Mdlp (minidisc Uzun Çalma) ne demek? | Mdlp (minidisc Uzun Çalma) anlamı nedir? | Mdlp (minidisc Uzun Çalma)

Mdlp (minidisc Uzun Çalma) anlamı nedir?

Mdlp (minidisc Uzun Çalma) ne demek?

Mdlp (minidisc Uzun Çalma) anlamı nedir?

Mdlp (minidisc Uzun Çalma) | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Sıradan 80 dakikalık MiniDisc’in kapasitesini, maksimum 320 dakikalık dijital müzik alacak hale genişleten yeni bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Alçalmak işi. 2.(coğrafya) Toprağın çökerek oturması.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

going down. losing altitude. losing esteem. abasement. degeneration. deterioration. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğilmek, inmek. Mec. tenezzül etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descend. dip. lapse. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decline. to go down. to lose esteem. to lose altitude. descend to. deteriorate. lower oneself. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüzün).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kakma yapılmadan kalemle işleme: Çalma çiçekli bir gümüş tepsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çalmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stealing. thieving. pilfering. ringing. steal. theft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Maden üzerine çalma işi yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Vurmak, çarpmak: Kamçı, kılıç çalmak.

2.Yere düşürmek, atmak: Yere çaldı.

3.Bir şeyin bir parçasını kesmek, çelmek.

4.Davul, dümbelek gibi bir şeye vurup ses çıkarmak: Davul, trampete çalmak.

5.Umumiyetle çalgı icrâ etmek: Piyano, kanun, klarnet, bir hava çalmak.

6.Birbirine vurmak, çırpmak: el çalmak.Vurmak, tıktık etmek: Kapıyı çalmak.Uğrulamak, çırpmak, hırsızlamak: Atımı çaldılar.Almak, kapmak: Akıl çalmak = Meftûn etmek, aklı başından almak.Bir sıvıya azıcık tuz veya çorbaya un katmak.Tattırmak, lezzetini duyurmak: Ağzına bal çalmak.Süpürmek, temizlemek:” Tozu çalmak.Oynatmak, sallamak, tahrik etmek, kullanmak: Kürek, sopa çalmak.Buruşturmak: Dili çalmak.Az benzemek, yakınlaşmak: Yeşile çalıyor. 16. Bir şeyin lezzetini vermek: Is çalmak, bakır çalmak. 17. Doğru söylemeyip çetrefil söylemek veya diğer bir lisanı andırmak: Dili çalıyor, dili Rumca’ya çalıyor. 18. (saat ve saz vs.) Vurmak: Bu saat doğru çalmıyor, bu piyano pek iyi çalıyor, mec. (ağıza) Bir parmak bal çalmak = Boş vaatler ile avutmak. Düdüğü çalmak = Muvaffak olmak, merâma kavuşmak. Topuk çalmak = Yürürken topukları birbirine dokundurmak, çamur atmak. Her telden çalmak = Çeşitli bilgileri olmak. Hava çalmak = Sam vurmak. Çal çene, (bk.) Çal. Çılyaka etmek = Yakasından kapmak, kavramak. Ç»lakamçı, çalakılıç, çalakürek vs. = Durmadan kamçı, kılıç, kürek vs. sallayarak, (bk.) Çala.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steal. blow. lift. walk away with. bag. thieve. knock off. knock. abstract. adopt. cop. crib. defalcate. filch. grind. grind out. heist. hijack. hoist. hook. hoot. incline. jangle. jingle. knelt. mooch. nick. nobble. make off with. pilfer. pinch. plu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appropriate. embezzle. execute. filch. ring. rob. slap. steal. strike. swipe. thieve. to steal. to run away with sth. to rip sth off. to knock sth off. to strike. to ring. to sound. to chime. to peal. to play. to execute. to knock. to blow. to border on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to steal. to hit. to add. to mix in. to make. to spread. to play. to taste of. to tend to resemble. abstract. blow. crib. filch. finger. hook. lift. nail. nick. pick. pilfer. pinch. to commit plagiarism. prig. purloin. rap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ring a bell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD çalarların ve değiştiricilerin CD-R/RW çalma yeteneğini belirtir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Dokuz derecesinde olan, sekizinciden sonra gelen. Ar. tâsî: Dokuzuncu gün; on dokuzuncu; yüz dokuzuncu vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pincher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ziyade, fazla, çok: Cenâb-ı Hak ömrünü füzûn (efzûn) eyleyel

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pek çok, son derece fazla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Ziyadelik, çokluk, bolluk, artma. Ar. kesret: Cenâb-ı Hak füzûnî-i ömr ihsan buyursun I

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gündüz vakti. Ar. nehâren: Gündüzün uyumayı sevmem. Sıcak yerlerde gündüzün yolculuk olamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güz vaktinde, sonbahar mevsiminde, Osm. Fasl-ı harîfte = Güzün ekilecek tohumlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahzân). Keder, gam, acı: Bu hava, bu ses insana hüzün veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüzn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. sadness. melancholy. gloom. gloominess. doldrums. dole. dolefulness. dreariness. ruefulness. shadow. somberness. sombreness. spleen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. dumps. gloom. melancholy. shadow. sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. melancholy. blue. blues. depression. grief. lament. murk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hüzün duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad. to grieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gloomy. melancholic. cheerless. sad. blue. depressing. doleful. downcast. dreary. elegiac. funereal. glum. rueful. somber. sombre. sorrowful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blue. dejected. down. funereal. glum. heavy. lugubrious. melancholy. mournful. plaintive. sad. wistful. woebegone. woeful. sorrowful. heartsick. pensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. melancholic. dolorous. leaden. mournful. tragic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’deki tüm parçalar rasgele sırada çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to play violin. fiddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İhtiyarlamak, ihtiyar olmak (kocamak daha doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dört kata varan depolama süresi sağlayan, MiniDisc için bir uzun oynatma/kayıt modu; örneğin standart 60 dakikalık boş diske, 240 dakikaya varan ses kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sıradan 80 dakikalık MiniDisc’in kapasitesini, maksimum 320 dakikalık dijital müzik alacak hale genişleten yeni bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony tarafından geliştirilen MiniDisc® küçük ve dijital bir kayıt biçimidir. Benzersiz özellikleri arasından içeriğe hızlı erişim, düzenleme işlevleri ve aynı diske birçok kez kaydetme yeteneğidir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, yiğit. 2.Yumuşak huylu, sakin.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yirmi dokuzdan sonra gelen, otuz derece ve mertebesinde bulunan: Ayın otuzuncu günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(sallamak) Uğraşmak, didinmek, çabalamak. Deyim

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

El parmaklarımızın her birinin uzunlukları değişiktir ve bu uzunluklar belirli bir sıra izlemezler. Genellikle üçüncü parmak en uzunu iken yüzük parmağımız işaret parmağımızdan daha uzundur. Ayaklarda ise başparmaktan başlayıp gittikçe kısalan bir dizi vardır. Bunların nedenleri, parmaklarımızın görevleri ve geçirdikleri evrim ile açıklanabilir.

Aslında bütün memeli hayvanların parmakları vardır. Evrim sürecinde bunların çoğunun sayılan ve şekilleri değişmiştir. Örneğin, atın sadece bir parmağı ve tırnağı kalmıştır.

Bir portakalı veya tenis topunu elimizde avcumuzun içine alacak şekilde tutarsak bütün parmakların uçlarının aynı hizada durduğunu görürüz. Aynı şekilde parmaklar yumruk yapacak şekilde katlanırsa hepsinin avuç içine bir hizada değdiği görülür.

Buradan da görülüyor ki parmaklarımız bir şeyi tutabilmek için ideal boyutlara sahiptirler. Evrim teorisyenleri, atalarımızın ağaç dallarına tutunabilmeleri ve dalların üzerlerindeki meyveleri rahatlıkla koparıp alabilmeleri için parmaklarımızın bu şekiller ve boyutlarda geliştiklerini söylüyorlar. Bir de işin pratik bir yönü var. Serçe parmağınızın en uzun parmak olduğunu düşünebiliyor musunuz? Her gün sağa sola çarpıp takılırlardı herhalde. Belki de bir kaç milyon yıl sonra gittikçe küçülecekler ve sonunda dört parmaklı kalacağız.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Çift kaset deck’li bir sistemde A ve B sürücülerindeki kasetlerin her iki yüzünün de otomatik ve sıralı olarak çalınmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yumuşak huylu, sakin kimse, soylu, asil.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yumuşak başlı, sakin, asil yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuzun (Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. «uz» dan).

1.Boyu çok olan: Uzun adam, uzun ağaç, uzun duvar, uzun tarla.

2.Çok süren, devam eden: Uzun müddet, uzun gün, uzun Ömür, uzun yol.

3.Çabuk bitmeyen, tafsilâtlı, mufassal: Uzun iş, uzun söz.

4.Çok, çok vakit: Uzun sürer; uzun söyleme. Uzun uzadıya, uzun uzadiye = Pek tafsilâtlı, Osm. arîz ve amîk. Eli uzun =

1.Muktedir, nüfuzlu.

2.Hırsız. Uzun etmek =

1.Boş yere uzatmak, lüzumsuz olarak çok söylemek.

2.Pek ileriye varmak, ileri iddiada bulunmak. Uzun boylu = Tafsilâtlı. Uzun hayvan = Yılan. Uzun tutmak = Çok sürecek veya pek mufassal ve büyük olacak surette başlamak. Uzun Hava = Türk halk musikisinde usulsüz söylenen parça.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. spindly. tall. tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long vehicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broad jump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lanky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long eared.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable. hardwearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartmak için, kaset hareket hızının yarıya indirilmesi işlemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartarak, bir 120 dakikalık Video8 PAL kasetine 240 dakika kayıt yapılabilmesini sağlar. MiniDV ve Digital8 için kayıt süresi %50 artar. Yani 60 dakikalık MiniDV kasete, 90 dakika kayıt yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Long Position)

Bir malı, menkul kıymeti veyavadeli işlem sözleşmesini satın almaktır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

ATRAC’in (geleneksel MiniDisc ses sıkıştırması) iki katı ses sıkıştırması sunan ATRAC3 ses sıkıştırma teknolojisini kullanan bu işlev, MO-MD’lerin kayıt ve çalma sürelerini ikiye ya da dörde katlama olanağı sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lingering. long. perennial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at length. prolix.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highway driver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Sulu yerlerde yaşayan uzun bacaklı kuşlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biraz veya fazlaca uzun, oldukça uzun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lengthily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kafatasının ön-arka ekseni, yan eksenine göre uzun olan, dolikosefal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longitudinal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endways endwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Uzun olan şeyin hâli. 2.Bir cismin boyu: Uzunluğuna, boyca, boyuna; zıddı: en.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. lengthiness. extent. linear measurement. long.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extent. length. tallness. lengthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. extent. footage. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long measure. measure of length.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Üzülme, can sıkılma, yorulma, ıztırap.

2.Merak, endişe.

3.Eziyet, ezâ, cefâ, azap: Çok üzüntüyü gerektirdi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. care. chagrin. damp. dejection. desolation. distress. disturbance. fret. grief. hurt. mopes. regret. sadness. slough. sorrow. strait. trouble. unhappiness. woe. worry. straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. agitation. care. cross. distress. dumps. gloom. grief. regret. sorrow. stew. trouble. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. annoyance. blue devil. bother. botheration. chagrin. despair. fret. grief. load. mope. sorrow. thorn. tribulation. trouble. vexation. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dark. distressed. hard-pressed. sad. sorry. woebegone. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggrieved. gloomy. heartbroken. regretful. rueful. sad. upset. worried. unhappy. distressed. sorrowful. distressing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. depressed. doleful. heavy laden. lamentable. unhappy. upset. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unclouded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Yüz derecesinde olan: Yüzüncü sene, iki yüzüncü, bin yüzüncü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hundredth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on one's account. on account of. owing to. because. because of. because of. owing to. due to. from. of. on account of. seeing. thro. through. thru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. from. through. because of. on account of. due to. owing to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the ground that. prima facie. through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by