Nisa ne demek? | Nisa anlamı nedir? | Nisa

Nisa anlamı nedir?

Nisa ne demek?

Nisa anlamı nedir?

Nisa | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nisa

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (neseve ve nisvân gibi çokluk olup, müfredi yoktur). Kadınlar, inâs: Tâife-i nisâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نسا] kadınlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kadınlar. 2.Kur’an-ı Kerim’in 4.suresi.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25’inde başlardı.

1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı, bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerine devam ettiler. l Nisan’da partiler düzenlediler, birbirlerine hediyeler verdiler.

Diğerleri ise bunları Nisan aptalları olarak nitelendirip bu güne ‘Bütün Aptalların Günü’ adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak bir partiye davet ettiler, gerçek olması mümkün olmayan haberler ürettiler.

Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup, Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar l Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Adeti gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Bu adetin İngiltere’ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü, oradan da Amerika’ya ve bütün dünyaya yayıldı.

1 Nisan şakalarının sembolünün ‘Nisan Balığı’ olmasının nedeni ise Mart ayının sonlarına doğru, Güneş’in Balık Burcu’nu terk ediyor olmasıdır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş saçan; mec. Çok öfkeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden, çiçekleri güzel sarı renkli bir bitki (Calendula arvensis).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Dolunay yüzlü kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Canını feda eden, canını harcıyan, can saçan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [جان نثار] canını feda eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). idrak, kavrama; farkına varma; bilgi, malumat; (huk). mahkemenin davayı dinlemesi; itiraf; kaza hakkı; yetki alanı; bilgi veya gözlem alanı. It falls within my cognizance .Beni ilgilendirir. take cognizance of dikkat etmek, göz önüne almak; önem verm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانش آموز] öğrenci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Birinin kılavuzluğu ile bir işe tâyin edilen kimse.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Fahir). - Çok övünen, şanlı, şerefli, onurlu kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Cevâhir serpen. 2. Fevkalâde söz ve şiir söyleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hâtır, Fars. nişânden = durmak). Hatırda kalan, hatırda duran: O hal hâl A hâtır-nişânımdır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kadınların hayırlısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kilise.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sharpshooter. dead shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kadınlığın güneşi, erdemli, nitelikli kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Asıl ve esas. 2. Kıvam, istenen derece.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نصاب] aranan sınır. 2.sermaye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİŞABÜR, NIŞAPÜR) (i. F) (musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam (İran’da Horasan’da bir şehrin adıdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T.) (musiki). Türk musikisinde Nişâbûr makamında kullanılan üçlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk musikisinde dügâh (lâ) perdesinde kalan bir şed makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dokuyuculuk, dokumak sanatı, çulhalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sal volatile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Amonyak tuzu denilen, tuzlu ve yakıcı beyaz bir madde. Nişadır ruhu = Amonyak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nişâdırıyye) (kimya). Nişadıra (amonyaka) ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kadın hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadın hastalıkları mütehassısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİSAN) (i.) (Süryânîce’den). Mart ile mayıs arasındaki ay: Nisan ayında. Ebr-i nîsân = Nisan bulutu, bereket ve cömertlik hakkında kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİŞAN) (i. F.). 1. Alâmet, eser: Nâm ve nişanı, kalmadı. 2. Senbol, belli olmak için edilen işaret, damga vesaire: Nişan koymak. 3. Yara eseri, iyi olmuş yaranın belli olan yeri: Kılıç yarasının yüzünde nişanı kaldı. 4. Ok veya kurşun ve gülle ile vurulması istenen nokta, hedef: Nişâna atmak, nişan dikmek. 5. Hedefe vurmak üzere silâhın göze götürülüp doğrulması: Nişan almak, nişan atmak. 6. Silâhın üzerinde nişan almaya mahsus ve ekseriya oynak ve dereceli Alet: Bu tüfeğin nişanı doğru değildir. 7. Bir kıza namzed olan erkeğin buna alâmet olmak üzere verdiği yüzük vesaire: Kızın parmağında nişanı vardı. 8. Namzetlik, nikâhlanmadan önceki sözleşme, sözlülük. 9. Bir hâdiseye hâtıra olmak üzere dikilen taş: Nişan taşı (nişantaşı). 10. Tuğray-ı hümâyûn, Osmanlı devrinde ferman ve beratlara çekilen işaret. 11. Devlet tarafından yüksek hizmet sahiplerine verilen ve göğse takılan alâmet. Her devlette dereceleri vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİŞAN) (i. F.) (sıfat terkiplerinde). 1. Duran, yerleşen, dikilen, kalan. Hâtır-nişân = Hatırda kalan. 2. Diken. 3. Gösteren, eser ve alâmet hükmünme olan: Fermân-ı Adâlet-nişân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apr. april.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The first month of the Jewish ecclesiastical year, formerly answering nearly to the month of April, now to March, of the Christian calendar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Abib. the seventh month of the civil year; the first month of the ecclesiastic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

april.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The first month of the Jewish/Semitic calendar year It occurs in March/April.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The seventh month of the year in the Jewish calendar -- Seph28.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

First liturgical Jewish month This is the religious calendar order given by God in Exodus 12.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The twelfth month of the Hebrew calendar, the spring month in which Passover falls at the full moon O. the seventh month of the civil year; the first month of the ecclesiastic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sign. mark. engagement. betrothal. target. decoration. medal. order. affiance. badge. brand. butt. device. ensign. espousal. gong. plume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decoration. distinction. engagement. mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decoration. engagement. ensign. mark. medal. token. track. indication. target. order. betrothal. engagement ceremony. aim. record. notation. marking identification. earmark. adjusting mark. plaque. signature. hall mark. signet. index. stamp. badge. brand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نشان] iz. 2.belirti. 3.nişan yeri. 4.devlet madalyası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Süry.) (Kadın İsmi) 1.Bolluk, bereket, cömertlik. 2.İlkbaharın 4.ayı.. 3.Sur.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.İm, iz, belirti. 2.Amaç, hedef. 3.Tuğra, madalya.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take aim. to win a decoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engagement ring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engagement ring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hedef yeri. 2. Ateşli silâhların nişan almaya mahsus yeri: Bu tüfeğin nişangâhı pek doğru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çizgi çizmeye mahsus marangoz Aleti.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - (bkz.Nişan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Nişan atmada mahir, hedefe vurmada mehareti olan: Çok iyi nişancıdır. 2. Osmanlı devrinde yüksek bir devlet görevlisi: Nişancı Mehmet Paşa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marksman. shooter. gunner. pistol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marksman. shot. ggod shot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

good marksman. sharpshooter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Nişan atmada meharet, hedefe vurmak mehareti: Onun nişancılığı meşhurdur. 2. Osmanlı devrinde «nişancı» denen bakanın görevi: Uç yıl nişancılık etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marksmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

markmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Durmuş, durdurulmuş, dikilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eser, alâmet, emâre

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نشانه] belirti, işaret.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نشانگاه] nişan tahtası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

betrothal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Nişan koymak, işaret etmek. 2. Nişan atmak, hedefe vurmak: Güzel nişanlıyor. 3. Evlenmek üzebirbirine sözlü etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engage. to betroth / to affiance sb to. to take aim at. to mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affiance. betrothal. engagement. becoming engaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir nişanla işaret olunmak. 2. Evlenmek için sözlü olmak: Filân kız, filân delikanlı ile nişanlandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get engaged. be engaged. betroth oneself. espouse. affiance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

betroth. to get engaged. to be marked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get engaged. to be marked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir nişanı olan. 2. Evlenmek üzere namzet; nişanlanmış: O kız nişanlıdır, kızın nişanlısı burada değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engaged. engaged to be married. affianced. intended. fiance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engaged to be married. fiance. fiancée. betrothed. engaged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quorum yetersayı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quorum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Saçma, serpme, dağıtma. 2. Düğünde saçılan para vs. (Farsça sıfat terkiplerinde). Saçan, saçıcı. ZerNisâr = Altın saçan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نثار] saçma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

saçmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Unun glüten hariç hidrokarbon kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starch. amyl. farina.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starch. amid. amidine. amyl. amylum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(starch): Buğday, arpa, yulaf, pirinç, mısır gibi tahılların tanelerinden ve patatesten özel yöntemlerle elde edilen unumsu bir maddedir. Sıcak suda nişasta peltesi denilen jelatinimsi bir kütle haline gelir. Kullanıldığı yerler: Güzellik maskelerinde, eczacılıkta ve çamaşırları kolalamakta kullanılır. Aynı zamanda iyi bir besindir. Tentürdiyot zehirlenmesinde çok faydalıdır. Lapası deri ve göğüs hastalıklarında kullanılır. İltihapları giderir. Cilt hastalıklarında kaşıntıları keser. Banyo suyuna karıştırılıp yıkanılırsa cildi yumuşatır.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Nurlu kadın.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kadınların sabırlısı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) 1.Hükümdar kadın, hükümdar karısı. 2.Kadınların şahı, üstün nitelikli, değerli kadın.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Kadınların güneşi. Güneş gibi kadın.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Ünlü, tanınmış kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ zer = altın, nişân = madalya). Kılıç vesaire üzerine kakma altınla işlenmiş yazı vesaire.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kılıç gibi şeylerin üzerine kakma altınla yapılan işleme, süs.

İsimler ve Anlamları by