Odd ne demek? | Odd anlamı nedir? | Odd

Odd anlamı nedir?

Odd ne demek?

Odd anlamı nedir?

Odd | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) acayip, bambaşka; tek, iki ile böIünemeyen; küsur, tam sayıdan artan; ara sıra meydana gelen; (i.) artan şey; ABD golfta bir oyuncunun rakibinden fazla olarak yaptığı vuruş; (çoğ.), (bak.) odds. Odd Fellows Amerika'da sosyal ve gizli bir yar

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yavaş yavaş kaynatmak; fazla hisli davranmak; ihtimam göstermek, üstüne titremek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yaşlılık nedeniyle titremek, sendelemek. doddering (s). titrek, halsiz, zayıf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bağboğan, küsküt, (bot). Cuscuta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). saman veya ot gibi hayvan yemi; (f). yem vermek, beslemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, (s.) Kahrolsun! (s.) kahrolası .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mabude, ilahe, tanrıça; çok cazip kadın .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şayak, aba, kalın yünlü kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. muhallebi çocuğu; kadınımsı erkek; f. üstüne titremek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (k.dili) baş, kafa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ahmak veya budala kimse; bir deniz kırlangıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tuhaflık, acayiplik; garip özellik; garip kimse veya şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (çoğ.) ufak tefek şeyler, artık şeyler, döküntü, kırıntı; (matb.) kitabın metin dışındaki kısımları; acayip şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (çoğ.) zayıf tarafa verilen üstünlük; eşitsizlik, fark, üstünlük; bir bahiste konulan paralar arasındaki oran farkı; ihtimal oranı. odds and ends ufak tefek şeyler, kırıntılar. at odds araları açık. Ionu veya large odds bahis oranında fazlalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kumaş tiftiği, paçavralardan yapılmıs yün; kibarlık taslayan kimse; görünüşte iyi olan kalitesiz şey, taklit; bayağılık, pespayelik; çerçöp, artık, süprüntü; (s). eski yünden yapılmış; taklit, adi, bayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. iyice ıslanmış, sırılsıklam; hamur gibi (ekmek); anlamsız, donuk; ayyaş suratlı; f. iyice ıslatmak veya ıslanmak; donuklaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f, i çocuk gibi sendeleyerek yürümek; gitmek; i. çocuk gibi sendeleyerek yürüme. toddler i. yeni yürümeye başlayan çocuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıcak su ve şekerle karıştırılmış bir içki; Hindistan'da bazı hurma ağaçlarından çıkarılan tatlı bir şıra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. tread.

İngilizce - Türkçe Sözlük by