Nea ne demek? | Nea anlamı nedir? | Nea

Nea anlamı nedir?

Nea ne demek?

Nea anlamı nedir?

Nea | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nea

Türkçe Sözlük

OECD Nükleer Enerji Kurumu

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tavlamak, kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak yumuşatmak: sertleştirmek. annealing oven tavlama fırım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandmother.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandmother.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). banyoya veya banyo yapmaya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (edat) altına, altında, altta; (edat) aşağıda, -den aşağıda; rütbece altında; yakışık almaz. beneath one's dignity -e yakışmaz, yakışık almaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., mat. iki çizgisi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Girit adasının merkezi olan Hanya şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Bir yüzey üzerinde, bir çizgi doğrultusunda yapılmış ya da düzenlenmiş betileri veya öğeleri niteler. 2. İnce kontur çizgileriyle oluşturulmuş betileri ve bu tür betileri içeren resimsel yapıtları niteler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hareket eden bir noktanın yüzeyde bıraktığı iz olarak tanımlanabilecek olan çizginin, kompozisyonda üstlendiği formu ortaya çıkaran hareketi ifade etme, dokuyu verme, dengeyi sağlama gibi rollerin başat olduğu türdeki kompozisyonlar «çizgisel kompozisyonlar» olarak tanımlanır. Sanatın ilk adımlarının, Lascaux mağarasında olduğu gibi çizgiyle atıldığı ve çizginin özellikle perspektif kurallarının henüz yeterince bilinmediği Rönesans öncesinde önemli olduğu bilinir. Barok dönemde ışık-gölge kullanımının devreye girişiyle çizgisellik, ışığın imkân verdiği ölçüde kullanılır. Bu dönemde konturlar, çizgisel kompozisyonlarda olduğu gibi belirgin olmaz. 19. yy.da Neo-klasik Dönemde yeniden önem kazanan çizgi ve çizgisel kompozisyon, Romantizm ile birlikte nerdeyse kaybolmuş, Empresyonistler tarafından da tamamen kaldırılmıştır. Sanatçıların bireysel çıkışlar yaptığı 20. yy.da ise Henri Rosseau, Paul Klee gibi sanatçılar tarafından kendi belirledikleri amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kırmız. cochineal insect kırmızböceği, (zool). Coccus ilicis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ). antoloji, seçmeler, derlemeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). aynı doğru çizgi üstünde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). kornea, gözdeki saydam tabaka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). kama şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eğrilerden meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). şeklini çizmek, resmetmek, portresini çizmek, tasvir etmek, tarif etmek. delinea'tion (i). resmetme, çizme; resim, şekil, kroki; tarif, vasıflandırma, nitelendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (tıb). nefes darlığı, dispne.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dokuz taneden ibaret her hangi bir şey dokuz kişilik grup.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tembel, aylak, boş gezenin boş kalfası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. soy veya şecereye ait, şecereli. genealogical tree şecere. genealogically z. nesep şeceresi bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nesep, şecere, silsile, soy; nesep tetkiki. genealogist i. nesep mütehassısı, şecereci. genealogize f. nesep tetkiki ile meşgul olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

Başkent: Konakri.

Nüfus: 6.392.000.

Yüzölçümü: 245.857 km2.

Komşuları: Kuzeyde Gine-Bissau ve Senegal, Kuzeydoğuda Mali, Doğuda Fildişi Kıyısı, Güneyde Liberya ve Sierra Leone, Batıda Atlas Okyanusu.

Önemli Şehirleri: Labe, Kankah, Kindla.

Din: Müslüman %85, Hıristiyan %8.

Dil: Fransızca, Mandinka ve Ful dilleri.

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.

Tarih: XVIII.yy. da bölgenin kuzey bölümü Gana imparatorluğunun bir parçasıydı. 1891’de Fransız sömürgesi oldu. 1958’de halkın bağımsızlık oylamasına evet demesiyle Fransızlar çekildi. Fransızların çekilmesinin ardından başkan Toure yüzünü Komünist ülkelere çevirdi. Başarısız bir Portekiz işgal girişiminin ardından binlerce muhalif 1970’lerde hapse atıldı. 1984 yılında Touren’in ölümünden sonra kanlı bir darbeyle askerler iktidarı ele geçirdi. 1991 yılında yeni bir anayasa kabul edildi, ancak demokrasi çabaları çok yetersizdi. 1993 yılındaki başkanlık seçimlerini Lansana Conte kazandı.

Glorioso Adaları.

Konum: Güney Afrika, Hint Okyanusunda adalar grubu, Madagaskar’ın kuzeybatısında yer alır.

Coğrafi konumu: 11 30 Güney enlemi, 47 20 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Afrika.

Yüzölçümü: 5 km².

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 35.2 km.

İklimi: tropikal.

Arazi yapısı: Alçak ve düz.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: 12 m.

Doğal kaynakları: guano, hindistancevizi.

Sulanan arazi: 0 km² (2006).

Doğal afetler: Periyodik kasırgalar.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: Issızdır. (sadece küçük bir Fransız askeri birliği yer almaktadır.) (Temmuz 2006 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Geleneksel adı: Glorioso Adaları.

yerel adı: Iles Glorieuses.

Bağımsızlık durumu: Fransa’nın müstemlekesidir.

Bayrak: Fransa bayrağı.

Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakış: Ekonomik etkinliği yoktur.

İletişim Bilgileri.

İletişim notu: 1 meteoroloji istasyonu.

Ulaşım ve Taşımacılık

Su yolları: yok.

Limanları: Yok, sadece kıyıdan uzakta demir atılabilir.

Hava alanları: 1 (2006 verileri).


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (b.h.) Gine; İngilizlerin yirmi bir şilin kıymetindeki eski altın parası; yirmi bir şilin; Afrika tavuğu, beç tavuğu. Guinea corn bir çeşit darı. guinea fowl, guinea hen Afrika tavuğu, beç tavuğu. Guinea pepper bir çeşit kırmızı acı biber. guine

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) satırlar arasına yazılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) satırlar arasına yazı yazmak. interlineation (i.) satırlar arasına yazılan yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yoğurmak, hamur haline getirmek, yoğurarak topak haline getirmek; masaj yapmak. kneader (i.) hamurkâr. kneading trough hamur teknesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Lat.

anat. saydam tabaka

Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

eskiden ilâç olarak kullanılan sarımtırak kurşuni renkte bir çeşit toprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soy, nesil, nesep, silsile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğrudan doğruya soydan olan. lineally z. doğrudan doğruya (nesep veya sülâle).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. çehrenin başlıca hatları, ayırt edici özellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çizgilerden ibaret, çizgiye ait, çizgisel; aynı istikameti haiz; mat. yalnız bir derecelik niceliklere ait, doğrusal; bot. pek ince ve uzun (yaprak) linear equation mat. doğrusal denklem. linear measure uzunluk öIçüsü, boy ölçüsü. linear perspecti

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çizgili. linea'tion i. üzerine çizgiler çizme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, Linnaean s. meşhur İsveçli tabiat bilgini Karl von Linne'in (1707-1778) bitkileri sınıflandırma sistemine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yamyam; insan eti yiyen köpekbalığı veya başka hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. etrafı kara ile çevrilmiş, kapalı (deniz); i., b.h. Akdeniz Mediterranean scad karagöz istavrit balığı, zool. Trachurus mediterraneus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Naam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., antro. Orta Avrupa'da iskeleti bulunan ve kaba taşçağında yaşamış olan ilkel insana ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., neap tide on beş günde bir meydana gelen ve alçalma ile yükselmenin en az olduğu gelgit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Napoli şehrine özgü veya onunla ilgili; i. Napolili. Neapolitan ice cream katmerli dondurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s., (edat) yakın, yakında; hemen hemen, az daha, neredeyse; aşağı yukarı, yaklaşık olarak; şuracıkta; s. yakın; teklifsiz, sıkı, samimi; sadık (tercüme); soldaki (araba veya at); cimri, eli sıkı; (edat) bitişik, yakın. near at hand yakın. near be

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yaklaşmak, yakına gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. yakından; az daha, neredeyse, hemen hemen. as nearly as I can tell yaklaşık olarak, bildiğim kadarıyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. temiz ve düzgün, zarif, zevkli; katkısız, halis, su katılmamış (içki); zeki, hünerli; (argo) harika. neat as a pin son derece zarif. neatly z. temizce. neatness i. temizlik, düzgünlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat), leh. veya (şiir) altında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

sığır paçasından alınan ve köseleyi yumuşatmak için kullanılan yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yeni Gine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kozalaksı. pineal gland anat. beyin epifizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ananas, bot. Ananas comosus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) bir istikamette bulunan veya giden; hatları veya kenarları doğru olan; (geom.) doğrulu, doğrusal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sürünerek yavaşça ve gizlice savuşmak veya sokulmak; sinsice hareket etmek; i. korkak ve alçak adam, sinsi kimse; gizlice savuşma veya sokulma. sneak boat avcıların kullandığı dibi düz ufak kayık. sneak off sıvışmak, savuşmak. sneak thief açı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. sneak preview

sin. ön izleme

Yeni çekilmiş bir filmin gösterime girmeden önce az sayıda seçilmiş bir grup tarafından izlenmesi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinsice hareket eden kimse; çoğ., A.B.D., k.dili. altı lastik tenis pabucu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. korkak, alçak, cebin, sinsi; gizli ve çekingen; açığa vurulmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, neous s. yeraltı; gizli, saklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kellik gibi deri hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski bir otomobilin oturacak yerlerini de kapsayan arka kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç hattan ibaret, üç hatta ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (edat), s. altına, altında; s. alt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.çalışarak kazanılmamış; hak edilmemiş.unearned increment huk. kendi emeği ile kazanılmamış kıymet artışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yeri eşip çıkarmak; kazı ile meydana çıkarmak; meydana çıkarmak, keşfetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dünyaya ait olmayan, dünyevi olmayan; korkunç, müthiş; doğaüstü; k.dili. uygunsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. huzursuz, rahatsız, üzgün; gergin, tutuk; endişe eden. uneasily z. rahatsızmış gibi. uneasiness i. huzursuzluk, rahatsızlık; kuşku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by