Nize ne demek? | Nize anlamı nedir? | Nize

Nize anlamı nedir?

Nize ne demek?

Nize anlamı nedir?

Nize | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nize

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kargı, mızrak, süngü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نيزه] mızrak. 2.süngü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). can çekişmek; fazlasıyla eziyet ve ıstırap çekmek; bütün gücüyle mücadele etmek; ıstırap vermek, işkence etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Amerikalılaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). zıtlık yaratmak, aleyhine çevirmek, husumeti tahrik etmek, kışkırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ing. -ise (f). Balkanlaştırmak; birbirlerine düşman olan muhtelif ufak devletlere bölmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ing. -ise f. inceleme yapmak için kırlardan bitki toplamak; bitkileri yerinde incelemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). öImüş bir kimseyi kilisece kabul edilen azizler listesine dahil etmek; takdis etmek, yüceltmek; muteber addetmek. canoniza'tion (i). azizlik mertebesine yükseltme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kömürleştirmek, kömür haline koymak, yakmak. carboni za'tion (i). kömürleşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bilmek, idrak etmek, kavramak; tanımak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing). (f). sömürge kurmak; grup halinde toplanıp yerleşmek; koloni meydana getirmek; sömürgede yerleşmek. coloniza'tion (i). sömürge kurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). müşterek tasarrufa tabi kılmak, umumun malı haline getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir maddedeki karbonu ,çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). insanlıktan çıkarmak, canavarlaştırmak; şahsiyetsizleştirmek, makinalaştırmak, robot yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). ikamet eden kimse, oturan kimse; vatandaş; (ing). muayyen vatandaşlık haklarına sahip olarak bir memlekette ikamet eden yabancı; yeni şartlara veya bir yere intibak etmiş hayvan veya bitki; bir yeri devamlı ziyaret eden kimse; (f)., (ing). yurt

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Deniz adamı, denizci.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). düzenini bozmak, nizamını bozmak, karmakarışık etmek, altüst etmek, karıştırmak. disorganiza'tion (i). düzensizlik, nizamsızlık, karışıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) ebedi kılmak, sonsuzluğa kavuşturmak, ebediyen uzatmak; şöhretini ebedileştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).kadınlaştırmak, kadın gibi olmak, kadınlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (mat). kesirlere ayırmak, kesre çevirmek; kısımlara ayırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). birbiriyle kardeş gibi olmak, arkadaşlık etmek; düşmanla kardeş gibi samimi olmak. fraterniza'tion (i). arkadaşlık etme

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To affect with galvanism; to subject to the action of electrical currents.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To plate, as with gold, silver, etc., by means of electricity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To restore to consciousness by galvanic action ; hence, to stimulate or excite to a factitious animation or activity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To coat, as iron, with zinc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Galvanized iron. stimulate by administering a shock cover with zinc; 'galvanize steel'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to coat a metal surface with zinc using various processes. to coat with zinc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To coat a metal with zinc Galvanization is the process of coating a metal with zinc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To coat a metal surface with zinc as a protection against corrosion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To coat with zinc to protect against corrosion Left Lay - Strand - Strand in which the cover wires are laid in a helix having a left-hand pitch - Rope - Rope in which the strands are laid in a helix having a left-hand pitch. to stimulate to action ; ' sta

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f harekete getirmek, heyecanlandırmak, tahrik etmek; mad gal vanizlemek, galvanizle kaplamak; galvanik cereyan geçirmek; r,b elektrikle (adale) çalıştırmak galvaniza'tion i galvanik ce reyanı geçirme, galvanize etme galvanized iron çinko, saç, galva

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erimiş çinkoya batırılarak kaplanmış (demir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) uyum sağlamak, ahenk temin etmek, düzen vermek; (müz.), harmonisini yapmak; uygun gelmek, uymak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). putperest yapmak veya olmak, dinsizleştirmek, dinsizleşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Yunanlılaştırmak; Yunanca konuşmak; Yunanlılık taslamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mütecanis hale getirmek; homojenize etmek; dövüp kıvamına getirmek. homogeniza'tion i. mütecanis hale getirme. homogenizer i. mütecanis hale getiren şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. insanlaştırmak; insanileştirmek; insanlaşmak, insanileşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. muaf olmak, masun etmek, bağışıkkılmak. immuniza'tion i. baışıklama; aşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) iyonize etmek, iyonlaştırmak. ioniza'tion (i.) iyonlanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. (-ise) f. arıkile dönüştürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Küçük cariye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Korniş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) çürümesini engellemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. birine çok rağbet göstermek; özel önemi olan yerleri veya şeyleri ziyaret etmek; kahraman gibi davranmak, kahramanlık taslamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. makinalaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To render modern; to adapt to modern person or things; to cause to conform to recent or present usage or taste. become technologically advanced; 'Many countries in Asia are now developing at a very fast pace'; 'Viet Nam is modernizing rapidly'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make repairs or adjustments to; 'You should overhaul your car engine'. become technologically advanced; 'Many countries in Asia are now developing at a very fast pace'; 'Viet Nam is modernizing rapidly'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kargı ile silâhlı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. organisé

1. düzenli, örgütlü, 2. düzenleme

1. Düzeni olan, 2. Örgütlenmiş olan, 3. Düzenlemek işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To furnish with organs; to give an organic structure to; to endow with capacity for the functions of life; as, an organized being; organized matter; in this sense used chiefly in the past participle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To arrange or constitute in parts, each having a special function, act, office, or relation; to systematize; to get into working order; applied to products of the human intellect, or to human institutions and undertakings, as a science, a government, an a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing in parts; as, to organize an anthem. bring order and organization to; 'Can you help me organize my files?' arrange by systematic planning and united effort; 'machinate a plot'; 'organize a strike'; 'devise a plan to take over the director's office

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

create ; 'social groups form everywhere'; 'They formed a company'. cause to be structured or ordered or operating according to some principle or idea. plan and direct ; 'he masterminded the robbery'. bring order and organization to; 'Can you help me organ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To furnish with organs; to give an organic structure to; to endow with capacity for the functions of life; as, an organized being; organized matter; in this sense used chiefly in the past participle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To arrange or constitute in parts, each having a special function, act, office, or relation; to systematize; to get into working order; applied to products of the human intellect, or to human institutions and undertakings, as a science, a government, an a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sing in parts; as, to organize an anthem. bring order and organization to; 'Can you help me organize my files?' arrange by systematic planning and united effort; 'machinate a plot'; 'organize a strike'; 'devise a plan to take over the director's office

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

organized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

create ; 'social groups form everywhere'; 'They formed a company'. cause to be structured or ordered or operating according to some principle or idea. plan and direct ; 'he masterminded the robbery'. bring order and organization to; 'Can you help me organ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. düzenlemek, intizama sokmak; örgütlemek, teşkil etmek; teşekkül etmek, teşkilâtlanmak; sıralamak, tasnif etmek; yerleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ozonlaştırmak; içine ozon karıştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) tanımak, kabul etmek, teslim ve itiraf etmek, itibar etmek; birine söz hakkı vermek; tanımak, bilmek; selâm vermek; takdir etmek. recogniz'able (s.) tanınabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yeniden teşkil etmek, düzenlemek; ıslah etmek. reorganiza'tion i. yeniden teşkil veya teşekkül; ıslah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dikkatle bakmak, iyice incelemek, ince eleyip sık dokumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

SDRAM, veri yolu saat frekansıyla aynı hızda (örneğin 33 ya da 66 MHz) çalışan bir DRAM’dir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Senkronize algılama, AM istasyonlarındaki kısılma ve parazitleri azaltmak için kullanılan bir demodülasyon yöntemidir. LW, MW ve SW bantlarını en iyi koşullara ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu tuşa bir kez basıldığında oynatıcı ve kaydedici aynı anda çalışmaya başlar. İkinci basışınızda kayıt durur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

STP, kullanılabilir tüm kanalları otomatik olarak kaydeder ve VCR kanallarını TV’nizdeki sırada kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. iskeletini hazırlamak, tasarlamak, iskelet haline koymak; sayıca azaltmak, asgari miktara indirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. -nise f. resmen icra etmek; resmi ayin yapmak. solemnization i. resmen icra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, ing nise f aynı zamanda vaki olmak, birlikte hareket etmek ve işlemek; ayarlarını birbirine uy durmak (saatler); aynı tarihe tesadüf ettirmek synchronized shifting bak synchromesh

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki seslinin telaffuzundaki birleşme (msl ''saat'');(tıb.) gözbebeği küçülmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., elek. (frekans bakımından) birbirine uydurma. syntony i.,elek (iki tertibat) birbirine uyma; seselim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., gen. (over ile) zalimlik etmek, zulüm etmek, eza etmek, kasıp kavurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. birlik haline getirmek; sendikalaştırmak . Union of Soviet Socialist Republics Sovyet- ler Birliği, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teşkilatsız, organize edilmemiş, düzenlenmemiş; inorganik; sendikalaşmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şehirleştirmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanardağ ısısının etkisine maruz bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kükürtle sertleştirmek (kauçuk), ebonitleştirmek. vulcaniza'tion i. ebonitleştirme, vulkanizasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kadınlaştırmak, kadınsı hale getirmek, k.dili zamparalık etmek, kadınlarla düşüp kalkmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu seçenek, alacakaranlık fonların önündeki nesnelerin çekilmesi için fotoğraf makinesini düşük enstantane hızında çalıştırır.

Teknolojik Terim by