Mem. ne demek? | Mem. anlamı nedir? | Mem.

Mem. anlamı nedir?

Mem. ne demek?

Mem. anlamı nedir?

Mem. | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

member, memoir, memorandum, memorial.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hatırlatıcı niteliği olan not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disapproval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çeşit sarımsı yumuşak peynir, kamamber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çekmek işini yapamamak.

2.Tahammül edememek.

3.Kıskançlık yüzünden hoş görmemek: Beni çekemediğin besbelli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be unable to stand. to be jealous of. to envy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

not to be able to stand by / sth. to be displeased with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy. jealousy. intolerance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jealousy. hobson's choice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). anmak, zikretmek, hatırasını yad etmek commemora'tion (i). anma, hatırasını yad etme; anma töreni. commemorative (s). anma vesilesi oian; hatıra serisi olarak basılmış (pul).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, 300 taneye kadar ayrı disk için dil, altyazı ve video ayarları gibi ayarların kaydedilebilmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Her CD’den başlıkların kaydedilmesini ve geri çağrılmasını sağlar (otomatik değiştirici başına 110 CD). Başlık, Radyolu CD, MiniDisc ya da radyolu kasetçalarda görüntülenebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). dağıtılmış kısımlar veya parçalar (yazıda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). parçalamak, uzuvları bedenden ayırmak. dismemberment (i). parçalama, parçalanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düzene konmamış, düzensiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

virgin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

new. untouched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., man. kısaltılmış tasım, öncüllerden biri ifade edilmemiş tasım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmarried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lone. sole. spinster. unmarried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan bilgi depolayan, silinip tekrar yazılabilen bir hafıza cinsi. Özellikle hafıza kartlarında ve USB flash disklerde kullanılır, fps : Saniye başına çekilen kare sayısı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital görüntü depolaması için hem floppy disket hem de Memory Stick™ kullanılabilir. Resimler, floppy disketten Memory Stick™’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Görmezlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Birdenbire eriştiği varlığa kendisini uyduramıyarak gösterişli hareketlerde bulunan.

2.Görgüsüzlüğü sebebiyle aşırı davranışlarda bulunan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upstart. parvenu. uncouth. not refined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unmannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görmemişe yakışacak davranış veya görmemiş olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinary. freak. unprecedented. unusual. singular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

never seen before. curious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. himmet). Himmetler (dilimizde çokluğun çokluğu olarak himemât da kullanılır), (bk.) Himmet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [همم] himmetler, çabalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. evde yapılmış, dışarıdan alınmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ev kadını.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bailiff. enforcement officer. execution officer. public official who supervises the collection of debts. sequestrator. bound bailiff. law enforcement officer. sheriff's officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hatırlanamayacak derecede eski, çok eski. from time immemorial çok eski zamandan beri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. hatırasına, anısına.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unheard of. unheard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disallow. disclaim. disown. dispute. exclude. refuse. reject. repudiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to refuse to accept. demur. deny admittance. disallow. disclaim. dispute. exclude. to call in question. refuse. reject. repudiate. kick up a row. vote out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halkın altıntopa (greypfrut) ve bir çeşit şeftaliye verdiği isim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grapefruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koltuk altında çıkan çıban.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toprak sahıbı zengın çıftçı. rus çıftlık sahıbı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earlobe. lobe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAA’L-MEMNÜNİYYE) (i. A.). Memnunlukla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with pleasure. nothing loath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with pleasure. nothing loath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مع الممنونيه] seve seve.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

member, memoir, memorandum, memorial.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. memlûk). Memlûkler, köleler, (bk.) Memlûk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. memleket). Memleketler, ülkeler, (bk.) Memleket.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ممالک] ülkeler. 2.topraklar, diyarlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mevt» ten masdar). Ölüm, vefat: Hayat ve memât. Bâde’l-memât = Öldükten sonra.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممات] ölüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. memâtiyye). Ölüme alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

source. spring. well. fountain. origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

derivation. spring. fountainhead. source. origin. well. resource. rise. head waters. waterhole. mother. fount. fountain. fountain head. parent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üye, aza; organ, uzuv; mat. denklemin bir tarafı. member of parliament (kıs. MP) milletvekili. membership i. üyelik; üyeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zar, gışa; parşömen parçası. membrana'ceous, membranous s. zarımsı, zardan ibaret; tıb. zar hâsıl eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «medd» den İmef.) (mü. memdûde). Uzatılan, sesi uzatarak okunan, medli: Elif-i memdûde (uzun elif, A).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Uzatılan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Memdud).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «medh» den imef.) (mü. memdûha).

1.Övülmüş: II. Osman, Nef’İ’nin memdûhudur.

2.Övülmeye değer, makbûl: Ahlâk-ı memdûha. I


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممدوح] övülmüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) Övülmüş, övülecek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Memduh).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.insanın ve memeli hayvanların, dişisinde, yavruyu emzirmeye mahsus organ. Ar. südâ, Fars. pistân.

2.Memeye veya tepesine benzer tümsek, başlı veya topça şey: Emzik memesi, tüfek memesi: Kapsül. Meme emmek = (çocuk veya yavru) Süt emmek, emzikte olmak. Memeden kesmek = Çocuğu süt emmemeye alıştırmak. Meme vermek = Emzirmek, memeden süt emdirmek. Memeüzümü = Parmak üzümünün bir çeşidi. Kulak memesi = Kulağın altındaki yumuşak uzantı. Kızmemesi = Ağaç kavununa benzer bir çeşit şeftali. Köpekmemesi = Koltuk altında çıkan bir cins çıban.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nipple. teat. tit. booby. breast. lobe. dug. mamilla. mamma. mammilla. pap. mammo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast. nozzle. spout. tit. boob. udder. dug. teat. nipple. jet. ejector. lobe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a cultural unit that is passed from one generation to another by nongenetic means ; 'memes are the cultrual counterpart of genes'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast. nozzle. spout. udder. teat. dug. nipple. pap. jet. orifice. windbag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An idea that replicates through a society as it is propagated through person-to-person interaction, both direct and indirect Memetics is a field of study that focuses on memes' role in the evolution of a culture [ZY].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term coined by Richard Dawkins, who defines it as 'a unit of cultural inheritance, hypothesized as analogous to the particulate gene and as naturally selected by virtue of its 'phenotypic' consequences on its own survival and replication in the cultural

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

As defined by Richard Dawkins in The Selfish Gene : 'a unit of cultural transmission, or a unit of imitation ' 'Examples of memes are tunes, ideas, catch-phrases, clothes fashions, ways of making pots or of building arches Just as genes propagate themselv

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Contagious ideas Term is used to explain viral marketing Source: Meme Central.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An element of a culture or system of behaviour that may be considered to be passed from one individual to another by non-genetic means, especially imitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Richard Dawkins coined the term Meme to apply to units of cultural transmission which 'propagate themselves in the meme pool ' by a process of imitation New memes which offer advantages over old memes become units of cultural evolution See also vMEMEs. 1

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Memelerde hissedilen ağrıların nedenleri çeşitlidir. Örneğin, buluğ yaşındaki kızlarda, adet dönemlerinde, gebeliğin ilk zamanlarında görülen bu ağrılar, iğneleyici şekildedir. Buna, meme nevraljisi de denir. Aşağıdaki reçetenin 4-5 gün uygulanmasıyla geçmeyen meme ağrılarında doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Semizotu yaprağı.

Hazırlanışı : 1 avuç semizotu yaprağı iyice dövüldükten sonra temiz bir tülbentin içine doldurulup, memenin üzerine konur. Aynı işlem günde 3 kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nipple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nipple. teat. tit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Memenin üzerinde, şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateşle kendini belli eden içi irin dolu bir çıban görülür. Tedavinin ilk şartı temizlik kurallarına kesinlikle uymaktır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Kara lahana, kafuru, zeytinyağı.

Hazırlanışı : Bir kaba 1 tane kara lahana yaprağı, 25 gram parçalanmış kafuru ve 2 çorba kaşığı zeytinyağı konur. Hafif ateşte ısıtılır. Sonra kabın içindeki karışım yine kabın içindeki lahana yaprağının üzerine doldurulup, memenin üzerine konur. Temiz bir tülbentle sarılır. Bu işlem 3 saat arayla tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Doğumdan sonraki günlerde süt bezlerinin iltihaplanması sonucu, memelerde ateş ve ağrı hissedilir. Bu durum, bebeği emzirirken daha da ızdırap verici bir hal alır. Böyle durumlarda bebeği emzirirken, bebeğin burnu rahatça hava alacak şekilde bulunmalıdır. Emzirme süresi de, 15 dakikayı geçmemelidir. Memede biriken fazla süt de, lastik emicilerle boşaltılmalıdır. Bebeği emzirmeden önce annenin ellerini yıkaması ve yıkanmamış elleriyle memelerini tutmaması gerekir. Ayrıca memelerin üstünü temiz gaz bezi ile örtmek, bebeği emzirdikten sonra da çok sulu alkole batırılmış bir parça pamukla temizlemek lazımdır. Memelerin üzerine pudra dökülmemelidir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Maydanoz tohumu, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 10 çorba kaşığı maydanoz tohumu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 1 kere pansuman yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Doğumdan sonra geçen günlerde, bazı kadınlarda memelerin uç kısımlarının çatladığı görülür. Anne yavrusunu emzirirken, memesinde sancı hisseder. Bebek de, emdiği sütle beraber ağzına gelen kanı kusarak çıkarır. Böyle durumlarda yapılacak ilk iş, ucunda çatlak olan memeyi en az 24 saat dinlendirmektir. Bebek bu memeden emzirilmez. Memede biriken sütü de almak gerekir. Ayrıca tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Havuç.

Hazırlanışı : 1 bardak havuç suyu hazırlanıp, meme uçları sık sık ıslatılır. Aynı işlem, her gün yeni sıkılmış havuç suyu ile tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.). Memesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammiferous. mammalian. mamillate. mammal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammal. mammalian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mammiferous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) . Hayvanların yaralı memelerini korumak veya yavrusu emmemek İçin takılan mahfaza.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Omurgalı hayvanların beş sınıfından biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meme başı biçiminde olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -tos, -toes) hatıra, yadigâr, andaç. memento mori lat. kuru kafa gibi ölüm sembolü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEMERR) (i. A. «mürûr» dan im.). Geçecek yer, yol. Memerr-i nâs = Herkesin geçtiği yol.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممر] geçit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığır yelimi, sığırın ağzından akan salya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. «mühr» ün Ar. sanılarak imef. kipinden galat tâbir ve doğrusu «mahtûm» dur). Mühürlü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممهور] mühürlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Abteshane. (bk.) Memşâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «milh»den İm. «memliha» şekli galattır). Tuz çıkarılan yer, tuzla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. memâlik).

1.Bir devletin idaresinde bulunan yer, ülke: Bahreyn şeyhinin memleketi. 2.Bir idareye tâbî veya bir milletin yaşadığı, büyük toprak parçası, Ar. hıtta, diyâr: Anadolu, Irak, Horasan memleketi, memâllk-i Osmâniyye, memâlik-l mahrûsa-i şâhâne, memâlik-i Islâmiyye.

3.(Türkçe) Şehir, kasaba, belde: İstanbul gibi güzel memleket olmaz.

4.(Türkçe) Bir İnsanın doğup büyüdüğü yer ve diyar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

country. domain. land. homeland. motherland. mother country. bourn. bourne. native shore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homeland. country. hometown. mother country. fatherland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

country. land. one's native region. the whole nation. ancestral home. domain. dominion. government. homeland. realm. state. territory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مملکت] ülke. 2.şehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir yerin halkından, bir memleket ahelisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «melâ» dan imef.). Dolu, dolmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mllh» ten İmef.) (mü. memlûha). Tuzlanmış, tuzlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mülk» ten İmef.) (mü. memlûke). Sahip olunan birinin mülk ve malı olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مملوک] köle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kul ve köleye ait, Fars. bendegâne, çâkerâne: Mârûzât-ı memlûkânem (eski nesir dilinde çok büyük birine hitaben kullanılırdı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Kölelik, kulluk, Fars. bendegî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «men’» den imef.) (mü. memnûa). Men’olunmuş, yapılmasına, yenilip içilmesine müsaade olunmayan, yasak: İçki şer’an memnûdur. Aşk-l memnû.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forbidden. prohibited. adulterous. illicit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untersagt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممنوع] yasak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممنوعه] yasak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.). Şer’an yahut hükümetçe yasaklanan şeyler: MemnûAttan kaçınmalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منوعيت] yasak olma hali.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Memnû olma, yasak olan şeyin hâli ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEMNUN) (i. A. «men»

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glad. pleased. happy. content. grateful. satisfied. delighted. chuffed. gladsome. gratified. rejoiced at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

content. contented. elated. glad. happy. pleased. thankful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glad. happy. pleased. delighted. satisfied. gratified. contented. content. thankful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ممنون] mutlu, razı. 2.sevinçli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Minnet altında bulunan. 2.Sevinmiş, sevinçli. Razı hoşnut, (bkz.Dilşad).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. flatter. please. satisfy. suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to please sb. to make sb happy. to satisfy. content. delight. fetch. gratify. please.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.mutlu edilmek, razı edilmek. 2.sevindirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Memnun). Sevinmiş, sevinçli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Minnettar olarak.

2.Hoşnut ve razı olarak.

3.(Türkçe) Sevinç ve memnuniyetle: Memnûnen döndü, memnûnen kebûl etti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( MEMNÜNİYYET) (i. A.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir).

1.Minnet altında bulunma, minnettarlık.

2.Sevinç.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleasure. gladness. satisfaction. contentment. contentedness. gratification. complacence. complacency. content.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satisfaction. pleasure. gladness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleasure. satisfaction. gratification. joy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممنونيت] memnunluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with pleasure. gladly. with open arms. fain. lief. nothing loath. nothing loth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gladly. eagerly. willingly. with pleasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gladly. with pleasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure. dissatisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displeasure. discontent. disgust. dissatisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevinç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili kısa not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyografi; inceleme yazısı, rapor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hatıralar; bir cemiyetin veya şirketin tutanakları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. hatırlanmaya değer şeyler; böyle şeylerin kaydı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hatırlanmaya değer, anılmaya layık. memorably z. hatırlanacak şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L.). Muhtıra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A record of something which it is desired to remember; a note to help the memory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A brief or informal note in writing of some transaction, or an outline of an intended instrument; an instrument drawn up in a brief and compendious form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a written proposal or reminder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment,' or 'Broker Acknowledgment,' the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Memorandum title is a nonnegotiable title issued when you bring a vehicle from out-of-state, have a lien on the vehicle and your lienholder has possession of your out-of-state title A Memorandum title is not valid unless accompanied by the previous out-

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A written communication much like a letter but having no salutation or complimentary ending Usually used within or between offices of the same organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sometimes also referred to as a 'Bidder Acknowledgment' or 'Broker Acknowledgment', the memorandum is signed by those parties either on the auction floor or in the contract room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An informal note or instrument embodying something the parties desire to have in written evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Memorandum of Association of an IBC, equivalent to articles of incorporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

OF TRUST A document, usually recorded, which shows that a trust has been created, names the TRUSTEES and successor trustees, and states their powers, and lists the property subject to the trust It is sometimes called a Certificate of Trust. 1 An informal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Document setting out main objects of the company and its powers to act.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memorandum , minute , note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -da, -dums) ileride hatırlanması için yazılan kısa not; muhtıra; not.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hatırlatıcı; hatırda tutulmuş; i. herhangi bir şeyi anmak için yapılan şey veya merasim; amt, abide; muhtıra, tezkere, önerge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. takdirle anmak; anma töreni yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ezberlemek, ezbere öğrenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hafıza, hafıza kuvveti, bellek, anlak, zihin, hatır; olayları hatırlanan zaman müddeti; hatırlanan şey: hatıra, andaç. in memory of hatırasına, anısına.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Son derece küçük Memory Stick PRO-Duo, dosyaların yüksek hızlı aktarımını ve anında kayıttan çalmayı destekleyen bir medya aygıtıdır. Dosyaları bir bilgisayar veya dizüstünden diğerine aktarmaya ek olarak, Memory Stick PRO-Duo cep tipi dijital fotoğraf makineleri, PSP® avuç içi oyun konsolları ve cep telefonlarıyla kullanmak için mükemmeldir. 16 GB’ye varan depolama kapasitesi seçenekleriyle, müzik, video ve oyunlardan dijital fotoğraf makinelerine ve büyük belgelere kadar beğendiğiniz dosyaları hızlı ve kolay bir şekilde aktarabilirsiniz. Memory Stick PRO-Duo’nuzu takın, dosyaları sürükleyip bırakın ve yola koyulun.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek kapasite ve yüksek hızlı çıkarılabilir bellek formatı ile büyük fotoğraf, video ve diğer dosyalarınız için ideal. Memory Stick PRO™ aygıtları ile uyumludur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® fotoğraf makinesi, dijital fotoğraflar ve MPEG filmler için 1 GB’a varan alan sağlayan Memory Stick PRO™’yu, isteğe bağlı bir depolama ortamı olarak kullanabilirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Her türlü dijital veri için gelecek sistemlerle uyumluluğu garantili, kompakt ve elverişli bir veri depolama birimidir (Flash bellek).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çıkarılabilir Memory Stick™’den daha küçük olan Memory Stick™ DUO, genellikle boyut ve ağırlığı minimumda tutmanın öneminin arttığı cep telefonlarında, fotoğraf makinelerinde ve diğer taşınabilir cihazlarda kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MemorystickPRO Duo ve kart okuyucu arasında veri aktarımı gerçekleştirmek amacıyla kullanılır. Hafıza kartı adaptörün içine yerleştirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Boyut açısından diğer memorysticklere göre çok daha küçük tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MemoryStick PRO, gerçek zamanlı DVD kalitesindeki videoları kaydetmek ve oynatmak için geliştirilmiş bir hafıza kartıdır. MemoryStick’e göre kapasitesi daha fazladır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Memory Stick PRO’nun yarısı kadar bir boyutta ve aynı yüksek hızda veri transfer imkanını sunan hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meşy»den im.) (memşâ-hâne şeklinde söylenmesi büyük yanlıştır). Ayakyolu, helâ, abdeshane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «mesh» den imef.) (mü. memsûha). Mesholunmuş, çirkin bir hayvan şekil ve suretine sokulmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأمول] umulan, beklenilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Emin bulunan, korkusuz, tehlikesiz, sağlam, (bkz.Emin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ME’MÜR) (i. A. «emr» den imef.) (mü., me’mûre).

1.Bir emir alan, bir işe tayin olunan, görevli: Bu işi yapmaya memurdur. Memur olduğu hizmeti hakkıyla yaptı.

3.(A. c. memûrtn). Devlet hizmetinde bulunan adam, bir Amirin hizmetinde bulunan adam, bir Amirin emrinde iş görmekle görevli maaşlı adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

white-collar. civil servant. government official. government employee. official. white-collar worker. officer. incumbent. office holder. office-bearer. servant. public servant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

officer. official. employee. civil servant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil servant. employee. clerk. functionary. incumbent. jobholder. member of the staff. office bearer. officer. official. policeman. public servant. salaried man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مأمور] görevli. 2.devlet memuru.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأمورین] memurlar, görevliler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ME’MÜRİYYET) (i. A.).

1.Bir adama emir ve havale olunan devlet işi, birinin yapmakla görevli bulunduğu iş: Memuriyetle Anadolu’ya gitti. 2.Maaşla gördürülen devlet işi, hizmet, vazife, makam: Bir memuriyete tayin olundu, kaymakamlık, ehemmiyetli bir memuriyettir, bir memuriyet bulamadı. Me’mûriyyet-i mahsûsa = Hususî şekilde bir adama emir ve havale olunan iş: Me’mûriyyet-i mahsûsa ile Almanya’ya gönderildi. Me’mûriyyet-i fevkalâde = Hususî şekilde verilen ehemmiyetli ve geçici görev. Ilâve-i me’mûriyyet = Birine, memuriyete ek şeklinde verilen İkinci memuriyet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office. place. position. serve. service. situation. government job. official post. charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appointment. position. civil service post. government job.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مأموریت] memurluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Memuriyet ve mansıbı olmayan, işsiz: Bir seneden beri memuriyetsizdir, memuriyetsiz kaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meze» den imef.) (mü. memzûce). Karışmış, karışık, Osm. mezcolmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممزوج] karışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Telif hakkı korumalı müziklerin saklanması ve çalınmasıyla ilgili SDMI (Secure Digital Music Initiative) gereklerini yerine getiren bir Memory Stick™.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış hatırlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Memory Stick™ Yonga Kaydedici için ses sıkıştırma biçimi.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correspondence clerk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «samm» den imef.) (mü. musammeme). Tasmîm olunmuş, kesin şekilde kararı verilmiş: Yarın gelmemiz musammemdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outstanding amount. outstanding dept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treat smb. like dirt. close one's eyes to. make light of. set at nought. piss on smth. not to care twopence for. play down. play it low down. have a low opinion of. disregard. ignore. pay no attention. coquet. discount. make little of. set at naught.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disregard. minimize. slight. to disregard. to make light of sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

play down. shrug off. slight. slur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beset. harry. haze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisturbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisturbed. unmolested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hatırlamak, hatırda tutmak, unutmamak, hatıra getirmek, anmak, yad etmek. Remember me to him. Benden selam söyleyin. remembrance i. hatırlama, hatıra, zihin; hatırlama süresi; eks. çoğ. andaç; selam. remembrancer i. hatırlatıcı şey veya kimse; b.h

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

officer of health. health officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitkilerin özellikle tahılların dokularında yaşıyan ve bitki hastalığına sebep olan mantarlar.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Memeli hayvanlarda erkeklerin süt üretmeleri fizyolojik olarak mümkündür. Bu hususta erkekler gerekli anatomik donanıma, fizyolojik potansiyele ve hormonlara sahiptirler. Ancak tabiatın bazı keçi ve yarasa türleri gibi çok özel bir iki istisnası hariç süt verme olayı ne insan türünde ne de diğer memeli türlerinin erkeklerinde gerçekleşmektedir.

Aslında memelilerin tümünde, yani her iki cinste de süt bezleri vardır. Erkeklerde bu bezler gelişmemiş ve işlevsizdirler. Bu durum da türe göre değişiklikler gösterir. Örneğin fare ve sıçanların erkeklerinde meme dokusu hiç bir zaman süt kanalları ve meme uçları oluşturmaz, memeler dışarıdan görülmez. İnsanlar ve köpekler de dahil bir çok memelide ise oluşturur. Hatta dişi ve erkeğin göğüs yapılarında ergenlik çağına kadar bir fark görülmez.

Erkeklerin niçin süt vermedikleri sorusunu memeli hayvanların yüzde doksanı için sormaya zaten gerek yoktur. Çünkü bu büyük çoğunlukta yavruya yalnızca anne bakar. Erkeklerin çiftleşmeden sonra yavruya hiç bir katkıları yoktur, genellikle onları terk eder giderler.

Yüzde ona giren insan, aslan, kurt gibi memelilerde ise babanın esas sorumluluğu aileyi ve yavruları korumak, onlara yiyecek bulmaktır. Belki de başlangıçta bu türlerin erkekleri de yavrularına süt veriyorlardı ama asıl görevleri nedeni ile evrim sonucu süt verme donanımları yerlerinde kaldığı halde üretim kabiliyetleri köreldi.

İşlevleri kalmadığına göre erkeklerin niçin hala memeleri var sorusunun yanıtı ise insanda erkek ve dişi yapısının aslında aynı olmasında yatıyor. İnsanın anne karnında iken oluşmaya başladığı embriyo halinin en başında erkek ve dişi arasında bir fark yoktur.

Zaten insanın taşıdığı 23 çift kromozomdan 22 çifti ve bunların taşıdığı genler her iki cinste de aynıdır. Sadece cinsiyet kromozomu olan yirmi üçüncü çift farklıdır. Eğer embriyo anne ve babasından birer ‘X’ kromozomu alırsa kız, annesinden ‘X’, babasından ‘Y’ kromozomu alırsa erkek oluyor.

Embriyo ‘Y’ kromozomunu aldıktan sonra hormonal sinyaller gelmeye ve erkeğe ait organlar gelişmeye başlıyor. Erkeklerin memeleri ise bu safhadan daha önce oluşmuş bulunduğundan aynen kalıyorlar ama ondan sonra hormonal bir takviye olmadığından fonksiyonel hale gelemiyorlar.

Dişilerde ise büyüme çağı sırasında salgılanan hormonlar süt bezlerini ve göğüsleri büyütüyor. Gebe dişilerde bu büyüme biraz daha artıyor, süt üretimi başlıyor ve bu üretim daha sonradan emzirmeyle tetiklenerek devam ediyor.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plainclothes policeman. plainclothesman. police detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ümmet). Ümmetler. (bk.) Ümmet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امم] ümmetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undamaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undamaged. unhurt. unimpaired. uninjured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. zimmet), (bk.) Zimmet.

Türkçe Sözlük by