Meşakkat çekmek ne demek? | Meşakkat çekmek anlamı nedir? | Meşakkat çekmek

Meşakkat çekmek anlamı nedir?

Meşakkat çekmek ne demek?

Meşakkat çekmek anlamı nedir?

Meşakkat çekmek | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sıkıntı çekmek, güçlüğe katlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sniff. sniffle. snivel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sniff. sniffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Bir ucundan tutup uzatmak: Şu ipi çek, her biri bir ucundan çekiyordu.

2.Kendine doğru celp ve cezbetmek: Sarraflar ufaklığı çekerler.

3.Sürükleyip götürmek, Osm. cerretmek: Araba çekmek.

4.Nefesle çekip yutmak, Osm. bel’ etmek: Suyu, tütünü çekti. 5.Bir şeyi sokulmuş olduğu yerden çıkarmak: Kılıcı kınından çekmek, bıçak çekmek, diş çekmek.

6.Kuyudan su çıkarmak: Su çekiyor.Ayaktan giyilen bir şeyi giymek: Çizmeyi, potini, pantolonu çekti.Önüne çıkarmak, takdim etmek: Kendisine güzel bir at çektiler, birçok hediyeler çekti.Gönül almak, cezbetmek: Bu yerler adamı çeker.Menetmek, önlemek, kurtarmak: Şu çocuğu kumardan, içkiden çekmeli.Tahammül etmek, uğramak. Osm. musâb olmak: Zahmet çekmek, hastalık çekmek, ziyanını ben çekiyorum.Boyuna veya çepçevre yapılan bir şeyi yapmak, kurmak, bina etmek, uzatmak: Duvar, set çekmek, etrafına hendek çekmek.Germek, yaymak, asmak: Perde çekmek.Çizmek, çizerek uzatmak: Çizgi, hat çekmek.Yazmak, resmetmek. 16. Sürmek, komak. yapıştırmak: Boya, astar, düzgün, rastık çekmek. 17. (hayvanı) Dişiye aşırmak: Arap aygırını Macar kısrağına çekmeli. 18. Terazi ve kantarla tartmak: Şu çuvalı çek bakalım, kaç okkadır. 19. Sevketmek, yürütmek: Asker çekti. 20. Ziyafet vermek, ziyafete davet etmek: Filâna bir ziyafet çekti. 21. Telgraf çektirmek, göndermek, keşide etmek: Bir telgraf çekmiş. 22. Daralmak, büzülmek, çekilmek: Fanila yıkanınca çeker. 23. Zahmet ve meşakkate, derd ve kedere uğramak: Çok çektiml Benim çektiğimi dünyada kimse çekmemiştir. 24. Benzemek, andırmak: Soyuna çekmiş, babasına çekiyor. Omuz çekmek = Bilmezliğe gelmek, Osm. tecâhül etmek. İç çekmek = Ah etmek. İç çekmek = Gönül istemek, arzu etmek: Filân şeyi içim çekiyor. El çekmek = Vazgeçmek, Osm. sarfınazar etmek, artık karışmamak: Ben, o işten el çektim, elimi çektim. Kulak çekmek = Terbiye etmek. Çekememek = Kıskanmak, birinin iyi taraflarına tahammül edememek. Kürek çekmek = Kayığı yürütmek üzere kürek kullanmak. Akıntıya kürek çekmek = Beyhude yorulmak, neticesiz bir işle uğraşmak. Sah çekmek = Matbaacılıkta, müsveddeye konulan bir tashih işaretini iptal etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retract. withdraw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backout. retract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absorb. engulf. inhale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw in. to soak up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy. crib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

row.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to row a boat. to row. pull a boat. scull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trouble. difficulty. gruelling. grueling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardship. trouble. difficulty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشقت] sıkıntı, güçlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sıkıntı çekmek, güçlüğe katlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şak» dan mimli masdar) (c. meşâk).

1.Güçlük, sıkıntı, zorluk, eziyet: Bu işte çok meşakkat çektim.

2.Zahmetli iş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difficult. hard. arduous. gruelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zorluk çekmek, sıkıntı çekmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

nazlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to question. to subject sb to a cross-examination. to grill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by