Naat ne demek? | Naat anlamı nedir? | Naat

Naat anlamı nedir?

Naat ne demek?

Naat anlamı nedir?

Naat | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: naat

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nuût). 1. Vasıflarını göstererek övme. 2. Peygamberimizi öven kasîde. 3. Türk musikisinde Peygamberimizi öven ilâhi: Itrt’nln rast na’ti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نعت] övme. 2.Hz. Muhammed’i övücü şiir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Bir şeyle razı ve hoşnut olup, fazlasını İstememe, yetinme: Ben bununla kanâat ederim. Az bir şeyle kanâat eder adamdır. 2. Tamahkârlığın zıddı, az şeyle yetinme: Erbâb-ı kanâattendir. Kanâat tükenmez bir hazinedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opinion. reading. conviction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conviction. feeling. idea. opinion. contentment. satisfaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conviction. opinion. contentment. satisfaction. belief. conclusion. surmise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قناعت] yetinme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be satisfied. to be contented with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yetinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kanâat verici, inandırıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kanâat sahibi olanlara lâyık ve yakışır hal ve surette: Bir tarz-ı kanât-kârânede. Kanâat-kârâne bir ömür sürüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kanâat sahibi, azla yetinip tamahkârlık etmeyen: Zaten kendisi kanâatkâr adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kanâat sahibi olan adamın hâli, tamahkârlığın zıddı: Kanâatkârlık kadar insanı rahatlatıcı huy yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand to mouth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sarp, metin ve zaptı müşkül yerin hâli, sarplık, çetinlik, sağlamlık: O kalenin, o mevkiin menâatı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «men» den masdar). Engel olma, karşı durma, razı olmama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Na’t-hân, na’t.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kötülük, fenalık, rezalet, maskaralık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrocity. felony. infamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شناعت] kötülük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sanâyi). 1. Tecrübe ve alışkanlıkla elde edilen san’at, meslek ve iş: Terzilik, demircilik, marangozluk vesaire gibi, Ar. hırfet. 2. Yalnız tahsil İle elde edilemeylp, tecrübeye muhtaç olan İlim ve fen, doktorluk ve mühendislik gibi. 3. Maharet, ustalık: Bu işte sınaAt vardır. Dârü’s-sınâat = Tersane ve umumiyetle fabrika. Sanâyî-i nefise = Güzel sanatlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صناعت] sanat. 2.sanayi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صناعات] sanatlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صناعات ادبی] edebî sanatlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Maddeye dayanan ihtiyaçları karşılamak üzere ve az çok el mahareti, enerji isteyen belirli iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craft. trade. workmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craft. trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craft. trade. workmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Herhangi bir zanaatı olan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artisan. craftsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artisan. craftsman. workman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by