| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nesv u��ma bulmak

Türkçe Sözlük

(müzari: bulur) (f.) (Çağatay lehçesinde olmak yerine yardımcı fiil gibi kullanılır: Bolmak). 1. Arayarak veya tesadüfen bir şey elde etmek: Bahçede güzel bir çiçek buldum. Filân bir define buldu. 2. Kaybolmuş bir şeyi tekrar ele geçirmek: Kaybolan atı buldular. Düşürdüğünüz parayı buldunuz mu? 3. Varmak, erişmek: Yetmişi buldu, sağlıkla baharı bulalım. 4. Nâil olmak, ele geçirmek, zafer kazanmak, hâsıl etmek, şifâ, iyilik bulmak. 5. Uğramak, kötülüğe yakalanmak: Belâsını bulmak: İnsan ettiğini bulur. 6. Tedarik etmek: Bize biraz yemek bulmalı. 7. Raslamak, tesadüf etmek, rasgelmek, görüşmek: Dün filânı buldum. 8. Keşf, icat, ihtirâ etmek: Kristof Kolomb Amerika’yı, Gutenberg matbaayı buldu. Filân yeni bir makine, bir usûl buldu. Aralarını bulmak = Uyuşturmak, uzlaştırmak, barıştırmak. Aralık bulmak = Fırsat düşürmek. Arayıp bulmak = Aradığını bulmak, lâyık olduğu cezaya uğramak. Allah’tah bulmak = Tanrı gazabına uğramak. Vücut bulmak = Vücuda gelmek, mevcut olmak. Vuku bulmak = Meydana gelmek. Yerini bulmak = Yerine gelmek, icra olunmak. Yüz bulmak = Yüz verilmek, iyi muameleden azmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük

find. invent. discover. hit. reach. meet. obtain. ascertain. clear up. cogitate. contrive. devise. go for. happen on. happen upon. procure. provide with. reason. strike. strike out. study out. turn up.

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrive. detect. devise. discover. find. invent. reach. suss. total. trace. to find. to detect. to determine. to find out. to discover. to invent. to devise. to amount to. to total.

Türkçe - İngilizce Sözlük

to find. to discover. to invent. to amount to. to be punished. to recall. attain. detect. to make discovery. find out. mint. provide. rustle up. secure. spot. strike. turn up. work out at.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). serpilmek, gelişmek, büyümek, neşvünema bulmak, inkişaf etmek; başarı kazanmak, muvaffak olmak, zenginleşmek, yıldızı parlamak, gözde olmak; süslü bir dil kullanmak; gösterişli hareketlerde bulunmak; süslemek; tezyin etmek; sallamak, kibir

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gelişme, yetişme. Osm. neşvünemâ bulma.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (doğrusu: neşy yahut neşv’dir.). Canlıların büyümesi, büyüme, boy atma: Ekinler, ağaçlar, kuzular, çocuklar neşv-ü nemâ bulurlar (aynı mânâda olan «nemâ» ile beraber kullanılır).

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Neşveli, sarhoşçasına neş’eli.

Türkçe Sözlük

(NEŞV Ü NEMA) (i. A.). Yetişip büyüme, gelişme, yetişme, (bk.) Neşv, nemâ.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yeniden olup vücut bulma. Neş’et-i uhrâ = Mahşer’deki yeniden dirilme. 2. Keyif, sevinç: O gün neş’esi vardı. Neş’em bozuldu. Biraz neş’esi geldi. 3. Hafif sarhoşluk, keyifli olma: Bira neş’e getirir, neş’e verir (bu son iki mânâsiyle doğrusu: neşve’dir).