amalgamat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Media Association of South Africa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

MAH-sah dough made from dried corn, treated with lime, mixed with water. means corn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dough. an independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماسبق] geçen, geçmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Masat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MASAFF) (i. A. «saff» dan İm.) (c. massâf). Sıra sıra dizilen yer, asker şeflerinin dizildiği savaş meydanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Mushaf). Mushaflar, Kur’anlar. (bk.) Mushaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. musibet). Musibetler. (bk.) Musibet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Felç tedavisi, vücudun fazla yağlarını eritme, organlara biçim verma gibi maksatlarla elektrik akımı, su gibi çeşitli vasıtalar kullanarak kaslar üzerine yapılan fizik etki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massage. rubdown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give sb a massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masseur. masseuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masseur. masseuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.A. «mesel» den galat).

1.Çocuklara söylenilen hikâye: Masal söylüyordu; çok masal bilirdi. 2.İnanılmayacak hikâye, cin ve peri hikâyesi: Masal kitabı.

3.Saçma sapan söz, boş şey: Dediklerinizin hepsi masaldır; benim masal dinlemeye vaktim yoktur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Kan ve sütün için de tabii olarak bulunan su, Fr. serum, serositi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

story. tale. fairy tale. fable. fiction. romance. yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fable. myth. romance. story. tale. yarn. fairy tale. folk tale. lie. fairy story. a tall story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairy tale. folk tale. fable. cock-and-bull story. bull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

storyteller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

storyteller. spinner of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Maşaya benzer bir Aleti olan: Maşalı saat, maşalı tüfek: Eski bir çeşit fitilli tüfek. Eli maşalı = mec. Edepsiz, kavgacı (bilhassa böyle kadınlar hakkında kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. maslahat). Maslahatlar, İşler. (bk.) Maslahat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Ar. terkip).

1.Allahın istediği, Cenâb-ı Hak her ne isterse (tâbirin tamamı böyledir: Mâşâ-Allâhü kâne: Allah’ın istediği olur).

2.Takdir ve övmeyle beraber nazardan korumak için kullanılır: Mâşallah ne terbiyeli çocuk, mâşallah ne güzel binal

3.Varlığı memnuniyet veren bir şahıs veya şey görüldüğü zaman söylenilir: Mâşallah, buyrun. Mâşallah, siz burada mısınız?

4.Ekseriya küçük çocuklara takılan yassı ve ince, yürek biçiminde «Maşallah» kelimesi yazılı altın.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصارع] dizeler, mısralar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (çokluğun çokluğu: masârifât) (m. masraf). Masraflar, (bk.) Masraf.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصارف] harcamalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. anatomi). Barsakları yerli yerinde tutan içyağı zarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «meşhaz»dan galat). Bıçak bilemeye mahsus demirden Alet: Kasap, aşçı masadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butcher's steel for sharpening knives.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «meşhed» den galat). Gayrimüslim, bilhassa Yahudi mezarlığı: Yahudi, Ermeni maşatlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sıbğ» dan imef.) (mü. masbûğa). Boyanmış, boyalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. masculine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sürme, rastık, rimel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uğur getirdiği farz olunan hayvan ile eşya veya kimse, maskot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. erkeğe ait; erkeğe mahsus; erkeksi, erkek gibi (kadm); gram eril; i. erkek; gram eril cins; gram eril kelime. masculin'ity i. erkeklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sudûr» dan im.) (c. masâdır).

1.Bir şeyin ortaya çıktığı yar, kaynak, başlangıç: Bütün bu hallerin masderı odur.

2.edebiyat (gramerde) Fiilin zaman göstermeyen şekli: Gelmek, gitmek, yazmak gibi. Masdar-ı mtmî = Arapça’da başında «m» harfi bulunan masdar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصدر] çıkış yeri, kaynak. 2.masdar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. masdariyye). Masdara ait: Edât-ı masdariyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mastariyye» den galat, mastar = yeni şarap). Vaktiyle içki vs. den ayrıca alınan resim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Eskiden masdariyye (ve doğrusu mastariyye) denilen resmi tahsil eden memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Masdarın ifade ettiği mânâ: :«mek-mak» masdariyyet edâtıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ماشه] maşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماسبق] geçen, geçmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشر] toplum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. düzenli frekansı olan ve elektromanyetik dalgalar meydana getiren veya frekans ve görünüşü aynen muhafaza ederken bu dalgaları kuvvetlendiren herhangi bir tertibat, meyzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «işret» ten im.) (c. meâşır). Birlikte yaşıyan insanlar topluluğu, yığın, cemiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güçlük, zorluk, çaparazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mâşere, topluluğa alt olan, ortaklaşa: Mâşerî vicdan, mâşerî devlet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشری] kollektif, ortaklaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. lapa; hayvanlara yedirilen sıcak lapa; bira yapmak için ezilmiş arpa ile su karışımı; f. ezilmiş arpayı su ile karıştırmak; ezip lapa yapmak; ezmek, püre yapmak. mashed potatoes patates püresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسخره] soytarı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ezen kimse veya şey; (argo) kadın peşinde koşan sahte aşık, çapkın erkek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mashObe). Beraber alınmış, birlikte götürülen, katılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birlikte olduğu helde, beraberinde olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meşy» den if.) (mü. mâşiyye). Yürüyen, ayakla yürür: Hayvân-t mâşt, hayvânât-ı mâşîye. (bk.) Mevâşî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماشی] yürüyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massive. solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماشطه] kadın makyajcısı, kadın kuaförü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MA-SİVA) (I. A.).

1.Bir şeyden başka olan şeylerin hepsi, mâedâ.

2.(«MA-sivâ-ullah» dan kısaltılmış): Tanrı’ dan başka bütün varlıklar: Mâ-sivâdan geçmek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ماسوی] Tanrı’nın dışındaki varlıklar. 2.dünyaya özgü her şey.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ماشيا] yürüyerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. maâsî). Günah: Mâsiyetten kaçınırım («İsyan» mânâsıyla dilimizde kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ معصيت] günah. 2.isyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yürüyerek, yayan giderek: Mâşiyyen gittik. Misafirler o uzak yerden mâşiyyen gelmiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maske; alçı veya balmumundan yapılmış yüz kalıbı; maskeli kimse; ask. bir bataryayı veya askeri harekâtı düşman gözünden saklamak için yapılan çeşitli tertipler, kamuflaj, alalama; köpek veya tilki başı. death mask ölünün alçıdan yapıl mış yüz kalı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. maske ile örtmek, maskelemek, gizlemek; ask. bir bataryayı veya askeri harekatı düşman gözünden saklamak, kamufle etmek, alalamak; maske takmak, kılık değiştirmek. masked ball maskeli balo. masking tape özellikle boyacılıkta kullanlıan yapışkan kağı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sakab» dan la., halk dilinde: matkab).

1.Tahta, maden vesaireye delik açmaya mahsus yay ki, ucuna İstenilen büyüklükte burgu takılır.

2.(cerrahi) Çeşitli organları delmeye mahsus operatörlük Aletleri: Maskabü’r-re’s, maskabü’rrahm vs.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. muskellunge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Zevklenme, alay, eğlenme.

2.Gülünç, gülünecek, rezil, rüsvây: Alemin maskarası.

3.Herkesi güldürmek için haysiyet ve İtibarını ayaklar altına alıp kepaze olan: Maskara bir adam.

4.Tuhaflık yapan: Ne maskara çocuktur bu!


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffoon. clown. mascara. butt. laughingstock. cute child. little dear. masquerade. masquerader. mascara rimel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clown. silly ass. laughing stock. ridiculous. silly. ludicrous. absurd. droll person. funny. buffoon. mascara. masquerader. rogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Maskaralık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğlendirici, tuhaf, hoş bir hâl almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Eğlendirici davranış.

2.Soytarılık, rezillik, saçmalık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clowning. cutting up. disgrace. disgraceful thing. farce. foolery. parody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Ayakkabının burun kısmının üst tarafında dikişle ayrılan parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sukuut»dan im). Düşülen yer, bir şeyin düştüğü yer. Mif kat-ı re’s = Doğulan, dünyaya gelinen yer, vatan, doğum yeri: Sâdî’nln maskat-ı re’si Ştrâz’dır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مسقط] düşüş yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Doğum yeri. (bk.) Maskat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسقط رأس] doğum yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.).

1.Tanınmamak İçin yüze takılan, boyalı karton, kumaş vs. den yapma sahte yüz.

2.Korunmak İçin kullanılan yüzlük: Gaz maskesi. 3.Bir şeyin gerçek hususiyetini gizlemek İçin üstüne örtülen başka şeyler: Bu hareketi maskelemek lâzım. Maskesi düşmek = Gerçek vaziyeti meydana çıkmak. Maskesini atmak = Gerçek niyetlerini açığa vurmak. Maskesini kaldırmak = Birinin gizli gayelerini meydana çıkarmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mask. veil. disguise. guise. color. colour. shape. visor. vizor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disguise. front. mask. smokescreen. veil. veneer. whitewash. cover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mask , vizard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Maske ile örtmek. mec. Gizlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Maskesi olan, maskelenmiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maskeli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. mascotte

uğurluk

Uğur sayılan kimse, hayvan veya nesne.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mascot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mascot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. masculin

erkeksi

Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Altı üstü bir ve kol yerine yukarıki iki ucunda yarıkları olan bir çeşit üstlük giyecek ki, başlıca Araplar’a mahsus olup manto yerine kadınlar tarafından da kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulh» den) (c. mesâllh) (Ar. tâbirlerde «maslahâ» şeklinde geçer).

1.Sulh ve asayiş yolu, iyilik yolu: Böyle maslahat gördüler; maslahat iyi neticeye varmaktır.

2.İş, husus, mesele, durum. Oraya bir maslahat için gitti. 3.Ehemmiyetli İş, mes’ele: Bu da bir maslahat mı? Amma da maslahat yaptınız. Ashâb-ı mesâlih = İş sahipleri, kendi işleri İçin hükümete müracaat edenler, hükümetçe işi olanlar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصلحت] iş. 2.dirlik düzenlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.İş gören, İş bilir.

3.Elçi ve büyükelçi vekili: Danimarka maslahatgüzârı (maslahatgüzâr sözünün eskiden «küçükelçi» mânâsı da vardı).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elçi vekilliği, geçici elçilik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مصلحت گزار] elçi adına devlet işlerini yürüten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hükümetçe işi olenlar: Yalnız maslahatltları içeriye koyuyorlar (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.).

1.Dalma akan tu borusu.

2.Üç beş 10la suyu otan küçük havuz; daha çok su yolları üzerinde olur: Orada bir maslak var.

3.Hayvanlara tu varmaya mahsus taştan büyük yalak: Muslukta su kalmamış.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sihirbaz, büyücü, af suncu; gözbağcı, hokkabaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ. A. «selb» den Imef.) (mü. matlöbe) (c. matlûbtn). Selb olunmuş, asılmış, asmakla İdam olunmuş veya asılarak ölmüş, Fars. ber-dlr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Tam, çok mavi, gömgök.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sun’» dan imef.) (mü. matnûa).

1.San’atlı yapılmış, san’at mahsûlü, mâmûl: Londra’da masnû bir makine.

2.Asit ve tablt olmıyan, yapma, sunt. İcat ve ihtlrâ olunmuş, uydurma, yapma, düzme: Bu haber matnûdur.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصنوع] yapma, yapay. 2.sanatlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. masnû). Yapılmış şeyler, (bk.) MatnO.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mazoşizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Masonluk derneği üyesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemason. mason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One whose occupation is to build with stone or brick; also, one who prepares stone for building purposes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A member of the fraternity of Freemasons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Freemason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To build stonework or brickwork about, under, in, over, etc.; to construct by masons; with a prepositional suffix; as, to mason up a well or terrace; to mason in a kettle or boiler. a craftsman who works with stone or brick English writer English film act

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemason.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

American Revolutionary leader from Virginia whose objections led to the drafting of the Bill of Rights.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

English film actor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

English writer. a craftsman who works with stone or brick. a member of a widespread secret fraternal order pledged to mutual assistance and brotherly love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. duvarcı, taşçı; b.h. mason, farmason; f. taş veya tuğla ile örmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mason veya farmasonluğa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr. T.).

1.Din ve millet farkı gözetmeden intanlar aratında sevgiyi geliştirmek gayesini güden ve eski bir duvarcı loncasından gelişmiş olduğu tanılan mllletleraratı bir dernek.

2.Maton olma hS’li.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masonry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masonry. freemasonry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freemasonry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşçılık veya duvarcılık sanatı veya işi; b.h. farmasonluk, masonluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masseur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

masseur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aktörlerin maske giydikleri eski usul sahne oyunu; maskeli balo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. masker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. maskeli balo; maskeli balo kostümü; sahte tavır; f. maskeli eğlenceye katılmak; sahte tavır takınmak, olduğundan başka türlü görünmek. masquerader' i maskeli kimse, maskara, karnaval.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Matura.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «şürb» den ia). Su içmeye mahsus kap ki, başlıca teneke veya bakırdan ve kulplu olur: Maşraba ile su içiyor, bir maşraba su. (bk.) Mişrâbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tarf»tan) (c. masârlf). Cepten çıkan veya alış verişe karşı verilen para, harç: Büyük şehirlerde çok masraf olur, o evin matrafı çoktur, bu kadar matârife dayanamıyacağız. Masraf görmek = Masrafların hesabını görmek. Matraf ntzırı = Eskiden teratkerlik defterdarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expense. cost. outlay. disbursement. outgo. drain on the purse. charge. damage. drain. expenditure. payment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cost. drain. expenditure. expense. outgoings. outlay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expenditure. expense (s. charge. damage. diminishing returns. disbursements. expense. intermedia comparisons. outgo. outgoings. outlay. rush.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصرف] harcama, gider.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Pahalıya çıkan, matrafa bağlı olan: Matraflı bir teyahet oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensive. uneconomic. costly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expensive. costly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Maşraba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mug. tankard. metal drinking cup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

can. dipper. pitcher. tankard. a jug-shaped cup. beaker. goblet. water jug. pot. pannikin. muf. stoup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şark» tan im.) (c. maşârık). Güneşin doğduğu yer veya taraf, gün doğusu, doğu. Doğu Arap ülkeleri: Bingazi, Mısır, Arabistan, Suriye, Irak vs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشرق] doğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.) (mü. maşrikıyye). Doğuya ait, şarkî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «sar’» dan imef.) (mü. matra). Sar’eya tutulmuş, tar’alı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصروع] saralı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tarf» tan imef.) (mü. masrûfe).

1.Sarfolunmuş, harcanılmış, bozulmuş: Mebâllğ-I masrûfenin hesabını vermek.

2.Sarf olunan, kullanılan, dökülüp saçılan: Himmetinizin masrûf buyrulması.

3.Diğer tarafa çevrilmiş, çıkarılıp atılmış.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصروف] harcanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

harcanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مص] emme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Katolik kiliselerinde ekmek ve şarabın takdisi ayini (Aşai Rabbani); bu ayine mahsus müzik. High Mass bu ayinin müzikli ve eksiksiz merasimi. Low Mass bu ayinin basit şekli. Black Mass ölüler için yapılan ayin; küfür ile icra edilmiş Aşai Rabbani

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. parça, top, kütle, külçe, yığın, küme; çokluk; hacim, cisim; fiz. herhangi bir cisimde bulunan madde miktarı, kütle; f. yığın halinde toplamak; ask. asker yığmak. mass media kitle iletişim, halka bilgi dağıtmak için çeşitli vasıtalar. mass meeti

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kılıçtan geçirme, katliam, kırım; f. katletmek, kılıçtan geçirmek, kırıp geçirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. masaj, ovma, ovuşturma; f. masaj yapmak, ovmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absorption. assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. ). Emmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suck up. to absorb. to soak up. assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

emmek, çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. masajcı, masör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. masajcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i boya maddesi olarak kullanılan sarı toz halinde kurşun oksidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dağ kitlesi; boyuna veya enine dereler olan dağlık bir bölgenin ortasındaki kütle; yerinden oynamış ve dört tarafı çatlaklarla donanmış yekpare yerküre parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ağır, iri, cüsseli, iri yapılı; min. som, yekpare; muazzam, tesirli massively z. yekpare halde; çok ağır olarak. massiveness i. ağırlık ve irilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iri bir tek parçadan ibaret; ayrı ve büyük, içi dolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ماست] yoğurt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. direk, gemi direği. before the mast gemi tayfalığı mevkii.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. palamut veya kayın kozalağı ve kestane gibi ağaç yemişi (özellikle domuzlara yem olarak kullanılır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Kapının İki tarafında oturmaya mahsus sed, peyke, divan şiirinde meyhane sırası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصطبه] meyhane. 2.sedir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Masdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infinitive. infinitive. infinitive mood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infinitive. template. infinitive eylemlik. jig. gauge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauge. pattern. straight edge. model. templet. template. module. normal gage. gauge stick. gauging rod. caliber. calibration instrument. source. ruler. face mold. origin. seed. gager. infinitive. face mould. gauger. jig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Açı ölçme cedvell.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. master

yüksek lisans

Lisans diplomasıyla doktora arasındaki akademik derece.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. efendi, sahip, patron, amir; usta; dini lider; üstat, büyük sanatçı; ing. erkek öğretmen; üniversitede bachelor'dan bir yüksek derece veya bu dereceyi alan kimse; yönetici; örnek, numune, kopya edilecek şey; teksir kalıbı; mumlu kâğıt; kü çük bey

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. baş, ana, temel, esas, asıl. master builder mimar; yapı ustası, kalfa. master copy teksir kalıbı; mumlu kâğıt; ana metin. master key aynı cinsten bir takım kilitleri açan anahtar, ana anahtar. master plan ana plan. master stroke çok ustalıklı iş, ma

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yenmek, galip gelmek, hakkından gelmek; iyice öğrenmek; idare etmek, hakim olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. savaş gemisinde güvenlik görevlisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. amir, buyurucu; hükmeden; üstada yakışır; idare kuvveti olan. masterfully z. amirane. masterfulness i. amirlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. baş yönetici, işi çeviren kimse; f çekip çevirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şaheser, üstün eser; harika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöneticilik, yönetim; ustalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hüküm, idare; üstünlük, hakim olma; hüner, maharet; üstatlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. direk ucu; gazete veya mecmuada yöneticiler listesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük köpek. Mastı bacak = Bacakları pek kısa boysuz ve biçimsiz adam. (bk.) Bastıbacak. Mastıçiçeği = Arapça’da rub’iyye denilen bir çeşit çiçek, öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sakız ağacı, bot. Pistacia lentiscus; sakız: macun; sakızlı rakı, mastika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çiğnemek, dişlerle çiğneyip ezmek. mastica'tion i. çiğneme. mas'ticatory i., s. çiğnenen şey, çiklet, sakız; s. çiğnemekle ilgili

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mastı (köpek).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Yunanca). Başlıca Sakız adasında olan bir küçük ağacın verdiği bir çeşit zamk ki, çiğ yenilir, rakıya konur ve başka işlerde de kullanılır, sakız, mastika rakısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb meme iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalnız fosili bulunan mamuta benzer fil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., anat. birçok memeli hayvanda kulak arkasındaki yuvarlak kemik çıkıntısına ait; bu kemik çıkıntısına yakın; kadın memesi biçiminde, meme başı şeklinde; i. şakak kemiğinin mastoid çıkıntısı; kulak arkasındaki çıkıntılı kemik. mastoid process mast

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Geminin en geniş yeri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. istimna etmek. masturba'tion i. istimna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «aşk» tan imef.). Aşkla sevilen, sevgili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشوق] (erkek) sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevilen, sevilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aşkla sevilen kadın.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معشوقه] (bayan) sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Maşuk).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aşk ile sevilen şahsın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MASÜM) (i. A. «ismet» ten imef.) (mü. mâsûme).

1.Günahtan uzak, suçsuz, günahsız: Onun mâsûm olduğunu vicdanım tasdik ediyor.

2.Günahsız ve suçsuz küçük çocuk.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

innocent. blameless. sinless. guiltless. clear. harmless. immaculate. ingenuous. lamblike. white. wide-eyed. innocent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clean. clear. innocent. pure. simple. guiltless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

innocent. blameless. bulletproof. childlike. clean. clear. in the clear. lamb. unspotted. unsullied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ معصوم] suçsuz, günahsız. 2.küçük çocuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Suçsuz, kabahatsiz, günahsız, ismet sahibi. 2.Saf, temiz. İmam-ı Rabbani’nin oğlu.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [معصومانه] masumca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ معصومه] suçsuz, günahsız. 2.küçük kız çocuğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Masum). İmamiye mezhebinde günahsız sayılan ehl-i beyt mensubu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

innocence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clean hands. immunity. innocence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معصوميت] masumluk, suçsuzluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Günah ve suçtan bert olma, mâsum olma hâli, mâsumluk: Masumiyeti ortaya çıktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) MAsûmiyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. masûne). Dokunulmazlık ve korunma altında olan, mahfuz, emin, sağlam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصون] korunmuş, saklanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Korunmuş, korunan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korunmak, zarar gelmemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Masun).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Osmanlılar’ca yapılmış bir kelimedir). Masunluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ve galatı: MâSRA) (i.).

1.Kısa ve ince kamış kalem.

2.Çıkrıkta iplik sarılıp mekiğe takılan kalem kl, mekiğin içinde dönerek ipliği bırakır.

3.Çeşme lülesi. 4.Akarsu ölçüsünde lülenin dörtte biri ki, dört çuvaldız sayılır: Bir masura suyu vardır.


Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Doğumdan sonra geçen günlerde, bazı kadınlarda memelerin uç kısımlarının çatladığı görülür. Anne yavrusunu emzirirken, memesinde sancı hisseder. Bebek de, emdiği sütle beraber ağzına gelen kanı kusarak çıkarır. Böyle durumlarda yapılacak ilk iş, ucunda çatlak olan memeyi en az 24 saat dinlendirmektir. Bebek bu memeden emzirilmez. Memede biriken sütü de almak gerekir. Ayrıca tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Havuç.

Hazırlanışı : 1 bardak havuç suyu hazırlanıp, meme uçları sık sık ıslatılır. Aynı işlem, her gün yeni sıkılmış havuç suyu ile tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şak» dan mimli masdar) (c. meşâk).

1.Güçlük, sıkıntı, zorluk, eziyet: Bu işte çok meşakkat çektim.

2.Zahmetli iş.


Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Mide ülseri, mide kanseri veya mideye giren sert bir cismin yaptığı tahribat sonucu görülür. Hastanın gaitası kanlı ve kahve telvesi görünümündedir. Mide kanaması geçiren hastaya şu şekilde yardımcı olunur. - Telaşlanmayın, Hastayı hemen yatırın, Bir su bardağı soğuk sütü veya bir bardak soğuk suyu yavaş yavaş içirin. Bunların yerine ufak bir parça buz da yutturabilirsiniz. Mümkünse hastaneye götürün Kanama durdurulduktan sonra, havuç suyu içirilebilir.

Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Midede haddinden fazla gaz, ağrı, ve iştahsızlıkla kendini gösteren bir durumdur. Nedeni, mide kaslarının zayıfaması sonucu midenin bulunduğu yerden aşağıya sarkmış olmasıdır. Hasta midesinin çeşitli yerlerindeki ağrılardan, iştahsızlıktan ve ağzına sık sık ekşi su gelmesinden şikayet eder. Öncelikle, midedeki gaz ve asit fazlalığı tedavi edilmelidir. Bunun için gaz ve asit giderici reçeteler uygulanır. Ayrıca az fakat sık sık yemek yeme, yemekleri belirli saatlerde yemeyi alışkanlık haline getirmek tedaviye yardımcı olur. Aşağıdaki reçeteler de aynı amaçla uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kepek veya beyaz kil, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 avuç kepek veya 1 avuç beyaz kil konur. Lapa haline gelinceye kadar kaynatıldıktan sonra, temiz bir bezin içine doldurulup, midenin üstüne konur. Bu işlem her akşam yatmadan yarım saat önce tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Göğüs kemiğinin arka tarafında hissedilen yanma ile kendini gösterir. Nedeni midede fazla miktarda asit bulunmasıdır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, su.

Hazırlanışı : Bir çay bardağı suya, 1 tatlı kaşığı süzme bal ve iki çorba kaşığı limon suyu konur. Karıştıtılıp içilir. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karmakarışıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatörün çıkış aşamasında kullanılan MOSFET’ler (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), yüksek çıkış gücü, geniş frekans aralığı ve en düşük düzeyde bozulma sağlarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(MÜMASS) (i. A. «mess» ten if.) (mü. mümasse) (aslı: mümâsls). I. Temas eden, dokunan, ilişen.

2.(matematik, geometride) Bir daire veya açının yayına dıştan dokunup geçen düz çizgi. Mümas nişangâhı = Topun kuyruğunda her İki taraftaki nişan yeri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meşy»den masdar).

1.Birlikte yürüme, yoldaşlık.

2.mec. Yalandan uyma, birinin fikrine katılmış görünme: Kötü adamlara mümâşât göstermemeli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «misi» den İf.) (mü. mümâsele). Benzeyen, benzer, gibi, kabilinden olan: Buna mümâsil işler; dükkân, han ve buna mümâsil yapılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

similar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «misi» den if.) (mü. mütemâsile). Birbirine benzer: Bu da ona mütemâsildir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماشات] uysallık, suyuna gitme, alttan alma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماثلت] benzerlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماثل] benzer, andıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

berbirine benzemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

population explosion. population explosion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. kırkbayır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. isimler ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

onomastics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

onomastics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. automation

özişler

Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation. automation özdevin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation. structural unemployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation. automation özdevin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

automation. structural unemployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

TV ilk kez açıldığında, ekranda çıkan mesajlar, kullanıcıya TV’sinin tüm alınan kanallara göre ayarlanmasını isteyip istemediği sorulur. Evet yanıtı verilirse, tüm kanallar otomatik olarak ayarlanır. Hayır yanıtı verildiğinde, kullanıcı tek tuş ayarlama ya da el ile ayarlama işlevini kullanabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. boyun eğdirmek, hakkından gelmek, üstün çıkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaming table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaming table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. pijama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kelime oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maaş katibi; veznedar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairy story.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairy tale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Tabiî olarak masaya benzer dik taşların üstüne yerleşmiş yassı kaya.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. pajamas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. iaşe subayı; den. serdümen, vardiya çavuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Rahimden gelen cerahatli akıntının neden olduğu bir çeşit egzamadır. Rahimde veya vajina çevresinde kızarma ve şişlikler görülür. Bu şişlikler bir süre sonra su toplayıp, kabuklanır. Kaşıntı, zonklama ve yanma hissedilir. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Bal, su.

Hazırlanışı : Bir su bardağı soğuk suya 1 çorba kaşığı bal konur. Karıştırılıp hepsi bir kerede içilir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Bu hastalık, aybaşı hali dışında görülen aşırı kanamalarla kendini gösterir. Aybaşı hali sırasında da sancı olmaz. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Fesleğen.

Hazırlanışı : Bir avuç fesleğen ezilerek suyu çıkarılıp, 1 kave fincanı içilir. Aynı işlem, şikayetler kesilinceye kadar tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Bazı kadınların vajina veya rahimleri bacaklarının arasına doğru sarkar. Bu durum, yaşlı kadınlarda görüldüğü gibi gençlerde de görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ıkınma, ağır şeyler kaldırma, aşırı yorgunluk, rahim ur veya polipleri, doğum sırasında destekleyici kas ve bağların zayıflamış olması veya aileden gelen eğilimdir.

Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sirkte gösteriyi sunan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. demiryolu kıta müdürü .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

(S-Master Dijital Amplifikatör) Super gibi yüksek kalite dijital ses kaynaklarından en iyi sonucu almak için geliştirilmiştir Audio CD ve DVD kaynakları, S-Master (Tam Dijital Amplifikatör) teknolojisi, basit ama oldukça gelişmiş dijital bir işlemle sesi hoparlörlere iletir. S-Master teknolojisi mükemmel görüntüleme, yüksek çözünürlük ve sağlam performansla çok etkili güç dağıtımı sağlar. Birçok Sony ev sinema sistemleri, S-Master Dijital Amplifikatör teknolojisine sahiptir. Son modellerden bazılarında mümkün olan en iyi ses kalitesi için S-Master Pro’ya sahip olabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

(S-Master Dijital Amplifikatör) Super gibi yüksek kalite dijital ses kaynaklarından en iyi sonucu almak için geliştirilmiştir Audio CD ve DVD kaynakları, S-Master (Tam Dijital Amplifikatör) teknolojisi, basit ama oldukça gelişmiş dijital bir işlemle sesi hoparlörlere iletir. S-Master teknolojisi mükemmel görüntüleme, yüksek çözünürlük ve sağlam performansla çok etkili güç dağıtımı sağlar. Birçok Sony ev sinema sistemleri, S-Master Dijital Amplifikatör teknolojisine sahiptir. Bazı son modellerde, mümkün olan en iyi ses kalitesi için S-Master Pro’ya sahip olabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Oynatma sırasında diskin motoru CD’yle birlikte hareket eder; lazer sabittir.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Yaş ilerledikçe saça ve sakala rengini veren maddenin yapımı azalır, bir süre sonra da tamamen kesilir. Kumral ve kızıl saçlar, daha erken beyazlaşır. Genç yaşlarda görülen beyazlaşmalar ise, ırsidir. Tedavisi yoktur. Ancak aşağıdaki reçeteler uygulanarak boyanabilirler.

Tedavi için gerekli malzeme : Reyhan, tereyağı.

Hazırlanışı : İki tutam reyhan 2 çorba kaşığı tereyağında pişirilir. Soğuduktan sonra beyaz yerlere sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonaggression treaty. treaty / pact of non-aggression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Halat tellerinden saç gibi örülü kordon ki, muhtelif İşlerde kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasket. packing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasket. packing. compression packing. packing blocks / box / gasket / ring. seals. stuffing. stemmer. stuffing box. grommet. grummet. gaskin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Yelnız «sarmaş dolaş» tâbirinde kullanılıp birbirine sarılma, sıkı sıkı sarılıp dolanma mânâsınadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

locked in a close embrace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaç, duvar vesaireye sarılıp uzayan bitki çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ivy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creeper. ivy. vine. winder. common ivy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ivy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(hedera): Sarmaşıkgiller familyasından; tırmanıcı yeşil odunsu bir bitkidir. Meyvesi etli, yuvarlak ve üzümsüdür. Yurdumuzda; adi sarmaşık ve kafkas sarmaşığı olmka üzere 2 çeşidi vardır. Yaprak ve meyvelerinde heederin denilen zehirli bir madde vardır. Kullanıldığı yerler: Haricen yaraların tedavisinde kullanılır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yapraklan olan tırmanıcı bir bitki.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sarmaşıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine sarılmak, sarmaş dolaş olmak, kucaklaşmak: Asma yaprağı kavağa sarmaşmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defenseless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulnerable. defenceless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprotected. defenceless. indefensible. undefended. vulnerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defenselessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulnerability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erkek oğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. izcibaşı, oymak beyi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendini tutma, kendine hâkim olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işaretlerle anlamları arasındaki ilişki ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) süvari, kaptan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cinemascope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ezmek, parça parça etmek; kırıp parçalamak; mahvetmek; teniste yukarıdan topu şiddetle vurmak, smaş yapmak; parça parça olmak, ezilmek; çarpmak; iflâs etmek; i. paramparça olma, ezilme; mahvolma; k.dili. birdenbire iflâs etme; buzlu konyak; k.di

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. çok güzel, cazip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. şiddetli çarpışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. istasyon şefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşçı, duvarcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indisputable. beyond question.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without dispute. without arguing. as sure as eggs is eggs. beyond controversy. beyond debate. beyond dispute. noncontestable. on the nod. unargued. unquestioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Ne kadar hızla ve ne kadar uzak mesafeye gitmelerine bağlı olmadan, insanlar hareket halindeki vasıtaların içinde mide bulandırıcı bir rahatsızlık hissederler.

Dış kulağımızın görevi işitmeyi sağlamaktır ama iç kulağımız dengemizden sorumludur. Hareket halinde olduğumuzda, iç kulağımızın içindeki sıvı çalkalanır ve sinir sistemimiz vasıtası ile beynimize sinyal gider. Eğer arabanın içinde bir şey okuyorsanız veya arabanın içinde bir şeye bakıyorsanız, gözlerden beyine hareket halinde olmadığınız sinyali gider ama iç kulaklarınızdan giden sinyal farklıdır. O, vücudunuzdaki sarsıntıdan dolayı hareket halinde olduğunuzu bildirir. Bu iki sinyal arasındaki fark, halk arasında ‘araba tutması’ diye adlandırılan, mide bulandırıcı etkiyi yaratır.

Aslında dalgalı denizde seyreden bir gemideki insanı deniz tutması ne ise hareket halindeki bir arabanın içindeki insanı taşıt tutması da aynı şeydir. Denizdeki hareket tam anlamı ile üç boyutlu olduğundan etkisi daha fazladır. Baş ağrısı, baş dönmesi, nabızdaki artış ve mide bölgesindeki baskı hissi ile kusma ihtiyacı en belirgin özelliklerdir. Bunlara ilaveten deniz tutmasında, bulantıdan önce stres hormonları da salgılanmaya başladıklarından rahatsızlık ve panik hissi iyice kuvvetlenmektedir.

Arabada iken gözlerinizle, bir uzağa, bir yakma bakarsanız, bu taşıt tutma probleminize yardımcı olabilir. Bu nedenledir ki, arabayı kullananlarda taşıt tutması olayı görülmez. Çünkü araba, kullananın kontrolü altındadır. Sürücü arabanın ne zaman duracağını veya hızlanacağını, ne yöne dönüleceğini bilmektedir. Taşıt tutması gençlerde daha çok görülür, çünkü yaşlandıkça ve çok seyahat ettikçe, iç kulağın hareketlere karşı hassasiyeti azalır.

Bir görüşe göre, taşıt tutmasındaki denge bozukluğu, bulanık görme gibi belirtilerde beyine gönderilen sinyaller, zehirlenince beyine yollanan sinyallerle aynı. Bu nedenle de beyin mideye kusma ve içindeki zehiri boşaltma emrini veriyor.

Taşıt tutmasına karşı önerilerimiz şöyle: Kitap okumayın, zihniniz başka şeylerle meşgul olsun. Olay aslında beyinde oluştuğundan, onu başka bir şeyle meşgul edin. Zihinsel veya kelime oyunları oynayın. Mide bozucu şeyler yemeyin, çok gerekirse bunun için üretilmiş ilaçları, kulak arkasına yapıştırılan bantları kullanın.

Çinli doktorlar yüzyıllardır taşıt tutmasına karşı akupunktur tedavisi uyguluyorlar. Bu uygulamadan siyah ve beyaz ırktan insanların yüzde 50-60’ı etkilendiği halde Asyalıların hemen hepsi etkileniyor. Bu farkın da sinir sistemindeki bir genetik temele dayandığı sanılıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Ne kadar hızla ve ne kadar uzak mesafeye gitmelerine bağlı olmadan, insanlar hareket halindeki vasıtaların içinde mide bulandırıcı bir rahatsızlık hissederler.

Dış kulağımızın görevi işitmeyi sağlamaktır ama iç kulağımız dengemizden sorumludur. Hareket halinde olduğumuzda, iç kulağımızın içindeki sıvı çalkalanır ve sinir sistemimiz vasıtası ile beynimize sinyal gider. Eğer arabanın içinde bir şey okuyorsanız veya arabanın içinde bir şeye bakıyorsanız, gözlerden beyne hareket halinde olmadığınız sinyali gider ama iç kulaklarınızdan giden sinyal farklıdır. O, vücudunuzdaki sarsıntıdan dolayı hareket halinde olduğunuzu bildirir. Bu iki sinyal arasındaki fark, halk arasında “araba tutması” diye adlandırılan, mide bulandırıcı etkiyi yaratır.

Aslında dalgalı denizde seyreden bir gemideki insanı deniz tutması ne ise hareket halindeki bir arabanın içindeki insanı taşıt tutması da aynı şeydir. Denizdeki hareket tam anlamı ile üç boyutlu olduğundan etkisi daha fazladır. Baş ağrısı, baş dönmesi, nabızdaki artış ve mide bölgesindeki baskı hissi ile kusma ihtiyacı en belirgin özelliklerdir. Bunlara ilaveten deniz tutmasında, bulantıdan önce stres hormanları da salgılanmaya başladıklarından rahatsızlık ve panik hissi iyice kuvvetlenmektedir.

Arabada iken gözlerinizle, bir uzağa, bir yakına bakarsanız, bu taşıt tutma probleminize yardımcı olabilir. Bu nedenlerdir ki, arabayı kullananlarda taşıt tutması olayı görülmez. Çünkü araba, kullananın kontrolü altındadır. Sürücü arabanın ne zaman duracağını veya hızlanacağını, ne yöne dönüleceğini bilmektedir. Taşıt tutması gençlerde daha çok görülür, çünkü yaşlandıkça ve çok seyahat ettikçe, iç kulağın hareketlere karşı hassasiyeti azalır.

Bir görüşe göre, taşıt tutmasındaki denge bozukluğu, bulanık görme gibi belirtilerde beyine gönderilen sinyaller, zehirlenince beyine yollanan sinyallerle aynı. Bu nedenle de beyin mideye kusma ve içindeki zehri boşaltma emrini veriyor.

Taşıt tutmasına karşı önerilerimiz şöyle: Kitap okumayın, zihniniz başka şeylerle meşgul olsun. Olay aslında beyinde oluştuğundan, onu başka bir şeyle meşgul edin. Zihinsel veya kelime oyunları oynayın. Mide bozucu şeyler yemeyin, çok gerekirse bunun için üretilmiş ilaçları, kulak arkasına yapıştırılan bantları kullanın.

Çinli doktorlar yüzyıllardır taşıt tutmasına karşı akapuntur tedavisi uyguyorlar. Bu uygulamadan siyah ve beyaz insanların yüzde 50-60’ı etkilendiği halde Asyalıların hemen hepsi etkileniyor. Bu farkın da sinir sistemindeki bir genetik temele dayandığı sanılıyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkasına iş yükleyen kimse, angaryacı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Telefon araması yaparken ya da bir telefon geldiğinde sesi otomatik olarak azaltır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(TEMAS) (i. A. «mess»den). Birbirine değme, dokunma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contact. touch. communication. contiguity. feel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brush. contact. touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contact. touch. communication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تماس] dokunma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dokunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Bakıp seyretme.

2.Gezme.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viewing. contemplating (with pleasure. play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تماشا] seyretme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hoşlanarak bakma, seyretme. 2.Gezme, gezi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

seyretmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gezinti, eğlence yeri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تماشاگاه] seyir yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seyir yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. timsâl). Timsâller. (bk.) Timsâl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تماثيل] resimler. 2.semboller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «misi» den). Benzeme, benzeyiş, Ar. müşâbehet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تماثل] benzeşme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(c. iltimâsât). Eşit mertebede bulunan iki kimseden birinin diğerine, başkası için ettiği talep ve rice: Hatıra, iltimasa bakmaz, doğru adamdır. Şimdi, pek resmî olmayan aracılık ve himaye mânâsındadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative immunity. immunity accorded to legislators.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). ilişip asılarak ve tırnaklarla tutularak yukarı çıkmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ziyafette şerefe içilmesini teklif eden kimse, ziyafet reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. gabya çubuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

landslide. landslip. slide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land slip. landfall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transformation

ruh b. dönüşüm

Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing table. toilet. toilet table. vanity. vanity table / dresser. dress- table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki direkli gemi veya şilep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Diskin, en yüksek giriş seviyesine sahip bölümünü bulur. Bu durum, aşırı sinyal yüklemesini önler ve doğru kayıt seviyesi ayarı için kullanılır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. maskesini çıkartmak; açmak, meydana çıkarmak, maskesini kaldlrmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Eskiden ramazanda meyhaneler zorunlu olarak kapatılırdı. Bayram arifesinde meyhaneciler gedikli müşterilerinin evlerine midye ya da uskumru dolmaları gönderirlerdi. Bu ikramlara „unutma bizi dolması’ denirdi.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ironing board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Uydurma anlamında Fransızca’ya benzetilerek uydurulmuş bir kelime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longitudinal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endways endwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Christmas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., d.y. manevra sahası müdürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

writing table. writing desk / table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden köksapları yumru hâlinde olan biifcbitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(helianthus tuberosus): Bileşikgiller familyasından; basit yapraklı, yüksek, çok yıllık otsu bir bitkidir. Toprak altındaki yumruları inulin bakımından zengindir. Yumruları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini artırır. Kabızlığı giderir. Anne sütünü artırır. Bol idrar söktürür. Böbreklerin ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Basur memelerine faydalıdır. Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarında şikayetleri azaltır. Cildin güzel olmasını sağlar.

Şifalı Bitki by

Sağlık Bilgisi

Yılan zehiri çok çabuk ve şiddetli tesir gösteren zehirlerdendir. Ancak, bu zehirler ağızdan alındıkları zaman zehirlemezler. Zehirli yılanların çoğu büyük başlıdır. Bazılarının başları da üç köşelidir. Uzun kıvrık dilleri ve çatallı dişleri vardır. Soktukları zaman; dişlerinin dibinde bulunan bezden salgıladıkları zehiri, dişin içindeki kanal vasıtasıyla, soktukları yere aktarırlar. Orada ağrı, şişme ve kızarma görülür. Bazı kimselerde de yılan zehirinin çeşidine göre, kusma, baygınlık, titreme, nefes darlığı, uyuklama veya kısmi felç görülür. Yılan sokan kimseye zehir bütün vücuda yayılmadan önce aşağıdaki işlemi yapmak gerekir. Sokulan yer kol veya bacakta ise; yaranın üst tarafına sıkı bir bağ yapılır. Sonra alkole bandırılmış veya ateşte kızartılmış bıçak, çakı veya jiletle yara kanatılır. Arkasından, ağzın etrafına ve dudaklara zeytinyağı sürülür. Sokulan yer emilip, tükürülür. Aynı işlem 3-4 kere tekrarlanır. Sonra madeni bir şey ateşte kızdırılıp, sokulan yer dağlanır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri veya bir kaçı uygulanır. Zehirlenme belirtileri varsa vakit kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Turunç.

Hazırlanışı : Bir adet turuncun suyu sıkılıp, Yılanın ısırdığı yere dökülür.


Sağlık Bilgisi by

Genel Bilgi

Geceleyin açık bir havada gökyüzünü seyrederken, çeşitli renk ve parlaklıktaki yıldızların oluşturduğu o inanılmaz ve muhteşem manzaranın içinden bir yıldızın parlak bir çizgi çizerek kayıp gittiğini muhakkak görmüşsünüzdür.

Bu sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine getireceği inanışı yaygındır.

Halk arasında yıldız kayması diye tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş sistemimizin içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya gezinen sayısız göktaşı vardır.

Bunlardan Dünya’nın yakınından geçerken çekim alanına girenler, hızla atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar, yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar.

Yer atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya’ya düşen göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir elemente rastlanmamıştır.

Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla yok olan göktaşlarına “meteor” denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da “meteorit” deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı okyanuslarla kaplı olduğundan yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya’nın bir çok yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.

Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika’da Grootfentein’de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır.

Bugüne kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl boyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denir!


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Yüksek Hızlı kaset mekanizması, çok hızlı erişim ve hızlı ileri/geri sarma süreleri sağlamaktadır. Kaset konumu bir sayaç ile gösterilmektedir. Hareket mekanizmasının çift yataklı tahrik mili, geriye doğru çalmada bile kasetin hassas biçimde hareket ettirilmesini sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Türk halk musikisinde bir vurma Alet.

Türkçe Sözlük by