Mr ne demek? | Mr anlamı nedir? | Mr

Mr anlamı nedir?

Mr ne demek?

Mr anlamı nedir?

Mr | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Bay (soyadından önce gelir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آخرالامر] sonunda, işin sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاقبت الامر] sonunda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الاستمرار] sürekli, aralıksız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. müz. sonundaki «vav = u» okunmaz). Mücerred Ömer isminden ayırmak için yazılır, «Zeyd» ismiyle beraber filan makamında misal için irat olunur: Z«yd ve Amr: Öteki, beriki. Zeyd için Amr’a ceza olunmaz: Bir adamın kabahatiyle diğeri cezelandırılmaz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Uzun yaşamak, uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib: 631’de Medine’ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi savaştı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Amr).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Pek çok: Leşker-i aremrem = Çok asker. (Osmanlıca’da az kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Irak’ta bir y(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بهذا الامر] buna göre, bu durumda, böylelikle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., huk. gemi sahibinin gemiyi karşı1ık göstererek ödünç para almasını sağlayan kontrat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. cemrât).

1.Yanmış kömür parçası, kor.

2.Şubatta yavaş yavaş artan hararet (üç devri olduğuna inanılarak, gûyâ birincisinde cemre havaya, ikincisinde suya, üçüncüsünde toprağa düşer),

3.Hacıların hac sırasında Şeytan’ı taşlamaları.

4.(tıp). Pek iltihaplı bir çıban.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

increase of warmth in february.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ateş. 2.Kor halinde ateş. 3.Şubat ayında azar azar artan sıcaklık. 4.Hacıların Mina’da şeytan taşlaması. Küçük taş parçası. Arafat’ta hacıların şeytan taşlamaları.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çemrenmek işi. (bk.) Çemrenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Suya girmek üzere paçaları sıvayıp hazırlanmak: Suyu görmeden çemrenmemeli. mec. Bir işe ciddî surette teşebbüse hazırlanmak. Osm. tasaddî etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek hasis, pinti, miskin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mean. ungenerous. close-fisted. stingy. cheeseparing. pinchpenny. hard-fisted. chary. churlish. close. costive. illiberal. mangy. measly. near. niggard. parsimonious. penurious. scrimp. scrimpy. scrooge. shabby. skimp. skimpy. skinny. sordid. spare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

careful. cheap. cheapskate. close. closefisted. mean. niggard. niggardly. parsimonious. screw. scrooge. skinflint. sticky. stingy. tight. tightfisted. miserly. penny pinching. miser. penny pincher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miser. chary. cheese paring. close. close fisted. close hand. costive. hard. hard- fisted. illiberal. mean. moneygrubber. narrow. niggardly. parsimonious. penny pinching. penurious. spare. stingy. tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeyen ;. tight-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Cimri olanın hali. 2.Cimrice davranış.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

niggardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meanness. stinginess. miserliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stinginess. nearest. parsimony. scrimpiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stingy. skimp. scrimp. pinch. stint. stint money.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arkadaş, yoldaş. comradeship (i). arkadaşlık.--*

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). Galler Ülkesinde konuşulan dil; (s). Kelt kabilelerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Okun ucuna geçirilen demir ya da kemik parçası.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Dede Korkut hikayelerinde geçen bir kahramanın adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Emir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امر] emir, buyruk. 2.iş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Osmaıîlı devletinde padişah irâdesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Allah’ın emri, ölüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Allah’ın emri, ecel, ölüm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) Sadrâzam emri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Olağan iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. F. A.). Beklenmedik emir, beklenmeyen iş, sürpriz, zorlayıcı bir baskıyle bir iş yapmaya mecbur etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(T. A.). Emir ve ferman, emir sâhibi olan kimsenindir. Eskiden padişah ve sadrâzamlara yazılan mektupların sonunda kullanılan protokol cümlesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Anadolu saz şairlerinden.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kürkler, hayvan derileri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. maraz). Marazlar, hastalıklar, (bk.) Maraz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امراض] hastalıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Aşık. Mübtela. Vurgun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill to order. promissory note. note of hand. bill made out to order. bill payable to order. instrument to order. instrument payable to order. order instrument. negotiable note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. merd’den smüş.). Henüz bıyık ve sakalı çıkmamış, tüysüz: Şibemred = Daha bıyığı ve sakalı gelmemiş delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امرد] bıyıkları yeni terlemiş genç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin emrettiği. - Türk dil kuralları açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.) Emreylemek, emir vermek, emir buyurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bade. command. decree. order. dictate. direct. tell. say the word. bid. enjoin. ordain. prescribe. rule. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bid. command. decree. direct. enjoin. instruct. ordain. order. prescribe. tell. to order. to command. to instruct. to enjoin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to command. to order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Emirle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fait accompli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fait accompli. accomplished fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiat accompli. accomplished fact. fait accompli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Emri).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın emri.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فی نفس الامر] işin aslında, gerçekte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dişle oyulmak: Bu tahta kolay gemrenmez. f.

1.(at) Gemini çiğnemek: Bu at gemreniyor.

2.Dişleri gıcırdatmak: Gemrenip duruyordu.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

fazla iffet taslayan kimseler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liable to pay customs duty. dutiable. tariff bound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs. customhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs. duty. tariff. customs house. clear in. customhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs union. tariff union.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

border gate. customs station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs tariff. tariff duty. book of rates. rate book. statement of duties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs. tariff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs duty. specific duty. customs tax. bill of customs. customs duties. customs rate. tariff rate. tariff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Gümrük memuru, müdürü: Gümrükçülerin kendilerine mahsus kıyefetleri vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs officer. revenue officer. landwaiter. gauger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs officer. customs agent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customs officer / agent. coastal waiter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clearance. customs clearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir malın gümrükçe muamelesini yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clear sth at the customhouse. effect customs clearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cleared through customs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutiable. duty-paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject to customs duties. with customs duties paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duty-free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duty free. duty-free. free of duty. toll- free. uncustomed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گمراه] yoldan çıkmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Arapça’da müennes de olur). Şarap. Hamr-ı tıbbî = (tıp) İlâçla karıştırılıp hazırlanmış ve ilâç gibi içilen şarap.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خمر] şarap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. ahmer). Kırmızı, kızıl. Elhamrâ = Kızıl saray, Endülüs’ ün Granada şehrinde, Araplar’dan kalma meşhur saray.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خمرا] kırmızı, kızıl. hamrâlanmak; kızarmak, kırmızılaşmak, al al olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Daha, pek çok kızıl, kırmızı. - el-Hamra: İspanya’nın Gırnata şehrinde Araplardan kalma meşhur saray.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp) (mü. hamriyye). Şaraba ait: Edviye-i hamriye = Şarabımsı ilâçlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همراه] yoldaş, yol arkadaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همراز] sırdaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همریش] bacanak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hükm = hükümet, Fars. rânden = sürmek). Hüküm ve saltanat süren, hâkim, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruling. reigning. sovereign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hüküm süren kimseye ait. Hüküm sürme, hükümdarlık. Hukuk-ı hükümrânî = Hükümranlık hakları, Fr. suzeraineti denilen siyasî terim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hükümran olma.

2.Hâkimiyet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sovereignty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Kızıllık, kırmızılık.

2.(tıp) Yılancık illeti.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حمرت] kırmızılık, kızıllık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حکمران] hüküm süren, hakim olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

hakim olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حکمرانی] hüküm sürme, padişahlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Evine bağlı kalan. 2.Hz.Meryem’in babası, Âl-i İmran: İmran ailesi. Musa, Harun-Meryem ve İsa. - Kur’an-ı Kerim’in 3.suresi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mürûr» dan masdar). Geçirme: Ağır topları bu köprüden imrâr etmek tehlikelidir. Imrâr-ı vak» etmek = Vakit geçirmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امرار] geçirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy. desire. covetousness gıpta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy without malice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Görülen bir şeyi veya herhangi bir isteği elde etmek istemi, gıbta. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Arzu ettirmek, güzel ve lezzetli bir şey gösterip birinin iştahasını uyandırmak, rağbet ettirmek: Mevsimsiz vakitte o güzel çiçekleri gösterip de herkesi imrendirmekte mânâ var mı?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arouse sb's appetite or desire for. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be desired. coveted or envied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel ve lezzetli bir şey görüp iştahaya gelmek, fazla arzu ve rağbet etmek: Manav dükkânının önünden geçerken meyvelere imrendim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy. emulate. desire. covet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy. to envy. to covet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to long for. to feel an appetite for. to desire sth unobtainable. to envy. covet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Bugün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mürûr» dan masdar). Sürme, sürüp bir düziye gitme, devam (sağlam ve müstahkem olma mânâsıyla kullanılmamalıdır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استمرار] süreklilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istimrâriyye) (e.). Bir düziye sürüp gitmek mânâsını ifade eder. Siyga-i istimrâriyye Dilimizde «rek» ve «rak» edatlarlyle son bulan fiil kipi: «Giderek» ve «yazarak» gibi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.İlerleyen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قلمرو] ülke, diyar, topraklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «kâm = istek, rinden = sürmek»). Meram ve arzusuna erişen, bahtiyar (Türkçe’de talâffuzu: kâmuran).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - İsteğine kavuşmuş olan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). isteğine erişme, bahtiyar, ikballi olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) KAmrân olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Gübre.

2.Pul pul kalkmış deri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.) (aslı: konur al. Rengini andırdığı kumdan veya kumrudan gelmesi muhtemeldir). Koyu sarı, açık kestane rengi: Kumral saçlı, kumral sakallı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auburn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auburn. fair. brown. brown-haired. brown-skinned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brown. brown-haired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قمری] kumru.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güvercine benzer ve o büyüklükte, gerdanında siyah bir dairesi bulunan kuş ki, dilimizde kumru denilir. bk. Kumru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. kumrî). Güvercinden küçük boz renkte ve gerdanında siyah halkası olan bir kuş. Yabanîsi, evcili olur ve eti yenir. Ufak bir cinsine «yusufçuk» derler, mec. Arpacı kumrusu gibi = Mahrum, dertli. Kumru göğsü = Koyu boz rengi. Kızıl kumru = Hakuran kuşu. Yabanî kumru = Uveyk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turtle. mourning dove. dove. turtledove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dove. turtledove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dove. turtledove. pigeon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Güvercinlerden, uzunca kuyruklu boynunun yanlarında benekler bulunan ve güvercinlerden daha küçük olan boz renkli kuş.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kumru).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Sheridan'mThe Rivals,, adlı piyesinde uygunsuz sözleriyle ünlü kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Bayan (evli kadının soyadından önce kullanılır) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. multiple reentry vehicle .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.).

1.Hazret-i İbrahim’i ateşe atan ve meşhur BAbil Kulesini inşa ettiren BAbil hükümdarı.

2.Bâbil hükümdarlarına İslâm literatüründe verilen umumî unvan.

3.Yüzü gülmez katı yürekli ve inatçı: Nemrûd bir adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.).

1.Hazret-i ibrahim’i ateşe atan ve meşhur BAbil Kulesini inşa ettiren BAbil hükümdarı.

2.Bâbil hükümdarlarına islâm literatüründe verilen umumî unvan.

3.Yüzü gülmez katı yürekli ve inatçı: Nemrûd bir adam.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Babil’in kurucusu olduğu sanılan hükümdar. M.Ö. 2640’ta yaşamış Hz.İbrahim’i ateşe attırmıştır. Babil kulesinin onun zamanında yapıldığı söylenmektedir. -İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nemrud’ça surat asma, katı yüreklilik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Dişi kaplan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) güçIü avcı Nemrud; usta avcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order of payment. order / warrant / summons to pay / for payment. payment order / summons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عمر] ömür.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek kapasiteli InfoLITHIUM şarj edilebilir pil daha uzun süre çekim imkanı sağlar. Kalan pil seviyesi fotoğraf makinesinin ekranında tam olarak belirtildiği için, gücün birden bitmesi ihtimali daha düşüktür.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Market Order)

Menkul kıymet alım satımında en iyi piyasa fiyatından işlemin gerçekleştirileceği emir türüdür. Bu tür emrin en büyük avantajı, emrin hemen yerine getirilebilme olanağıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. çuhaçiçeği, bot. Primula veris; s. çuhaçiçeğine ait; çiçekli, çiçeği çok; açık sarı. the primrose path zevk ve sefa yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tüfek harbisi; top tomarı; çubuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(karagümrük dememeli) kaldırıldı (eskiden bazı devletlerin çeşitli eyaletleri arasında da gümrük alınabilirdi).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içki kaçakçısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سمرا] esmer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Esm(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yonca (İrlanda'nın ulusal sembolü).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gümüş yüzlü, gümüş gibi parlak, ışıltılı yüzü olan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., s. yol işlerinde kullanılan silindir; ezici güç; zor kullanma; f. silindir ile düzletmek; basmak, ezmek; zorla elde etmek; s. ezici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Esmerlik, karayağızlık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Esmerlik, koyu renk.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sümre).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تمر] hurma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Hurma.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok, kargı gibi delici silahların ucundaki sivri demir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. temrînât). Tekrar ettire ettire alıştırma, ekzersiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تمرین] alıştırma, egzersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bir çeşit deri hastalığıdır. Yer yer küme küme bir takım kızartılarla kendini gösterir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Arpa.

Hazırlanışı : Bir çorba kaşığı arpa, ateşte yakıldıktan sonra külü temriyelerin üzerine sürülür.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Yun.) (Kadın İsmi) 1.Tarihte, Pers kralı II. Keyhüsrev’le savaşmış olan Massagetlerin ünlü kraliçesi. 2.Demir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ağacın filiz olmak üzere peyda ettiği düğme, tomurcuk.

2.Çiçek goncası, daha açılmayıp düğme hâlinde bulunan gonca.

3.Kalınlaşmış ağaç gövdesi, kütük.

4.Hamam ve fırına yarar kalın odun, kütük: Tomruk yarmak.

5.Testere ile ayrılmak ve icabında öylece kullanılmak üzere iri bir küb şeklinde satılan taş vesaire: Malta, mermer, meşe, ceviz tomruğu.

6.Vaktiyle suçluların ayaklarına geçirilip bağlanmak üzere iki deliği olan bir kütükten ibaret işkence Aleti.(Bu mânâdan) Hapishane, zindan. Tomruğa atmak, vurmak = Hapsetmek. Tomruk ağası = Vaktiyle hapishane müdürü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

log. ingot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heavy log. log. plank timber. round timber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

log. ingot. bud. trunk. stem. bole. block. stock. plank. prison. jail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tomruk hâline gelmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maden ocaklarında oluklu veya raylı hat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اولو الامر] padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (yanlış olarak «İmrân» da kullanılır).

1.Mâmurluk, bayındırlık.

2.Medeniyet, refah.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prosperity bayındırlık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عمران] bayındırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Bayındırlık, ma-murluk. 2.Uygarlık, ilerleme, refah ve mutluluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.Ümran). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. umrâniyye). Mâmûrluğa, bayındırlığa, medeniyete ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hac mevsimi dışında Kabe’yi ziyaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Lüferden küçük, eti lezzetli, sularımızda bol bulunan bir balık. Kurutulmuşuna «çiroz» denir (scomber scombrus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mackerel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mackerel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عمران] bayındırlık, kalkınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yumru sıfatıyla birlikte kullanılır. Yamrı yumru = Engebelik, yumruları ve çukurları olan: Yamrı yumru bir küre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak şey, küme, tümsek, top, ur. Yamrı yumru = Tümsek ve çukurları çok, engebeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protuberance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. knob. lump. nodule. tuber. round. globular. globuler. tumor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. hump. knob. lump. node. nodule. nub. protuberance. tumour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Küçük yumru. Dördüz yumrucuklar = (anatomi) Beyinle beyinci arasında bulunan dört kabartının adı.

2.Vebâ, tâun.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Elin yumuluşu, kapalı elin aldığı şekil, Fars. muşt: Yumruğunu gösterdi. 2.Yumrukla vurma, yumruk darbesi: Bir yumruk vurdu, birkaç yumruk yedi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biff. blow. box. buffet. fist. jab. plug. punch. thump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bash. clout. fist. hit. punch. sock. buffet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biff. buffet. clip. cuff. fist. jab. plug. sock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yumrukla vurmak: Sıkıştırıp bir kere yumrukladı, şu yastığı yumruklayın.

2.Yumrukla yuğurmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batter. batter down. biff. buffet. clump. fist. hit out. pommel. pound. pummel. punch. give smb. snuff. thump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hammer. plug. pound. punch. sock. take a swing at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumru hâline gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şişip ur gibi olmak, tümselmek, Osm. tahaddüb etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tümsek, ur gibi yuvarlak şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Veba hastalığının işareti olmak üzere koltuk altında veya kasıkta çıkar ur.

2.Veba.

3.mec. Öfke sırasında küçük çocuklara söylenir: Durmuyor yumurcak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen yumru.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Güzel, iyi ahlaklı. 2.Cesur, yiğit, yürekli. 3.Zeki, bilgili kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zümer).

1.Cemaat: Zümre-i ehl-i İslâm.

2.Sınıf: Esnaf zümresinden.

3.Cins, nevi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

class. party. body. group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

group. set. class or category (of people. category. clan. class. coterie. subbranch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zümrüt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zümrüt renginde, zümrüt gibi yemyeşil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Masallarda geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Maruf yeşil, değerli taş.

2.mec. Güzel yeşil şey: Çayırlar zümrüt olmuş, zümrüt gibi (aslı: zümrüd, zümürrüd).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زمره] grup, topluluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by