Nük ne demek? | Nük anlamı nedir? | Nük

Nük anlamı nedir?

Nük ne demek?

Nük anlamı nedir?

Nük | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: nuk

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1: Kuş gagası. 2. Gaga gibi ucu sivri olan şey. 3. Okun ucu, temren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extrovert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extrovert. extroverted. up-front.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Donmuş, buz bağlamış, katı (galatı: müncemid) Elleri donuk. 2. Ustü donmuş gibi, dumanlı, bulutlu, berrak olmayan, buzlu: Donuk cam. 3. Cilâsız (tahta, maden vesaire) 4. Fersiz, ruhsuz: Donuk adam; donuk ifade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (galatı ve zebanzedi: domuz) Tonguz. (bk.) Domuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çevrili, çevrilmiş, dönmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blurred. clouded. colourless. dull. dullish. cold. dim. matt. mat. opaque. toneless. glassy. blear. dead. diaphanous. frosty. inanimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colourless. dull. faint. flat. glassy. lifeless. lusterless. mat. matt. matte. matte mat. colorless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. opaque. dull. lusterless. flat. mat. dead. non-luminous. blurred. pale. unpolished. frozen. frosted. amorphic. amorphous. bloodless. crepuscular. drab. expressionless. faint. fuzzy. inanimate. lackluster. leaden. misty. ponderous. stuffy. toneless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turned. facing. directed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Donuk olmak, fer’i, cilâsı ve parlaklığı gitmek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dull. film over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deaden. dim. flatten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fersizlik, cilâsızlık, sönüklük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fuzziness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dullness. opacity. inanimateness. mist. tarnish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ufak sUt kabı. 2. Kıldan yoğurt torbası. 3. Arpa torbası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Musevi dininde aşıklar bayramı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HÜSN-İ KABÜL) (i. A.). İyi karşılayış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

friendly reception. favo u rable reception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Hüsn-i kuruntu şeklinde alay maksadıyle mahsus yapılmış terkip) (i. T.). Bir durumu saflıkla kendi tarafına yorma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishful thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introverted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji) (y. k.). İçedönüş halinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (konmak’ten). Misafir. Tanrı konuğu = Allah’ın gönderdiği misafir. Kendiliğinden gelen yersiz yurtsuz misafir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest. visitor. sojourner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest. visitor misafir. parasite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yabancı misafirlerin yanına verilen kılavuz veya arkadaş, Osm. mihmandâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest-house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest house (of an institution or business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Misafirliğe kabûl etmek, mihmandarlık etmek, ziyafet çekmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to entertain. to put up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stay overnight. to put up as guest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). 1. Misafirlik. 2. Ziyafet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a guest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Konu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Misafirini İyi ağırlayan, misafirden hoşlanan, misafirperver: Türkler konuksever İnsanlardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable. hospitable misafirperver. mükrim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable. open- doored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality. hospitality misafirperverlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality. xenodochy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Erkeğine istekli, kızmış (dişi), kızgın, azgın: Kösnük kısrak, koyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erkeğe talip olmuş, kızmış (dişi), kızgın, azgın: Küsnük kısrak, koyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «hunk» tan imef.) (mü. mahnûka). Boğulmuş, bunalmış, boğuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Boğulmuş veya bunalmış olduğu halde: Mahnûkan öldü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Koku, güzel koku, her şeyin kendine mahsus kokusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nakîb). Nakîbler. (bk.) Nakîb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. A. c.) (m. nokta). Noktalar, (bk.) Nokta («nikat» gibi).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقاط] noktalar, hususlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, argo atom bombası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nükte). Nükteler. (bk.) Nükte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Güzel koku. (bk.) Nekhet.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Nükteler, herkesin anlayamayacağı ince, zarif, manalı sözl(Erkek İsmi) 2.Koku.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Atomla, atom çekirdeğiyle alâkalı Nükleer enerji = Atom enerjisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear. nuclear çekirdeksel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear energy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear energy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic reactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomic pile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nuclear power station. nuclear plant. atomic power plant / station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nucleic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nucleic acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Atom çekirdeğini meydana getiren proton ve neutron’un ortak adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nucleon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Külçe hâlinde gümüş. Nukra-i ham = İşlenmemiş gümüş külçesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Hastalığın geri dönmesi, üsteleme: Sıtması nüksetti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recrudescence. relapse. relapsing. return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relapse. recrudesce. return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to relapse. to recur. recrudesce. replapse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nikât). 1. Dolayısıyle anlaşılan ince mânâ, bir söz ve ibâreden anlaşılan şey: Bu sözde bir nükte vardır. 2. İyi düşünülmüş ince mânâlı ve zarif söz, mazmun: Bir nükte sarfetti. Nükte-perdâz, nükte-gû = Nükteler sarfeden ve söyleyen. Nükte-dân, nükte-şinâs = Sözün nüktelerini, inceliklerini anlayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wit. witticism. epigram. mot. sally. salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witticism. witty remark. subtle point. fine point. epigram. salt. wit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Nükte bilen ve iyi nükte yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waggery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

witty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

epigrammatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humo u rous. rich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (I. A. c.) (m. nakd). Nakdler, paralar, (bk.) Nakd.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقود] nakitler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Vazgeçme, dönme, cayma: Sözünden nükûl etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. c.) (m. nakş). Nakışlar, oymalar, (bk.) Nakş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nüks.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نقوش] nakışlar, işlemeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. enkaz). Dilimizde yalnız çokluğu kullanılmıştır, (bk.) Enkaz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevgili, aziz.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onuk (Erkek İsmi) Sevilen, sevgili insan, saygı değ(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sevilen, sayılan güvenilir, emin insan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sönmüş: Bu ateş sönüktür. 2. Parlak olmayan veya pek az parlayan: Sönük kandil. 3. (mec.) Şanlı ve şöhretli olmayan: Sönük adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extinct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. drab. faint. grey. insipid. out. extinguished. extinct. tarnished. lusterless. obscure. undistinguished. deflated. flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead. extinguished. deflated. flat. weak. dim. faint. dull. stale. lusterless. lifeless. inactive. damped. insignificant. rayless. dimmed. dark. mat. withered. muddy. dismal. inanimate. insipid. sad. undistinguishe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sönük olanın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insipidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. dimness. faintness. dullness. staleness. lackluster. lifelessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thermonuclear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Bulgarca’dan). Vaktiyle Osmanlı ordusunda çalışan Bulgar askeri.

Türkçe Sözlük by