Mc ne demek? | Mc anlamı nedir? | Mc

Mc anlamı nedir?

Mc ne demek?

Mc anlamı nedir?

Mc | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Mac.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. megacycle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Master of Ceremonies protokol görevlisi, teşrifatçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halk ağzında Farsça.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) farsça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «Ademceğiz» yanlıştır). Küçük ve fakir ve hakir yahut merhamete değer insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little or modest man. poor fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

insaniyete yakışır surette, insaniyetle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «Ademcik» hatadır). Küçük ve hakir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Adam yiyen.

2.Adama salar veya adamdan ürker (hayvan).

3.Alışkanlıktan insanın üzerine gelen (hayvan).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Adamcağız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Adamcasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Adamcıl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Adamcasına, insaniyete yakışır surette.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

evvelce, az önce, yakında: Akdemce yazmış olduğum üzere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Akşam erken yatan.

2.Her akşam belirli surette içkiye devam eden.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tippler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

habitual evening drinker. working in the evening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a habitual drinker in the evenings. sb who works in the evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drinking habitually in the evenings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carouser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debauched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who collects payments. collector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yahut amuca. (i.) (A. «amm» dan). Babanın erkek kardeşi: Amcam, amcamın oğlu, kızı; onunla amca oğullarıyız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avuncular. paternal uncle. uncle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncle. uncle. a familiar address to an older man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncle. collateral ancestors. related in the collateral line. special cousins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Amateur Motorcycle Association.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Australian Maritime Safety Authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Alaskan Malamute Club of America is the 'parent' club for the Malamute breed in the USA Club members are expected to follow a Code of Ethics in breeding and competing with Alaskan Malamutes The AMCA and it's members are also responsible for maintainin

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Amca olma hali. 2.Uvey amca.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unclehood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Amca oğlu veya kızı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) -1.Gönül rahatı. 2.Sevgili, sevilen güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who cards cotton / wool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Boğazın iki tarafında, badem biçimindeki bezler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsillar. tonsil. palatine tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir. Aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tentürdiyot, su.

Hazırlanışı : 1 bardak suya 5 damla tentürdiyot katılır, karıştırılır. Gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quinsy. tonsilllitis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who takes care of sb. caretaker. maintenance person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

printing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

printing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assistant foreman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice chairman. vice president. deputy chairman. vice-chairman. vice chairman. deputy chief. vice- president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutritionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek hızlı Bionz görüntü işleme motoru, kullanıcının ışık hızında resim yakalamasına olanak sağlar. Motor, kesintisiz olarak saniyede üç kareye kadar, 10,2 megapiksel çözünürlükte ve en iyi JPEG sıkıştırma formatında, yüksek hızda burst çekim yapılmasına olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

BMC (yığın döküm bileşiği), mermer, cam fiberi ve epoksi reçinenin karışımından oluşan bir malzemedir. Bu malzeme çok güçlüdür ve özellikle DVD sürücüler gibi titreşimin kabul edilemez olduğu yerlerde kullanılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins kertenkele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koza gibi yumaklanmış şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ham iplikten dokunmuş bez: Bürümcük çarşaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauze. crepe. gossamer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crimped fabric. crêpe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tulle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). Her türlü zihnî faaliyetleri tedaiye bağlayan nazariye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yassı bir nevi büyük ba‘an lık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)

1.Ağaçtan kulplu su kabı.

2.Ağaçtan bir nevi büyük kepçe.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Pencere camlarını takmak sanatını icra eden adam.

2.Cam satan, cam ticaretini icra eden adam. Camcı arşını = Eskiden camcıların kullandıkları yirmi dört parmaklık ölçü. Camcı macunu = Pencere camlarının kenarlarına sürülen macun ki üstübeç ve sülüğenle yapılır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glazier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glazier. glassman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glazier. glassman. puttier. glassmaker. glassworker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

putty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glaziery. selling or installing glass. glazing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir nevi serçe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük ve nefîs bir cins karpuz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sünnet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sünnet. the Circumcision 1 Ocak'ta kutlanan dini bir bayram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaç kepçe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi). Kafatası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمجمه] kafatası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distributor. distributer. deliveryman. roundsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distributor. seller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distributor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Canlı varlıklardaki soyaçekimin atlama şeklinde değişebileceğini ve bu değişmelerin, türlerin meydana gelmesinde ana yol olduğunu ileri süren nazariye, mütasyonizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy dean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seismologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İnkılâpçı.

2.İhtilâlci, sosyalist ihtilâlci.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. reformer. reformist. revolutionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolutionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolutionist. reformist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linguistic scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orientalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

founder. metal worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foundryman. founder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foundry work. cast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji) (y. k.). Osm. istihâle ve tahavvül etme nazariyesi. Lamarck’ın ortaya attığı ve Darwin’in geliştirdiği nazariye.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlemci, üstün dinamik aydınlık aralığı ve daha ince kuantizasyon sunarak görüntü ayrıntılarının iyileştirilmesini sağlar. Sony Super HAD CCD™ ile birlikte bu teknoloji, müthiş pürüzsüz, gerçekçi kontrast ve daha iyi renkler sunar. Geleneksel 10-bit sistemlerde analog görüntü dijitale çevrilirken sinyalin az bir kısmı kesintiye uğrar, ayrıntılarda ve kontrastta kayıp yaşanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyeci, maarifçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogue. trainer. educationalist. educationist. academician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogue. educator. educationalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educationalist. educator. pedagogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mecd). Mecdler, şerefler, (bk.) Mecd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. mecd’den itaf.). (c. emâcid). Daha yahut pek şan ve şeref sahibi: Cedd-i emced-i hazret-i pâdşâhî = Eskiden padişahların atalarından herhangi biri hakkında kullnılan saygı tâbiri. Iftihâr-ül-emâcid vel ekârim = Eski fermanlarda muhâtaba yazılan unvanlardan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امجد] çok onurlu, çok şerefli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili teşrifatçı, protokol müdürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. emmek’ten). Meme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fencer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fencer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yes-man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

activist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

activist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moviemaking. film industry. movie business. moviedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gerçek Görüntü İşlemcisi, tıpkı bir PC’deki işlemci gibi, fotoğraf makinesinin temel işlevlerini yürüten bir çiptir. Başlatma süresini, fotoğraf makinesinin çalışma hızını ve güç tüketimini kontrol eder. Daha iyi renk gösterimi ve gelişmiş sinyal-parazit oranı sunarak yüksek kaliteli fotoğraflar sağlar. İşlemci, fotoğraf makinesinin hızlı başlatma süresine ve minimum deklanşör gecikmesine (düğmeye basılması ile resmin gerçekten çekilmesi arasında geçen süre) sahip olmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Öğrencileriyle beraber gezinerek ders vermeye alışmış olan Aristo felsefesinin adı (peripatetizm).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. bir şeye yaramamayan anlamsız süs, degersiz süslü püslü şey; s. cafcaflı, cicili bicili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. entrepreneurial. go-ahead. entrepreneur. entrant. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur. contractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship. enterprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karıya nisbetle kocanın kız kardeşi: Gelin, görümceleriyle iyi geçiniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sister-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to show oneself. appear. to seem. husband's sister. wife's sister-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

husband's sister. sister-in-law of the wife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observer. student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observer müşahit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir hamam idare eden adam.

2.Rüyada kirlenerek cenabet olan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proprietor or keeper of a public bath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) aynı cevherden olma, aynı asıldan gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of the same kind. fellow being. fellow creature. fellow man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow. fellow-man. of the same kind. of the same kind/race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow. equal. of the same kind. fellow creature. fellow human. fellow man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [هم جنس] aynı cinsten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir cinsten olma: O iki hayvan birbirine benziyorsa da aralarında hemcinslik yoktur.

2.Bir kavimden olma: Kendisiyle hemcinslikten başka bir münasebetimiz yoktur.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [هم جوار] komşu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fars. HEM-CİVARİ) (i.).

1.Komşuluk.

2.Hudutları bitişik olma: Belçika ile Holanda hemcivardır.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همچو] gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who enjoys serving things to guest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden iltizâm işini üzerine alan adam, Ar. mültezim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farmer of revenues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı devrinde iltizâm usûliyle vergi toplama işi, mültezimlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Felsefe. bk. Antropomorfizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İntikam almaya meyilli, intikamını bırakmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revengeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vengeful. revengeful. revenger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vengeful. vindictive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vengefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [انتقام جو] intikamcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

processor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

processor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. askerlik). Köprü, yol gibi savaşla ilgili inşaat işleri ve bu işleri yapan askeri sınıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impressionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impressionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impressionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impressionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D., (argo) zencileri diğer halktan ayırt eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kaldırım döşetmek sanatını bilen ve yapan adam: Kaldırımcılar kâhyası.

2.İşportalardan bir şeyler çalan hırsız.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who lays paving stones. pickpocket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir değneğin ucuna bağlı ve vurmaya yahut hayvanları korkutup yürütmeye mahsus deri, meşin veya ip vesaireden örme şey, kırbaç: Kamçı ile vurmak; kamçı çalmak; kamçıyı sallamak, çatırdatmak. Çalakamçı = Devamlı kamçı çalarak. Kamçıbaşı = Ucunda klâptanla bir iki sırası bulunan bir cins tülbent veya bez. Kamçıkılıç = Ensiz bir cins kılıç. Kamçıkuyruk = Kılsız kuyruk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whip. whipper. horsewhip. colt. rawhide. scourge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scourge. whip. pendant. tail. flagellum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whip. scourge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kamçı çalmak, kamçı ile vurmak: Hayvanlarını kamçılayıp duruyordu.

2.mec. Rüzgâr veya yağmur yüze çarpmak: Şiddetle yağan yağmurlar hepsinin yüzlerini kamçılıyordu.

3.mec. Bir işi yürütmek, kovalamak, takip etmek, sür’atlendirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hop up. whip. lash. flagellate. flog. horsewhip. leather. scourge. sjambok. slash. swinge. tan. whip up. welt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birch. scourge. stimulate. whip. to whip. to flog. to lash. to scourge. to stimulate. to lash sb. to whip up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whip. to flog. to flagellate. to increase / to raise to a higher pitch. cut. flaggelate. horse. horsewhip. lash. stimulate. thrash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be whipped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb flogged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kamçısı olan.

2.mec. Zor ve baskı kullanan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a whip. oppressing. oppressive. tyrannical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Haşlamlılar sınıfından, tek hücreli hayvanlar. Denizlerde, tatlı sularda yaşadıkları gibi parazit halinde insan veya hayvanlarda da yaşarlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant. participator. subscriber. actor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant. participator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Kâinatın ancak eşya ile var olduğunu, ondan ayrılırsa zihnin bir mefhumundan ibaret kalacağını ileri süren doktrin, Fr. conceptualisme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceptualism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceptualism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İltizamcı, mültezim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seller or maker of kilims.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gül ağaçlarında bulunan bir cins böcek, hanımböceği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

costumier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapılar için kum taşıyıp satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (uyd. k.). Kumlu toprakta yetişen bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theorist. theoritician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferring to think in theoritical rather than practical terms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Institutional Investors)

Bireysel yatırımcılardan ayrı olarak, kendisine devredilen paralardan ya da tahvil ve hisse senedi satışıyla sağladığı kaynaklardan oluşan fonları yatırıma yönelten kurum, kuruluş veya örgütlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Altın ve gümüşten süse ait şeyler yapan san’atkâr, Fars. zerger: Kuyumcu işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jeweller. jeweler. goldsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jeweler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jewel l er.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyumcu san atı, altın ve gümüşten süsler yapmak san’atı, Osm. zer-gerlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery. jewelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a jeweller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lağımları açıp temizleyen işçi. 2.Klasik Osmanlı çağında istihkâm sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewerman. sapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewerman. sapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tinsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solderer. metal worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tinsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solderer. metal worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Levazım sınıfından olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lokum yapan ve satan adam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir soyadı. the real McCoy A.B.D., (argo) hakikisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MMC hafıza kartlarından boyut olarak daha küçük ancak özellik olarak daha geliştirilmiş kartlardır. Düşük voltaj ve yüksek veri transferi için tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MMX® (Çoklu Ortam Uzantısı), video ve sesli uygulamaların etkili biçimde çalıştırılmasını sağlayan bir işlemci teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy manager. assistant / deputy manager. assistant manager. coadministrator. codirector. corporate secretary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Mum yapan ve satan adam.

2.Vaktiyle fitilli tüfekle silâhlı asker.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

candlemaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chandler. candlemaker. seller of candles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نامجو] yiğit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.) (Slavca «dilsiz» demektir).

1.Alman, Almanyalı, Avusturyalı: Nemçe dili. 2.Almanya, Avusturya: Nemçe İmparatorluğu. Nemçe arpası = İç kabuğu çıkarılmış ve temizlenmiş beyaz arpa ki, aşure ve sütlacı olur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.) (Slavca «dilsiz» demektir).

1.Alman, Almanyalı, Avusturyalı: Nemçe dili. 2.Almanya, Avusturya: Nemçe imparatorluğu. Nemçe arpası = İç kabuğu çıkarılmış ve temizlenmiş beyaz arpa ki, aşûre ve sütlacı olur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Alman veya Avusturyalı tarz usul veya dilinde olan, Almanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Alman veya Avusturyalı tarz usul veya dilinde olan, Almanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Almanya veya Avusturya ahalisinden olan: Nemçelilerin ahlâk ve Adetleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Almanya veya Avusturya ahalisinden olan: Nemçelilerin ahlâk ve Adetleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. mortal. pernicious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatal. mortal. terminal. deadly. about to die. on one's deathbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mortal. fatal. she who is dying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restorer. repairer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restorer. repairer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı örgümek’ten örgümcek).

1.Bir böcek

2.Örümcek ağı: Şu örümcekleri almalı. Örümcek ağı = Bu hayvanın sinek tuzağı olmak üzere yaptığı ince zar. Şsytar.örümceği = Tarlalarda ve bahçelerde bir ağaçtan bir ağaca uzanan uzun ve ince örümcek ağı, ipi. Orümcekkuşu = Bir cins küçük kuş. Denizörümceği = Bir cins deniz hayvancığı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spider. spinner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spider. cobweb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spider. cobweb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spider web.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cobweb. gossamer. web.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meshes of a spider's web.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Örümcekler günümüz teknolojisinin bile çözemediği inanılmaz canlılardır. Örümcek ağının çok özel nitelikleri olan sağlamlık ve esneklik bugüne kadar taklit edilemedi. Aynı çaptaki bir çelik telden iki kat daha güçlü olan bu doku ne kadar çekilirse çekilsin orjinal durumuna dönecek kadar esnektir.

Örümcek ağları kendine yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmadığından nesne ters yöne fırlamaz, yapışır kalır. Örümcek ağının esneme kapasitesi bugün yapay olarak üretilmiş en iyi telin neredeyse dört katıdır.

Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala başaramayan bilim insanlarının örümcek çiftliği kurup, örümcekleri sağarak, ipliklerini aldıklarını biliyor muydunuz? Yaklaşık 2.5 santimetre boyundaki bu örümceklerden günde hayvan başına 320 metre (yaklaşık 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kurşun geçirmez yelek yapmada kullanılıyor.

Dünyada 34 bin örümcek cinsi tepit edilmiştir. Yani her cins örümcek farklı özellikler taşır. Örümceklerin hepsinde zehir bezleri vardır, ama karadul örümceği, kahverengi örümcek gibi çok az türü insana zarar verebilir. Dünyanın en büyük örümceği ise Güney Amerika’nın kuzey kısmında yaşayan “Goliath Trantula” isimli dev örümcektir. Erkeğinin bacağının boyu 25 santimetreyi bulur. Kurbağaları, kertenkeleleri, fareleri ve hatta küçük yılanları yakalayıp yiyecek kadar güçlüdür.

Örümcekler, diğer böceklerden farklı olarak sekiz bacağa ve sekiz göze sahiptirler. Büyüme safhasında bir bacak kırılırsa yerine yenisi gelebilir. Vücutları iki parça olup arka kısmındaki bezlerden ağ üretimi başlar, buradaki çok ince deliklerden sıvı ve damlalar halinde verilen ağ malzemesi dışarı çıkar çıkmaz donar.

Örümcek ağının her tarafı yapıştırıcı değildir. Kurban ağa yakalanınca yapışkan kısmı bildiklerinden kendileri de ağa yakalanmadan onun yanına kadar giderler. Örümcek ağını amacına göre farklı şekillerde örer. Ağdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine göre farklıdır. Yumurtaların sarmalanması için ürettiği yumuşak iplik onu aynı zamanda bir uçurtma gibi uçurabilir. Ağın ana yapısı, dairesel kısımları, avı yakalayacak kısmı için elastikiyetleri ve sağlamlıkları farklı ipler üretir.

Örümceklerin birçok türünde erkeğine göre 4 – 5 kat büyük olan dişinin çiftleştikten sonra erkeğini yediği doğrudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk uğruna katlandıkları bir sonuç değil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlarını üretebilmek için kendilerini dişiye kurban etmeleridir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butcher bird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butcher bird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örümcek ağlarıyle ve toz, toprakla dolmak, süpürülmemiş olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Bir eklembacaklılar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Örümcek bağlamış. Örümcekli kafa = mec. Eskimiş düşüncelere saplanmış zihniyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhibitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu terimin yerine artık PC Card terimi kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

programmer. programer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person in charge of preparing a program (me. programmer. computer programmer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

software engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reformer. reformist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reformist. reformistic. reformer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reformism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertiser. publicity agent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person in the advertising business. adman. advertising man. publicist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advertising. the advertising buisness. advertising agency. advertising profession. aids to trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice- chancellor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photographer. art teacher. seller of pictures. artist. illustrator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Rumlar’ın konuştukları Yunanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greek. romaic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Greek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (rûz-nâme’nin küçü ğü). Küçük gündelik defter veya kısa gündelik kayıtlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [روزنامچه] yevmiye defteri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı teşkilâtında rûz-nâmçe tutan muhasebeci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

over confidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who avoids risky ventures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light headedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hare brained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a master of ceremonies. emceeing. compèring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Askeri tâlim ettiren subay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agriculture. farming. farming business. agricultural occupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planner. draughtsman. draftsman. designer. drafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEMCİD) (i. A. «mecd» den).

1.Ululama, ağırlama, Ar. tâzîm ve tekrîm.

2.(masdar mânâsının dışında olarak) TAzîm yolunda sabah ezânından sonra minarelerde okunan dua: Temcîd okumak. Temeîd pilâvı = Sık sık tekrar edilip usanç veren şey (imamın bîrine her sahurda ısıtıp verilen aynı bulgur pilâvından kinâyedir).


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تمجيد] ululama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ululama, ağırlama. 2.Sabah ezanından sonra okunan, Allah’ın ululuğunu anlatan dua.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the same old cant. standing dish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

TMC (Trafik Mesaj Kanalı). Gerçek zamanlı trafik bilgileri sunan bir FM RDS (Radyo Veri Sistemi) uygulaması

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Trafik mesaj kanalı bilgileri.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seedman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erkek kedi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

cin ve soda karışımı bir içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Sosyalizm. (bk.) Sosyalizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. tramvay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tüm - can.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sentence. sentence cümle. sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sünnetsiz; Musevi olmayan; putperest.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. United States Marine Corps.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sürücü, menzilci. 2.Kalın, keçe yağmurluk.

3.Bazı eyerlerin üzerine konulan yün örtü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yardım eden, Ar. refik, muâvin: Bu işte hiç yardımcım yoktu.

2.Imdâda gelen, koruyan: Allah yardımcın olsun.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accessary. accessory. ancillary. assistant. auxiliary. band-aid. collateral. contributory. cooperative. deputy. donkey. helpful. obliging. stand-by. sub. subsidiary. suffragan. supporting. accessary. accessory. acolyte. adjunct. aid. aide. assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodating. aid. aide. ancillary. assistant. attendant. attentive. auxiliary. buttress. collateral. companion. constructive. cooperative. help. helpful. second. subsidiary. useful. helper. associate. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ancillary. collateral. auxiliary. adjunct. deputy. helper. mate. subsidiary. vice. asistant to. aid. abettor. acolyte. adjutant. associate. clerk. nurse. servant. team-mate. assistant. attached. auxiliary advertising. backer. coadjudant. contributing. con

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başın yarısının ağrıması, migren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publisher. editor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commentator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commentator. interpreter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commentator. expositor. glossarist. interpreter. performer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waspish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by