Mer’a ne demek? | Mer’a anlamı nedir? | Mer’a

Mer’a anlamı nedir?

Mer’a ne demek?

Mer’a anlamı nedir?

Mer’a | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

grassland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

field. pasturage. pasture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasture. feeding ground. field. lea. meadow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرعی] otlak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Evcil hayvanların otlatıldığı yer, otlak, Fars. çerâ-gâh.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f), (i). toplamak, bir araya getirmek, yığmak;(i). toplama; (jeol). volkanik parçaların bir araya toplanması. agglomera'tion (i). toplama; yığın; bir araya toplanmış şeyler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki meclisi içine alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Avustralya yerlilerince silah olarak kullanılan ve ileri doğru fırlatılınca geri gelen eğri bir değnek; ortaya atanın aleyhine dönen durum veya plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boomerang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boomerang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.

Bumerangın İngilizce’de ‘boomerang’ olan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’da kullanılan ve bu kıtaya özgü isimlerin çoğunun kökeni Aborijinlerden kaynaklanır. Örneğin Avustralya’yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar, onlar da ‘kanguru’ cevabını verince, bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında ‘bilmiyorum’ demektir.

Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmayan benzerlerinin Aborijinler gibi Mısır’da, güney Hindistan’da, Endonezya’da (Borneo) ve Amerika’da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarından itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarını öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şeklinde yapılır.

Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 - 75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.

Bumerang yere paralel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek, 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır.

Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa, yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar, fırlatanın yakınma düşer.

Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.

Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerangı, kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.

Bumerang fırlatma, tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde, hedefe yakınlık, mesafe, hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürelerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.

Bumerang İngilizce’de “boomerang” lan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya’yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar, onlar da “kanguru” cevabını verince, bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında “bilmiyorum” demektir.

Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmyan benzerlerinin Abojinler gibi Mısır’da, güney Hindistan’da, Endonezya’da (Borneo) ve Amerika’da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarında itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarıı öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şekllinde yapılır.

Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 - 75 santimetre, ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.

Bumerang yere parelel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek, 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır. Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa, yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir, 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar, fırlatanın yakınına düşer.

Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.

Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerangı, kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.

Bumerang fırlatma, tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde, hedefe yakınlık, mesafe, hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). fotoğraf makinası, kamera; hakimin özel odası. in camera (huk). gizli celsede. cameraman (i). kameraman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ağzından ateş püsküren mitolojik bir canavar; süsleme sanatında kullanılan canavar figürü; vehim, kuruntu, kabus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). küme halinde toplanmış; (i). küme; (tic). holding; (jeol). yığışım, konglomera (taş cinsi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karışık birikinti, birbirinden ayrı unsurlardan meydana gelen yığın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. zümrüt, zümrüt yeşili; matb. altı ile yedi punto arasındaki ufak harfler; s. zümrüt gibi yeşil. Emerald Isle Irlanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Emirlerin emîri. Abbâsî devletinde başkumandan. Tanzimat’tan sonra Osmanlılar’da sivil (mülkî) paşalığın ilk derecesi ki, askerî rütbelerden kaymakama (yarbay) eşitti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. saymak, birer birer saymak veya söylemek. enumera'tion i. sayma, sayım; ayrıntılı liste, katalog. enu'merative s. birer birer sayan veya söyleyen, sayıma ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. kısa ömürlü böcekler sınıfı, efemeridler; kısa ömürlü herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir gün devam eden; ömrü kısa olan, geçici, devam etmeyen. ephemerid i., zool. bir çeşit kısa ömürlü sinek, su sineği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Siyah ay, buğday renkli, karayağız.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kümelenmiş, yığın halinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sayılmaz, sayıya gelmez, hesapsız, pek çok. innumerably z. sayısız olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Fotoğraf veya alıcı sinema makinesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camera.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camera. camera alıcı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camera. cameraman. cinematograph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (ünlem), Al. arkadaş; ( ünlem )Alman askerinin teslim sözü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. cameraman

sin. ve TV çekimci

Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cameraman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cameraman. film cameraman. movie man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yığışma.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. conglomérat

jeol. yığışım

Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Dağın sivri tepesi. 2.İslam’dan evvel Arapların putu. -İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ferah, sevinç. 2.Zayıf olma hali.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merhale). Merhaleler, (bk.) Merhale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merhamet). Merhametler, (bk.) Merhamet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merhem). Merhemler, (bk.) Merhem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i.) (belki Arapça «markadan kl, karnın en nazik yeri, demektir).

1.Karasevda, dalgınlık ve düşünmekle olan hafif delilik. Merak getirmek = Ruh hastalığına tutulmak.

2.Bir şeyi anlamak, öğrenmek istek ve hevesi, Fr. curiositfe: Bu makinenin nasıl işlediğini öğrenmeyi merak ettim.

3.Arzu, heves, bir şeyin üzerine çok düşme, ibtilâ.

4.Vesvese, telâş, şüphe üzerine korkma.

5.Bir şeye dikkat edip ehemmiyet vererek en iyisini aramak, rasgele olanını beğenmemek hâli. 6.Geçmiş bir acıyı hatırlamadan gelen keder ve hüzün. Merak sarmak = Heves ve arzu etmek, düşkünü olmak. Meraka dokunmak; merakı kalkmak = Geçmiş bir acıyı hatırlamaktan dolayı hüzünlü ve kederli olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curiosity. whim. anxiety. concern. worry. wonderment. interest. hobby. avocation. bug. care. crotchet. disquiet. disquietude. fad. fancy. sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curiosity. bug. cult. fad. interest. solicitude. wonder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxiety. curiosity. worry. great interest in. passion for sth. care. concern. cult. fancy. fret. ha hah. hobby. interest. solicitude. stew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wonder. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be curious about. to be anxious about. sweat. wonder. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merkeb).

1.Binilecek şeyler.

2.Merkepler, eşekler, (bk.) Merkep.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merkad). Merkadler, mezarlar, (bk.) Merkad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merkez). Merkezler, (bk.) Merkez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مراکز] merkezler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Vesvese ve telâş etmek, şüphe edip korkmak: Oğlunun hastalığı için meraklandı.

2.Merakı kalkmak, merakına dokunmak, müteessir olmak: Cenaze görünce meraklandı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow wiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flap. to be anxious. to worry. to get curious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worry about. to be anxious about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Vesvese ve telâş eden, şüphe edip korkan: Meraklı bir kadındır.

2.Her şeyi öğrenip bilmek arzusunda bulunan: O kadar meraklı olmamalı.

3.Düşkün, mübtelâ, bir şeyin iyisini arayan: Yemeğe meraklıdır.

4.Çabuk müteessir olan: Meraklı kadın.

5.Heyecanlı, çekici: Meraklı bir roman.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curious. nosey. nosy. inquiring. interested. addicted. keen. keen on. hipped. hipped on. inquisitive. inquisitorial. prying. quizzical. rubberneck. snoopy. splenetic. curious person. snoop. hound. amateur. lover. fancier. addict. buff. bug. devotee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. awestruck. buff. curious. hooked. inquiring. inquisitive. interested. searching. solicitous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curious. inquiring. inquisitive. particular. scrupulous or exacting about. anxious. inclined to worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Merakı olmayan. Anlamak, öğrenmek gereğini duymayan. Alâka çekici olmayan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. uninterested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who is not inclined to worry. unworried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kayıtsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ceylan (aslı: maral).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Maral).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). I. Arzu, talep, istek: Elbette bir merâm İçin gelmiştir.

2.Kasit, maksat, niyet: Bu sözden merâmın nedir?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

purport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aim. goal. aspiration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرام] amaç, anlatılmak istenen şey.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Arzu istek. İçten tasarlanan niyet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geçici ve şöyle böyle tamir: Giyeceği, yapıyı merâmet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bozuk şeyleri geçici ve şöyle böyle tamir eden adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Merâmet ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. fizik). Bir maden vesairenin çekiçle dövülünce yayılmak hassası: Altının, bakırın merânet derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Öd kesesi, Ar. zühre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Acılık, Fars. telhî: Zehirin merâreti (mecâzen de kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرارت] acılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. merâsiyye). Mersiyeler, ağıtlar, (bk.) Mersiye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مراثی] ağıtlar, mersiyeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MERASİM) (i. A. c.) (müfredi olmayıp bazı mânâlarda «resm» in cem’i gibi kullanılır, (bk.) Resm). Resmî muameleler, törenler, tören: Teşrifat merasimi, merasime çok riayet ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremonies. ceremony. ceremonial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremony. function. celebration. commemoration tören.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceremony. formalities. formal procedures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مراسم] törenler. 2.tören.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simple. formal. simply. without ceremony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. mertebe). Mertebeler, dereceler, (bk.) Mertebe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مراتب] rütbeler, mertebeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, A, c.) (m, mir’At), Mir’

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bazı VAIO dizüstü bilgisayar modellerinde bulunan ve gelişmiş video konferansı olanağı sağlayan dahili kamera. Net görüntü aktarımı ile kesintisiz iletişim için, en uygun şekilde LCD’nin üst çerçevesine yerleştirilmiştir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sayılır, sayılması mümkün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) sayı cinsinden olan, sayılara ait, sayılardan ibaret; (i.) sayı, adet, rakam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) numaralamak, numara koymak; (mat.) rakamları okumak. numera' tion (i.) numara koyma veya okuma usulü. numerator (i.), (mat.) pay; sayıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. Prusya eyaletlerinden Pomeranya'ya ait; i. Pomeranya halkından biri; Pomeranya kopeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ثمرات] meyvalar. 2.ürünler. 3.sonuçlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yemişler, meyvel(Erkek İsmi) Faydalar, veriml(Erkek İsmi) 2.Neticel(Erkek İsmi) 3.Devlete ait mülklerden alınan vergil(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سلسلهء مراتب] hiyerarşi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Deneysel yönlendirme sonucunda, iki veya daha çok sayıda farklı genom hücresinden oluşan organizma

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. fazla, zait; lüzumundan fazla; i. gerekli sayıdan fazla olan kimse; (tiyatro) önemsiz rollere çıkan oyuncu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s .delicesine cesur, lüzumsuz derecede cesur, cüretkâr, atılgan. temerariously z. cesurca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. emir) (askerlik). Osmanlı devrinde üst subaylara verilen umumî isim. Emîrü’l-ümerâ =

1.Abbâsîler çağında başkumandan.

2.Tanzimat’tan sonra sivil paşalıkların en küçük rütbesinden biri. 3.Tanzimat’tan önce beylerbeyi.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Beyler, emirl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek meclisi olan (parlamento) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امرا] emirler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by