Mill ne demek? | Mill anlamı nedir? | Mill

Mill anlamı nedir?

Mill ne demek?

Mill anlamı nedir?

Mill | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

f. değirmende öğütmek, çekmek; değirmenden geçirmek; (paranın kenarını) diş diş yapmak; dövüp köpürtmek (çikolata v.b.); koyun sürüsü gibi birbirine sokularak bir merkez etrafında dönmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmen; el değirmeni; fabrika, imalâthane; makina tertibatı; mengene, cendere. mill hand fabrika işçisi. mill stream değirmeni döndüren akarsu. mill wheel değirmen çarkı veya dolabı. food mill mama mengenesi, meyva presi. go through the mill bü

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doların binde biri, sentin onda biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bileziğe benzer yahut bileziğe ait; halka halka olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(E.A.) Allah'ın adı ile. Bir işe başlarken ve hayret veya endişe duyulduğu zaman söylenir. Bismillah demek = Bir işe başlamak. Nihayet bismillâh dedi.

Euzü ve Besmele’nin manası nedir?

Euzübillahimineşşeytanirracim demek, Allah’ın rahmetinden uzak olan ve gazabına uğrayarak dünyada ve ahirette helak olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, yardım beklerim. Ona haykırır, feryat ederim demektir.

Bismillahirrahmanirrahim demek ise, her var olana, onu yaratmakla ve varlıkta durdurmakla, yok olmaktan korumakla iyilik etmiş olan Allahü teâlânın yardımı ile, bu işimi yapabiliyorum demektir.

SÖZLER

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَ بِهِ نَسْتَعِينُ

اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى

اَلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin.Sen bir asker olduğun için askerlik temsilâtiyle, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikatı nefsimle beraber dinle.Çünki ben nefsimi herkesten ziyade nasihâta muhtaç görüyorum.Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim sekiz sözü biraz uzunca nefsime demiştim.Şimdi kısaca ve Avâm lisanıyla nefsime diyeceğim.Kim isterse beraber dinlesin.

Birinci Söz

Bismillah her hayrın başıdır.Biz dahi başta ona başlarız.Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudatın Lisan-ı hâliyle vird-i zebânıdır.Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak dinle!.Şöyle ki:

Bedevî Arab çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabile reisinin ismini alsın ve himeyesine girsin.Tâ şakîlerin şerrinden kurtulup hâcâtını tedârik edebilsin.Yoksa tek başıyle hadsiz düşman ve ihtiyacâtına karşı perişan olacaktır.İşte böyle bir seyahat için iki adam, sahraya çıkıp gidiyorlar.Onlardan birisi mütevazi idi.Diğeri mağrur...Mütevazii, bir reisin ismini aldı.Mağrur, almadı...Alanı, her yerde selâmetle gezdi.Bir kâtıü’t-tarîka rast gelse, der: “Ben, filân reisin ismiyle gezerim.” Şakî defolur, ilişemez.Bir çadıra girse, o nam ile hürmet görür.Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki, târif edilmez.Daima titrer, daima dilencilik ederdi.Hem zelîl, hem rezil oldu.

İşte ey mağrur nefsim! Sen o seyyahsın.Şu dünya ise, bir çöldür.Aczin ve fakrın hadsizdir.Düşmanın,hâcâtın nihayetsizdir.Mâdem öyledir; şu sahranın Mâlik-i Ebedî’si ve Hâkim-i Ezelî’sinin ismini al.Tâ, bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisatın karşısında titremeden kurtulasın.

Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz Aczin ve fakrın , seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar.Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur.Devlet namına hareket eder.Hiçbir kimseden pervâsı kalmaz.Kanun namına, devlet namına der, her işi yapar, her şeye karşı dayanır.

Başta demiştik: Bütün mevcudat, Lisan-ı hâl ile Bismillah der.Öyle mi?

Evet, nasılki görsen: Bir tek adam geldi.Bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevketti ve cebren işlerde çalıştırdı.Yakînen bilirsin; o adam kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket “etmiyor.Belki o bir askerdir.Devlet namına hareket eder.Bir padişah kuvvetine istinad eder.Öyle de her şey, Cenâb-ı Hakk’ın namına hareket eder ki; zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar.Demek herbir ağaç, Bismillah der.Hazine-i Rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor.Her bir bostan, Bismillah der.Matbaha-i kudretten bir kazan olur ki: Çeşit çeşit pekçok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor.Herbir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der.Rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur.Bizlere, Rezzak namına en lâtif, en nazif, âb-ı hayat gibi “bir gıdayı takdim ediyorlar.Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der.Sert olan taş ve toprağı deler geçer.Allah namına, Rahman namına der, her şey ona musahhar olur.Evet havada dalların intişarı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i sühûletle intişar etmesi ve yer altında yemiş vermesi; hem şiddet-i hararete karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması; tabiiyyûnun ağzına şiddetle tokat vuruyor.Kör olası gözüne parmağını sokuyor ve diyor ki: En güvendiğin salâbet ve hararet dahi, emir tahtında hareket ediyorlar ki; o ipek gibi yumuşak damarlar, birer asâ-yi Mûsâ (A.S.) gibi فَقُلْنَااضْرِبْْبِعَصَاكَالْحَجَرَ emrine imtisâl ederek taşları şakk eder.Ve o sigara kâğıdı gibi ince nazenin yapraklar, birer a’zâ-yi İbrahim (A.S.) gibi ateş saçan hararete karşı يَانَارُكُونِىبَرْدًاوَسَلاَمًا âyetini okuyorlar.

Mâdem her şey mânen Bismillah der.Allah namına Allah’ın ni’etlerini getirip bizlere veriyorlar.Biz dahi Bismillah demeliyiz.Allah nâmına vermeliyiz.Allah nâmına almalıyız.Öyle ise, Allah nâmına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız...

Sual: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiat veriyoruz.Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiat istiyor?

Elcevab: Evet o Mün’im-i Hakiki, bizden o kıymettar ni’metlere, mallara bedel istediği fiat ise; üç şeydir.Biri: Zikir.Biri: Şükür.Biri: Fikir’dir.Başta “Bismillah” zikirdir.Âhirde “Elhamdülillah” şükürdür.Ortada, ‘’bu kıymettar hârika-yi san’at olan nimetler Ehad-ü Samed’in mu’cize-i kudreti ve Hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek’’ fikirdir.Bir pâdişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de; zâhirî mün’imlere medih ve muhabbet edip, Mün’im-i Hakiki’yi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir.

Ey nefis! böyle ebleh olmamak istersen; Allah nâmına ver, Allah nâmına al, Allah namına başla, Allah nâmına işle.Vesselâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An adjuration or exclamation common among the Mohammedans.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the name of God.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the name of Allah'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Islamic culture, meaning 'in the name of Allah'. 'In the name of God'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The invocation of the name of Allah in the form: 'In the Name of God, the merciful Lord of mercy ' It precedes every act of Muslim piety and every surah except surah 9.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the name of Allah [biss-mih-LAH] What Muslims say before engaging in most anything, especially before reading Qur'an, before eating, when entering a room [before entering toilet area, ask for protection from the male and female jinn], when leaving and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Means 'In the name of Allah'. 'In the name of God ' It's used by Muslims to ask for God's blessing on any action, and is found at the start of almost every surah of the Holy Qur'an.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. ailece, aile fertleri ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

çırpıcı dibeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. meme, meme şeklinde uzuv.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. memeye ait veya ona benzer, mememsi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitap ciltlerinin yapımında kullanılan kalın karton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmen barajı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çekilmiş, öğütülmüş; işlenmiş; çentikli, oluklu, tırtıllı, tırtıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bininci, bin yıla ait; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devreye ait; i. bu devrin geleceğine inanan kimse. millenarianism i. bin yıllık barış ve selâmet devresine inanış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bin yıla ait; bin yıllık devreye ait; i. bin ylllık devre; bu devrin geleceğine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bin yıllık devre; kıyametten evvel barış ve selâmetin hüküm süreceği farzolunan bin yıllık devre; bininci yıldönümü; mutluluk devresi. millennial s. bin yıllık devreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. millipede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. denizdanteli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmenci; değirmen makinası; zool. pervane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. binde bir, binde bire ait; i. binde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mile!).

1.Din, mezhep: Millet-i ibrahim.

2.Bir din ve mezhepte bulunan cemaat: Millet-i islâm.

3.Aynı millî kültüre mensup insanların meydana getirdiği içtimaî topluluk, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı olan insanların meydana getirdiği sosyal varlık: Türk, Alman, Japon, Rus milletleri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. people. folk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folks. nation. people. they.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of several cereal and forage grasses which bear an abundance of small roundish grains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common millets of Germany and Southern Europe are Panicum miliaceum, and Setaria Italica. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica French painter of rural scenes any of various small-grained annual cereal and forag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nation. any specific group of people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bland flavored cereal grass used chiefly for forage in the U S , but as a staple for one-third of the world's population Millet can be boiled and used to make a hot cereal pilaf or ground and used as flour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A field grass cultivated for its grain and hay. a grass cultivated in the United States for forage and in many parts of the Old World for its small edible seeds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The seeds of a hardy annual grass, millet is eaten as a cereal in Africa and Asia and is used as a source of starch in Russia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A grain grown in many parts of India From its flour thick chappatis are made and eaten mostly by farmers and small town dwellers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gluten free carbohydrate for energy, also has a unique amino acid profile. a tiny, round golden gain that becomes light and fluffy when cooked; popular in India and China. any of various small-grained annual cereal and forage grasses of the genera Panic

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

French painter of rural scenes. small seed of any of various annual cereal grasses especially Setaria italica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ملت] din. 2.ulus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akdarı, bot. Panicum miliaceum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Meb’us; halkın oyu ile seçilip Millet Meclisi’nde halkı temsil eden kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. deputy. congressman. parliamentarian. representative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy. mp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

member of parliament. member of parliament. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

P. member of the Turkish National Assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «millet» ten imen.) (mü. milliyye). Millete ait, millet özelliklerini taşıyan: Millî Adetlerimiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملی] ulusal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national anthem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national anthem. anthem national.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

National anthem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) binde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. milyar, bin milyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mile ait, bir mil gösteren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. miligram.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Millî hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mililitre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. milimetre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir milimetrenin milyonda biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın şapkacısı. millinery i. kadın şapkaları; kadın şapkacılığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmencilik; madeni paranın kenanndaki tırtıllar. milling machine freze makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. milyon; sonsuz büyük sayı; s. bir milyondan ibaret; pek çok. the million ahali, halk. millionth s., i. milyonda bir, milyonuncu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. milyoner, milyon sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kırkayak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nationality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nationality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Türkler’in yaptığı Arapça bir kelimedir). Millet olma hâli: Herkes milliyetini muhafaza etmelidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Milliyetini seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Milliyetine düşkün, millî duyguları kuvvetli, milletini seven ve millî gelenekleri siyasî ve fikrî esas olarak kabûl eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مایت پرور] milliyetçi, nasyonalist.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) milliyetçilik, nasyonalizm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مليه] ulusal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmen havuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suyu değirmen çarkına nakleden kanal, değirmen deresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmen taşı; engel, yük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.değirmen yapan veya tamir eden adam, değirmenci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok zengin kimse, mültimilyoner.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıyametten evvel gelecek bin seneden önce. premillennialism i. Hazreti İsa'nın kıyametten önceki bin seneden evvel geleceği öğretisi. premillenialist, premillenarian i. bu inanca bağlı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. olağan, bayağı, alelade, sıradan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bıçkıhane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to complete. to finish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayak değirmeni; sıkıcı ve monoton iş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeldeğirmeni. fight windmills hayali haksızlıklarla mücadele etmek, donkişotluk yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by