Mos ne demek? | Mos anlamı nedir? | Mos

Mos anlamı nedir?

Mos ne demek?

Mos anlamı nedir?

Mos | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(e.). «Mo» hecesiyle başlayan bazı Türkçe sıfatların başına gelip mübalâğa gösterir: Mosmor.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yosun; yosun öbeği; İskoç bataklık, turbalık. moss agate içi yosuna benzeyen akik taşı. moss rose sapı ve çanağı tüylü bir çeşit gül, bot. Rosa centifolia muscosa mossesi karayosunlan,bot. Musci mossy s. yosunlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). en geri, en son.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). hemen hemen; az daha, takriben, yaklaşık olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (anat). anastomoz vasıtasıyle birleşmek, ağızlaşmak, yekvucut olmak. anastomo'sis (i). ağızlaşma, anastomoz , iki damarın birleşmesi. anastomot'ic (s). damar birleşmesine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., meteor. yelkovan , rüzgar pusulası, rüzgârın yönünü veya varlığını gösteren araç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). husumet, kin düşmanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.).

1.Yeryüzünü çepeçevre kuşatan 100 km. kalınlığında, çeşitli gazlardan ( %79 azot, %21 oksijen) meydana gelen gaz tabakası, havaküre. Başka gök cisimlerini kuşatan gaz tabakalarına da atmosfer denir: Merih’in atmosferi olduğu bilinmektedir.

2.Basınç birimi 0°’de 76 sm. yükseklikteki bir civa sütununun 1 sm. karelik alan üzerine yaptığı basınca 1 atmosfer denir. Bu basınç 1,033 kilogramdır. Deniz seviyesinden yükseldikçe basınç azalır.

3.Bir yerdeki mânevî hava.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmosphere. aura. aureola. aureole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmosphere. ambience. atmospheric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmosphere. ambience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Sanat yapıtının izleyici üzerinde bıraktığı etkiyi, nedeni olduğu ruh hâlini anlatır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric pressure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Belli bir yerin havasındaki yoğunlaşmış toz parçacıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Temelde insan faaliyetlerinin sonucu olarak, doğrudan doğruya atmosfere verilen ya da atmosferde kimyasal tepkimeler sonucu oluşan gaz ve partikül maddelerin yol açtığı kirlilik oranı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Atmosferle ilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atmospheric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Atmosferin alt tabakasında yüksekliğin artması ile oluşan ısı düşmesi oranı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). havaküre, atmosfer; çevre, muhit; (fiz). havaküre (basınç birimi). atmospher'ic, -al (s). havaya ait, atmosferik. atmospher'ics (i).,(çoğ). radyoda parazit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (biyol). kromozom.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (astr). kromosfer, renkküre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

ClearVid CMOS sensörü, ışığı dijital sinyale dönüştüren video kameranın gözüdür. Daha fazla ayrıntı ve netlikle ve aralarında Kesintisiz Yavaş Kayıt, yüksek ışık hassasiyeti ve Çift Kayıt da bulunan daha gelişmiş işlevlerle daha yüksek kaliteli resme yol açar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

(Ücretsiz Metal Oksit Yarı İletken). Video kamera ve dijital fotoğraf makinesi sensörü teknolojisi, CCD gibi, ışığı elektrik sinyallerine dönüştürür. CMOS’nin yararları arasında daha az bulanıklık, üstün kontrast sağlamak için daha geniş dinamik aralık ve pilin etkili çalışması için daha düşük güç tüketimi bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). püsküllü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). acun, kozmos, kâinat, evren; düzen, sistem; kozmos çiçeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski Yunanistan'da halk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sadaka, iane veya hayır işlerine ait, sadaka olarak verilmiş; i. iane ile geçinen kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uçtaki, en uzaktaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. osmosis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Işığı yakalayarak elektrik sinyaline dönüştüren bir yarı iletken çip. ‘Tamamlayıcı Metal Oksit Yarıiletken’ anlamına gelen CMOS sensörleri, daha az görüntü lekesi, daha geniş dinamik aralık ve daha düşük güç tüketimi sunar. Exmor™ teknolojisi çip üzerinde analog/dijital (A/D) sinyal dönüştürme ve kurursuz, temiz görüntüler iki aşamaları gürültü azaltma gerçekleştirir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) hastalık sebebiyle gözün ileriye fırlaması hali, egzoftalmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). osmosis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). en uzak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). başta gelen, en öndeki; (z). başta. first and foremost en başta, evvelâ. head foremost başı önde; çekinmeden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Formoza, Tayvan'ın eski ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) başı önde olarak, baş aşağı; kayıtsızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) en baştaki, en ileri .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kanamayı kontrol altına alan alet veya ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Kendi cinsinden olanlara karşı cinsî istek duyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homosexual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homosexual. homo. queer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homosexualism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homosexuality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. cinsel sapık; s. cinsel sapıklıkla ilgili, homoseksüel. homesexual'ity i. homoseksüellik. Hon. kıs. Honorable; k.h. honorably, honorary.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en içeride olan, dahili, deruni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bazı bakteriler, güneş ışınları olmadan, inorganik maddeleri oksitlemek suretiyle, kendileri için gerekli, enerji bakımından zengin organik maddeleri elde ederler. Buna kemosentez denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kâinat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Y.). Kâinat ve kanunları.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. cosmos

gök b. evren

Gök varlıklarının bütünü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmos. creation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. astronomi). Renkküre.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. chromosphère

gök b. renk yuvarı

Güneş’in ışık yuvarını saran, yaklaşık 10.000 kilometre kalınlığındaki atmosfer katmanı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gözü yaşlı, çok ağlayan; göz yaşartıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipek maymun, Orta ve Güney Amerika'da bulunan ufak bir maymun, zool. Callithrix jacchus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en ortadaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en orta yerdeki, tam ortadaki; orta yere yakın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mimoza, küstümotu, bot. Mimosa pudica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Musa'ya ait, Musa,dan kalma. Mosaic law Musa Seriatı, Tevrat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. mozaik; çeşitli parçalardan meydana gelen edebieser; s. mozaik gibi, mozaikli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Moskova.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., A.B.D., argo gezinmek, dolaşmak; ayrılmak, gitmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatörün çıkış aşamasında kullanılan MOSFET’ler (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), yüksek çıkış gücü, geniş frekans aralığı ve en düşük düzeyde bozulma sağlarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Amplifikatörün güç kaynağındaki MOSFET (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör) anahtarlamalı cihazlar, etkili, yüksek güçlü bir çözüm sağlarlar. Yüksek verim sayesinde, daha az ısı açığa çıkarırlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MOSFET (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), çeşitli Sony amplifikatörlerin sürücüsünde ve güç çıkışı aşamasında kullanılan yüksek performanslı bir elektronik devredir. Yüksek güçlü ses amplifikatörlerinde mükemmel geçiş reprodüksiyonu sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(klasik Osmanlıca’da: MOSKO) (i.). (Rusya’nın başkenti Moskova’ dan). Rusyalı Rus: Moskof çayı; Moskof bezi; Moskof çarı; Moskof kâfiri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Rusça, Ruslar’ın tarz ve usûlünde veya dilinde olan: Rus dili: Moskofça, Slav dillerindendir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Müsluman, Islam, Müslim. Moslem (Mohammedan) calendar bak. calendar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tam mor, her tarafı mor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep purple. black and blue all over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep purple. purple all over. badly bruised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cami, mescit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sivrisinek. mosquito fleet den., argo kücük harp gemilerinden meydana gelen donanma. mosquito net cibinlik. mosquito netting cibinlik kumaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sırtında suyosunu biten yaSı balık veya kaplumbağa; A.B.D., argo örümcek kafalı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yosun kaplı; eskimiş, modası geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden İngiltere ile İskoçya arasındaki sınırda turbalık veya bataklıklarda gizlenip eşkiyalık eden haydut; çapulcu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., i. en çok, en fazla, en ziyade; z. pek, en, en ziyade; son derece; i. en fazla miktar, en büyük kısım, ekseriyet, çokluk. at most olsa olsa, en ziyade. for the most part umumiyetle, ekseriyetle; başlıca. make the most of azami derecede istifa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Örnek, nümûne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Avlanacak kuşları çağırmak için avcı tarafından gösterilen kuş veya kuş taklidi. 2.(bk.) Mostra.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sample. pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Direct, n.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sample. model (for display.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sample. model (for display. for show only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Musul şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Fransızca konuşulan ülkelerde erkekler için kullanılan unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Gözün içini aydınlatıp görmek için kullanılan küçük bir hekim Aleti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. geçişme, osmoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en dışarıdaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. promotion

özendirme

Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. salkıma benzer, salkımlar halinde yetişen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dallı, dallanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yarıklarla dolu; bot., zool. ağaç kabuğu gibi çatlaklı. rimos'ity i. ağaç kabugu gibi yarık veya çatlaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sisam adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sismografın basit şekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en güneyde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üstü pul pul olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. kemiklerin bağ dokusu ile birbirine bağlanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tepesi geniş ve püsküllü İskoç beresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İçine konulan sıvının sıcaklık veya soğukluğunu uzunca bir zaman muhafaza eden kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermos. thermos flask. thermos bottle. vacuum flask. vacuum bottle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flask. thermos. vacuum flask. thermos flask. vacuum bottle. thermos bottle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vacuum bottle. thermos. thermos bottle. flask.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Tek sebebi var, vakum yani boşluk. Bir termosta iç içe geçmiş iki kap vardır. Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam şişedir. İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır. Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.

Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de olmadığından ısı iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz. Termosun içine kahve konulursa ısısı dışarı kaçamayacağı için kahve sıcak kalır, soğuk su koyarsanız dışarıdan içeriye ısı giremeyeceği için su ısınmaz, soğukluğunu muhafaza eder.

Vakumlu yani havasız ortamın izolasyon özelliği, 1643 yılından, Toricelli’nin bugünkü termometrelerin atası olan civalı barometreyi icadından beri biliniyordu. Ne var ki yaratılan vakumu muhafaza edebilecek, aynı zamanda da ısıyı iletmeyecek lastik türü malzemelerden o zamanlar kimsenin haberi yoktu.

Termos başlangıçta kahve veya soğuk suyun sıcaklığını muhafaza etmek için değil, bir laboratuar aleti olarak sıvı ve gazları muhafaza etmek amacı ile tasarlandı. İngiliz fizikçi Sir James Dewar, 1890’lı yıllardaki bu buluşunun patentini hiç bir zaman almadı ve bilimsel kuruluşlara bağışladı.

Dewar’ın Alman asistanı Reinhold Burger bu cihazdaki ticari geleceği iyi gördü ve 1903’de Almanya’da patentini aldı. Hatta ismi için ödüllü bir yarışma dahi açtı. Kazanan isim Yunanca ‘ısı’ anlamına gelen ‘Thermos’ oldu. Bu isim 1970 yılına kadar ticari bir marka olarak kaldı. Sonraları bu tip cihazların genel ismi olarak herkes tarafından kullanılması kabul edildi.

Termosun daha çok tanınmasını ve evlerde yaygın olarak kullanılmasını sağlayanlar kuzey ve güney kutbuna giden kaşifler, Everest’in tepesine çıkan dağcılar ve zeplin yolcuları oldu. Dünyanın bir ucuna giderken bile kahveyi sıcak tutabilen termosa karşı insanların güven duyguları arttı. Termos piknik çantasında unutulmaması gerekenlerin içinde en baştaki yerini aldı.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Atmosferin 80-400 km yükseklikleri arasındaki katmandır. Bu katmanda sıcaklık tekrar hızla yükselir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. thermosphère

gök b. ısı yuvarı

Sıcaklığın gittikçe yükseldiği 100-300 kilometre yükseklikler arasındaki hava yuvarı katmanı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Sıcaklık değişmesiyle suyun hareketini temin eden sistem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot water heater. bath stove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot-water-heater. thermosiphon. water heater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir makinenin veya bir yerin sıcaklığını bir seviyede tutmaya yarayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. thermostat

fiz. ısıdenetir

Bir yer veya nesnenin ısısını kendiliğinden düzenleyen, aynı derecede kalmasını sağlayan cihaz.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermostat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermostat. heater timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

termos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ısı değişikliklerini gösteren alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ısı ile sertleşen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ısıküre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. termostat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıcaklığı bir düzeyde tutma ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. en alttaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en yukarı, en yukarıki, en üst.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. en üst,enyukarıdaki; akla ilk gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. en uzak, en son: azami en büyük, en yüksek, en fazla; i. son derece, azami derece.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fermantasyon; tıb. eskiden bulaşıcı hastalık meydana getirdiği farz olunan mayalanma işlemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by