Milk-and-water ne demek? | Milk-and-water anlamı nedir? | Milk-and-water

Milk-and-water anlamı nedir?

Milk-and-water ne demek?

Milk-and-water anlamı nedir?

Milk-and-water | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tatsız ve tesirsiz (şey veya kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن صميم القلب] içtenlikle, canügönülden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). bir set vasltaslyle geri çevrilen su; dümen suyu, gemi pervanesinin geriye attlğı su; durgun su; durgunluk , ilgisizlik; (f)., (den). siya etmek, tersine kürek çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dalgakıran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tereyağı yapıldıktan sonra yayıkta kalan içecek, yayık ayranı;ayran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). talimar kayak tığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz banyosu, göz damlası; göz yaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ırmağı besleyen kaynaklar .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). azami kabarma: taşkın. highwater mark suyun azami kabarma noktası; doruk; en yüksek başarı derecesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Javel suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D., k.dili taşra; küçük, önemsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kireç suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

alçak su seviyesi işareti; bir şeyin en alçak veya en düşük noktası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملک] mülk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süt. milk fever tıb. loğusa kadınlarda sütün gelişi ile meydana gelen hafif ateş. milk leg filibit. milk of human kindness insanın tabii şefkati. milk of magnesia İngiliz tuzu karışımı, bir çeşit müshil. milk run (argo) tehlikesiz uçuş (bomba uçaklar

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sütünü sağmak; (bir kimseden) almak, çekmek; faydalanmak, kötüye kullanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tatsız ve tesirsiz (şey veya kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mülk sahibi, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Hükümdara ait, şâhâne: Cânib-i Alî-i milk-dârîye.

2.Hâkimiyet, hükümet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cerrahî). Cerrahlara mahsus cımbız ve maşa gibi Alet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süt sağan kimse veya araç; sağmal hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütçü kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zayıf ve korkak tabiatlı adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütümsü özsuyu ve tohumlarında ipek gibi tüydemetleri olan bir bitki, bot. Asclepias.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süt gibi beyaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütotu, bot. Polygala vulgaris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süt gibi, süte benzer; sütlü; uysal, yumuşak. Milky Way astr. samanyolu, samanuğrusu, hacılaryolu. milkiness i. süt gibi olma; aşırı uysallık, yumuşak huyluluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yağmur suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. deniz suyuna ait, tuzlu suda yaşayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yelkovan, (zool.) Puffinus puffinus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (İng.) maden suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gelgit etkisi altında kalan su; deniz kenarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z. su altında olan veya kullanılan; geminin su hattından aşağıda olan; i. su seviyesinin altında olan kısım; z. suyun altında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Vichy madensuyu; maden suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su; deniz, göl, nehir; su birikintisi; gölek, gölcük, gölet; elmasın parlaklık ve şeffaflığı; hare, kumaşın şanjanı; mükemmellik, kalite; karşılığı olmadan ilâve olunan sermaye; çoğ. kara suları; çoğ. sular. water ballet su balesi. water bearer suc

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sulamak; suvarmak, su vermek; harelemek (ipek); su katmak, sulandırmak; sulanmak; su içmek (hayvan), suvarılmak; karşılığı olmadan hisse senetlerini çoğaltmak. water down sulandırmak; hafifletmek, yumuşatmak. The smell of fresh bread makes my mouth

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüzen; su yoluyle taşınan; su yoluyle bulaşan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Orta Afrika'da bulunan iri bir cins antilop.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su yolu, kanal; dere, su.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denizcilik veya su sporlarında maharet; gemi, kayık; deniz taşıtları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suteresi, bot. Nasturtium officinale.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çağlayan, çavlan, şelâle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su kuşu, su kuşları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahilde arsa; şehrin liman bölgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sulama; suvarma; hareleme; s. sulayan, sulayıcı; sahildeki; kaplıcaya yakın. watering place içmeler, maden suları bulunan yer; plaj; kaplıca. watering pot bahçe sulama kovası, süzgeçli kova. watering trough yalak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. içi su dolmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Waterloo savaşı; kesin yenilgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayıkçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. karada suyun yükseldiği dereceyi gösteren çizgi veya işaret; filigran; f. filigran basmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. karpuz, bot. Citrullus vulgaris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su gücü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., f. su geçirmez; i. yağmurluk, empermeabl; f. sugeçirmez hale koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. su çekmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki ne arasındaki set; su bölümü çizgisi; boşaltma havzası; sınır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sahil, kıyı, yalı; s. sahilde yaşayan; su kenarında biten; sahile özgü; sahilde çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. su kayağı yapmak; i. su kayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslak, sırsıklam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. suda eriyebilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denizden veya gölden kasırga kuvvetiyle hortum halinde yukarı çekilen su, deniz hortumu; oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. su geçirmez, akmaz, sızmaz; çok sıkı, göz açtırmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su yolu; gemi güvertesinde biriken suyu akıtmaya mahsus açık oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. su dağıtım tertibatı; su oyunları; (argo) gözyaşı; (argo) yağmur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sudan aşınmış, suda eskimiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sulu, suya ait; sulak, suyu bol; su gibi, suya benzer; tatsız, lezzetsiz; zayıf, sudan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by