Merc ne demek? | Merc anlamı nedir? | Merc

Merc anlamı nedir?

Merc ne demek?

Merc anlamı nedir?

Merc | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mürûc) (Farsça «merg» den Arapça’laşmış). Çayır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) («here» kelimesine eklenerek kullanılır). Herc-merc, herc-ii merc = Karma karışık, alt üst, Fars. zîr-ü zeber: Ortalık herc-ü merc oldu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). para cezasına çarptırmak, ceza vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ticaret, iş, alım satım; toplumsal ilişkiler; cinsel ilişki. chamber of commerce ticaret odası. domestic commerce iç ticaret. foreign commerce dış ticaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). alışveriş etmek; ilişkide bulunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ticari; (i). radyo veya televizyon ilânı. commercial college ticaret öğretimi yapan yüksekokul .commercial law ticaret hukuku. commercial paper kıymetli ticari vesika; kısa vadeli ticari senet; emre yazılı senet; poliçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ticari gelenekler; ticari tutum; ticari terim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing). -ise (f).ticarileştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az esmer, buğday rengine çalan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viewfinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grammarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, eski Eyvallah ! Sağol ! Çok teşekkür ! Allah Allah !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Birbirine karışma, karışıklık, alt üst.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هرج و مرج] kargaşa, dağınıklık, düzensizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Denizden çıkan ve denizin dibinde köklü olduğu halde ağaç gibi gelişmeye ve hayvan gibi duyguya sahip olan kırmızı madde ki, süse ait şeyler yapmaya yarar: Mercan teşbih, mercan avcıları. (Türkçe)

1.Mercandan yapılmış: Mercan gerdanlık.

2.mec. Pek kırmızı: Mercen dudaklı. Mercan balığı = Kırmızı renkli bir cins lezzetli balık. Mercan kayaları = Mercan iskeletlerinin birikmesi sonunda ada şeklinde suyun üzerine çıkan arazi, Fr. terrains madr6po’riques.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coral. coral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرجان] mercan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) Selenterelerin mercanlar sınıfından olup kayalık yerlerde koloni meydana getirerek yaşayan, iskeleti kalkerli kırmızı renkli deniz hayvanı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ballıbabagillerden yaprakları küçük bir saksı bitkisi (Lat. origanum malorana). Yabanî mercanköşk = Mercanköşkün kokulu bir cinsi, farekulağı (Lat. origanum vulgare).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Selenterelerin çiçeksi hayvanlar sınıfından bir takım.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ticarete ait, ticari. mercantile agency tüccarlar hakkında bilgi toplayıp bildiren acente, ticaret ofisi mercantile fleet ticaret filosu. mercantile marine ticaret filosu; ticaret gemileri. mercantile law ticaret hukuku. mercantile system Avrupa'da d

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Felemenkli bir coğrafya ve harita uzmanının adı. Mercator's chart Merkator sistemine göre yapılmış harita. Mercator's projection Merkator projeksiyonu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). İçinden geçen ışınları muntazam bir şekilde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran cam vesair madde; yaklaştırın merceklerle bakılan şey olduğundan büyük, uzaklaştırıcı olanlarla ise, olduğundan küçük görünür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lens. condensing lens. condenser. object lens. glass. bulls eye. objective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lens. objective. lens lens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lens. glass. objective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yalnız kâr veya çıkar gözeten, paragöz; ücretli (yabancı orduda hizmet eden asker); i. yabancı orduda ücretli asker. mercenarily z. çıkarına düşkün şekilde. mercenariness i. çıkar düşkünlüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) («merzengûş» ve Arapça’laşmışı «merzencûs» tan galat). Bir çeşit fesleğen, güveyiotu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing. kumaşçı, kumaş satıcısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. pamuklu kumaşları boyamaya hazırlamak için bunları alkaliye batırmak; parlaklık vermek suretiyle kumaşı ipeğe benzetmek, merserize etmek. mercerized s. merserize.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ticari eşya, satış eşyası, emtia, mal; f. alışveriş etmek, ticaret yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. tacir tüccar; mağaza sahibi, dükkâncı; s. ticarete ait, ticari, ticarette kullanılan. merchantman i. ticaret gemisi. merchant marine ticaret filosu. merchant prince çok zengin tüccar merchant tailor tüccar terzi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «rücû» dan |m.) (c. merâcî).

1.Dönülecek yer, geri gelinecek yer.

2.Başvurulacak yer, herkesin işini gördürmek ve müşkülünü hallettirmek için başvuracağı yer veya kişi: Evi, iş sahiplerinin mercii olmuştu.

3.Bir idare veya memurun tâbî olduğu resmî daire: Vilâyetin mercii içişleri bakanlığıdır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recourse. reference. competent authority. department or office concerned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

authority. agency. resort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرجع] başvuru yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametli, şefkatli; acı çektirmeyen. mercifully z. merhametle; acı çekmeden. mercifulness i. merhametlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, amansız, şefkatsiz, acımasız. mercilessly z. merhametsizce, şefkatsizce. mercilessness merhametsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hububatın ufak ve yassıca taneli cinsi ki, çorba ve pilavı olur. mec. Mercimeği fırına vermek =

1.Uyuşmak, uyuşarak bir işe karar vermek.

2.Kadın ve erkek anlaşarak Aşıklığa başlamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lentil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lentil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(merdümek): Baklagiller familyasından; beyaz çiçekli, bir yıllık bir tarım bitkisi ve bunun besin olarak kullanılan yuvarlak, yassı tohumudur. Mart - Nisan aylarında ekilir. İlk çağlardan beri Akdeniz bölgesinde yetiştirilmektedir. İçeriğinde B vitaminleri ve fosfor vardır. Kullanıldığı yerler: Beden ve zihin gücünü artırır. Sinirleri kuvvetlendirir. Bağırsaklara yumuşaklık verir. Sinir zafiyetlerinde faydalıdır. Kan yapar. Anne sütünü artırır. Baharatlı çorba şeklinde yenmesi tavsiye edilir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A. «recâ» dan imef.).

1.Umulan, ümit edilen.

2.Yalvararak istenilen, niyâz olunan: Bu işi yapmanız mercûdur.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. canlı; kurnaz; değişken; cıva gibi, cıva kullanılmasından ileri gelen; i. cıvalı ilâç. mercurially z. canlılıkla; dönek tabiatla; cıva vasıtasıyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cıvalı; kim. iki değerli cıvalı. mercuric chloride aksülümen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merkürokrom, antiseptik bir ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kim. tek değerli cıvalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Romalıların ticaret mabudu; astr. Merkür, Utarit; k.h. haberci; kim. cıva; termometre veya barometrede bulunan cıva sütunu; yer fesleğeni, bot. Mercurialis perennis. mercuryvapor lamp civa buharlı lamba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merhamet, inayet, lütuf; rahmet, mağfiret, af; bereket; insaf. Mercy!, For mercy's sake ! Aman ! Allah aşkına ! at the mercy of insafına (kalmış), elinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker or seller of packsaddles or porters'frames.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sumercimeğigillerden yüzUcü bir su bitkisi (L. lemna).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklllerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi sumercimeğidir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, insaniyetsiz, zalim. unmercifully z. merhametsizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by