Neva-kürdi ne demek? | Neva-kürdi anlamı nedir? | Neva-kürdi

Neva-kürdi anlamı nedir?

Neva-kürdi ne demek?

Neva-kürdi anlamı nedir?

Neva-kürdi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: neva kurdi

Türkçe Sözlük

(I. F. A.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsünde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Türk musikisinde dügâh (lâ) perdesinde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. F.) Türk musikisinde Kürdîli bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Nasipsiz, kimsesiz, mahrum, fakir, muhtaç, zavallı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بينوا] zavallı. 2.yoksul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Deniz gibi çok, bahşişi çok olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F). Türk musikisinde bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ardıç rakısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Cenevre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Gönlü okşayan, hatırnaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kürdî’li Hicâzkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hoş = iyi, nevâ = ses). Güzel sesli.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Güzel sesli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüseynî Zemzeme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinin 13 basit makamından biri. Lâ (dügâh) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamların teşkiline yarıyan 6 çeşit beşliden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde basit makamların teşkiline yarıyan 6 çeşit dörtlüden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde bir perde, orta sekizlinin si bemolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). 1. Kürd ülkeleri: Kürdistan dağları. 2. iran’ın Ardelân eyaletinin eski adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bir makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (mihmân = misafir, nevâhten = okşamak). Misafirlere iyi muamele, iltifat ve ikram eden, konuksever.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [مهمان نواز] misafirsever.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) misavirseverlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsü ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk musikisinde bir basit makam. Dügâh (lâ) perdesinde kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Ahenk, nağme, ses: Mürg-ı hoş-nevâ = Güzel sesli kuş. 2. Kuvvet, servet. 3. Nasîb, hisse. Bî-nevS = Mahrum, nasipsiz, kimsesiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a river in northwestern Russia flowing generally west into the Gulf of Finland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a river in northwestern Russia flowing generally west into the Gulf of Finland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نوا] ses.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Ses, şada, makam, ahenk, name. 2.Refah, zenginlik. Güç, kudret. 3.Doğu müziğinde bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde orta sekizlideki re notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hânende, okuyucu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsünde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çalgıcı yahut okuyucu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nâbite). Yerden bitenler, yerden çıkıp büyüyenler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نواده] torun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâdî). Meclisler, toplantılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâdire). Nâdireler, az bulunan şeyler, (bk.) NAdire.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نوادر] nadir olan değerli eşyalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Az bulunan şeyl(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. C.) (m. nâfile). Nafileler, boş şeyler, (bk.) NAfile.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâhiye). Nahiyeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okşanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Nevâya, sese ve Ahenge ait. Türk şairlerinin en büyüklerinden Ali Şİr’in mahlasıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâibe). Nâibeler. (bk.) NAibe («nâibât» gibi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «nakıysa» bu mânâda kullanılmaz). Nakıysalar, noksanlar, eksiklikler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâkıysa) (bu mânâda kullanılmadığından dilimizde «nakıysa» nin cem’i gibi ve «nekaais» yerine kullanılmıştır). Eksiklikler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. c.) (m. nâkûs). (bk.) NAkus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nevâle.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Talih, kısmet. 2.Bahşiş, bağış. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Vergi, ihsan, kerem. Deryâ-nevâl = Lutuf ve ihsanı deniz gibi olan. 2. Behre, nasib, hisse. 3. Yiyecek ve içecekler: Dün nevâlemizi düzüp kıra gittik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

food. chow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

food and drink. provisions. victuals. eats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نواله] kısmet. 2.azık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A .c.) (m. nâmûs). Namuslar. (bk.) Namus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nâsiye). Nâsiyeler, alınlar, (bk.) NAsiye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) («nüvâz» şekli galattır). Okşayan. Dil-nevâz = Gönül okşayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نواز] okşayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Okşayan, okşayıcı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okşama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müfredi «nâzile» kullanılmamıştır). 1. Hadiseler, olaylar, felâketler. 2. (Türkçe m. nezle): Nevâzile uğradım, nevâzil oldum (bu mânâ ile nezlenin cem’i sanılarak kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okşama, okşayış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نوازش] okşama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

okşamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okşayan, okşayıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Okşayarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Okşama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) RÜhnüvâz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Ruh okşayan. 2.Türk müziğinde bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sabl-Zemzeme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Seneler, yıllar, sinîn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سنوات] yıllar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Seneler, yıllar, sinin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Baş okşayan, sevecen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk Musikisi’nde çok kullanılmayan bir musiki makamı.

Türkçe Sözlük by