Oar ne demek? | Oar anlamı nedir? | Oar

Oar anlamı nedir?

Oar ne demek?

Oar anlamı nedir?

Oar | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) kürek, kayık küreği; kürekçi; kürek şeklinde olan veya kürek vazifesi gören şey; (f.) kürek çekmek, kürek çekerek gitmek. oarlock (i.) ıskarmoz. muffled oars gıcırdamasın diye ıskarmoz yatağı etrafına bez sarılmış kürekler. He pulls a good o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z), edat gemi, tren vb'nin içine veya içinde; den yan yana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arka tahtası, arkalık; (den). filikada kıç aynalık tahtası, aynalık; basketbolde sepetin üzerine tespit edilmiş dikey tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mim). saçak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir cins suni tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geviş getiren hayvanların mide ve bağırsaklarında meydana gelen ve eskiden panzehir olarak kullanılan taş; (eski) panzehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. billboard

duyurumluk

Duyuruların üzerine yazıldığı veya yapıştırıldığı düz levha.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilan tahtası; den. kasarada demir yatadı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kara tahta, taştahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erkek domuz; yabani domuz, zool. Sus scrofa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i kereste, tahta; çoğ., (tiyatro) sahne; oyun tahtası (satranç); mukavva; masa, sofra; yiyecek, içecek, iaşe; idare heyeti; den. geminin yanı veya bordası; den. volta seyrinde bir rüzgara karşı gidilen yol. above board dürüst, açıkça. across the board her

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tahta döşemek, tahta ile kaplamak; para karşılığında yiyecek içecek temin etmek; (vapur veya trene) binmek; pansiyoner olmak; denç borda etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pansiyoner; yatılı ögrenci; düşman gemisine çıkmakla vazifelendirilen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahta kaplama, tahta parmaklık. boarding house pansiyon. boarding school yatılı okul, leyli mektep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. boarding card

uçuş kartı

Yapılacak uçak yolculuğuyla ilgili uçuş saati, koltuk numarası vb. bilgilerin bulunduğu kart.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz kıyısında tahtalardan yapılmış kaldırım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. domuzca, domuzvari; şehevi; canavarca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki kişilik esnek ve uzun araba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ilân tahtası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mukavva, karton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). işler omurga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dama tahtası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f)., (ABD). inşaatlarda kullanılan dış kaplama tahtası; (f). bu tahtalar ile kaplamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu clipboard (pano) işlevi, iki tunerli TV’lerde kullanılabilen bir işlevdir. Pano seçildiğinde, ekran iki bölüme ayrılır. Geçerli görüntü sağ tarafta dondurulurken, program ekranın sol tarafından kesilmeden devam eder. Bu özellik, adres, telefon numarası, hatta yemek tarifi gibi bilgileri yazmak istediğiniz çok yararlı bir işlevdir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). adi, bayağı, kaba; kalın; terbiyesiz; hissiz; işlenmemiş.coarsely (z). kabaca coarenes (i). kabalık; terbiyesizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kaba damarlı (ağaç); kaba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kabalaşmak, kabalaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dolap, yüklük, raf. a skeleton in his cupboard (bir kimsenin) şerefine halel getirecek sır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mak). arabada kontrol paneli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayakları dayayacak tahta; tahta karyolanır ayak ucundaki parça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). fribord.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, den gemi omurgası nın vanındaki dip tahtası ,burma tahtası

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) karyolanın başucundaki tahta .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kır, ak, ağarmış; eski; ihtiyar, yaşlı; saygıdeğer; (i). eskilik; yaşlılık; kırağı. hoarfrost (i). kırağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). biriktirilmiş şey, saklanmış mal; (f). biriktirmek, stok etmek, istif etmek. hoarder (i). biriktirip saklayan kimse, istifçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). istifçilik; (ing). muvakkat tahta perde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). horehound.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). boğuk, kısık; boğuk sesli. hoarsely (z). boğuk sesle. hoarseness (i). boğuk seslilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kır, ak, ağarmış, kır düşmüş; eski; saygıdeğer. hoariness (i). ak düşmüş olma; eskilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., den. geminin içindeki; z. geminin içinde, bordalarında; geminin içine. inboard motor teknede sabit motor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. klavye .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bıçak temizlemeye mahsus tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kucağa konan ve masa yerini tutan tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) geminin sol tarafı, iskele tarafı (şimdi bunun yerine port kelimesi kullanılmaktadır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitap ciltlerinin yapımında kullanılan kalın karton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saban kulağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. harç tahtası veya tepsisi;üniversite mezuniyetinde giyilen kep.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. oynak iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., den. takma motorlu, dıştan motorlu. outboard motor takma motor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. gemiden denize. go overboard A.B.D., k.dili fazla tutkun olmak. Man overboard ! Yetişin ! Adam denize düştü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sırtlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. mukavva; hamur tahtası; (argo) kartvizit, iskambil kâğıdı; s. mukavvadan yapılmış; dayanıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (kompütör) bağlama panosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. delikli askı tahtası; delikli tahta üzerinde tahta çubuklarla oynanan oyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yapıda sıva yerine kullanılan suni tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,( A.B.D.),( argo) neşeli, canlı; gürültülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (A.B.D.), (argo) çok neşeli, gürültülü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. gümbürdemek; kükremek (arslan); heybetli ses çıkarmak; bağırmak, gürültü et- mek; kahkaha ile gülmek; gürültü ile nefes almak (at); i. kükreme, gürleme; heybetli ses; kahkaha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. gürleme; kükreme; kişneme; hırıltlll soluma meydana getiren at hastalığl; s. gürleyen, kükreyen. roaring applause ortalığı çınlatıcı alkış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok ince tahta parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. scoreboard

sayı göstergesi

Sayıları veya sayı durumunu gösteren levha.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sahil, kıyı, yalı boyu; s. kıyıya yakın

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.) gemi bordası. on shipboard gemide.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iş tezgâhı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahta diskleri itip belirli bir boşluğa düşürmek suretiyle oynanılan bir çeşit salon veya güverte oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büfe, kontrbüfe (yemek odasında).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tabela, yafta, afiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kenar tahtası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. süzülerek yükselmek, süzülerek uçmak; hareket etmeden aynı seviyede uçmak; artmak, yükselmek; yücelmek; i. süzülerek yükselme veya uçuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., sounding board keman gövdesi gibi sesi aksettirme vasıtası; ses yansıtıcısı; tasarlanan şeyin etkisini ölçmek için denenen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. siper, çamurluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tramplen; başlangıç noktası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. geminin sancak tarafı, sancak; s. buna ait

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. samandan karton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. surfing denilen sporda kullanılan uzun tahta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telefon santralı; anahtar tablosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yük arabasının arkasındaki menteşeli veya sürme kapak, arka kapak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hamuruna katran karıştırılan bir çeşit sağlam mukavva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gürültü, velvele, şamata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gürültülü, velveleli; kahkahadan kırıp geçiren. uproariously z. gürültuyle; çok gülünç bir şekilde. uproariousness i. gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. duvar kaplaması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üstünde çamaşır yıkanan oluklu tahta; den. dalga girmesin diye kapının önüne veya güverteye konulan siper; girintili çıkıntılı yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bindirme, siper tahtası; f. bindirme tahtalarla kaplamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kafur kokulu ve zencefil cinsinden uyuşukluğu giderici bir kök, cedvar, bot. Curcuma zedoaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by