Obj ne demek? | Obj anlamı nedir? | Obj

Obj anlamı nedir?

Obj ne demek?

Obj anlamı nedir?

Obj | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) object, objection, objective.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geniş açılı objektif sayesinde, fotoğrafını çekeceğiniz kişiden veya alandan uzaklaşmanıza gerek kalmadan her fotoğrafa çok daha fazlasını sığdırabilirsiniz. Bu özellik manzara ve parti çekimlerinde ve kareye daha fazlasını sığdırmak istediğiniz tüm durumlarda en büyük yardımcınız olacak.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik, makinenin fotoğrafçılık çok yönlülüğünü ve yaratıcılığını artırmak için isteğe bağlı objektiflerin ya da filtrelerin eklenmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (güz.) (san.) nesnel olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. objet

fel. nesne

Öznenin dışında kalan her konu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

object.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

object. thing nesne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

object. thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şey, madde, görülür veya dokunulur şey, nesne, obje; hedef, nişan, amaç; (gram.) nesne. object at issue (huk.) anlaşmazlık konusu; iddia olunan şey. object glass bir mikroskop veya teleskopun hedefe yakın olan merceği veya mercekleri, objektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) itiraz etmek, uygun görmemek, razı olmamak; karşı gelmek; itiraz olarak ileri sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) nesnelleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) itiraz; itiraz etme; itiraz sebebi. objectionable (s.) itiraz edilebilir, yolsuz. His actions were objectionable. Terbiyesizce davrandı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) objektif; öznel olmayan, dıştan olan; gerçek; (gram.) nesneye ait; nesnel; amaca ait; (i.) hedef; gram nesne; mikroskop veya teleskopta objektif (mercek). objective case ismin (i.) hali. objectively (z.) nesnel olarak. objectiv'ity (i.) tara

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (fels.) nesnellik taraftarlığı; (güz.) (san.) nesnel öğeler kullanma eğilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). t. Gerçekleri olduğu gibi aksettiren.

2.(fizik) Sinema ve fotoğraf makinası, mikroskop, dürbün vs. gibi optik cihazlarda cisimlerden gelen ışınları toplayıp aksettiren mercek veya mercekler serisi.


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. objectif

fel. nesnel

Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objective. even-handed. clinical. practical. objective. object-glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lens. objective. detached. disinterested nesnel. objective glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objective. unbiased. lens. object glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Objektif kapağı açıldığında, fotoğraf makinesi otomatik olarak açılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objectivism. objectivitism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. objectiviste

fel. nesnelci

Nesnelcilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. objectivité

nesnellik

Nesnel olma veya nesnelerin gerçeğine dayanma durumu.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. objectivisme

fel. nesnelcilik

Öznenin değil nesnenin gerçekliğine dayanan bilgileri arayan akıl yolu.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kırıcı şekilde azarlamak, paylamak. objurga'tion (i.) azar, paylama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Uzaktaki cisimlerin resmini büyüterek çekmeye yarayan objektif.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir şey denilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by