Mast ne demek? | Mast anlamı nedir? | Mast

Mast anlamı nedir?

Mast ne demek?

Mast anlamı nedir?

Mast | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ماست] yoğurt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. direk, gemi direği. before the mast gemi tayfalığı mevkii.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. palamut veya kayın kozalağı ve kestane gibi ağaç yemişi (özellikle domuzlara yem olarak kullanılır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). bando sefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kayın ağacının sertkabuklu meyvesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.Hollanda, Almanya veya Avusturya'da belediye başkanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). geminin direğini kırmak veya çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esnek kerestesi olan bir cins Avrupa meşesi, (bot.) Quercus petraea.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Süleymaniye Camii’nin sağdaki küçük minaresi Cevahirli Minare olarak bilinir. Cevahir mücevher anlamına gelir. Bu muazzam caminin küçük minaresinin yapıtaşları arasında elmas madeni de vardır. Elmasların kullanılma nedeni İran İahı’nın, Kanuni Sultan Süleyman’a bir çekmece dolusu elmas yollayarak yaptığı jesttir. Elmaslar caminin yapımı sırasında para biterse kullanılması için gönderilmişti. Ancak Sultan Süleyman elmasların parasını karşılayacaklarını belirtti ve minarenin yapımında kullanılmalarını emretti.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. K elmas, tırâşîden = yontmak). T. Camın en makbulu ki, elmasla veya elmas gibi yontulmuş zannolunur. Billûr, kristal.

2.Bu halde olan billûrdan yapılmış: Elmastıraş bardak.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). baş direği, pruva direği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pruva gabya çubuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flashy. glaring. meteoric. resplendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glaring. gorgeous. resplendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedazzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bayrağın yarıya indirilmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Iiman şefi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) özel okul müdürü .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. yatılı okulda bir binayı idare eden öğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İng.) demirci ustası, demirhane şefi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dazzle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ekşi şeyle dişleri kesmez ve gıcıklatır bir hâle komak: Bir erik yedim dişlerimi kamaştırdı.

2.Işığın fazlalığı gözleri görmez etmek, vurmak: Kar gözlerimi kamaştırdı; gözleri kamaştıracak derecede parlak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dazzle. to set on edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dazzle. to set one's teeth on edge. blind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Gevelemek.

2.Çalkalatmak, altüst etmek.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. ana direk, geminin ortada bulunan büyük direği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Kapının İki tarafında oturmaya mahsus sed, peyke, divan şiirinde meyhane sırası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصطبه] meyhane. 2.sedir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Masdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infinitive. infinitive. infinitive mood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infinitive. template. infinitive eylemlik. jig. gauge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauge. pattern. straight edge. model. templet. template. module. normal gage. gauge stick. gauging rod. caliber. calibration instrument. source. ruler. face mold. origin. seed. gager. infinitive. face mould. gauger. jig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Açı ölçme cedvell.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. master

yüksek lisans

Lisans diplomasıyla doktora arasındaki akademik derece.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. efendi, sahip, patron, amir; usta; dini lider; üstat, büyük sanatçı; ing. erkek öğretmen; üniversitede bachelor'dan bir yüksek derece veya bu dereceyi alan kimse; yönetici; örnek, numune, kopya edilecek şey; teksir kalıbı; mumlu kâğıt; kü çük bey

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. baş, ana, temel, esas, asıl. master builder mimar; yapı ustası, kalfa. master copy teksir kalıbı; mumlu kâğıt; ana metin. master key aynı cinsten bir takım kilitleri açan anahtar, ana anahtar. master plan ana plan. master stroke çok ustalıklı iş, ma

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yenmek, galip gelmek, hakkından gelmek; iyice öğrenmek; idare etmek, hakim olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. savaş gemisinde güvenlik görevlisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. amir, buyurucu; hükmeden; üstada yakışır; idare kuvveti olan. masterfully z. amirane. masterfulness i. amirlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. baş yönetici, işi çeviren kimse; f çekip çevirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şaheser, üstün eser; harika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöneticilik, yönetim; ustalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hüküm, idare; üstünlük, hakim olma; hüner, maharet; üstatlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. direk ucu; gazete veya mecmuada yöneticiler listesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük köpek. Mastı bacak = Bacakları pek kısa boysuz ve biçimsiz adam. (bk.) Bastıbacak. Mastıçiçeği = Arapça’da rub’iyye denilen bir çeşit çiçek, öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sakız ağacı, bot. Pistacia lentiscus; sakız: macun; sakızlı rakı, mastika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çiğnemek, dişlerle çiğneyip ezmek. mastica'tion i. çiğneme. mas'ticatory i., s. çiğnenen şey, çiklet, sakız; s. çiğnemekle ilgili

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Öküzgözü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mastı (köpek).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Yunanca). Başlıca Sakız adasında olan bir küçük ağacın verdiği bir çeşit zamk ki, çiğ yenilir, rakıya konur ve başka işlerde de kullanılır, sakız, mastika rakısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb meme iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalnız fosili bulunan mamuta benzer fil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., anat. birçok memeli hayvanda kulak arkasındaki yuvarlak kemik çıkıntısına ait; bu kemik çıkıntısına yakın; kadın memesi biçiminde, meme başı şeklinde; i. şakak kemiğinin mastoid çıkıntısı; kulak arkasındaki çıkıntılı kemik. mastoid process mast

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Geminin en geniş yeri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. istimna etmek. masturba'tion i. istimna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. isimler ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

onomastics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

onomastics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. boyun eğdirmek, hakkından gelmek, üstün çıkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maaş katibi; veznedar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. iaşe subayı; den. serdümen, vardiya çavuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sirkte gösteriyi sunan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. demiryolu kıta müdürü .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

(S-Master Dijital Amplifikatör) Super gibi yüksek kalite dijital ses kaynaklarından en iyi sonucu almak için geliştirilmiştir Audio CD ve DVD kaynakları, S-Master (Tam Dijital Amplifikatör) teknolojisi, basit ama oldukça gelişmiş dijital bir işlemle sesi hoparlörlere iletir. S-Master teknolojisi mükemmel görüntüleme, yüksek çözünürlük ve sağlam performansla çok etkili güç dağıtımı sağlar. Birçok Sony ev sinema sistemleri, S-Master Dijital Amplifikatör teknolojisine sahiptir. Son modellerden bazılarında mümkün olan en iyi ses kalitesi için S-Master Pro’ya sahip olabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

(S-Master Dijital Amplifikatör) Super gibi yüksek kalite dijital ses kaynaklarından en iyi sonucu almak için geliştirilmiştir Audio CD ve DVD kaynakları, S-Master (Tam Dijital Amplifikatör) teknolojisi, basit ama oldukça gelişmiş dijital bir işlemle sesi hoparlörlere iletir. S-Master teknolojisi mükemmel görüntüleme, yüksek çözünürlük ve sağlam performansla çok etkili güç dağıtımı sağlar. Birçok Sony ev sinema sistemleri, S-Master Dijital Amplifikatör teknolojisine sahiptir. Bazı son modellerde, mümkün olan en iyi ses kalitesi için S-Master Pro’ya sahip olabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Halat tellerinden saç gibi örülü kordon ki, muhtelif İşlerde kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasket. packing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasket. packing. compression packing. packing blocks / box / gasket / ring. seals. stuffing. stemmer. stuffing box. grommet. grummet. gaskin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erkek oğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. izcibaşı, oymak beyi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendini tutma, kendine hâkim olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) süvari, kaptan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. istasyon şefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkasına iş yükleyen kimse, angaryacı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ziyafette şerefe içilmesini teklif eden kimse, ziyafet reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. gabya çubuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki direkli gemi veya şilep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., d.y. manevra sahası müdürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by