Micro Sd ne demek? | Micro Sd anlamı nedir? | Micro Sd

Micro Sd anlamı nedir?

Micro Sd ne demek?

Micro Sd anlamı nedir?

Micro Sd | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Standart SD kartların dörtte biri boyutundaki ve şu an için dünyadaki en küçük hafıza kartı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(A.), «asitle, kasitli, bile bile.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن قصد] kasıtlı olarak, bile bile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. sedef, sedefler), (bk.) Sedef.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصدقا] gerçek dostlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sıddık). Sıddıklar, doğrular, temiz insanlar, (bk.) Sıddık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آتشدان] mangal. 2.ocak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آتش دم] acı sözlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır:

- Kulak ağrısı

- Araç tutmaları

- Ani hava değişimi

- Bazı göz hastalıkları

- İlaç zehirlenmeleri

- Düşük veya yüksek tansiyon

- Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları

- Kansızlık ve kan hastalıkları

- Mikrobik hastalıklar

- Beyin hastalıkları

- Sara ve bazı ruh hastalıkları

Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir. Basit baş dönmelerinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Anason, su.

Hazırlanışı : 1 çay bardağı suya 1 kahve kaşığı anason konur. 10 dakika demlendikten sonra içilir.


Sağlık Bilgisi by

Teknolojik Terim

Direk Dijital Akım (Direct Stream Digital – DSD) teknolojisi, Super Audio CD’lerde (SACD) kullanılan, sesin olağanüstü kalitede oluşturulmasını sağlayan temel bir kayıt sistemidir. DSD, dijital veri biçimini kullanmaktadır ve standart CD biçimine göre 4 kattan daha fazla bilgi alabilmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). küçük görme, tepeden bakma, hor görme; kibir, gurur; (f). tenezzül etmemek, hakir görmek, hor görmek. disdainful (s). kibirli, tepeden bakan, mağrur. disdainfully (z). tenezzül etmeyerek, hor görerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hüküm günü, kıyamet günü. Domesday Book 1086'da Ingiltere'de Kral William'ın emri ile yapılan araştırmada arazi sahipleri ile bu kişilerin mal ve mülklerinin sayımını kapsayan kitap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead ahead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct. straight. correct. honest. straight ahead. directly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

straight ahead. crow line. as the crow flies. dead ahead. direct. right as nails. outright. as straight as a line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Doğrudan Dijital Akım Super Audio CD platformunun tam merkezinde yer alan Yüksek Tanımlı (HD) ses teknolojisidir ve Avrupa’daki önce gelen kayıt stüdyoları ve mastering tesisleri tarafından hızla benimsenmektedir. Sony ve Philips tarafından ortak olarak geliştirilen Super Audio CD, gelecek nesil Kompakt Disk teknolojisidir ve müzik tutkunlarına 5.1 çok kanallı Çevreleyen Seste yüksek ses çözünürlüğü sunar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (i). kulak misafiri olmak, kendisini ilgilendirmeyen konuşmaları belli etmeden dinlemek; (i). saçaktan damlayan su. eavesdropper i kulak misafiri. eavesdropping (i). kulak misafiri olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ekranda gösterimin büyük karakterleri ve çubuklu grafikleri, TV alıcının tüm önemli çalıştırma durumunu temsil etmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. şıkların fazla oluşu. embarras desriches şaşırtıcı fazlalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) emir çıkartılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.) Cehenneme giden yol kolaydır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kan alma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هوسدار] hevesli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. savaşamaz halde, savaş dışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. ordövr, çerez, meze.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

GSM veri hizmetlerine göre kanal başı %50 daha fazla hız sağlayan biralt yapıdır. Paket yönlü çalışan GPRS’e karşı HSCSD kapasite yönlü çalışır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sudur» dan masdar). Çıkarma, çıkarılma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصدار] çıkartma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ses, ağ ve video verilerinin yalnızca bir veri hattı üzerinden iletilmesini sağlayan iletişim standardı. ISDN, analog telefon şebekesinin değiştirilmesini başlatmıştır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. yargılama hakkı, hâkimin yargılama dairesi; salahiyet, yetki; hükümet, hükümetin nüfuz dairesi. jurisdictional s. hükümet nüfuzuna veya nüfuz dairesine ait; işçi sendikalarının yetki alanına ait. jurisdictional dispute sendikalar arasında çı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KAST, KASİT) (i. A.).

1.Kurma, niyet, tertip, tasavvur: Birtakım kitaplar almak kasdiyle sahaflara gittim.

2.İsteyerek bir işe teşebbüs etme, rasgele olmayıp isteyerek yapılan işin hal ve sureti: Bu cinayette kasit yoktur.

3.Kötü niyet, biri aleyhinde olan teşebbüs, garaz: Onun bana kasdi vardır.

4.Öldürme, yaralama veya zarar vermeye teşebbüs: Canıma kastetti. An kasdin = (halk dilinde yanlış olarak: en kast) İsteyerek, evvelden düşünüp karar vererek: O işi an kasdin işlediği anlaşıldı. Bilâ-kasdin; bigayri kasdin = Kasd olmaksızın, isteyerek değil, kaza ile, tesadüfen: Bilâ kasdin, bigayri kasdin yaraladığı iddia olunuyor. Kasdetmek =

1.Kötülük etmek.

2.Hedef olarak almak: Ben kimseyi kasdetmedim.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قصد] kasıt. 2.dövme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قصدا] kasıtlı olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Niyet ve meram ederek, isteyerek, Osm. bililtizâm: Kasden yaptığı anlaşıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kasdiyye). Niyet ederek yapılan, isteyerek olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.(botanik) Bir cins dişbudak.

2.Çocukların hecelerin, şekillerini değiştirerek veya hecelere ilâveler yaparak konuştuğu uydurma sözler.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ipek ile yün karışımı dokunmuş bez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suni halusinojen bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça’dan). Terzi kalfası, büyük terzihanelerde elbiseyi biçen uste, makasçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sudûr» dan im.) (c. masâdır).

1.Bir şeyin ortaya çıktığı yar, kaynak, başlangıç: Bütün bu hallerin masderı odur.

2.edebiyat (gramerde) Fiilin zaman göstermeyen şekli: Gelmek, gitmek, yazmak gibi. Masdar-ı mtmî = Arapça’da başında «m» harfi bulunan masdar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مصدر] çıkış yeri, kaynak. 2.masdar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. masdariyye). Masdara ait: Edât-ı masdariyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mastariyye» den galat, mastar = yeni şarap). Vaktiyle içki vs. den ayrıca alınan resim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Eskiden masdariyye (ve doğrusu mastariyye) denilen resmi tahsil eden memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Masdarın ifade ettiği mânâ: :«mek-mak» masdariyyet edâtıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکتب رشدی] ortaokul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Boyut açısından diğer memorysticklere göre çok daha küçük tasarlanmıştır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. (tek. madame) hanımlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr., çoğ. (tek. mademoiselle) genç kızlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sedd» den imef.) (mü. mesdûde). Seddolunmuş, sed çekilmiş, kapanmış, kapalı, tıkanmış, tıkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şedd» den imef.) (mü. meşdûde). Kuvvetli bağlanmış, bükülmüş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسدود] kapalı, set çekili, tıkalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. miniden daha kısa (giysi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Standart SD kartların dörtte biri boyutundaki ve şu an için dünyadaki en küçük hafıza kartı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

önek küçük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. çok ufak miktarlann tahlili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. ufak kafalı, kafası normalden küçük, mikrosefal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrokimya, ufak miktarlarla ilgilenen kimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kopyası fotoğrafla alınmış küçük nüsha; çok küçültülerek fotoğrafla alınmış kopya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük dünya; küçük evren olmak sıfatıyle insan; küçük bir dünyayı temsil eden grup veya toplum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrofilm .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ufak yazı veya resim yapmaya mahsus bir alet; mikroskopta görüldüğü hali ile resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fazla devirli plaklarda gayet ince çizgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrometre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Resim kalitesinden ya da kayıt süresinden herhangi bir ödün vermeden şimdiye kadar hayal edilebilen en kompakt Handycam’in üretilmesini sağlayan bir MPEG-2-tabanlı video sistemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MICROMV ürünlerinde, dijital video görüntüsünün transfer edilmesi için i.LINK™ terminali kullanılır. Farklı bir veri sıkıştırması teknolojisi kullanıldığından DV ya da Digital8 biçimleriyle uyumlu değildir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -cra) bir milimetrenin binde biri, mikron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Mikronezya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyol. mikroorganizma, mikrop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrofon. microphon'ic s. mikrofona ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikroskop kullanma tekniği; mikroskopla tetkik. microscopist i. mikroskop kullanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. mikrospor, pek ufak tohum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikroskopla muayene için ince dilimler kesme aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikroskopla muayene için ince dilimler kesme .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. voltun milyonda biri, mikrovolt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok kısa dalga, bin ile otuz bin megahertz arasında titreşimi olan elektromanyetik dalga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir milimetrenin milyonda biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

SD kartlardan daha küçük hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sıdk» dan). Bir şeyin doğruluğunu isbata yarayan şey, meşhur bir sözün hakikata uygun olduğunu gösterir hâl ve olay: Filân atasözü mısdakınca.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصداق] ölçüt, kriter.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış tarih koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-dealt) i. iskambil kâğıtlarının yanlış dağıtmak; i. yanlış dağıtma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kötü ve ahlaksızca hareket, kötülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., şiir yanlış hüküm vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü davranmak. misdemeanant i. kabahat işlemiş kimse, kötü hareketinden dolayı suçlanan kimse; suçlu kimse. misdemeanor i. hafif suç; kötü davranış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış salık vermek, yanlış yola sevketmek, yanltmak, yanlış yol göstermek, yanlış tarif etmek. misdirection i. yanlış salık verme, yanıltma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış yapmak; kötülük yapmak misdoer i. kötülük yapan kimse. mis doing i. kötü hareket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., eski şüphe etmek; korkmak; i. şüphe; korku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Yunan alfabesinde on beşinci harf, kısa o.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

(ekranda gösterim) Şık bir ekranda gösterim ev sinema sisteminizi çalıştırması ve ayarlaması için, bağlanmış bir TV / projektör cihazıyla görüntülenebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ellerin titremesi ve yüz kasla rındaki kontrolün kaybolması ile belirlenen sinir hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(PESTİL) (i.). Meyve ezmesinin yufka hâlinde kurutulmuşu: Kayısı, erik pesdili. Pestilini çıkarmak = mec. Çok dövmek, hırpalamak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikroskop ile büyütülmüş şeylerin fotoğrafı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پيشدار] öncü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Danimarka Parlamentosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İsveç Parlamentosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Doğru yolda gitme, doğru yolu bulma.

2.Doğru düşünme, akıl, kavrayış, anlayış sahibi olma.

3.Bâllğ olma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. rüşdiyye). Rüşde ait. Mekteb-i rüşdi, mekâtib-i rüşdiyye ve kısaca rüşdiyye = Tanzimat’tan sonra ortaokullara verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rüşdî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رشد] gelişme. 2.erginlik. 3.doğru yolda gidiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

(Secure Digital) Dijital görüntülerin ve diğer dosyaların saklanmasını sağlayan bellek kartı formatı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hızlı okuma ve yazma imkanı sunan hafıza kartı. SD kartlar dijital kamera, MP3 çalar, akıllı telefon, ses kaydedici ve avuç içi bilgisayarlarda kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

32 GB’a kadar kapasite artırımına izin veren yeni nesil SD hafıza kartı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Güvenli Dijital Müzik Girişimi (Secure Digital Music Initiative – SDMI), 110’u aşkın büyük müzik, tüketici elektroniği ve teknoloji firmasının yer aldığı forum tarafından güvenli dijital müzik dağıtımı için oluşturulmuş bir evrensel standarttır. SDMI’nin hedefi, tüm mevcut ve gelecekte çıkacak dijital biçimlerde telif hakkı korumalı müziklerin korunmasını sağlarken, dijital ürünler arasında karşılıklı kullanılabilmeyi olanaklı kılmaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Senkronize Dinamik Rasgele Erişim Belleği, geleneksel belleklere kıyasla daha yüksek işlem hızlarında çalışabilen bir DRAM türüdür. SDRAM aslında kendisini işlemcinin veri yolu ile senkronize eder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

SDRAM, veri yolu saat frekansıyla aynı hızda (örneğin 33 ya da 66 MHz) çalışan bir DRAM’dir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Standard Definition (Standart Tanımlı( Televizyon titreşimli veya aşamalı taranan biçimlere sahip, 480 satır çözünürlüklü dijital aktarımları ifade eder. DVD kalitesi ile VHS kalitesi karşılaştırıldığında olduğu gibi, SDTV günümüzdeki geleneksel NTSC görüntü çözünürlüğüne kıyasla belirgin üstünlükler sunar. Gelişmiş görüntü çözünürlüğü öncelikli olarak elde edilebilir; çünkü dijital aktarım mevcut NTSC analog biçiminde sıkça karşılaşılan karlı ve gölgeli görüntüleri önler. Ancak, SDTV ses ve görüntü kalitesi anlamında HDTV’nin ulaştığı düzeye ulaşamamaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tıb. kore hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mikroskopla görülemeyecek kadar küçük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سوء قصد] suikast, cana kıyma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Taş ve demir gibi güçlü, sağlıklı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sudâ» dan masdar). (c. tasdîAt).

1.Baş ağrıtma, tedirginlik verme: Tasdî etmek.

2.mec. Rahatsız etme: Tasdîden kaçınırım (bu şekilde ziyaret mevzuunda saygı mübalâğası olarak kullanılmıştır).


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصدیع] baş ağrıtma, rahatsız etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

baş ağrıtmak, rahatsız etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TASDİK) (ka ile) (i. A. «sıdk» dan masdar) (c. tasdîkaat). Gerçeklendirme, gerçek olduğunu söyleme: O da beni, benim sözümü tasdik etti. Edât-ı tasdik = «Evet» gibi tasdik ifade eden edat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confirmation. ratification. attestation. ok. okay. validation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acknowledgment. sanction. confirmation. affirmation. assertion. ratification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acknowledgment. affirmance. certification. ratification. certification. bearing sb out. attesting the truth of. acceptance. acknowledgement. affirmation. assent. authentication. avowal. confirmation. recognition. sanction. suffrage. witnessing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تصدیق] onay, doğrulama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sanction. validate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirm. certify. to affirm. to approve. to attest. to ratify. to sanction. to verify. to authenticate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

onaylamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tasdik suretiyle, tasdik için.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certified.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certified. attested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Tasdik bildiren vesika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attestation. certificate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attestation. certificate. certification. certificate which formally attests sth. certificate of attendance (given to a student who has attended , but not gr. acknowledgement. school leaving certificate. instrument of ratification. instrument of signature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sadr» dan masdar). Başa koyma, başa geçirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). El çırpma, alkış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(c. iltimâsât). Eşit mertebede bulunan iki kimseden birinin diğerine, başkası için ettiği talep ve rice: Hatıra, iltimasa bakmaz, doğru adamdır. Şimdi, pek resmî olmayan aracılık ve himaye mânâsındadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sedd» den). Hayır ve iyiliğe doğru yönelme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şiddet» ten).

1.Şiddetlendirme, şiddet ve kuvvet verme.

2.Sağlamlaştırma.

3.(gramer) Arapça’da bir harfi çift okuma ve üstüne bunun işareti olan şeddeyi yazma, şeddeleme.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشدید] şiddetlendirme, arttırma, çoğaltma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şiddetlendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «süds» den).

1.Altıya çıkarma veya taksim etme.

2.(edebiyat) Bir kıt’anın her beytine iki beyit ekleyerek altışar mısralı bendler yapma.

3.Bu şekilde tesdis olunmuş şiir, müseddes.

4.(astronomi) iki yıldız arasında 60 derece mesafe bulunması.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تسدیس] altılama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. perşembe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enerjiyi bir sistemden başka bir sisteme nakleden cihaz, iletme sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. salı kıs. Tues.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok hassas bir mikrometre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ufak cisimleri yandan verilen ışık vasıtasıyle görülür hale getiren mikroskop, ültramikroskop. ultramicroscopic s. mikroskopla görülemeyen; ültramikroskopa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çarşamba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl, akıllılık; ilim, irfan; bilgelik, hikmet, dirayet; bilgece söz. wisdom tooth yirmi yaş dişi, akıl dişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dayamak: Şunu duvara yasdayınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(.!.). Dayanacak şey, yastık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dayanmak, uzanıp dayanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde yufka açılan düz ve yassı tahta, hamur tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yassı ve basık burunlu, pat burun, patka.

Türkçe Sözlük by