Meşk ne demek? | Meşk anlamı nedir? | Meşk

Meşk anlamı nedir?

Meşk ne demek?

Meşk anlamı nedir?

Meşk | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(ka İle) (i. A.).

1.Yazı örneği, aynını yazmaya çalışmak IçLn hocası tarafından yazılıp talebeye verilen yazı: Meşk almak, meşk vermek (asıl Arapça’da «eli yazıya alıştırmak için karalama yazmak» demektir).

2.Musikide eser geçmek: Ustâdımdan pek çok eser meşk ettim.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مشق] yazı örneği. 2.temrin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مشک] kırba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Musiki parçaları geçilen yer. Eskiden bir çeşit hususî küçük konservatuvar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükûn» dan im.) (c. mesâkin). Oturulan yer, içinde barınılan yer, Osm. ikâmet-gâh: İnsan meskenini temiz tutmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwelling. habitation. domicile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domicile. dwelling. house. residence. tabernacle. legal residence. lodgment. lodging. private house. tenement. homestead. abode. domestic building. dwelling unit. habitation. hangout. home. inhabitancy. inhabited. living quarter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

National home. pad. padho.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکن] konut.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yurt tutmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yurt tutmak, mesken edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.).

1.Miskinlik, fakirlik, zavallılık.

2.Beceriksizlik, acizlik, tenbellik.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکنت] miskinlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükûb» dan imef.) (mü. meskûb). Kalıba dökülmüş, dökme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. meşkûke). Darbolunmuş, basılmış, damgası vurulmuş, sikke hâline konmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «şekk» den imef.) (mü. meşkûke). Hakkında şek ve şüphe olunan, şüpheli: Onun geleceği meşkûktür.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشکوک] şüphe götürür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Darbolunmuş, basılmış sikkeler: Meskûkât-ı Osmâniyye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکوکات] madenî paralar, sikkeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشکوکيت] şüphe götürme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükûn» dan imef.) (mü. meskûna).

1.İçinde oturulan: Meskûn bir ev.

2.Ahalisi olan: Avustralya’nın en çok güneydoğusu meskûndur. Afrika’nın büyük kısmı zencilerle meskûndur. Gayr-i meskûn = İçinde oturulmayan veya ahalisi olmayan, boş, ıssız. Rub’-ı meskûn = Eskilerce dünyanın iskân edilmiş sayılan dörtte biri.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسکون] yerleşilmiş, iskan edilmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şükr» den İmef.) (mü. meşkûre). Şükrü yerine getirilen, teşekküre lâyık, teşekkür olunacak: Meşkûr hizmetleri inkâr edilemez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مشکور] övülen, beğenilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Beğenilmiş, övülmüş. Teşekkür edilmeye değer olan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Meşkur).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sükût» tan imef.). Söylenmemiş, sükût edilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meskenet» ten). Miskin olma, miskinleşme.

Türkçe Sözlük by