Neme ne demek? | Neme anlamı nedir? | Neme

Neme anlamı nedir?

Neme ne demek?

Neme anlamı nedir?

Neme | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: neme

Türkçe Sözlük

(i.). Nasıl, nasıl şey: Neme ne şeklinde kullanılır. Bu, neme ne iştir? = Bu, nasıl iştir?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(F.). Tuzsuz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی نمک] tuzsuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hellish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mastication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breach. chew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chew. impingement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (eski Türkçe: çığnamak). 1. Ayakla basmak, ayak altında ezmek, pâymâl etmek: Çayırı çiğnememell. At ayağımı çiğnedi. 2. Şiddet ve tazyik altına almak, ezmek: Düşman askeri, geçtiği yerlerin ahalisini çiğneyip mahvetti. 3. Yemek üzere ağza alınan şeyi dişle kırıp ezmek: Pilavı çok çiğnemeden yutmamalı. Çiğneyip geçmek = mec. Birinin yanından geçip de uğramamak, ziyaret etmeksizin geçip gitmek. Lakırdıyı çiğnemek = VAzıh ve açık söylemeyip anlaşılmayacak bir surette telâffuz etmek: Lakırdıyı çiğnemeyin ki söylediğinizi anlıyayım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break. chew. contravene. masticate. tramp. trample. transgress. tread. violate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chew. to tread underfoot. to run over. to violate. masticate. transgress. tread. tread on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapanış, hapsedilme; hasta olup evde kalma; loğusalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack. test. testing. trial. pilot. trial. testing. test. experimentation. experiment. shot. try. try-out. assay. bash. dissertation. effort. essay. fling. go. practice. probation. proof. proving. study. tentative. touch. whack. workout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crack. test. testing. trial. pilot. experimentation. experiment. shot. try. try-out. assay. bash. dissertation. effort. essay. fling. go. practice. probation. proof. proving. study. tentative. touch. whack. workout. attempt. competition. shakedown. shy. s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essay. experiment. experimentation. proof. proving. test. testing. trial. try. tryout. quiz. examination. probation. tentative. trying. rehearsal. assaying. cut-and-try. experimental. being tested.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trial period.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guinea pig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gereken vasıflara sahip olup olmadığını anlamak için bir şeyi kullanmak veya bir kimseye bir işi yaptırmak, tecrübe etmek: Şu ilâcı bir kere denemeli. Gücünü denemek istiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

have a stab at. try. test. experiment. try out. give it a try. give it a shot. have a try. experience. attempt. have a go. have a go at. assay. chance. condition. essay. prove. put. sample. have a shy at. take a chance. put to the touch. take a whack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attempt. chance. endeavour. practise. test. try. to try. to attempt. to essay. to have a stab at. to test. to try sb/sth out. to try sth on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to test. to try. to experiment. attempt. chance. essay. experience. go. prove. to give a run. to make a stab at. taste. to give sth a whirl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir yolun yön değiştirdiği yer, yolun dönülen yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bend. curve. winding. wind. zag. elbow. hook. sweep. turning. turnout. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bend. curve. turning. winding. corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curve. bend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (erkek hayvanın) Husyelerini çıkarıp erkekliğini gidermek, burmak. Osm. ihsâ etmek: Atı eneyip iğdiş ederler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geld.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Esneyiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yawn. resilience. flexion. shimmy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yawn. stretch. stretching. flexion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Eğrilip doğrulmak veya uzayıp kısalmak, elâstikî olmak: Döşeme tahtaları esniyordu. 2. Uyku veya can sıkıntısından ağız açmak. 3. Can sıkıntısından uyuklayıp durmak, gevşemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yawn. gape. yield. give. bulge. spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yawn. to yawn. to gape. to stretch. to bend. to stretch and recover shape. give.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to yawn. to gape. to stretch and recover shape. to bend. to give. bulge. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). At ve kısrağın bağırması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neighing. neigh. roaring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (at ve kısrak). Bağırmak: Sizin atınız çok kişniyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neigh. whinny. to neigh. to whinny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to neigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Keçe. Nemed-pâre = Keçe veya kebe parçası. Nemed-pûş = Keçe veya kebe giyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Keçe. Nemed-pâre = Keçe veya kebe parçası. Nemed-pûş — Keçe veya kebe giyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمد] keçe.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمدپوش] derviş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tuz. Nân ve nemek = Tuz ve ekmek (hakkı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tuz. Nân ve nemek = Tuz ve ekmek (hakkı).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمک] tuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tuzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tuzluk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gözü korkutan düşman; hak ettiği cezayı veren vesile; b.h. eski Yunanlıların ceza ve öç alma tanrıçası, intikam tanrıçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fonem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saflık, halislik, tasfiye; incelik, kemal, kibarlık; zariflik, nezaket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün bir gün sakız çiğnemek, kuşkusuz sevimli bir iş değil ama bunun insanı zayıflattığı da bir gerçek. Çünkü çiğneme eylemi, saatte 11 kj.gibi önemli oranda enerji tüketimi oluşturuyor. ABD’de bulunan Mayo Clinic uzmanları, ciklet çiğneme ile ortalama ne kadar kilo verildiğini bile hesaplamışlar. Bir kişi günde 8 saat boyunca ara vermeden şekersiz ciklet çiğnediği takdirde yılda 5 kilo verebiliyor.

Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. özellikle ucuz ve adi apartman; huk. mülk olabilen herhangi bir şey; ev, kiralık ev; kiralık apartman; konut, mesken, ikametgâh. tenement district adi ve ucuz apartmanlann bulunduğu semt. tenement house kalabalık ailelerin oturduğu ucuz apartman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (kuşlar). Uyumak üzre bir dala veya çubuğa sinmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perch. roost. to perch. to roost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to perch. to roost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nasıl, nasıl şey: Neme ne şeklinde kullanılır. Bu, neme ne iştir? = Bu, nasıl iştir?

Türkçe Sözlük by