New ne demek? | New anlamı nedir? | New

New anlamı nedir?

New ne demek?

New anlamı nedir?

New | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeni; taze; yeni çıkmış, yeni keşfolunmuş; tazelenmiş, yenilenmiş; görülmemiş, alışılmamış. new moon yeni ay, ayça, hilal. New Testament İncili Şerif, Yeni Ahit. new town önceden düzenlenmiş plana göre kurulmuş şehir banliyösü. New World Yeni Düny

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek )yeniden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). yeniden, tekrar, baştan, bir daha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yepyeni, gıcır gıcır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) know.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yeni Gine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. new wave

yeni dalga

Herhangi bir ülkede belirli bir dönemde birdenbire ortaya çıkan genç yönetmenler topluluğu.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek )yeniden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeni çıkmış, yeni icat edilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeni yağmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili yeni çıkmış, yeni model.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeni biçilmiş (çim).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeni doğmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeni gelmiş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yeni Delhi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. sarmal merdivenin orta direği; tırabzanın başındaki veya dibindeki direk. newel post tırabzan babası. New England Birleşik Amerika'nın kuzeydoğu kısmındaki eyaletlerine verilen ortak ad.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. yakın zamanlarda; yeniden. newly-wed i. yeni evli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haber, havadis. news media haber yayınlama araçları. news vender İng. gazeteci. break the news ilk haber vermek. newsy s., k.dili haberlerle dolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazeteci, gazete satıcısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ajans haberleri, haber yayını.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. basılmış mektup şeklinde ve belirli aralıklarla çıkan gazete.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. bahsedilmeye değer kimse veya olay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazete.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazeteci, gazete yazarı; gazete sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazete kâğıdı, üçüncü hamur kâğıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinemada dünya haberlerini veren film.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tek sayfalık gazete.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satılacak gazetelere mahsus yer, gazete tezgâhı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bahsedilmeye değer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak keler, su keleri, semender. smooth newt kaypak semender, zool. Lissotriton punctatus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. büyük İngiliz tabiat bilgini Newtona veya onun kanununa ait; i. Newton kanunu taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yeni Zeland.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek yönlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yenilemek, yenileştirmek; yeni hayat vermek; tekrar başlamak, yeniden başlamak; tekrar etmek; tazelemek, canlandırmak, gençleştirmek; tamir etmek; eksiğini tamamlamak; müddeti uzatmak; yenilenmek; yeniden başlamak. renewable s. yenilenir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yenileme, tamir, tekerrür; abonenin yenilenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. veter, kiriş; gen. çoğ. kuvvet, enerji; kuvvet ve kudret verici şey; f. kirişle kuvvetlendirmek. the sinews of war harp için gerekli olan para ve sair levazım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeter gibi; kuvvetli, adaleli; dinç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., leh. yepyeni, gıcır gıcır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. krikette puan kazanmaktansa kaybetmemek için oynamak; Avustralya mecliste zorluk çıkararak muhalefet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sert bir çeşit çömlek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. duvarcı işi; çoğ. taş kesilen ve yontulan yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by