Nimet-şinas ne demek? | Nimet-şinas anlamı nedir? | Nimet-şinas

Nimet-şinas anlamı nedir?

Nimet-şinas ne demek?

Nimet-şinas anlamı nedir?

Nimet-şinas | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nimet sinas

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Nimeti tanıyan, bilen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yıldızlardan hüküm çıkarmak iddiasında bulunan müneccim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخترشناس] yıldızbilimci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. dakika = nükte, F. şinâhten = tanımak). İnce işleri ve nükteleri anlayan, bir işin incelikleriyle uğraşabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hâkim, bilge, akıllı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ganâim). 1. Harpde düşmandan alınan mal: O muharebede gazilerin ellerine geçen ganîmet malı hesapsız idi. Hums-ı ganâim = Ganimetlerin beşte biri ki, eskiden padişah hissesi idi. 2. mec. Tesadüfen ele geçip bir daha elde edilmesi umulmayan nimet veya fırsat: Sizi görmeyi ganîmet sayarım, bu mevsimde bu güzel havaları ganimet bilka: Garb ocakları = Vaktiyle Osmanlı devletinin Cezâir, Tunus ve Trablusgarb (Libya) eyaletleri. Trablusgarb = Libya’da Trablus şehri ve vilâyeti ki, Osmanlı devletinde bir vilâyet ve onun merkezi idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. plunder. spoil. godsend. capture. loot. pillage. prize. trophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. capture. haul. loot. plunder. spoil. swag. trophy. spoils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. loot. spoils. capture. captured property. pillage. prize. spoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ غنيمت] savaşta düşmandan alınan her türlü eşya. 2.bedelsiz kazanç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kafirlerle yapılan savaş sonucu ele geçirilen mal, para, silah gibi metalar. İslami usullere göre tasnif edilip, beytülmale, fakirlere, yoksullara ve mücahidlere dağıtılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mücevherden anlayan, cevahirci, kuyumcu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Haddini bilmez, kendini bilmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Haddini bilmezcesine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حدناشناس] haddini bilmez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hak, Fars. şinâhten = tanımak). Doğruyu, adalet ve insafı tanıyan ve teslim eden, hakka riayet eden, uyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Adil bir şekilde, hakka riayet ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakşinaslık, doğruyu tanıma; hakka riayet etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakikati, doğruyu, gerçeği tanıyan, bilen, seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakikati, gerçeği, doğruyu tanıyana yakışacak surette.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناس] haktanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حق شناسی] haktanırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hakşinâs olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fair play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mental delusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. hâtır, Fars. şinâhten = tanımak). Hatıra riayet eden, kimsenin hatırını kırmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet ederek, kimsenin hatırını kırmaksızın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatıra riayet etme, kimsenin gönlünü kırmama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerate. courteous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطرشناس] hatırbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatır gözetme, hatır bilme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاورشناس] doğubilimci, oryantalist, müsteşrik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Astronomi bilgini.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هيئت شناس] astronom.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Hikmet ve felsefe bilen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حکمت شناس] hakîm, felsefeci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خداشناس] tanrıtanır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). 1. Hukuk ilmini bilen. 2. Vefâlı insan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حقوق شناس] hukukçu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciative of merit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadir, değer bilirlik, Ar. vefâ, Fars. kadr-şinâsî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) değerbilirlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Ar. kadr = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Değerli adamları tanıyan, seven, tutan: Pek kadrşinâs bir zattır, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli adamları tanıma, takdir etme, değerlerini anlama: Türkler kadirşinastırlar. Kadir bilme, kadir tanıma: Ibrâz-ı kadr-şinâsi ederek = Kadir bilirlik göstererek, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.) (c. kaanûnşinâsân). Kanun tanıyan, bilen, hukukçu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. kanûn-şinâs). Kanunu tanıyanlar, bilenler, hukukçular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (kâr = iş, şinâhten = tanımak). İş bilir, işten anlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کارشناس] uzman, işten anlayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. kıymet = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Kıymet anlayan, takdire muktedir, kıymetli ve kıymetsiz şeyleri birbirinden ayırabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSİKİY-ŞİNAS) (i. A. F.). Musiki tanıyan, bilen, müzisyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [موسيقی شناس] müzisyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bilmeyen, tanımayan. Nimet nâ-şinâs = İyilik bilmeyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناشناس] yabancı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİMET) (i. A.) (c. niâm). 1. İyilik, ihsan: Bana olan nimetini inkâr edemem. 2. iyi yaşamak için lâzım olan şeyler, servet, refah: Çok nimete nail oldu. 3. Allah’ın nimeti olan yiyecek ve içeceğe ait şeyler ve bilhassa ekmek: Nimete hürmet lâzımdır. Velî-nîmet = İhsan sahibi, bir adamı geçindiren, geçimini sağlayan: O, benim velî-nîmetimdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessing. boon. benefaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boon. godsend. blessing. food. bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessing. food. benefaction. boon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نعمت] iyilik. 2.yiyecek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.İyilik, lütuf, ihsan, bahşiş. 2.Azık, yiyeceğe, içeceğe dair şeyl(Erkek İsmi) 3.Saadet, mutluluk. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Nimeti tanıyan, bilen kimse.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın nimeti.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. planimetre, düz bir alanın yüzolçümünü ölçen alet planimetry i. yüzölçümü ölçme usulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Şinâhten fiilinden imas. olup birleşik sıfat teşkilinde bulunur) 1. Bilen, anlayan, tanıyan, haber ve bilgisi olan. Ahter-şinâs = Müneccim. Tirîh-şinâs ~ Tarihçi. Mûsikî-şinâs = Müzisyen. 2. Riâyet eden, uyan, bakan. Hâtır-şinâs = Hatır sayan, terbiyeli. Hukuk-şinâs = Hukuka riayet eden, hukukçu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شناس] tanıyan. 2.bilen. 3.sayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Anlayan, tanıyan, bilen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Tanımaya mensup, tanımakla ilgili, tamyıcı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Tanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili. 2.Tanzimat döneminin ünlü şairi ve gazetecisi.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تاریخ شناس] tarihçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وظيفه شناس] görevine düşkün.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Velî

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. patron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. patron. patronizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by