Meh ne demek? | Meh anlamı nedir? | Meh

Meh anlamı nedir?

Meh ne demek?

Meh anlamı nedir?

Meh | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F.). Ay. (bk.) MAh.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مه] ay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.) (aslı: be-hemehâl). Mutlaka, ne yapıp yapıp, ne olursa olsun, her halde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in any case. no matter what happens. for sure. come what may.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بهه حال] her halükârda, mutlaka, ne olursa olsun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بومهن] deprem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Doğuştan kör, anadan doğma kör.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kara Mehmet halk arasında gücüyle ün yapmış bir pehlivandır. Ne kadar güçlü olduğunu ölmek üzereyken başından geçen bir olayla son kez kanıtlamıştır. Kara Mehmet bir semt kahvehanesinde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Kriz anında dayandığı dokuz çubuklu demir parmaklığı kağıt gibi birbirinin içine geçirmişti. Çubuklar öylesine iç içe geçmişti ki daha sonra onları demir küskü ile açmak isteyenler başarılı olamadılar.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(Ar. terkip) (IS = menfilik edatı, mehâle = çare). Çaresiz, ister istemez, başka türlü olmaz: Yarın lâmehâle gidilecektir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لامحاله] ister istemez, çaresiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Bir defa bakışlar, bir göz atışlar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Ay, Ar. kamer. Mlhr-Ü mâh = Güneş ve ay. Mlh-ı nev = Yeni ay, hilâl. Mâh-rû = Ay yüzlü. Meh-plre — mec. Ay parçası, çok güzel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (mah, meh = ay, rû = yüz). Ay yüzlü, güzel, dilber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. meh-rûyân) (meh = ay, rû = yüz). Ay yüzlü, yüzü ay gibi parlak, güzel,dilber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «heybet» ten masdar). Şan ve heybet sahibi birini görmekten meydana gelen çekinme ve saygı duygusu: Padişahın mehâbeti, mehâbet-i hükümet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهابت] heybetlilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görünüşü çekinme ve saygı duygusu veren, heybetli, şanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mehbil). Mehbiller, rahim yolları, (bk.) Mehbil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâdim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâfe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâfil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâkim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahleb). (bk.) Mahleb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهالک] tehlikeli yerler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahmedet). (bk.) Mahmedet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mahâmil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yular.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مهار] yular, dizgin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mihrî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mahreç). Mahreçler, çıkışlar, (bk.) Mahreç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. hüsn). Hüsnler, güzellikler, (bk.) Hüsn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأخذ ]] kaynak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. mahzen), (bk.) Mahzen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. mahzûr). Mahzurlar, (bk.) Mahzur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. muhzır), (bk.) Muhzır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mehâbil) (anatomi).

1.Rahim yolu, rahmin ağzından dışa kadar olan mesafe.

2.Rahim, döl yatağı.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهبل] rahim yolu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A) (mü. mehbiliyye) (tıp, anatomi). Rahim yoluna ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hübût» tan im.). Düşecek yer, inilen yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hebt» ten imef.) (mü. mehbûte). Korkudan şaşırmış, hayret ve korkuyB kapılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAH-ÇE) (i. F.). Minarenin tepesine, sancak vesaire ucuna takılan küçük hilâl şekli. Ar. alem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hecr» den imef.) (mü. mehcûre).

1.Uzaklaşmış uzakta kalmış, ayrı düşmüş: Evlâdından mehcûr kaldı.

2.Bırakılmış, terkedilmiş, unutulmuş, kullanılmayan: Mehcûr bir kelime.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Uzaklık, ayrılık.

2.Bırakılıp unutulma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Beşik, Fars. gehvâre. Mehd-i Ulyây-ı Saltanat = Valide Sultân.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهد] beşik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hidâ»dan imef.). (mü. mehdiyye).

1.Doğru yola girmiş, doğru yolda bulunan, hidâyete erişmiş.

2.(hi.) On iki imâmın sonuncusu.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kendisine rehberlik edilen. Allah tarafından hidayet verilmiş olan. - Doğru yolu tutan. 2.Şiilere göre 12 imamın sonu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mehdi).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hedm» den imef.) (mü. mehdûme). Yıkılmış, indirilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEHEKK) (i. A.) (Türkçe’ de kullanılan şekli; mehenk).

1.Gümüş ve altının ayarına bakmaya mahsus bir cins taş ki, bu madenlerin üstüne sürmekle ayarları anlaşılır.

2.mec. Bir şeyin cinsini ve değerini gösteren şey, ölçü, terazi: İçki, birçok insanın mehekkidir.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محک] mihenk taşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müstahak. Meheldir = Müstahaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (pehen-gîr’den galat). (bk.) Pehen-gîr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mehekk» ten galat).

1.Altın ve gümüşün ayarını anlamaya mahsus taş: Mehenk taşı.

2.mec. ölçü, terazi, bir şey veya şahsın değerini ölçmeye vasıta olan şey: Mehenge vurmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(!.). Şahıs ve eşyayı mehenge vururmuş gibi takdir eden, adam sarrafı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâhir). Mâhirler, mehâret sahipleri, (bk.) MAhir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mehme). (bk.) Mehme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهيب] heybetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Heybetli, azametli, korkunç (mehub). 2.Arslan (Esed, gazanfer, haydar, şir).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ay.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهل] süre tanıma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omuz başından çıkan külbastılık et.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهلکه] tehlikeli yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEH-LİKAA) (i. F., Fars. meh = ay, Ar. likaa = çehre). Ay çehreli (güzel), dilber.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [مه لقا] ay yüzlü, güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ay yüzlü güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «helâk» ten im.) (c. mehâlik). Mahv ve helâk olacak yer, tehlikeli yer, muhâtaralı yer veya iş: Mehâlikten kaçınmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.). Olduğu kadar. Mehmâ emken = Mümkün olduğu kadar, mümkün mertebe (dilimizde yalnız bu tâbirde geçer).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), fok. Mehmâ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Muhammed isminin türkçesi. (bkz.Muhammed).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Türk askerinin senbolü. Bütün Türk askerlerine verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mahmuz, (bk.) Mahmuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hemze» den imef.) (mü. mehmûze) (edebiyat, Arapça gramerinde). Hemzeli, aslî harflerinden biri hemze olan: Mehmûz-ül-fâ = İlk aslî harfi hemze olan. Mehmûz-ül-ayn = İkinci aslî harfi hemze olan. Mehmûz-ül-lâm = Son aslî harfi hemze olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEH-PARE) (i. F.). Ay parçası kadar güzel şahıs.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ مه پاره] ay parçası. 2.güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ay parçası, çok güzel.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مه پيکر] güzel yüzlü, parlak yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mihr» şekli galattır) (c. mühür). Şer’İ nikâhta kocanın kadına tayin ettiği para ki, iki çeşit olup «mehr-i muaccel» peşin verilen ağırlıktan ve «mehr-i müeccel» ayrılma ve ölüm hâlinde verilecek meblâğdan ibarettir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مهر] mehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Güney Arabistan’da Ummân ile Hadramût arasındaki ülke ki, «mehrt» ve «mehârî» denilen hızlı hecin develeriyle meşhurdur.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Hind okyanusu sahili ile Hadramut arasında bir ülke.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mehre’den çıkan hızlı hecin develeri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مهرو] ay yüzlü, güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ay yüzlü güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mehtap.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مهتاب] mehtap, ay ışığı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk şiir ve musikisinde mehtaptan bahseden veya mehtap vesilesiyle yazılıp bestelenmiş eser ki, ekseriya kasîde veya medhiye şeklindedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yanlış kelime). Ay aydınlığında oturmaya mahsus üstü açık kameriye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. meh = ay, tâb = ışık). Ay ışığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moonlight. moonshine. moon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moonlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moon. moon light. moonlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Ay aydınlığı, ay ışığı. Dolunay. 2.Alay, eğlence, zevklenme. - Türk dil kuralı açısından “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça mîh-ter’dan).

1.Vaktiyle BAb-ı Alî çavuş veya kavası.

2.Rütbe, nişan veya görev alanların evlerine müjde götürenler: Mehterler müjdeye gittiler.

3.Tanzimat’tan önce padişah çadırlarını kurup kaldırmakla görevli asker: Çadır mehteri. 4.Osmanlı askerî mızıkası ve buna mensup müzisyen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.1826’dan önce Türk askerî musiki teşkilâtı.

2.Umumî hapishane. Mehter musikisi = Mehterhâne repertuarı, klasik Türk askerî musikisi. Mehter takımı = Mehter musikisi çalan Türk askerî muzikası.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأخوذ] alınmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEH-VEŞ) (i. F.) (c. mehveşân). Yüzü ay gibi olan, güzel, dilber.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ مهوش] ay gibi, ay kadar güzel. 2.güzel yüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ay gibi, ay yüzlü, güzel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hezl» den imef.) (mü. mehzûle). Arık, lagar, zayıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «mehdiden if.) (mü. mümehhide).

1.Yapan.

2.Düzenleyen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «mehdi» isminden). Mehdtlik iddiasında bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mehd» den if.) (mü. mütemehhide). Yayılmış, serilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aldırış etmeden, çekinmeden.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. bir yolunu bulup, her nasılsa. somehow or other her nasıl olursa olsun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s eski zamandan beri icra olunan, eskiliğinden dolayı muteber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امهات] anneler. 2.temeller, esaslar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by