Mine ne demek? | Mine anlamı nedir? | Mine

Mine anlamı nedir?

Mine ne demek?

Mine anlamı nedir?

Mine | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. «mînâ»dan).

1.Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası: Kutu, zarf minesi. 2.Saatin rakamları bulunan ve üzerinde akrep ve yelkovan hareket eden yüzü ki, beyaz veya renkli ve ekseriya mineli olurdu: Beyaz mineli saat; bu saatin minesini değiştirmeli. 3.mec. Pek ince ve parlak nakış. Mine çiçeği =

1.Güzel ve çok renkli küçük ve yerden çok yükselmeyen bir cins çiçek.

2.Rebîiyye çeşidinden diğer bir çiçek ki, ilkbaharda açar. (bk.) Mine çiçeği.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enamel. glazing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enamel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Mien.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Belonging to me; my.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used as a pronominal to me; my.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used as a pronominal adjective in the predicate; as, 'Vengeance is mine; I will repay.' Rom. xii. 19.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Also, in the old style, used attributively, instead of my, before a noun beginning with a vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dig a mine or pit in the earth; to get ore, metals, coal, or precious stones, out of the earth; to dig in the earth for minerals; to dig a passage or cavity under anything in order to overthrow it by explosives or otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form subterraneous tunnel or hole; to form a burrow or lodge in the earth; as, the mining cony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dig away, or otherwise remove, the substratum or foundation of; to lay a mine under; to sap; to undermine; hence, to ruin or destroy by slow degrees or secret means.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dig into, for ore or metal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To get, as metals, out of the earth by digging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A subterranean cavity or passage A pit or excavation in the earth, from which metallic ores, precious stones, coal, or other mineral substances are taken by digging; distinguished from the pits from which stones for architectural purposes are taken, and w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cavity or tunnel made under a fortification or other work, for the purpose of blowing up the superstructure with some explosive agent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any place where ore, metals, or precious stones are got by digging or washing the soil; as, a placer mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Fig.: A rich source of wealth or other good. explosive device that explodes on contact; designed to destroy vehicles or ships or to kill or maim personnel excavation in the earth from which ores and minerals are extracted lay mines; 'The Vietnamese mined

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enamel. forget me not. glaze. dial. azure. blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavation in the earth from which ores and minerals are extracted. explosive device that explodes on contact; designed to destroy vehicles or ships or to kill or maim personnel. get from the earth by excavation; 'mine ores and metals'. lay mines; 'The Vi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plant built to extract an ore or mineral substance either underground or from the surface When the ore is extracted underground, the mine needs a system of excavations in the rock to gain access to the ore areas When the ore is mined from surface, the o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mine would have been any sort of operation where there was an attempt to find and obtain lead or zinc minerals from the soil or rock Sometimes the name of a mine endured for most of the mining era while other names were ephemeral or even just on paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Typically a complete with firing tube, but generally the firework itself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maden, maden ocağı; lağım; hazine, memba; ask. mayın, sabit torpil. mine detector mayın detektörü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kazıp çıkarmak (kömür, maden); yeraltında (lağım veya yol) kazmak; araştırıp bulmak; sinsice bozmak; maden işletmek; tünel kazmak; ask. mayın dökmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

iyelik zam. benim; benimki. a friend of mine bir dostum. It's mine Benimdir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Maden ve çini üzerine vurulan camı andırır cila. 2.Dişlerin üzerindeki ince ve parlak taba(Kadın İsmi) 3.İnce ve parlak nakış.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). bir kimsenin ön yargı ve tutkularına hitap eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. - Peygamber’in (s.a.s) annesinin adı. (bkz.Emine).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آمنا] emin olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). amfetamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). antıhistamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). tartışmada karşı tarafın söz ve hareketlerini kendi görüşünü savunmada delil olarak kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(İbr.) (Kadın İsmi) - İbranice isim. (bkz.Emine).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. brom.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (min). tutya taşı. calamine lotion kalamin losyonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). badana; (f). badana etmek, badana yapmak, badanalamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hardal familyasından bir bitki çesidi acı tere, (bot). Cardamine amara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). (lal), kızıl; (i). kızıl renk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sorguya çekmek, sıkıştırmak; (huk). dava esnasında bir avukatın öbür tarafın şahidine sual sorması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). karar vermek, azmetmek; niyetlenmek, kesmek; tayin etmek, kararlaştırmak, belirlemek; bitirmek; belirtmek; sınırlamak, tahdit etmek; tanımlamak, tarif etmek; yön vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kesin, kati, azimkâr, metin, niyetinden şaşmaz. determinedly (z). metanetle, azimle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tooth enamel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enamel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). despotça hükmetmek, hâkim durumda olmak. domineering (s). oto riter, tahakküm eden; küstah. domineer ingly (z). otoriterce, tahakküm ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. eféminé

kadınsı

Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek).


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. éliminé

sp. elenmiş

“Elemek” anlamındaki elimine etmek, “elenmek” anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçer.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - 1.Arapça’daki Amine kelimesinin Türkçeleştirilmiş şeklidir. 2.Peygamberimizin annesi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yüksek yer, tepe, doruk; yüksek mevki veya rütbe, itibar; b.h. Katolik kilisesinde Kardinal unvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüksek rutbe sahibi, seçkin, üstün, ünlü, mümtaz, güzide. eminent domain huk. kamulaştırma yetkisi, istimlâk hakkı. eminently z. ziyadesiyle, gayet, pek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) as, kakım, (zool.) Mustela erminea; kakım kürkü; siyah benekli beyaz kürk; rütbe ve mevki itibariyle as kürküyle süslü manto giyen kimse (hükümdar ve hâkim gibi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) bakmak, dikkatle gözden geçirmek; muayene etmek; teftiş etmek; sınava tabi tutmak, imtihan etmek, yoklamak; sorguya çekmek. examinee' (i.) imtihana giren kimse, imtihan olan kimse. exam'iner (i.) imtihan eden kimse, mümeyyiz, ayırtman; muayene eden k

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zâman). Zamanlar, çağlar, (bk.) Zaman.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنه] zamanlar, çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنهء جدیده] yeni çağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنهء قدیمه] eski zamanlar, eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازمنهء متقدمه] eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kıtlık, açlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. féminin

kadınsı

Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın).


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ota benzer, ot gibi, ota ait. graminiv'orous (s.) ot yiyen, otla beslenen .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). histamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حب الوطن من الایمان] vatan sevgisi imandan gelir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. banotundan çıkarılan bir alkaloit, musekkin olarak kullanılan bir ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. aydınlatmak, tenvir etmek; zihnini açmak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yakında vaki olma sından korkulan, hemen kopacak olan, yakın. imminence i olabilecek durum; tehdit eden şey. imminently z. tehdit ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yasemin, (bot.) Jasminum officinale. yellow jasmine sarı yasemin, (bot.) Gelsemium sempervirens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. jasmine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. calcimine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. i.). Küçük boy ispirto ocağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hakîr, zavallı: Mârûz-ı bende-i kemîneleridir (eski yazı dilinde tevâzu tâbirlerinden).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. parlaklık, ışıldama luminescent s. ışıldayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins plastik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Madenler üzerine billûrdan güzel nakışlar işleyen ve mine yapan san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Mineçiçeğigillerden, karşılıklı, çiçekleri başak durumunda, bir bitki ve çiçeği (Lat. verbena).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kanotu): Mineçiçeğigiller familyasından; gövdesi dört köşeli, sapsız yaprakları tüylerle örtülü, otsu bitki veya ağaçcıktır. Çiçekleri başak durumundadır. Renkleri eflatun veya bazen de alacalıdır. Yurdumuzda yetişen verbana officinalis denilen türü 30-80 cm boyunda, bir veya birçok yıllık otsu bir bitkidir. Otsu kısmı ve kökü glikozit, tanen ve acı bir madde ihtiva eder. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir. İştah açar. İdrar söktürür. Terletir. Baş, bel ve mafsal ağrılarını dindirir. Göğüs ve kulak ağrılarını keser. Romatizma, lumbago, siyatik ve nikriste faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitişik taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mayın tarlası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (doğrusu: mtnâ-kâr). Mine yapan ve madenlerin üzerini mineleyen sanatkâr, mineci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (doğrusu: mînâ-kârî). Mine işi, mine çeşidinden: Üzerini minekârî işlemiş; minekârî resim.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mayın döken gemi, ağ döşeme gemisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [من القدیم] eskiden beri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. minnet). Minnetler.bk. Minnet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منن] minnetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. madenci, maden işçisi; mayın dökücü asker; lağım kazan asker; tırtılları yaprak kemiren zararlı bir böcek. sappers and miners askeri mühendisler, lağımcılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Organik olmayan ve tabii halde topraktan çıkarılan madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mineral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inorganic species or substance occurring in nature, having a definite chemical composition and usually a distinct crystalline form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rocks, except certain glassy igneous forms, are either simple minerals or aggregates of minerals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anything which is neither animal nor vegetable, as in the most general classification of things into three kingdoms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to minerals; consisting of a mineral or of minerals; as, a mineral substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Impregnated with minerals; as, mineral waters. solid homogeneous inorganic substances occurring in nature having a definite chemical composition of or containing or derived from minerals; 'a mineral deposit'; 'mineral water' composed of matter other than

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mineral. mineral / n , adj /,.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solid homogeneous inorganic substances occurring in nature having a definite chemical composition. relating to minerals; 'mineral elements'; 'mineral deposits'. of or containing or derived from minerals; 'a mineral deposit'; 'mineral water'. composed of m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally occurring inorganic element or compound having an orderly internal structure and characteristic chemical composition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term applied to inorganic substances found in the earth strata, as opposed to organic substances such as plant and animal matter Minerals normally have definite chemical composition and crystal structure The term is also applied to matter derived from m

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally occurring, usually inorganic, solid consisting of either a single element or a compound, and having a definite chemical composition and a systematic internal arrangement of atoms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any substance that is neither animal or vegetable It is any class of substances occurring in nature, usually comprising of inorganic substances, such as quartz or feld- spar, of definite chemical composition and definite crystal structure It sometimes inc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Natural component of rocks A naturally occurring inorganic solid with a crystalline structure and a specific chemical composition Over 2,000 types of minerals have been classified.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inorganic compound occurring naturally in the earth's crust, with a distinctive set of physical properties, and a definite chemical composition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inorganic natural substance is characterized by its atomic structure and physical and chemical properties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Natural inorganic substance which is either definite in chemical composition and physical characteristics or any chemical element or compound occurring naturally as a product of inorganic processes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inorganic chemical element or compound occuring naturally Not vegetable or animal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Organic and inorganic substances occurring naturally, with characteristics and economic uses that bring them within the purview of mineral laws; a substance that may be obtained under applicable laws from public lands by purchase, lease, or preemptive ent

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally occurring inorganic solid The internal crystalline structure of a mineral is controlled by its elemental composition As an example of the way in which the elemental composition is expressed, the definition in this dictionary for 'Augite' inclu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally occurring, inorganic, crystalline solid with definite chemical composition and characteristic physical properties. n a homogeneous, inorganic, naturally occurring solid with a definite chemical structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally-occuring chemical compound or element.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of the various naturally occurring substances usually obtained from the earth The term is used to include all wasting, i e , non-regenerative, inorganic substances that are extracted from the earth. a naturally occurring, crystalline, inorganic chemic

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

STREAK - Discoloration in lumber caused by chemical oxidation of minerals naturally occurring in the wood. an naturally occuring, inorganic, crystalline substance that is made up of elements.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A naturally occuring element or compound of set composition and molecular structure, resulting in particular physical properties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term applied to inorganic substances, such as rocks and similar matter found in the earth's strata, as opposed to organic substances such as plant and animal matter Minerals normally have definite chemical composition and crystal structure The term is a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Plants, like animals, need minerals for healthy growth and to function normally Minerals are inorganic compounds or elements, like iron and potassium See also micro- and macronutrients.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inorganic substance required by the body in small quantities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. madensel, madeni; madenli, mineral; i. maden, mineral; maden filizi; madensel madde; çoğ., ing., k.dili sodalı içecekler mineral. kingdom madenler sınıfı. mineral oil madeni yağ . mineral water maden suyu. mineral wool amyant, ak asbest.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mineralleştirmek; taşlaştırmak; mineralle kaplatmak; mineraller üzerinde çalışmak. mineraliza'tion i. madenleştirme. mineralizer i. bir madenle birleşince maden filizi husule getiren madde; kayalann yeniden kristalleşmesini hızlandıran madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. kimya).

1.Bir madeni kükürt, arsenik gibi cisimlerin etkisiyle filiz durumuna getirmek.

2.İçinde mineral maddeler eriterek suyu maden suyu niteliğine getirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mineralize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y. Fr.). Mineralleri inceleyen ilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mineralogy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mineralogy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. madenler ilmi, mineraloji; mineraloji elkitabı. mineralog'ical s. maden ilmine ait. mineralogist i. madenler ilmi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. minéralogue

mineral bilimci

Mineral bilimi ile uğraşan kimse.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. minéralogie

mineral bilimi

Mineral ve billurlarla, onların fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) Romalıların aklı ve hikmet tanrıçası, Minerva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. et ve sebze karışık koyu bir italyan çorbası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mayın tarama gemisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mü’min).

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Customer Name Based Custody System)

Takasbank sisteminde Müşteri kodlarıyla takip edilem alt hesapların Takasbank’ın yapacağı düzenleme ile isme çevrilmesini, her bir yatırımcı için verilecek sicil numarası ile takip edilerek yatırımcının kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün hale getirilmesini ve müşterilerin menkul kıymetlerini bloke edebilmesini amaçlayan sistemdir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) aday, namzet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yünden yapılma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. önceden tayin veya takdir etmek; önceden kararlaştırmak. predeterminate s. önceden tayin olunmuş. predetermina'tion i. önceden tayin veya takdir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üstün, mümtaz, seçkin, faik. preeminence i. üstünlük. preeminently z. en uygun olarak; en üstün şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., meşhur, mühim; göze çarpan; çıkıntılı, ileriye fırlamış. prominence i. şöhret, ehemmiyet; göze çarpan şey; burun, dil, çıkıntı, tümsek; astr. güneş üzerindeki ateş parçalarından biri. prominently z. göze çarpacak surette; ehemmiyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyokim. protamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. röntgen etkisiyle ışık saçan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tekrar sorguya çekmek. reexamina'tion (i.) tekrar edilen sınav; yeniden değerlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. A.): Sekizinci olarak, sekizinci derecede.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثامنا] sekizincisi, sekizinci olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ecza skopolamin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Semin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seminar. symposium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seminar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Seminar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.).

1.Muhtelif maksatlarla kullanılan önü tamamen açık ocak.

2.Bu ocağı meydana getiren taş, maden işçiliklerin bütünü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fireplace. grate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fireplace. hearth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fireplace. fireside. hearth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. saman gibi, samana benzer, saman renkli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok üstün. supereminence i. aşırı üstünlük. supereminently z. büyük üstünlükle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kara dut ağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tahmin yoluyle, takriben, aşağı yukarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presumably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circa. presumably. approximately. roughly. at a guess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by guess. presumably. by rule of thumb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخمينا] tahminle, aşağı yukarı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تأمينا] sağlanarak, temin edilerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. altını kazmak, altına lâğım kazmak; el altından mahvına çalışmak; ayağını kaydırmak, düşürmek; zayıflatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kararsız; müphem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tetkik edilmemiş; eleştirilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Zemin).

İsimler ve Anlamları by