Nite ne demek? | Nite anlamı nedir? | Nite

Nite anlamı nedir?

Nite ne demek?

Nite anlamı nedir?

Nite | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nite

Türkçe Sözlük

(e.). Ki veya kim edâtiyle beraber kullanılarak benzetme gösterir: Nasıl ki, olduğu gibi: Bazı defa öyle olur, nite ki (kim) geçen gün oldu: Geçen gün olduğu gibi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kaplan boğan, bıldırcın otu,(bot). Aconitum napellus. wolfsbane aconite kurtboğan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir kafadanbacaklı kabuğunun fosili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koni biçiminde olan bir çeşit fosil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot)., (zool). saçlı, kıllı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sınırlı, mahdut, belirli, muayyen, kararlaştırılmış, mukarrer; kesin, kati. definite article İngilizcede isimden önce kullanılan ve nitelediği ismi belirleyen kelime, yani the. definitely (z). kesinlikle, tamamen, kati surette. definiteness (i). kesi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ayırmak, aralarını bozmak; ayrılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ebonit, bir çeşit siyah sert kauçuk, volkanit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehrin herkesin oturduğu banliyösünden daha uzak ve daha muteber yerinde oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sınırlı, mahdut, sonu olan, biten, fani: ölçülebilir, sayılabilir; (mat). sonlu. finite verb (gram). mastar ve sıfat fiillerin aksine olarak fiilin belirli şahıs ve sayı gösteren şekli. finitely (z). sınırlı olarak. finiteness (i). fanilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu lazer pikap taban birimi, polyester reçine, kalsiyum karbonat ve cam fiberi bileşiğinden yapılmıştır. Mükemmel mekanik özelliklere sahip çok sert, az rezonanslı, anti-manyetik malzemedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gelignit, jelatinli dinamit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. bazı kalkerlerde yeşil taneler şeklinde rastlanan bir silikat, glokoni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) granit, pek sert bir çeşit kaya. granite porphyry porfir ile karışık granit, graniteware (i.) emaye kaplar. granit' ic (s.) granit cinsinden; granite ait. granitoid (s.) granite benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tutuşturmak, yakmak, ateşlemek; tutuşmak, yanmak, ateş almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pişman olmayan, nadim olmayan. impenitence, impenitency i. pişman olmayış. impenitently z. pişman olmayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. belirli olmayan, belirsiz, sayısız, belgisiz, bellisiz, müddeti olmayan; bot. sayısı belirsiz, sayısı çok olan (ercik); gram. belgisiz (sıfat, fiil). indefinite article belgisiz sıfat: bir (İngilizcede a, an). indefinite pronoun belgisiz zamir. indef

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hudutsuz, nihayetsiz, sonsuz; bitmez, tükenmez, sayıya gelmez; pek çok; külli; mutlak; i. sonsuz saha, sonsuzluk. Infinite Being Sonsuz Varlık, Cenabı Hak. infinite pains sonsuz gayret. infinite time ebediyet. infinitely z. son derecede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bölünemeyecek kadar küçük, parçalara ayrılamayan; i., mat. hududu sıfıra yaklaşan miktar. infinitesimally z. pek az, hemen hiç gibi, son derecede (küçük).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mad. magnezyum ve potasyum sulfatları ile magnezyum kloritten meydana gelen dogal bir tuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. linyit, bitkisel özellikleri koruyan yumuşak madenkömürü, kahverengi madenkömürü. lignitic s. linyite ait, linyitle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir manganez filizi; dört değerli mangandan oluşan tuz .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Maruni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok kuvvetli duman sız barut, melinit

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nasıl ki, olduğu gibi. (bk.) Nite.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indeed. as a matter of fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as a matter of fact. just as. in fact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.) (i.). Vasıflandırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.) (f.). Vasıflandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to describe. to modify. to qualify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualify. to qualify. feature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characterization. description.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualify. characterize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characterize. to qualify. to describe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to characterize. to describe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.) (i.) Varlıkları arasında olan ve sayıyla ilgisi bulunmayan farkları şu veya bu bakıma göre meydana getiren hâl, keyfiyet, vasıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative. quality. eligibility. attribution. qualification. character. kind. characteristic. attribute. composition. essence. hallmark. plate-mark. property. stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attribute. character. point. property. qualification. quality. ring. stamp. feature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quality. attribute. characteristic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualitative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

qualified. having the quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of high quality. well-qualified. of a certain quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ropy. lacking quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of average or poor quality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) güherçile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. pişman, tövbekar, nedamet getiren; i. pişman olan kimse, tövbekar kimse; kil. papaz tarafından kararlaştırılan cezayı çeken kimse. penitence i. nedamet, pişmanlık. penitently z. pişmanlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pişmanlıkla ilgili, nedamete ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. hapishane, cezaevi; s. pişmanlığa ait; ağır suçla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. piroksenden oluşmuş kaya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kuvvete karşı direnen; inatçı; elastiki dirençli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şeffaf alçıtaşı, selenit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dış mahallede oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Sünni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kırmızı Mısır mermeri, siyenit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mat. sınır üstü (sayı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. karında gazdan ileri gelen şişkinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unitary. unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consolidation. unit. unity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. birleştirmek ittifak ettirmek, raptetmek, bağlamak; birleşmek, birlikte iş görmek; bitişmek; nikahlanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birleşmiş, birleşik; ittifak halinde; ahenkli. United Arab Republic Birleşik Arap Cumhuriyeti (Mısır'ın resmi adı). United Kingdom Britanya Krallığı United Nations Birleşmiş Milletler. United States of America Amerika Birleşik Devletleri. unitedly

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. unitaire

merkeziyetçi

Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse) veya merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unitary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. uranit, uranyum fosfatlarından bileşik bir mineral. uranitic s. uranite ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ebonit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by