Neş’e ne demek? | Neş’e anlamı nedir? | Neş’e

Neş’e anlamı nedir?

Neş’e ne demek?

Neş’e anlamı nedir?

Neş’e | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

vivacity. gaiety. joy. cheer. merriment. cheerfulness. hilarity. sprightliness. mirth. frolic. brightness. buoyancy. cheeriness. esprit. exhilaration. glee. humor. humour. jocundity. jolliness. jollity. joviality. pleasantry. raciness. rejoicing. spi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheer. frolic. fun. gaiety. gayness. glee. hilarity. joy. lift. merriment. mirth. radiance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joy. merriment. gaiety. good spirits. frisk. frolic. gayness. goodwill. hilarity. juice up. mirth. sport. sunshine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Neşe keyif, sevinç. Az sarhoşluk, çakırkeyif.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Yeniden olup vücut bulma. Neş’et-i uhrâ = Mahşer’deki yeniden dirilme.

2.Keyif, sevinç: O gün neş’esi vardı. Neş’em bozuldu. Biraz neş’esi geldi. 3.Hafif sarhoşluk, keyifli olma: Bira neş’e getirir, neş’e verir (bu son iki mânâsiyle doğrusu: neşve’dir).


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papatyaya benzer bir bitki, bot. Eupatorium perfoliatum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yarımada. the Chersonese Gelibolu Yarımadası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). Çince; Çin'de konuşulan dillerden herhangi biri; Çinli; (s). Çine, Çinlilere veya Çince'ye ait. Chinese calendar. (bak). calendar. Chinese lantern (plant) şeytan feneri, (bot). Physalis alkekengi. Chinese puzzle çinlilerin yaptığı karışık bir

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Oniki Ada.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Karadeniz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149,5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846 metre)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinde dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınlarının yeryüzünden yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havada her bir kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunanve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip

3.tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149,5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimiz bir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepelerinin soğuk olmasının bir başka nedeni dağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışıklarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekrar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149.5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinden dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınların yeryüzünde yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havda her kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunanve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip

3.tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149.5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimizbir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepesinin soğuk olmasının bir başka nedenidağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışınlarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) Japon, Japonya halkı; Japon dili, Japonca; (s.) Japonya'ya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mangan, manganez. manganese steel manganezli sert çelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجهول النسب] onun bunun çocuğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cins» ten mesdar). Bir cinsten olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «üns» den masdar).

1.Ünsiyet, arkadaşlık, birbirine alışıp, birlikte yaşama.

2.İnsandan kaçmayış, insana alışan, vahşî hayvanın insana alışması: Bazı hayvanlar kolaylıkla müvâneset kazanırlar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ensâb). Soy, şecere: Bütün insanların nesebi Hazret-i NÜh’a çıkar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نسب] soy.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nesebce, soyca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «neseb» den imen.) (mü. nesebiyye). Nesil ve nesebe ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legitimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Canın neşesi, mutluluğu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yapı ustası.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - (bkz.Neşe).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhilarate. hearten. lighten. to enliven. to exhilarate. to buck sb up. to brighten. to perk sb up. to cheer sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brighten. cheer up. elate. enliven. exhilarate. lighten. quicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blossom. lighten. to be joyful. to grow merry. to cheer up. to buck up. to brighten. to perk up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become cheerful. cheer. come on. effervesce. jollify. perk up. rejoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerful. cheery. joyful. merry. gay. jolly. hilarious. sprightly. sunny. airy. animate. animated. blithe. boon. breezy. bright. bucked. buoyant. buoyed up. chirpy. cock-a-hoop. debonair. debonaire. easygoing. eupeptic. exhilarated. gamesome. genial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airy. blithe. breezy. bright. bubbly. buoyant. cheerful. cheery. chirpy. convivial. ebullient. gay. gleeful. hilarious. jaunty. jocund. jolly. joyful. lively. merry. sanguine. sporty. sprightly. sunny. vivacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerful. joyful. merry. in good spirits. animated. blithe. cheery. chippy. chirpy. cock a hoop. convivial. festal. flushed. frisky. gay. gladsome. gleeful. good- humored. happy. jocund. jolly. jovial. joyous. lively. lyrical. perky. rip roaring. rollicki

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Işık saçan neşe, sevinç. - (bkz.Neşe).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genealogy. ancestry. descent. line. genealogical line. lineage. pedigree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

low-spirited. downcast. dejected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keyifsizlik: Bugün bir neş’esizliğim var.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheerlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dejection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming into existence. emergence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Meydana gelme, gelişme. 2.Kaynak olma, bir mecradan çıkış. Neşet: 19.yy. Türk şairlerinden biri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to originate from. to arise from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Çok neşeli.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam. kendisi, bizzat, kendi kendine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tıb. toplar damardan kan alma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Viyanalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by