Mig ne demek? | Mig anlamı nedir? | Mig

Mig anlamı nedir?

Mig ne demek?

Mig anlamı nedir?

Mig | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(I. F.).

1.Bulut.

2.Sis, duman.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., leh. bilye, zıpzıp, misket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). her şeye kadir; argo dehşetli, müthiş, çok büyük. the Almighty Kadiri Mutlak, Allah, Tanrı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerleader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A friend; a Spanish term applied in the Philippine Islands to friendly natives. a friend or comrade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheer-leader. cheerleader. cheer leader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a friend or comrade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arkadaş, dost, yoldaş,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski şovalyenin silâhtarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anklebone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knuckle bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omurga kemiği. Bir şeyin esas kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spinal column.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backbone. spine. basis. foundation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backbone. back bone. spine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malleus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yan ilâh yan insan bir varlık; tanrısal özellikleri olan insan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ulna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ulna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kneecap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheekbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. göçmen, muhacir, bir yerden göç eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. göçmek, hicret etmek. emigra'tion i. göç, hicret; göçmen topluluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. göçmen, muhacir, özellikle Rus veya Fransız ihtilâlinden kaçan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

fbuharladezenfekteet mek fumiga'tion i buharladezenfekteetme; buhardan geçirme fum'igator i bu şekil de dezenfekte eden kimse

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breast bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yeni Hyper MIG (metal-in-gap) video kafaları, aydınlık sinyalini %30, renkseme sinyalini de %10 oranında güçlendirerek paraziti önemli ölçüde azaltmakta ve daha yüksek video performansı sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. göçmen, muhacir, dış ülkelerden gelip yerleşen göçmen; s. dış üIkelerden gelip yerleşen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. göç etmek, hicret etmek, dış üIkelerden gelip yerlesmek, muhacir olmak. immigra'tion i. hicret, göçme, hariçten gelip yerleşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cannon bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shinbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

femur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fibula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tibia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tibia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arm bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clavicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collarbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scapula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blade bone. scapegrace. shoulder blade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coccyx.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pelvis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Harp zamanında başa giyilen demir tas, tulga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helmet. tin hat. casque. basinet. face-guard. headpiece. helm. morion. toque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

helmet. casque. headpiece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مغفر] tulga.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. miğferiyye) (botanik). Tulga şeklinde olan: Miğfer şeklinde.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabiliyet, kudret, kuvvet, güç, zor. with might and main var kuvvetle, elden geldiği kadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. may.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. kudretle, kuvvetle, büyük bir güçle; çok fazla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. kuvvetli, kudretli, güçlü, zorlu; büyük; fevkalade; z., k.dili pek çok. mightiness i. güçlülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Şehveti fazla, hastalık şeklinde şiddetle şehvete düşkün.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. minyon, küçük ve zarif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhabbetçiçeği, bot. Reseda odorata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılanbalığının büyük bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. migren, yarım başağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. göç etmek, hicret etmek. migrent i. göçmen, muhacir. migration i. göç, hicret, muhaceret, göçmenlik. mi'gratory s. göçebe; göçücü; göçle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. migraine

tıp yarım baş ağrısı

Kusma, mide bulantısı ile görülen, sempatik sinir sistemi dengesinin bozulmasından ileri gelen baş ağrısı.


Yabancı Kelime by

Sağlık Bilgisi

Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terleme ile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır. Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olur. Birkaç dakika sürebileceği gibi saatlerce hatta günlerce devam eder. Migren, herhangi bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir neden olmadan da görülebilir. İrsi olanlar da vardır. Başın yarısında zonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür. Gözünün önünde siyah benekler, bulanık lekeler, uçuşur. Bazı kimseler, konuşmakta da zorluk çekerler. Ağrı geldiği zaman, karanlık bir odada sırt üstü yatmak oldukça etkilidir. Ayrıca, hazımsızlığı önlemek, haftada iki kere ılık banyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay, sigara, içki, gibi zararlı şeyleri terk etmek gerekir. Doktorun vereceği ilaçlar yanında aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Lahana.

Hazırlanışı : Bir tane lahana yaprağı, ince ince kıyıldıktan sonra temiz bir bezin arasına doldurulup, alna konur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gusl» den ia.) (tıp). Bir şeyi yıkamaya ve banyo etmeye mahsus Alet ve kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gats» ten ia.) (c. megatis) (tıp). Bazı uzuvların banyo edilmesine mahsus kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gazel» den ia.). İplik eğirecek Alet, iğ, eygi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

radius.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ormantavuğugillerden kuzey yarıküreye özgü bir kuş, zool. Lagopus. willow ptarmigan bataklık ta- vuğu, zool. Lagopus albus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gül gibi güzel, gül biçiminde.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. aşağıdan tütsülemek. suffumigation i. alttan tütsüleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astragalus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir memleketten başka bir memlekete göç etmek, hicret etmek; tenasüh etmek, slçramak, göçmek (ruh).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hicret; ruh göçü, ruh sıçraması. transmigration of a soul tenasuh, ruh göçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thighbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

femur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by