Mist ne demek? | Mist anlamı nedir? | Mist

Mist anlamı nedir?

Mist ne demek?

Mist anlamı nedir?

Mist | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sis, duman, pus; buğu; donukluk, karartı; f. sis ile kaplamak, sisli olmak; çiselemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. coğrafya). İran, Farsça konuşulan yerler: Acemistan’a seyahat; Acemistan’ı dolaşmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عجمستان] İran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alşimi (simya) ile uğraşan kimse, simyager.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who is skilled in the art of anatomy, or dissection. an expert in anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an expert in anatomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). teşrih,ci, anatomi bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). animizmle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mütareke, ateşkes.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki kişiyle aynı zamanda evli olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayati kimya, biyokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kimyager; (ing). eczacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kimya .analytical chemistry analitik kimya. inorganic chemistry inorganik kimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). geçerli olan fikirlere veya inançlara uyan kimse; toplum kurallarını çiğnemeyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

economist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kim. yasal elektrik, elektroşimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ifrata kaçan kimse,aşırı giden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) özel okul müdiresi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yarım mısra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. conformiste

top. b. uymacı

Uymacılık yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kanuni yetkiyi onaylayan kimse; özellikle Fransa'da Bourbon krallığı taraftarı; İspanya,da Don Carlos partisi taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. légitimiste

meşrutiyetçi

Meşrutiyet yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çöreotu, bot. Nigella damascena.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikrokimya, ufak miktarlarla ilgilenen kimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yanlış, hata, yanlışlık, yanılma. Make no mistake ,şüphe etme, yanılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-took, -taken) yanlış anlamak; yanlışlıkla benzetmek, başkası zannetmek; yanlış telakki etmek veya görmek; yanılmak. mistaken for benzetilmiş, başka birisiyle karıştınlmış mistakable s. yanlış anlaşılabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yanlış, yanlış fikre dayanan, hatalı mistakenly z. yanlışlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «setr» dan la), (c. mesâtir). Satırların doğru gitmesi için kâğıdı çizmeye mahsus Alet ki, ince bir mukavva üzerine uzatılmış ipliklerden ibaret olup kâğıdın altına konarak üstünden el ile basıldıkta kâğıt muntazam surette çizilir (taşçı cetveline de «mıstar» denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. “satr”dan). Açıların derecelerini ölçmeye mahsus hendese Aleti, açı cetveli. Ar. idâde (Fr. alidade, Ar. el-idâde’den alınmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). ingilizce’de erkeklere verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (kıs. Mr) Bay, Efendi (erkek soyadından evvel kullanılan ünvan).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tasavvufî.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. mystique

1. fel. gizemci,

2.gizemsel

1. Gizemcilik yanlısı olan, ilahiyat veya gizemsel yaşamla uğraşan.

2.Gizemle ilgili, gizeme ilişkin.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystic. mystical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystic. mystical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zamanı yanlış ayarlamak; zamanını yanlış tahmin etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr. felsefe). Müşahede ve muhakemeden çok his ve sezişi esas alan doktrin, Doğu’nun tasavvufuna karşılıktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysticism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ökseotu, bot. Viscum albüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. mistake.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Güney Fransa'ya ait çok soğuk karayel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış tercüme etmek. mistranslation i. yanlış çeviri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü kullanmak, incitmek, kötü davranmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hanım, nüfuz sahibi kadın, aile hanımı, okul müdiresi; metres; eski, b.h. evli kadınlara verilen ünvan (şimdi kıs, Mrs).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. işlem hatası yüzünden hükümsüz kalan muhakeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. güvensizlik,itimatsızlık, şüphe; f. güvenmemek, hakkında şüphe etmek. mistrustful s. güvensiz, şüpheli, kuşkulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sisli, dumanlı; bulanık. mistiness i. sis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) topluma ayak uydurmayan kimse; (İng.) Anglikan kilisesine bağlı olmayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. optimiste

iyimser

Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who holds the opinion that all events are ordered for the best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who looks on the bright side of things, or takes hopeful views; opposed to pessimist. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 One who puts his shoes on when a speaker says, 'Now in conclusion ' 2 He goes into a restaurant without any money, expecting to pay for the meal with the pearl he'll find in an oyster 3 Someone who sets aside two hours to do his income tax return 4 A pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See, I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking bath if he accidentally falls into a river.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who sets aside 2 hours to do his income tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking a bath if he accidentally falls into a river. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who holds the opinion that all events are ordered for the best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who looks on the bright side of things, or takes hopeful views; opposed to pessimist. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optimist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 One who puts his shoes on when a speaker says, 'Now in conclusion ' 2 He goes into a restaurant without any money, expecting to pay for the meal with the pearl he'll find in an oyster 3 Someone who sets aside two hours to do his income tax return 4 A pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See, I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking bath if he accidentally falls into a river.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who while falling from Eiffel tower says in midway 'See I am not injured yet '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who sets aside 2 hours to do his income tax return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who starts taking a bath if he accidentally falls into a river. a person disposed to take a favorable view of things.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el falına bakan kimse. palmistry el falı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pesimiste

fel. kötümser

Her şeyi kötü yanıyla ele alan, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimist kötümser. karamsar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pessimist(in ).

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bedbin kimse, kötümser kimse, her şeyin karanlık tarafını gören kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bedbin, kötümser, karamsar. pessimistically z. bedbince, karamsarlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. petrokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. postane müdiresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mezmur yazan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kim. yanın radyoaktif unsurları inceleyen dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. réformiste

düzeltmeci

Düzeltmecilik yanlısı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A reformer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a disputant who advocates reform. favoring or promoting reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın öğretmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atom ve moleküllerin tertibini inceleyen kimya dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. termokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yanlış anlaşılmaz, açık. unmistakably z. şüphe götürmez bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستان] kış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستانی] kışlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvan dokularının kimyasal bileşiminden bahseden kimya dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by