Obs ne demek? | Obs anlamı nedir? | Obs

Obs anlamı nedir?

Obs ne demek?

Obs anlamı nedir?

Obs | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) observation, observatory, obsolete.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili hata , gaf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mıstaço.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ya bu ya hiç', şeklinde bir şık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsiz, etrafına dikkat etmez, dalgın. inobservance i. dikkatsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaş otu, bot. Coix lachrvma -jobi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ıstakoz, zool. Homarus vulgaris. lobster-eyed s. patlak gözlü. lobster pot ıstakoz tutma sepeti. lobster thermidor ıstakoz etiyle mantardan yapılmış yahni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., argo gangster.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) müstehcen, açık saçık, edebe aykırı; ağıza alınmaz; tiksindirici, iğrenç. obscenely (z.) müstehcen olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) açık saçıklık, müstehcenlik; açık saçık laf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) ilerlemeye veya ilme karşı olan, bilgisizlik taraftarı, gerici (kimse). obscurantism (i.) bilgisizlik taraftarlığı. obscurantist (i.) bilgisizlik taraftarı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) karartma; kararma; karanlık; (astr.) ay tutulması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (f.) çapraşık, anlaşılması güç; belirsiz, gösterişsiz, tanınmamış; bulutlu, karanlık; (f.) karartmak, karanlık yapmak; örtmek, gözden saklamak. obscurely (z.) anlaşılmayacak şekilde. obscureness, obscurity (i.) çapraşıklık, belirsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (çoğ.) cenaze törenleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) aşırı derecede itaatli, fazla boyun eğmiş; dalkavukluk eden. obsequiously (z.) dalkavukluk ederek. obsequiousness (i.) dalkavukluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) görünür; öIçüIür; izlenebilir; incelemeye değer, dikkat etmeye değer; görülür, ayırt edilebilir. observably (z.) görülecek şekilde. observingly (z.) dikkatle bakarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yerine getirme, yapma; görenek, adet, örf; tören, usul; mezhep, tarikat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) dikkat eden, dikkatli, riayet eden; itaatli, kanuna riayetkâr. observantly (z.) dikkat ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dikkatli bakma, inceleme; gözlem, rasat; fikir, yorum; (ask.) gözetleme. observation car yolcuların etrafı seyretmesine uygun şekilde geniş pencereleri olan vagon. observation post (ask.) topçu rasat mevzii. observational (s.) gözlem kabilinden,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) rasathane; etrafın manzarasını seyretmek için yapılmış kule.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. astronomi). Rasathane.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. observatoire

gök b. gözlemevi

Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) dikkatle bakmak, dikkat etmek; yerine getirmek, tutmak; ileri sürmek, düşünceyi belirtmek; gözlemek; kutlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) dikkat eden kimse; gözleyen kimse; uçaklarla düşmanın yerini veya durumunu tespit etmekle görevli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. obsessive

ruh b. takıntılı

Takıntısı olan.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) musallat olmak, tedirgin etmek; zihnini meşgul etmek. obsession (i.) kafayı meşgul eden düşünce; sürekli endişe; sabit fikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. obsession

ruh b. takıntı

Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yanardağdan çıkan koyu renkli cama benzer çok sert bir taş (eskiden bu taştan ok başı ve bıçak yapılırdı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) modası geçmekte olan, seyrek kullanılan, az işlek (kelime, makina). obsolescence (i.) eskime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kullanılmayan, eski, modası geçmiş (kelime veya görenek); (biyol.) eskilerine oranla az gelişmiş. obsoleteness (i.) modası geçmişlik, eskimişlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) engel, mâni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) çocuk doğumuna veya gebeliğe ait. obstetrics (i.) gebelik ve doğumla uğraşan tıp dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) doğum mütehassısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) inatçı, ayak direyici, dik kafalı, söz dinlemez; mukavemeti kırılmaz. obstinacy (i.) inatçılık, dik başlılık. obstinately (z.) inatla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gürültücü, şamatacı, yaygaracı; ele avuca sığmaz, idaresi güç, haylaz. obstreperously (z.) haylazca. obstreperousness (i.) ele avuca sığmama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) engel olmak, mani olmak; tıkamak, kapamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mani, mania, engel, set; blokaj, bloke etme. obstructionism (i.) siyasette bloke etme. obstructionist (i.) bloke eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) engel olan. obstructively (z.) engel teşkil ederek. obstructiveness (i.) engelleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (tıb.) mecraları tıkayan (madde).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Engelleme; siyasî ve parlamenter engelleme.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. obstruction

engelleme

Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılan girişimler.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstruction. blocking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. engellenmemis; açık, tam; tıkanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by