Neşv Ü Nema Bulmak ne demek? | Neşv Ü Nema Bulmak anlamı nedir? | Neşv Ü Nema Bulmak

Neşv Ü Nema Bulmak anlamı nedir?

Neşv Ü Nema Bulmak ne demek?

Neşv Ü Nema Bulmak anlamı nedir?

Neşv Ü Nema Bulmak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nesv üma bulmak

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek, yayılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخترشمار] yıldızbilimci. 2.geceleri uyuyamayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آسمان] gökyüzü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی گمان] kuşkusuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی شمار] sayısız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(müzari: bulur) (f.) (Çağatay lehçesinde olmak yerine yardımcı fiil gibi kullanılır: Bolmak). 1. Arayarak veya tesadüfen bir şey elde etmek: Bahçede güzel bir çiçek buldum. Filân bir define buldu. 2. Kaybolmuş bir şeyi tekrar ele geçirmek: Kaybolan atı buldular. Düşürdüğünüz parayı buldunuz mu? 3. Varmak, erişmek: Yetmişi buldu, sağlıkla baharı bulalım. 4. Nâil olmak, ele geçirmek, zafer kazanmak, hâsıl etmek, şifâ, iyilik bulmak. 5. Uğramak, kötülüğe yakalanmak: Belâsını bulmak: İnsan ettiğini bulur. 6. Tedarik etmek: Bize biraz yemek bulmalı. 7. Raslamak, tesadüf etmek, rasgelmek, görüşmek: Dün filânı buldum. 8. Keşf, icat, ihtirâ etmek: Kristof Kolomb Amerika’yı, Gutenberg matbaayı buldu. Filân yeni bir makine, bir usûl buldu. Aralarını bulmak = Uyuşturmak, uzlaştırmak, barıştırmak. Aralık bulmak = Fırsat düşürmek. Arayıp bulmak = Aradığını bulmak, lâyık olduğu cezaya uğramak. Allah’tah bulmak = Tanrı gazabına uğramak. Vücut bulmak = Vücuda gelmek, mevcut olmak. Vuku bulmak = Meydana gelmek. Yerini bulmak = Yerine gelmek, icra olunmak. Yüz bulmak = Yüz verilmek, iyi muameleden azmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

find. invent. discover. hit. reach. meet. obtain. ascertain. clear up. cogitate. contrive. devise. go for. happen on. happen upon. procure. provide with. reason. strike. strike out. study out. turn up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrive. detect. devise. discover. find. invent. reach. suss. total. trace. to find. to detect. to determine. to find out. to discover. to invent. to devise. to amount to. to total.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to find. to discover. to invent. to amount to. to be punished. to recall. attain. detect. to make discovery. find out. mint. provide. rustle up. secure. spot. strike. turn up. work out at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهان نما] dünya atlası. 2.taraça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [انگشت نما] parmakla gösterilen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گمان] zan, sanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خانمان] ev bark, yurt.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

son bulmak, bitmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حکومات] hükümetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ هما] zümrütüanka. 2.devletkuşu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ همایون] kutlu. 2.padişah ile ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tükenmek, çökmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to find fault with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) yansımak, yansıyacak yer bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ممانعت] engelleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماشات] uysallık, suyuna gitme, alttan alma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماثلت] benzerlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مماثل] benzer, andıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

berbirine benzemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (doğrusu: neşy yahut neşv’dir.). Canlıların büyümesi, büyüme, boy atma: Ekinler, ağaçlar, kuzular, çocuklar neşv-ü nemâ bulurlar (aynı mânâda olan «nemâ» ile beraber kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نشو و نما] serpilme, gelişme, büyüme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek, yayılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şiddetli ve sarhoşluk veren neş’e. (bk.) Neş’e.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نشوه] sevinç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevinç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Neşveli, sarhoşçasına neş’eli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Neşe yeri, keyif yeri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [نشوه دار] neşeli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

neşelenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NEŞV Ü NEMA) (i. A.). Yetişip büyüme, gelişme, yetişme, (bk.) Neşv, nemâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sona ermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düzene girmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمایان] görünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نمایش] gösteri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [راهنما] yol gösteren, kılavuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [رهنما] yol gösterici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iyileşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerçekleşmek, olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yatışmak, sakinleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شمار] sayı. 2.sayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تارومار] dağınık. 2.perişan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.dağıtmak, karıştırmak. 2.perişan etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.dağılmak, karışmak. 2.perişan olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ترجمان] çevirmen. 2.duyguları, görüşleri dile getiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cezalandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occur. reign. transpire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take place. to happen. to occur. to come to pass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana gelmek, cereyan etmek, gerçekleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana gelmek, oluşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظلمات] karanlıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by