Mod ne demek? | Mod anlamı nedir? | Mod

Mod anlamı nedir?

Mod ne demek?

Mod anlamı nedir?

Mod | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Batı musikisindekl iki makamdan (majör ve minör) her biri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., argo şık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. moderate, modern.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu modda, ses eklemenin yanı sıra ses üstü kayıt da kullanılabilmektedir. Birinci stereo kanal, genellikle video sinyalleriyle birlikte verilen orijinal ses içindir. İkinci stereo kanal ise, art alandaki müzik, konuşma ya da diğer ses efektleri için kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

16:9 bir TV’nin, 14:9 biçimi yayınları, resim, ekranı dikey olarak doldurana kadar genişleterek ekranının tamamını kullanacak şekilde göstermesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DAT ya da CD kalitesindeki yüksek kaliteli sesler kaydedilebilir ve çalınabilir. Bu 16 bit/48 kHz stereo ses sinyali, video sinyalleriyle birlikte kaydedilir; sesin kalitesi, müzik programlarının kaydedilmesi için uygundur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Lazer Disk ya da video kameradan gelen bastırılmış TV sinyalleri, el ile 16:9 moduna geçilerek herhangi bir bozulma olmadan 4:3 resim tüplerinde izlenebilir. Video kameraya ya da DVD kaydediciden gelen anamorfik (bastırılmış görüntülü kayıtlar) herhangi bir bozulma olmaksızın 4:3 ekranda izlenebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

4:3 modu video ve fotoğraflarda bulunan, geleneksel görüntü en boy oranıdır. Bu da bir resim genişliğindeki her dört birimin üç birim yüksekliğinde olacağı anlamına gelir. 16:9’luk yeni dijital yayın standardı ile 4:3 modu, kaliteden ödün vermeden, görüntüleri orijinal formatında oynatabilir. Böylece, fotoğraflarınızı ‘geleneksel’ 4:3 modunda çekmeyi tercih ediyorsanız, fotoğraflar da TV ekranında tüm görkemleriyle görüntülenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Fr). modaya uygun; dondurmalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). birbirine uygun hale getirmek; telif etmek, uzlaştırmak; bir başkasının işini görmek; sağlamak, temin etmek; yerleştirmek, yer tedarik etmek accommodate oneself uymak, intibak etmek accommodate oneself to circumstances ayağını yorganına g

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). uyma, intibak; birinin işini görmeye razı olma, Iütufkarlık; düzen; yerleşme; telif etme, uzlaştırma ; ödünç, istikraz. accommodations (i). yatacak yer, konfor, rahatı sağlayan şartlar accommodation train (ABD). birçok istasyonda duran yolc

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony, çekim durumunuzun gereksinimlerini karşılayacak bir dizi önceden ayarlanmış fotoğraf makinesi ayar seçeneği sunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Anamorfik zoom modu, HD Ready projektörler yelpazemizde sinemaya özgü en boy oranını sunar. Gelişmiş sinyal işleme özelliği ile, filmleri sinemada izleyebildiğiniz gibi görüntüleyin. İsteğe bağlı anamorfik zoom lensi, görüntüyü yatay olarak genişletir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (tıb). sinir krizlerini teskin eden veya önleyen (ilaç), kulunç giderici, kasınç giderici (ilaç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu modda, her resim arasında belirli bir geckmeyle çekilmiş kısa resim dizileri kaydedilir. Kayıt, belirli bir bekleme süresinden sonra başlatılabilir (30 saniye, 1 dakika, 5 dakika, 10 dakika) ve kısa bir süre devam eder (0,2 saniye, 0,5 saniye, 1 saniye, 2 saniye). Kullanıcıların, büyüyen bitkiler ya da açan çiçekler gibi yavaş hareket eden nesnelerin dinamik kayıtlarını yapmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DHR-1000, kaset hafızası olmadığında bile AUX ve alt kod verileri kullanan üç arama moduna sahiptir (Tarih Araması, Fotoğraf Araması ve Dizin Araması). Arama Modlarında, VTR işaretli noktaları sırasıyla bulur. Bu işlev, bazı video kameralarda da bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DHR-1000, kaset hafızası olmadığında bile AUX ve alt kod verileri kullanan üç arama moduna sahiptir (Tarih Araması, Fotoğraf Araması ve Dizin Araması). Arama Modlarında, VTR işaretli noktaları sırasıyla bulur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lunar module.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital radyolarda, radyoyu, kullanıcı tarafından belirlenen bir saatte açan bir özellik.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Burst modu, bir tampon bellek kullanarak çekimler arasındaki veri iletimini geçici olarak hızlandırır. Arka arkaya görüntüler, fotoğraf makinesinin her birini kaydetmesini beklemeye gerek olmadan hızlı biçimde kaydedilebilir. Bu özellikle spor, hareket ve vahşi yaşam fotoğraflarında olduğu kadar, hayatta bir kez karşılaşılabilecek görüntülerin çekilmesinde de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çekmeceli dolap; konsol, komodin; lavabo; lazımlık, oturak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). geniş, kullanışlı, ehven; rahat, ferah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mal, emtia, eşya; yararlı şey. staple commodities başlıca satış ürünleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., den. komodor; yat kulubü reisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bazı video kameralarda, bağlı monitörden izlenebilecek kendi kendini tanıtım işlevi bulunmaktadır. Önemli bazı özellikleri göstermekte ve efektleri görsel olarak tanıtmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of fashion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

superannuated. out of fashion. old-fashioned. out-of-date. behind the times. dated. outdated. outmoded. dowdy. obsolete.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of fashion. out of style. dowdy. outmoded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of fashion; 'a suit of rather antique appearance'; 'demode attire'; 'outmoded ideas'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (Fr). modası geçmiş, demode.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). taciz etmek, rahatsız etmek; zahmet vermek, külfet yüklemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, bir HiFi sistemi için bekleme modunda güç tüketiminin azaltılmasına olanak sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

E-mail modunda, görüntülerin boyutu 320 x 240’tur. Böylece e-postada gönderilmeye uygun daha küçük dosya boyutu elde edilmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir düğmeye basarak tercih ettiğiniz ses tarzını (Rock, Pop, Caz, Konuşma) seçmenzi sağlayan özellik.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir disk yerleştirildiğinde sistem otomatik olarak iki ses modundan birini seçer: Müzik Modu, CD kayıttan çalımı için en iyi bas ayarlarına önceden ayarlanmışken Film Modu DVD filmi kayıttan çalması için idealdir. Film / Müzik Modu, diğer karmaşık ses ayarlamalarınızı kolaylaştırarak müzik ve filmlerinizi hayata geçirir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony dijital fotoğraf makinelerinde çeşitli flaş modları bulunmaktadır: Auto — Düşük aydınlatma koşullarında otomatik olarak devreye girer. Forced Flash — flaş, her zaman etkindir. Anti red-eye reduction — Kişinin irisini küçülterek kırmızı göz efektini en aza indirmek için bir ön flaş titreşimi kullanır. No flash — flaş kullanılmaz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcıların 16:9 kayıtları (özel donanımlı video kameralar tarafından çekilmiş) tam formatta, bozulma olmadan izlemesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony Sabit Disk Sürücü kaydedicileri 15Mbps hızında kayıt yapmanıza imkan tanır. Böylece, 9Mbps hızında kayıt yapan DVD-Video biçiminden daha yüksek kaliteli resim kayıtları yapabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. itidalsiz, ıIımlı olmayan, aşırı, ifrata kaçan, çok fazla. immoderately z. aşırı olarak, ifrata kaçarak. immoderateness, immodera,tion i. itidalsizlik, aşırılık, ifrat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. utanmaz arsız, iffetsiz açık saçık; hayasız, küstah, haddini bilmez. immodestly z. hayâsızca, kustahça im modesty i iffetsizlik; hayâsızlık, küstahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. rahatsız etmek, zahmet vermek, taciz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rahatsız, kullanışsız, elverişli olmayan; zahmetli, işe yaramaz; sıkışık. incommodiously z. elverişli olmayarak, kullamşslz bir sekilde. incommodiousness i. elverişsizlik, kulIanışlı olmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kesme Modu ile Kayıt Yapma, ayrı ayrı fotoğraflardan animasyonlu bir film yapılmasında kullanılır. Bu sayede çizgi filmler ya da duraklamalı oynatılan animasyonlar yaratılabilir. Her kesmeden 5 çerçeve (saniyenin 1/5’i) kaydedilir

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çekmecell çamaşır dolabı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Karyolanın yanına konulan küçük dolap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureau. bedside table. commode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commode. bedstand. nightstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Sunda adalarında yaşayan ve üç metre boyundaki dünyanın en iri kertenkelesi, (zool.) Varanus komodensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. ing. denizcilik). Tuğamiral selâhiyetinl haiz deniz subayı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

‘Uzun Oynatma Modu, aynı miktarda veriyi kaydetmek için daha az kaset kullanır

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Manuel mod, fotoğraf makinesinin diyafram açıklığı ve enstantane ayarları üzerinde tam kontrole sahip olmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. mode). Yürürlükte olan tarz ve biçim: Gençler yeni modaya rağbet ederler. Modaya uygun ve tâbî olan: Bu kumaş, bu biçim şimdi pek modadır; yeni moda bir elbise.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fancy. fashionable. in. with it. trendy. in the fashion. fashion. vogue. mode. style. craze. the done thing. go. rage. ton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craze. cult. fashion. fashionable. groovy. in. modish. rage. style. stylish. trend. vogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion. fashionable. style. vogue. fad. popular. stylish. to get / to go / to grow out of fashion. all the go. all the rage. in fashion. mode. thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stylist. couturier. fashion designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion designer. couturier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion desin. couture. fancy business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şekle ait; şekilden ibaret; müz. makama ait; gram. kiplere ait; istatistik en sık görülen (değer), tipik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şekil, usul, tarz; man. bir önermenin gerekliliğini, imkân veya imkansızlığını ifade eden hal; tıb tedavi usulü veya cihazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiquated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiquated. archaic. corny. dated. obsolete. out. outdated. outmoded. outworn. superannuated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of fashion. outdated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a la mode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashionable. modish. sleek. stylish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion look. chic. conformity to fashion. dressy. elegant. all the kick. modish. posh. ritzy. snappy. stylish. swagger. swish. switched on. trendy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. makam; gram. kip; man. bir önerme veya karşılaştırmanın şekli; usul, tarz, üslup, şekil; moda; istatistik en çok elde edilen değer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. modele). Nümûne, örnek, meşk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

model. Örnek olan. numune. Örnek. kalip. manken. ÖrneĞe gÖre yapmak. model yapmak. modellİk etmek. kalibini Çikarmak. bİÇİmlendİrmek. pattern. sample. specimen. templet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A miniature representation of a thing, with the several parts in due proportion; sometimes, a facsimile of the same size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Something intended to serve, or that may serve, as a pattern of something to be made; a material representation or embodiment of an ideal; sometimes, a drawing; a plan; as, the clay model of a sculpture; the inventor's model of a machine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anything which serves, or may serve, as an example for imitation; as, a government formed on the model of the American constitution; a model of eloquence, virtue, or behavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That by which a thing is to be measured; standard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any copy, or resemblance, more or less exact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who poses as a pattern to an artist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Suitable to be taken as a model or pattern; as, a model house; a model husband.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To plan or form after a pattern; to form in model; to form a model or pattern for; to shape; to mold; to fashion; as, to model a house or a government; to model an edifice according to the plan delineated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make a copy or a pattern; to design or imitate forms; as, to model in wax. the act of representing something representation of something a type of product; 'his car was an old model' a simplified description of a complex entity or process; 'the compute

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

model. pattern. sample. specimen. template. type. form. design. norm. examplar. archetype. mold. mould. make. copy. standard. templet. example. emblem. sampler. fashion plate. former. mannequin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a simplified description of a complex entity or process; 'the computer program was based on a model of the circulatory and respiratory systems'. a type of product; 'his car was an old model'. a person who poses for a photographer or painter or sculptor; '

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A representation of a set of components of a process, system, or subject area, generally developed for understanding, analysis, improvement, and/or replacement of the process [GAO] A representation of information, activities, relationships, and constraint

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A quantitative representation of the relationships among the entities in a system, often used to make predictions about the system For example, scientists at the HBEF have developed models to predict how future pollution levels may affect stream acidity T

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An important function of data mining is the production of a model A model can be descriptive or predictive A descriptive model helps in understanding underlying processes or behavior For example, an association model describes consumer behavior A predicti

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A model is the actual data representation for the information at hand Examples are the structural model and the style model representing the parse structure and the style information associated with a document The model might be a tree, or a directed grap

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An interpretation in which expressions of interest to us come out true for that interpretation See interpretation; isomorphism of models; true for an interpretation Cardinality of a model The cardinality of the domain of the model See domain Model of a wf

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A visual, mathematical, or three-dimensional representation in detail of an object or design, often smaller than the original A model is often used to test ideas, make changes to a design, and to learn more about what would happen to a similar, real objec

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A system of postulates, data, and inferences presented as a mathematical description of a phenomenon such as an actual system or process The actual phenomenon is represented by the model in order to explain it, to predict it, and to control it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A representation of a process or system that can be controlled to demonstrate the effects that various actions will have on the process or system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prototype or surrogate of a complex situation It can be a physical model, such as an architectural model of urban design, or a mathematical model of interactions of many variables It is used in simulations for relating various components together or can

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mathematical and geometric projection of activity and the interactions in the transportation system in an area This projection must be able to be evaluated according to a given set of criteria which might include land use, economics, social values, and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mathematical formula designed to price an option as a function of certain variables - generally stock price, striking price, volatility, time to expiration, dividends to be paid, and the current risk-free interest rate The Black-Scholes model is one of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A circulation model is any mathematical simulation used to forecast overall financials and circulation levels or revenue Although most modeling today is done with computers, some companies still work models manually, with spreadsheets List modeling is the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In fisheries science, a description of something that cannot be directly observed Often a set of equations and data used to make estimates.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A graphical representation of the thing that is to be made, modified, or understood Some of such things cannot be actually observed and felt until they are built while some others cannot be easily understood without the models A preliminary design work th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A model is a particular case of the Modeling Relation which commutes That is it is a successful encoding of a percept into a formal system, the use of that formal system to 'explain' the causal event in the real world, and a decoding back to the real worl

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An interpretation in which expressions of interest to us come out true for that interpretation See interpretation; isomorphism of models; true for an interpretation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An analytical tool used by transportation planners to assist in making forecasts of land use, economic activity, travel activity and their effects on the quality of resources such as land, air and water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A system that describes or predicts an associated process based on the definition of variables, rules and equations A properly-defined model enables analyzing the possible effects of changes in the underlying process based on changes in the model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An object that defines, in Entity-Relationship terms, the mapping between enterprise object classes and the database schema This definition is typically stored in a file created with the EOModeler application A model also includes the information needed t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. örnek, model, numune; kalıp, şekil; resim, plan; örnek tutulacak kimse; manken; s. numune veya model olan; örnek tutulmaya lâyık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed, -ing veya -led,-ling) örneğe göre yapmak; model yapmak; biçimlendirmek; defile yapmak; üç boyutlu görünümü vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. modelage

oylumlama

Kil, bal mumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri, yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme, taslak yapma.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Kil ya da balmumu gibi yoğrulabilen malzemelerle üç boyutlu plastik biçim oluşturma anlamına gelir. Bu biçim, heykel yapımında döküm ya da model için kullanılabileceği gibi, sanatsal bir ürün olarak da değerlendirilebilir. Terim resim, çizim ve fotoğrafçılıkta ışık, ton karşıtlığı, renk ve perspektif denetimiyle iki boyutlu biçimlere gerçekteki üç boyutluluk yanılsamasını kazandırmak için yapılan uygulamayı karşılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

model maker. dress designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer. styler. dress designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Daha düşük güçle kesikli flaş. Çekim ayarları yaparken flaş konumunu doğrulamak için kullanılır ve gölgelerin nesne üzerinde düşeceği konumu belirlemede yardımcı olur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modeling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitting as a model for an artist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. mo(dulateur) dem(odulateur)

bl. çevirge

Bilgisayar verilerini telefon hattı vb. iletişim hatları üzerinden gönderen elektronik araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electronic equipment consisting of a device used to connect computers by a telephone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Modulator-demodulator - a device or program that enables a computer to transmit data over analogue telephone lines Computer information is stored digitally, whereas information transmitted over telephone lines is transmitted in the form of analogue waves

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for modulator/de-modulator A hardware device that allows a computer to transmit and receive information over telephone lines A modem converts digital data from computers into analog data that can be transmitted over the telephone lines Traditional

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Modulator/demodulator: a device, which allows computers to communicate over telephone lines by converting digital signals to analog, and vice versa When you dial in to SBC Yahoo!, your modem is actually placing a telephone call to our POP Modems can be ei

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A modem converts digital signals from a computer or other digital device to analog signals for transmission over PSTN lines It converts incoming analog signals back to digital signals for the receiving computer or other digital device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device that allows computers to communicate with each other over telephone lines or other delivery systems by changing digital signals to telephone signals for transmission and then back to digital signals Modems come in different speeds: the higher the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hardware device that allows computers to communicate with each other by transmitting signals over telephone lines, enabling what is called 'dial-up access ' Modems come in different speeds The higher the speed, the faster the data are transmitted The fa

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

MOdulator/DEModulator A device that converts between digital signals from the computer and analog signals for communication over a telephone line. modulator/demodulator, a device that can convert digital signals from a computer into analog sound signals f

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

MOdulator/DEModulator Equipment that converts digital signals to analog signals and vice versa Modems are used to send data signals over the telephone network, which is usually analog The modem modulates the 1s and 0s into tones that can be carried by the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A MOdulator/DEModulator A device that can encode digital signals from a computer into analog signals that can be transmitted over analog lines, and vice versa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A communications device that enables a computer to transmit information over a standard telephone line, and the most common way for people to connect to the Internet There are two modems involved in making a connection: one that connects the user's comput

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device that enables a computer to transmit information over a standard telephone line Modems can transmit at different speeds or data transfer rates See also baud rate, bps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

MOdulator, DEModulator A device that you connect to your computer and to a phone line, that allows the computer to talk to other computers through the phone system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A modem allows two computers to communicate over ordinary phone lines It derives its name from modulate / demodulate, the process by which it converts digital computer data back and forth for use with an analog phone line. - Devices that convert digital a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for modulator-demodulator A modem is a device or program that enables a computer to transmit data over telephone lines Computer information is stored digitally, whereas information transmitted over telephone lines is transmitted in the form of ana

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That thing that made all those horrible bleeping noises when you logged in to read this Short for modulator/demodulator: a device that converts data between digital and analogue formats Computers 'think' digitally, but telephone lines 'talk' in analogue,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for modulator-demodulator A device or application that permit a computer to transmit data over telephone lines by converting digital data to an analog signal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device allowing computers to communicate over telephone lines Acronym for MODulate-DEModulate, meaning that analog information is modulated to digital information and vice versa The current generation of modems is Hays-compatible, operates at 56KB/sec,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device that connects your computer to other computers via phone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A device that enables a user to dial into another computer via telephone lines to send and receive data The most common use of modems is for dialing into an Internet service provider to access the Internet or World Wide Web, though they can also be used t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Modulator/demodulator A device connected between a computer and a telephone line It consists of a modulator that converts digital computer signals into audio signals for transmission over the telephone line and a corresponding demodulator to convert the i

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ılımlı, mutedil; orta, ikisi ortası; i. ılımlı kimse. moderately z. mutedil olarak, ılımlı olarak; az çok. moderateness i. ılımlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yatıştırmak, itidale getirmek, yumuşatmak; yatışmak, yumuşamak; azaltmak, hafifletmek; başkanlık etmek, idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ılımlılık, itidal; insaf. in moderation ifrata gitmeden, aşırılığa kaçmadan, itidalle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moderato.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

With a moderate degree of quickness; moderately. moderate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Moderate speed. A tempo direction indicating a moderate pace Also used with other directions, as in allegro moderato, meaning 'moderately fast'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Moderate tempo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It : 'moderately' Often used together with other tempo markings, such as 'andante moderato' and 'allegro moderato'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Moderately, in a moderate time [back].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tempo marking meaning moderate [Tempo Notation].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Moderately, in moderate tempo Faster than Andante, slower than Allegro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the classical tempo markings, referring to a medium tempo. moderate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., it., müz. moderato.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yatıştıran kimse; toplantı başkanı; fiz. yavaşlatıcı madde .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İçinde yaşanılan zamana uygun, asrt.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. moderne

çağdaş

Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modern. new. advanced. contemporary. in the groove. groovy. hip. latterday. neoteric. streamlined. up-to-date.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contemporary. futuristic. modern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to the present time, or time not long past; late; not ancient or remote in past time; of recent period; as, modern days, ages, or time; modern authors; modern fashions; modern taste; modern practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

New and common; trite; commonplace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person of modern times; opposed to ancient. a typeface distinguished by regular shape and hairline serifs and heavy downstrokes a contemporary person characteristic of present-day art and music and literature and architecture used of a living language;

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a contemporary person. a typeface distinguished by regular shape and hairline serifs and heavy downstrokes. belonging to the modern era; since the Middle Ages; 'modern art'; 'modern furniture'; 'modern history'; 'totem poles are modern rather than prehist

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Music written in the 20th century, or contemporary music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Music written in the 20th century or contempory music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Clean, architectural and streamlined 20th century furniture with roots in the German Bauhaus School of architecture and Scandinavian design Sometimes known as International Style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Clean, architectural and streamlined 20th century furniture with roots in the German Bauhaus School of architecture and Scandinavian design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Displaying design characteristics from the late eighteenth century, modern typefaces have an extreme variation between thick and thin strokes, narrow, straight-sided counters, a vertical curve stress; and straight, unbracketed serifs. for philosophical pu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Academy's modern classes incorporate traditional Martha Graham technique with Alvin Ailey, Paul Taylor and Humphrey-Limon styles Other styles included in advanced levels of training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Also called 'modernist ' In the context of a postmodern vocabulary, the 'modern' does not mean 'contemporary ' In fact, the 'modern' or 'modernism' is seen as out-of-date The 'modern' is understood to have emerged during the 18th century Enlightenment whe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dolls made that are less that 25 years old.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Items released since the action figure relaunch in 1995. something which is up to date or fashionable made of new materials or designs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

As mentioned in the above Collectible definition, dolls made within the last 25 years are considered to be modern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to recent times or the present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In art, styles that are cut from the past.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in fashion , fashionable , fashionably , modern , modernistic , modernly , present-day , up-to-date.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. çağdaş, yeni, asri, çağcıl, modern; i. çağcıl kimse, modern kimse. modernism i. çağcıllık, modernlik; yenilik. modernist i. yenilik taraftarı. moder'nity i. yenilik; çağcıllık. modernize f. modernleştirmek, yenileştirmek. modernness i. modernl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.) (musiki). Üçlülere dayanan klasik armoni kaidelerine uymayan yeni armoni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.) (musiki). Klasik kontrpuan kaidelerine uymayan yeni kontrpuan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Ar. T.) (musiki). Klasik musiki kaidelerine uymayan yeni musiki akımları (batı san’at mukişinde).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who admires the moderns, or their ways and fashions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An advocate of the teaching of modern subjects, as modern languages, in preference to the ancient classics. an artist who makes a deliberate break with previous styles of or relating to modernism; 'modernist paintings'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an artist who makes a deliberate break with previous styles. of or relating to modernism; 'modernist paintings'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. modernisation

çağdaşlaşma

Çağdaşlaşmak işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To render modern; to adapt to modern person or things; to cause to conform to recent or present usage or taste. become technologically advanced; 'Many countries in Asia are now developing at a very fast pace'; 'Viet Nam is modernizing rapidly'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make repairs or adjustments to; 'You should overhaul your car engine'. become technologically advanced; 'Many countries in Asia are now developing at a very fast pace'; 'Viet Nam is modernizing rapidly'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. modernisme

çağdaşlık

Çağdaş olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to modernize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to modernize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alçak gönüllü, mutevazı; gösterişsiz; ılımlı; tutarlı; namuslu, iffetli. modestly z. tevazu ile, gösterişsizce. modesty i. alçak gönüllülük, tevazu; iffet; ılımlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. az miktar, nebze.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tadil, biraz değiştirme, degişiklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değiştiren şey; gram. niteleyen kelime veya deyim, tamlayıcı kelime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. modification

biy. değişke

Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .tadil etmek, tebdil etmek, bir şeyde değişiklik yapmak, biraz değiştirmek; ılımlı yapmak, azaltmak, hafifletmek; gram. nitelendirmek, nitelemek, tamlamak. modifiable s. değiştirilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Korint mimarisinde korniş çıkıntısı altına gelen destek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. modaya uygun, son model. modishly z. modaya uygun olarak. modishness i. modaya uygunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın terzisi veya şapkacısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resimde gölgeleri, gölgelemeyi ve ışıklı noktaları kullanarak; biçimlerin gerçek oldukları ve hacme sahip oldukları yanılsamasını sağlama tekniği.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. module

parça

Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

module. modulus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

module.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

module.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. modül gibi; modülle yapılmış, modüle ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Geçki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. konuşma ve şarkı söylemede ses perdesini icabına göre değiştirmek; yumuşatmak, hafifleştirmek, tatlılaştırmak (ses); makam ile söylemek; radyo modüle etmek. modula'tion i. tadil, hafifletme, hafifleme; müz. modülasyon, geçiş; fiz., radyo taşıyıcı bi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mikyas, çap, miyar; ölçü esası; kompütör veya diğer makinalarda standart kısım; bir feza gemisinin her bir kısmı. moon-landing module aya iniş kapsülu, ay modülü. reentry module dünyaya dönüş kapsülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. modulaire

parçalı

Mobilyacılıkta, parçalara ayrılarak yeniden başka biçimlerde oluşturulabilen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. modül.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. modi) usul, tarz. modus operandi icra yolu, hareket tarzı. modus vivendi geçici anlaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Programın sonunu kaçırırsanız, Otomatik Bekleme Modu özelliği, TV’yi bekleme modunda otomatik olarak 60 dakika geç geçirir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. demode, modası geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraflar, 7 saniye boyunca kasete kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.- dia) biyol. birkaç amipten oluşmuş mikrop, plazmodyum; sıtma asalağı, zool. Plasmodium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the late 20th-century tendency to distrust objectivity, authority, universality, and moral and ideological absolutes Postmodern artists tend to mix styles, cultures, techniques, and high and low forms of art. a view that social and cultural reality, as we

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In its most general sense, describes the blurring and breakdown of established canons , categories, distinctions, and boundaries.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Previously, philosophy was a study seeking the truth Since the days of Plato we've been attempting to define the Universal Truths by which we can all agree and to determine how we can know these are Universal Truths In the Postmodern world, philosophy tak

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mezmur okuma; mezmur koleksiyonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Radyo Görüntü Modu, bir yandan dijital radyo dinlerken, diğer yandan da BRAVIA TV’nizin ekranında en sevdiğiniz fotoğraflar arasında gezinebilmenizi sağlayan bir özelliktir . ‘Duvar kağıdınız’ olarak ayarlamanız için önceden yüklenmiş dört farklı damlacık deseni de mevcuttur. Radyo Görüntü Modunu Fotoğraf Görüntüleme Slayt Gösterisi Modu ile bir araya getirerek, en sevdiğiniz görüntülerden oluşan bir slayt gösterisi ile kendi eğlencenizi yaratabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şeklini değiştirmek, yeniden tanzim etmek (ev, apartman).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Resim Çerçevesi Modu, BRAVIA TV’nizi bir tablo ya da geniş ekran fotoğraf çerçevesi gibi kullanabileceğiniz anlamına gelen, gelişmiş bir özelliktir. Televizyon izlemediğiniz zamanlarda, oturma odanıza çarpıcı bir başyapıt yaratmak için en sevdiğiniz resimleri görüntüleyin ya da önceden yüklenmiş fotoğraflar arasından seçim yapın.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

BRAVIA ve Sony Pictures Entertainment arasındaki işbirliği çerçevesinde geliştirilen yeni bir resim ayarı. Filmlerin yönetmenin özgün çalışmasına mümkün olduğunca yakın biçimde izlenmesine olanak sağlayan Sinema Modu doğal ten rengi, aydınlatma, renk ve kontrast gibi ayrıntıları yüksek hassasiyetle verir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sinema Modu size gerçek bir film kalitesi sunar. BRAVIA televizyonunuzun uzaktan kumandasındaki Theatre tuşuna bastığınızda, Sinema Modu açılır ve BRAVIA Theatre Sync etkinleştirilir. Sinema Modu ile BRAVIA TV’niz, orijinal filmi birinci sınıf bir film haline getiren tüm renk ve dokularla birlikte, orijinal stüdyo ayarlarına sadık kalır. Sinema Modu en gerçekçi sinema deneyimini yaşadığınızdan emin olmak için bir görüntü geliştirme özelliği olan Motionflow +100Hz özelliğini de devre dışı bırakır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

4:3 resim, 16:9 biçimine büyütüldüğünde, görüntünün ekranın üst ve alt tarafındaki bölümleri kaybolur. Doğrusal olmayan bir resim büyütme işlevi olan Smart Modu, 4:3 yayının görüntü verilerini gösteren tam format bir 16:9 resim yaratır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. ıspazmoz kabilinden; ara sıra ve birdenbire vaki olan, birden gelip geçen. spasmodical s. spazmodik; birdenbire gelip geçen. spasmodically z. spazmodik olarak; birdenbire gelip geçerek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i Y. Fr ). Isı ener jisi ile hareket enerjisi arasındaki münasebetleri inceleyen fizik kolu

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entropy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermodynamic. thermodynamics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermodynamics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. termodinamik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Açılımı Tagged Image File Format olan TIFF, sıkıştırmasız resim formatıdır. Sıkıştırılmamış görüntüler JPEG’e kıyasla daha büyük dosya boyutuna ve kayıt süresine neden olabilir ancak olağanüstü kalitede görüntüler oluşturur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Trusted™ Platform Modülü çipi, verilere yetkisiz erişimin engellenmesine yardımcı olan önemli güvenlik hizmetleri sağlar. Bu çip, donanım ve yazılım da dahil olmak üzere, platformun kendisini izleyebilir. Parolalar ve şifreleme anahtarları gibi büyük önem taşıyan veriler için tamamen güvenli bir saklama ortamı sağlar. Daha sonra, her bir makineye benzersiz bir kimlik atayarak, dahili akıllı kart işlevi görür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Uçuş modunda, örneğin bir uçak ya da hastanede, hassas cihazların etkilenmemesi amacıyla radyo işlevi kapatılır. Gelen aramalar alınamaz ve görüşme yapılamaz,ancak yine de telefonun bazı işlevleri kullanabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extremely modern; 'Dadism and ultramodern art'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla modern, ültramodern.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. intibak etmemiş; tertibatsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kendi rahatını feda edemeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (radyo) module edilmemiş; makamsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartarak, bir 120 dakikalık Video8 PAL kasetine 240 dakika kayıt yapılabilmesini sağlar. MiniDV ve Digital8 için kayıt süresi %50 artar. Yani 60 dakikalık MiniDV kasete, 90 dakika kayıt yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu mod, 8cm DVD’ye tek seferlik film kaydetmenize olanak sağlayarak DVD oynatıcılarla daha fazla uyumluluk sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu mod, 8cm DVD’ye tek seferlik film kaydetmenize olanak sağlayarak DVD oynatıcılarla daha fazla uyumluluk sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony, çekim durumunuzun gereksinimlerini karşılayacak bir dizi önceden ayarlanmış fotoğraf makinesi ayar seçeneği sunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik, video kaydetmeye devam ederken Memory Stick™ üzerine 640 x 480 piksel çözünürlükte fotoğraf kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Zoom Modu, 4:3 filmleri, dikey ve yatay olarak ayarlayarak 16:9 ekrana sığdırır.

Teknolojik Terim by